Home / Useful Links
Publications
Information articles and useful resources for clients abroad.

Ceza hukukunda ilk saatlerde ve ilk haftalarda atılan adımlar, dosyanın sonraki seyrini büyük ölçüde belirler. İfadenin nasıl verildiği, tutuklama talebine karşı hangi itirazların yapıldığı ve delillerin ne zaman ileri sürüldüğü, yıllar sonra giderilmesi güç sonuçlar doğurabilir.
Bu rehber, İstanbul'da hakkında soruşturma yürütülen, gözaltına alınan veya dava açılan kişilerin ve yakınlarının sorularını süreç sırasına göre ele alır: gözaltı süresi, ifade, tutuklama ve adli kontrol, itiraz, dava aşamaları, hükümler ve kanun yolları. Metin Kasım 2026 itibarıyla yürürlükteki mevzuata göre hazırlanmıştır. 7589 sayılı Kanunla değişen düzenlemeler ilgili başlıklarda ayrıca belirtilmiştir.
ℹ️ Dosyanız İçin Doğrudan Destek
Gözaltı, soruşturma, kovuşturma, istinaf ve infaz aşamalarında Maya Avukatlık Bürosu'nun Ceza ve İnfaz Hukuku sayfasını inceleyebilir, dosyanızı danışmanlık formu veya iletişim sayfası üzerinden iletebilirsiniz.
İçindekiler
Ceza soruşturmasında avukata başvurmak için dava açılmasını beklemek gerekmez. Şüpheli sıfatı, bir ifade çağrısı, telefona gelen bir arama ya da evde yapılan bir arama ile başlayabilir. Ceza Muhakemesi Kanunu, şüpheliye soruşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanma hakkı tanır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
İfade vermek ile savunma yapmak aynı şey değildir. Dosyanın içeriği bilinmeden verilen ifade, sonradan düzeltilmesi güç çelişkilere yol açabilir. Bu nedenle ifade öncesinde müdafi ile görüşmek kural olarak doğru adımdır.
Ceza muhakemesi iki evreden oluşur. Soruşturma, şüphenin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar süren ve Cumhuriyet savcısının yönettiği evredir. Kovuşturma ise iddianamenin mahkemece kabulüyle başlar ve hükümle sona erer.
Gözaltı, tutuklamadan farklı olarak bir cezalandırma değil, soruşturmanın sağlıklı yürütülmesi için uygulanan geçici bir koruma tedbiridir. Gözaltı kararını Cumhuriyet savcısı verir ve süreler CMK m. 91'de düzenlenmiştir.
ℹ️ Dosya Kısıtlama Kararı
Soruşturmanın amacını tehlikeye düşürme ihtimali varsa Cumhuriyet savcısının talebi üzerine sulh ceza hâkimi, müdafiin dosya içeriğini incelemesini ve belge örneği almasını belirli bir süre kısıtlayabilir (CMK m. 153). Kısıtlama kararı varsa dahi müdafiin şüpheliyle görüşme ve ifadede bulunma hakkı devam eder.
Kolluk, savcılık ve sulh ceza hâkimliğinde alınan ifadeler dosyanın temel delillerindendir. İfade alınmadan önce şüpheliye haklarının hatırlatılması zorunludur ve bu hatırlatma tutanağa geçirilmelidir.
⚠️ Hukuka Aykırı Yöntemlerle Alınan İfade
Baskı, tehdit, aldatma veya yasak sorgu yöntemleriyle alınan ifade hükme esas alınamaz. Müdafi huzurunda verilmeyen ve hakları hatırlatılmadan alınan beyanlar bakımından da itiraz edilmelidir. Bu itirazın duruşmada süresinde ileri sürülmesi önemlidir.
Tutuklama, şüphelinin veya sanığın hâkim kararıyla özgürlüğünden yoksun bırakılmasıdır. Soruşturma aşamasında sulh ceza hâkimliği, kovuşturma aşamasında ise mahkeme karar verir. Tutuklama yalnızca son çare olarak başvurulabilecek bir tedbirdir.
✔️ Tutuklama Yasağı
Sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda ve üst sınırı iki yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilemez. Vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenen suçlar bu kuralın dışındadır (CMK m. 100/4).
Adli kontrol, tutuklamaya alternatif olan ve özgürlüğü daha az kısıtlayan bir tedbirdir (CMK m. 109). Tutuklama nedenleri bulunsa bile adli kontrolle amaç sağlanabiliyorsa önce bu yola gidilmelidir. Başlıca yükümlülükler şunlardır:
Adli kontrol yükümlülüklerine uyulmaması, tutuklama ile sonuçlanabilir. Bu nedenle yükümlülüklerin takibi ve gerektiğinde değiştirilmesi için talepte bulunulması önemlidir.
Tutuklama kararına karşı itiraz yolu açıktır. Tutukluluk süreci boyunca tahliye talebi de her aşamada yinelenebilir.
ℹ️ Haksız Gözaltı ve Tutuklama Tazminatı
Kanuna aykırı yakalanan, gözaltına alınan veya tutuklanan ya da beraat eden kişiler, koşulları varsa maddi ve manevi tazminat isteyebilir (CMK m. 141). Tazminat davası için süreler kısadır: karar kesinleşmeden itibaren üç ay ve her hâlde olay tarihinden itibaren bir yıl içinde başvurulmalıdır.
Yetkili mahkeme kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir. Görevli mahkeme ise suçun niteliğine ve kanundaki ceza miktarına göre belirlenir.
Anadolu Yakası'ndaki ceza dosyalarının büyük bölümü Kartal'daki İstanbul Anadolu Adliyesi'nde görülür. Kartal, Maltepe, Pendik, Tuzla, Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir, Ümraniye, Çekmeköy, Sancaktepe ve Sultanbeyli bu adliyenin yargı çevresindedir. Beykoz ve Şile'nin kendi adliyeleri bulunur; ağır ceza yönünden İstanbul Anadolu Adliyesi'ne bağlıdırlar. Avrupa Yakası'nda ise Çağlayan, Bakırköy ve Küçükçekmece gibi adliyeler ilçeye göre görev yapar. Dosyanın hangi adliyede görüleceği tebligat ve iddianamedeki mahkeme adından teyit edilmelidir. Çalışma alanı hakkında genel bilgi için ceza hukuku çalışma alanı sayfasına bakılabilir.
İddianamenin kabulüyle kovuşturma evresi başlar. Duruşmalar sözlü, yüz yüze ve aleni yapılır; sanık kural olarak duruşmada hazır bulunur.
Kesin bir süre vermek mümkün değildir. Basit nitelikli ve tek sanıklı dosyalar birkaç ayda sonuçlanabilirken, çok sanıklı, delil sayısı fazla veya bilirkişi incelemesi gerektiren dosyalar yıllarca sürebilir. İstinaf ve temyiz süreçleri ayrıca eklenir.
Ceza yargılamasında hüküm, ancak duruşmaya getirilmiş ve tartışılmış delillere dayanabilir. Delilin elde ediliş yöntemi de hükme esas alınıp alınamayacağını belirler.
⚠️ Hukuka Aykırı Delil Hükme Esas Alınamaz
Kanuna aykırı yöntemlerle elde edilen deliller hükme esas alınamaz (CMK m. 206/2-a ve m. 217/2). Hâkim kararı olmadan yapılan arama, rızaya dayanmayan telefon incelemesi, kışkırtıcı ajan faaliyeti veya usulsüz el koyma bu kapsamda tartışılır. İtiraz ilk fırsatta, dilekçe ve duruşmada açıkça ileri sürülmelidir.
Uyuşturucu dosyalarında bu başlık özellikle belirleyicidir. Konuya ilişkin ayrıntılı değerlendirmeler için şu yazılar incelenebilir:
Her suç tipinin ispat, tutuklama ve uzlaşma bakımından farklı bir seyri vardır. Aşağıda sık karşılaşılan başlıklar özetlenmiştir.
ℹ️ 7589 Sayılı Kanunla Gelen Yeni Düzenleme: TCK m. 158/4
Dolandırıcılığa katkısı yalnızca banka hesabı, ödeme aracı veya kart bilgisini kullandırmaktan ibaret olan kişiler için cezanın yarı oranında indirilmesi öngörülmüştür. Kanun, daha önce hüküm verilmiş ve kanun yolundaki dosyalar için de geçiş hükümleri içerir. Düzenlemenin somut dosyaya uygulanıp uygulanmayacağı, kişinin katkısının kapsamına göre değerlendirilmelidir.
Uyuşturucu suçlarında kullanım ve ticaret ayrımı, etkin pişmanlık ve delil hukukuna ilişkin ayrıntılar için uyuşturucu suçları ve TCK 188-191 ayrımı, İstanbul uyuşturucu suçları avukatı sayfaları ile kullanım sınırının altındaki madde ve etkin pişmanlık indirim oranı yazıları incelenebilir.
Yargılama sonunda mahkeme beraat, mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığı, düşme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kararlardan birini verir. Mahkûmiyet hâlinde cezanın nasıl infaz edileceği ayrıca belirlenir.
HAGB, hükmün hukuki sonuç doğurmadan belirli bir süre bekletilmesidir (CMK m. 231). Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise ve kanundaki koşullar bir arada bulunuyorsa mahkeme bu yola gidebilir.
Beş yıllık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmezse ve yükümlülüklere uyulursa dava düşer. Aksi hâlde mahkeme hükmü açıklar. HAGB hükümleri 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiş ve 31 Temmuz 2026'dan itibaren yürürlüktedir. Düzenlemeye göre bazı suç tipleri HAGB kapsamı dışında tutulmuştur ve karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.
✔️ Karar Sonrası Kontrol
Hüküm açıklandığında gerekçeli karar beklenmeden kanun yolu süresinin işlediği unutulmamalıdır. HAGB, erteleme veya seçenek yaptırım hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı ve gerekçesi hemen incelenmelidir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı sırasıyla bölge adliye mahkemesi (istinaf), Yargıtay (temyiz), Anayasa Mahkemesi (bireysel başvuru) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yolları işleyebilir.
⚠️ Süre Uyarısı
Kanun yolu süreleri hak düşürücüdür. Süresinde yapılmayan başvuru esasa girilmeden reddedilir. Kararın tebliğ veya tefhim tarihi ile gerekçeli kararın tebliği arasındaki fark ayrıca incelenmelidir.
7589 sayılı Kanunla CMK m. 308'de de değişiklik yapılmış; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz süresi ve kapsamı yeniden düzenlenmiştir.
Hapis cezasının kesinleşmesinden sonra infaz süreci 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'a göre yürür. İnfaz hesabı, suç türüne, hükümlünün durumuna ve daha önceki mahkûmiyetlerine göre değişir.
ℹ️ Güncel Durum (Kasım 2026): İnfaz Düzenlemesi
31 Temmuz 2026'da yayımlanan 7589 sayılı Kanun (12. Yargı Paketi), genel bir infaz indirimi veya af içermemektedir. Kamuoyunda 13. Yargı Paketi olarak anılan yeni düzenleme çalışması ise henüz yasalaşmamıştır. İnfaz sürelerine ilişkin güncel durum, yasalaşma hâlinde yeniden kontrol edilmelidir.
Suçtan zarar gören kişi, soruşturma ve kovuşturmada yalnızca bir tanık değildir. Şikâyet hakkını kullanabilir, delil sunabilir ve kanunda aranan koşullar varsa davaya katılan sıfatıyla taraf olabilir.
Türkiye'de haklarında soruşturma yürütülen yabancı uyruklu kişiler de Türk vatandaşlarıyla aynı usul güvencelerinden yararlanır. Dilini bilmemek, bu güvencelerin kullanılmasına engel olmamalıdır.
ℹ️ For English-Speaking Clients
Foreign nationals who are detained, summoned for a statement or prosecuted in Istanbul can submit their case documents through the contact page. Early legal review is important because custody periods are short and the first statement shapes the file.
Bazı dosyalarda şüpheli veya sanığın bir müdafi tarafından savunulması kanunen zorunludur. Müdafisi olmayan kişiye baro tarafından avukat görevlendirilir (CMK m. 150).
Ceza davalarında avukatlık ücreti, avukatla müvekkil arasında yapılan yazılı sözleşmeyle belirlenir. Sözleşmedeki ücret, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin altında olamaz (Avukatlık Kanunu m. 164). Ücretin kapsamı, hangi aşamaları (soruşturma, kovuşturma, istinaf, temyiz, infaz) kapsadığı ve masrafların kime ait olduğu sözleşmede açıkça yazılmalıdır. Ekonomik durumu yeterli olmayanlar baro adli yardım bürosuna başvurabilir.
Bireysel suçlarda yakalama anından itibaren 24 saattir; yol süresi en çok 12 saat olmak üzere bu süreye dahil edilmez. Üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen toplu suçlarda savcı kararıyla uzatılarak en fazla dört güne çıkabilir (CMK m. 91).
Evet. Yakalanan veya gözaltına alınan kişi, soruşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabilir. Müdafi seçemeyen kişiye talebi üzerine baro tarafından müdafi görevlendirilir. İfade vermeden önce avukatla görüşmek kural olarak doğru adımdır.
Şüpheli ve sanığın susma hakkı vardır ve bu hak kullanıldığında susma, aleyhe delil sayılamaz. Susmanın mı yoksa açıklama yapmanın mı daha doğru olduğu, dosyadaki delillere göre belirlenmelidir.
Tutuklamada kişi cezaevinde tutulur. Adli kontrolde ise kişi serbesttir; yurt dışına çıkış yasağı, imza yükümlülüğü veya teminat gibi yükümlülüklere uyar. Adli kontrol, tutuklamaya alternatif bir tedbirdir ve amaç bununla sağlanabiliyorsa önce bu yola gidilmelidir.
Tutuklama kararına karşı 7 gün içinde itiraz edilebilir (CMK m. 268). Tutukluluk süresince tahliye talebi de her aşamada yinelenebilir ve tutukluluk durumu otuz günlük sürelerle incelenir.
Süre dosyaya göre değişir. Basit dosyalar birkaç ayda, çok sanıklı ve delil yoğun dosyalar yıllarca sürebilir. İstinaf ve temyiz aşamaları bu süreye eklenir.
Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az hapis ya da adli para cezası ise ve koşullar varsa mahkemenin hükmü beş yıl boyunca açıklamamasıdır. Denetim süresinde kasten yeni suç işlenmezse ve yükümlülüklere uyulursa dava düşer. HAGB hükümleri 7589 sayılı Kanunla yeniden düzenlenmiştir.
Hükmün açıklanmasından itibaren iki haftadır. Süre kısa olduğu için karar çıktığında hemen incelenmesi gerekir.
Karar tebliğinden itibaren 15 gün içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir (CMK m. 173). İtirazın kabulü hâlinde savcı kamu davası açmak durumunda kalabilir.
Evet, CMK m. 141'de sayılan hâllerde maddi ve manevi tazminat istenebilir. Süre kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay ve her hâlde olay tarihinden itibaren bir yıldır; bu süreler kaçırılmamalıdır.
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Ceza dosyalarında ilk ifade, tutuklama kararına karşı yapılan itiraz ve kanun yolu süreleri sonucu doğrudan etkiler. Gözaltı, ifade çağrısı, iddianame veya mahkûmiyet kararıyla karşılaştıysanız belgelerinizi vakit kaybetmeden bir avukata gösterin. Maya Avukatlık Bürosu ile danışmanlık formu veya iletişim sayfası üzerinden bağlantı kurabilir, dosyanıza ilişkin evrakı aynı kanallardan iletebilirsiniz.
Müşterileriniz için faydalı olacak ürün açıklamanızı ekleyin. Ürününüzün, müşterilerin onu satın almak istemesini sağlayacak özel özelliklerini ekleyin. Stil sekmesindeki Mağaza özelliklerinde kendi metninizi yazın ve stilini belirleyin.

7/24 İletişim Hattı
+90 506 362 23 67
+90 542 640 43 04
© 2017- 2026
Maya Avukatlık Bürosu.
Tüm hakları saklıdır.

