Ana Sayfa / Emsal Kararlar

Yayınlar

Emsal Kararlar

Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.

Yanlış Anestezi Uygulaması Nedeniyle Malpraktis ve Tazminat: Hastane ve Hekimin Sorumluluğu

Yanlış Anestezi Uygulaması Nedeniyle Malpraktis ve Tazminat: Hastane ve Hekimin Sorumluluğu

Basit bir ameliyat için hastaneye yatırılan bir yakının, anestezi sırasında yaşanan bir sorun nedeniyle bitkisel hayata girmesi ya da hayatını kaybetmesi, ailelerin yaşayabileceği en ağır kayıplardan biridir. Bu durumda aileler genellikle aynı sorularla karşılaşır. Kim sorumlu? Adli Tıp "kusur yok" derse ne olur? Ceza davası düştüyse tazminat istenebilir mi?

Bu yazıda yanlış anestezi uygulaması nedeniyle malpraktis sorumluluğunu, kimlere dava açılabileceğini, talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat kalemlerini ve bilirkişi raporlarının belirleyici rolünü sade bir dille ele alıyoruz.

Anestezi Komplikasyonu mu, Malpraktis mi?

Anestezi davalarında hastane ve hekimlerin en sık başvurduğu savunma, yaşanan durumun bir "komplikasyon" olduğudur. Bronş spazmı, solunum durması veya ilaca beklenmedik reaksiyon gibi durumlar tıbben bilinen risklerdir.

Ancak bir riskin bilinen bir komplikasyon olması, hekimi kendiliğinden sorumluluktan kurtarmaz. Asıl soru şudur: Komplikasyonu önlemek, erken fark etmek ve doğru yönetmek için gereken özen gösterildi mi?

Komplikasyon Tüm özen yükümlülüklerine uyulmasına rağmen ortaya çıkan ve kaçınılmaz olan sonuç. Kural olarak tazminat sorumluluğu doğurmaz.
Malpraktis Hatalı doz, yetersiz ön değerlendirme, monitörizasyon eksikliği ya da komplikasyona geç ve yetersiz müdahale. Tazminat sorumluluğu doğurur.

Anestezide Sık Görülen Hata Türleri

  • Ameliyat öncesi anestezi değerlendirmesinin eksik yapılması
  • Hastanın yaşına ve kilosuna uygun olmayan ilaç veya doz seçimi
  • Entübasyon ve hava yolu yönetiminde hata
  • Oksijen satürasyonu ve solunumun yeterince izlenmemesi
  • Komplikasyon geliştiğinde müdahalenin gecikmesi
  • Uyandırma ve derlenme sürecinde yetersiz gözetim

Hekim ve Hastane Sorumluluğunun Hukuki Niteliği

Yargıtay, hasta ile hekim veya özel hastane arasındaki ilişkiyi kural olarak vekalet sözleşmesi olarak nitelendirir (TBK m. 502 vd.). Vekil, işi özenle yürütmekle yükümlüdür ve bu özen borcunu ihlal ederse doğan zarardan sorumludur (TBK m. 506).

Hekimden beklenen özen, ortalama bir hekimin değil, uzman bir hekimden beklenen en üst düzeydeki özendir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre hekim hafif kusurundan dahi sorumludur.

Özel hastane ise bünyesinde çalışan hekimlerin eylemlerinden, yardımcı kişinin fiilinden sorumluluk kuralı uyarınca (TBK m. 116) sözleşmesel olarak sorumludur. Kusurlu hekim de ayrıca haksız fiil hükümlerine göre sorumlu tutulabilir. Bu nedenle hastane ile kusurlu hekim, zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur.

ℹ️ Müteselsil Sorumluluk Ne Anlama Gelir?

Zarar gören kişi, hükmedilen tazminatın tamamını sorumlulardan dilediğinden talep edebilir. Hastane ve hekim arasındaki kusur paylaşımı, ancak ödeme yapanın diğerine rücu etmesi aşamasında önem taşır.

Yanlış Anestezide Kim Sorumludur?

Bir ameliyat ekibinde birden fazla hekim yer alır. Ancak sorumluluk, her hekimin kendi görev alanı ve kusuru üzerinden ayrı ayrı belirlenir. Ameliyatta yer almış olmak, tek başına tazminat sorumluluğu doğurmaz.

  • Anestezi uzmanı: Anestezinin planlanması, uygulanması ve hastanın izlenmesinden doğrudan sorumludur.
  • Özel hastane: Hekimlerin kusurundan, ayrıca ekipman, personel ve organizasyon eksikliklerinden sorumludur.
  • Ameliyatı yapan cerrah: Anesteziye bağlı zararda, kendi kusuru ile zarar arasında illiyet bağı ispatlanmadıkça sorumlu tutulmaz.
  • Başhekim: İdari görevi nedeniyle kendiliğinden sorumlu değildir. Somut bir denetim veya organizasyon kusuru bulunmalıdır.

⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus

Sorumlu olmayan kişilere de dava açılırsa, onlar yönünden dava reddedilir. Bu durumda yargılama giderleri ve karşı taraf vekalet ücreti davacıya yüklenebilir. Bu nedenle davalıların doğru belirlenmesi kritik önemdedir.

Onam Formu İmzalamak Sorumluluğu Kaldırır mı?

Hayır. Aydınlatılmış onam, hastanın tıbben gerekli ve doğru uygulanan bir müdahaleye razı olduğunu gösterir. Onam, hekimin hatalı uygulamasından doğan zararı kapsamaz. Muvafakatname imzalanmış olması, kusurlu anestezi uygulamasından doğan sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Adli Tıp Raporu ve Üniversite Bilirkişi Heyeti

Malpraktis davalarının kaderini çoğu zaman bilirkişi raporu belirler. Pek çok aile, Adli Tıp Kurumu'ndan "kusur yok" yönünde rapor çıktığında davanın bittiğini düşünür. Oysa durum her zaman böyle değildir.

Bilirkişi raporu hâkimi bağlamaz. Dosyada çelişkili deliller varsa, örneğin Tabip Odası onur kurulunun hekime disiplin cezası vermesi ile Adli Tıp raporunun "kusur yok" sonucuna varması gibi, mahkemenin bu çelişkiyi gidermesi gerekir.

✔️ Yargıtay'ın Yaklaşımı

Adli Tıp raporları ile meslek örgütünün değerlendirmesi arasında farklılık bulunan durumlarda, üniversitelerin ilgili anabilim dallarından seçilecek öğretim üyelerinden oluşan bir bilirkişi heyetinden gerekçeli rapor alınması gerekir. Bu heyet raporu sonucunda, Adli Tıp'ın kusursuz bulduğu anestezi uzmanı ve özel hastane tazminattan sorumlu tutulabilmektedir.

Rapora İtirazda Nelere Dikkat Edilmeli?

  • Heyette anesteziyoloji ve reanimasyon uzmanı bulunup bulunmadığı
  • Raporun tıbbi kayıtları, anestezi takip formunu ve yoğun bakım kayıtlarını tek tek değerlendirip değerlendirmediği
  • Komplikasyonun yönetimine ilişkin süre ve müdahale analizinin yapılıp yapılmadığı
  • Tabip odası, Sağlık Bakanlığı soruşturması veya ceza dosyasındaki raporlarla çelişki olup olmadığı

Ceza Davasının Düşmesi Tazminatı Engeller mi?

Yanlış anestezi sonucu ölüm hâlinde, hekimler hakkında taksirle öldürme suçundan ceza davası da açılabilir. Bu ceza davası zamanaşımı nedeniyle düşebilir veya beraatle sonuçlanabilir.

Ceza davasının düşmesi veya beraat kararı, tazminat davasını engellemez. TBK m. 74 uyarınca hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin kusur değerlendirmesi ve beraat kararıyla bağlı değildir. Kusur ve tazminat, hukuk mahkemesinde bağımsız olarak incelenir.

Talep Edilebilecek Tazminat Kalemleri

Maddi Tazminat

  • Destekten yoksun kalma tazminatı (TBK m. 53): Ölen kişinin ileride destek olacağı yakınlara ödenir. Çocuk ölümlerinde anne ve babanın ileride çocuktan destek alma ihtimali de hesaba katılır.
  • Cenaze ve tedavi giderleri: Yoğun bakım, nakil ve defin masrafları istenebilir.
  • Sakatlık hâlinde: Çalışma gücü kaybı, bakıcı gideri ve ekonomik geleceğin sarsılması tazminatı istenebilir.

Manevi Tazminat

Ölüm hâlinde ölenin yakınları manevi tazminat isteyebilir (TBK m. 56). Anne ve baba yanında, kardeşler ile büyükanne ve büyükbaba da manevi tazminat talebinde bulunabilir. Tutar; kusurun ağırlığı, ölenin yaşı ve yakınlık derecesi gibi ölçütlerle belirlenir.

Faiz: Haksız fiil niteliğindeki zararlarda tazminata, kural olarak olay (ölüm) tarihinden itibaren yasal faiz işletilir. Bu, uzun süren davalarda tazminatın değerini önemli ölçüde etkiler.

Benzer bir sorumluluk değerlendirmesi için doğum sürecindeki ihmallere ilişkin doğumda NST takibi ihmali ve bebek kaybı tazminatı yazımızı, estetik müdahalelerdeki hatalar için ise saç ekimi hataları nedeniyle tazminat yazımızı inceleyebilirsiniz.

Dava Süreci, Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı

1
Tıbbi kayıtların temini: Epikriz, anestezi takip formu, ameliyat notu, yoğun bakım ve hemşire gözlem kayıtları hastaneden istenmelidir.
2
Paralel süreçlerin takibi: Savcılık soruşturması, Sağlık Müdürlüğü incelemesi ve Tabip Odası başvurusundaki raporlar tazminat davasında güçlü delil olabilir.
3
Davalıların ve mahkemenin belirlenmesi: Özel hastane uyuşmazlıklarında güncel uygulamada kural olarak tüketici mahkemeleri görevlidir. Dava öncesinde arabuluculuk şartının uygulanıp uygulanmayacağı da somut olaya göre değerlendirilmelidir.
4
Bilirkişi incelemesi: Raporlar arasında çelişki varsa üniversite bilirkişi heyetinden rapor alınması talep edilmelidir.
5
Tazminat hesabı: Aktüerya bilirkişisi raporuyla maddi zarar netleşir ve gerekirse talep artırılır.

⚠️ Kamu Hastanelerinde Farklı Yol

Devlet ve üniversite hastanelerindeki hatalarda, hekime doğrudan dava açılamaz. Önce idareye başvurulur, ardından idare mahkemesinde tam yargı davası açılır. Bu davalarda başvuru ve dava süreleri sıkıdır ve kaçırılması hak kaybına yol açar.

Zamanaşımı

Sözleşmeye dayalı taleplerde genel zamanaşımı süresi 10 yıldır (TBK m. 146). Haksız fiile dayalı taleplerde ise zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlde fiilden itibaren 10 yıllık süre uygulanır (TBK m. 72). Fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ceza zamanaşımı süresi gündeme gelebilir. Süre hesabı somut olaya göre mutlaka uzman tarafından yapılmalıdır.

Türkiye'de tedavi gören yabancı hastalar da aynı haklara sahiptir. Yabancı müvekkillere yönelik içeriğimize Medical Malpractice Lawyer in Turkey sayfasından ulaşabilirsiniz.

✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?

Yanlış anestezi şüphesinde ilk iş tıbbi kayıtları eksiksiz temin etmektir. "Komplikasyon" savunmasına, imzalanan onam formuna veya olumsuz bir Adli Tıp raporuna bakarak hakkınızdan vazgeçmeyin. Davalıların, görevli mahkemenin ve sürelerin doğru belirlenmesi sonucu doğrudan etkiler. Maya Avukatlık Bürosu olarak dosyanızı değerlendirmek için iletişim sayfamız üzerinden belgelerinizi bize iletebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Adli Tıp "kusur yok" dedi, dava kaybedilmiş sayılır mı?

Hayır. Bilirkişi raporu hâkimi bağlamaz. Dosyada çelişkili raporlar varsa üniversite bilirkişi heyetinden yeni rapor alınması istenebilir.

Ameliyat öncesi onam formu imzaladık, yine de dava açabilir miyiz?

Evet. Onam formu, hekimin kusurlu uygulamasından doğan sorumluluğu ortadan kaldırmaz.

Doktor hakkındaki ceza davası düştü, tazminat isteyebilir miyiz?

Evet. Hukuk hâkimi ceza mahkemesinin kararıyla bağlı değildir ve kusuru kendisi değerlendirir.

Davayı hastaneye mi, doktora mı açmalıyız?

Özel hastanelerde hastane ve kusurlu hekim birlikte sorumludur. Kusuru olmayan hekimlerin davaya dahil edilmesi masraf riski doğurabilir.

Kardeşler ve büyükanne-büyükbaba manevi tazminat isteyebilir mi?

Evet. Ölüm hâlinde ölenin yakınları, yakınlık derecesine göre manevi tazminat talep edebilir.

Malpraktis davası ne kadar sürer?

Bilirkişi incelemeleri nedeniyle ilk derece yargılaması çoğunlukla birkaç yıl sürer. İstinaf ve temyiz aşamalarıyla bu süre uzayabilir.

"Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa veya avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz. Her somut olay kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Lütfen hukuki adımlar atmadan önce uzman bir avukata danışınız."

Emsal Yargıtay Kararı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2022/7356 E., 2023/10 K.

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2014/22 E., 2021/297 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekili ve davalılardan Özel ... Hastanesi ... A.Ş. vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar; kızı, kardeşi ve torunu olan 9 yaşındaki ...'in 11/03/2004 tarihinde bademcik ameliyatı için davalı hastaneye yatırıldığını, ancak yanlış anestezi uygulaması nedeni ile bitkisel yaşama girdiğini ve yaklaşık 11 gün yoğun bakım akabinde ... Hastanesinde yaşamını yitirdiğini bildirerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 60.000,00-TL maddi, her bir davacı için 100.000,00-TL olmak üzere 500.000,00-TL manevi olmak üzere toplam 560.000,00-TL tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş olup, yargılama sırasında sundukları 16/01/2020 havale tarihli ıslah dilekçesi ile; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, maddi tazminatı 188.397,87 TL arttırarak toplam 248.397,87 TL olarak ıslah ettiklerini beyan etmişlerdir.

II. CEVAP

1- Davalılardan ...; gereken her şeyin yapıldığını, hatalarının olmadığını beyan ederek davanın reddini dilemiştir.

2- Davalılardan ... vekili; müvekkilinin anestezi uzmanı doktor olduğunu, küçüğün anestezi sırasında bronşlarda sıkışma ve bu nedenle akciğerlerin aldığı havayı dışarı vermemesi böylece solunumun durması denilen komplikasyon geçirdiğini beyan ederek davanın reddini dilemiştir.

3- Davalılardan ... vekili, merhum küçüğün ölüm sebebinin beyne oksijen gitmemesi olduğu, ölüm sebebi ile operatör doktor olan müvekkilinin eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığını, ceza davasının düştüğünü, dosyada, Yüksek Sağlık Şûrasına gönderme şartlarının oluşmadığını beyan ederek davanın reddini dilemiştir.

4- Davalılardan ... vekili başhekim olması nedeni ile hasta yakınlarının yoksulluğunu ve çaresizliğini belirtmeleri üzerine ücretsiz olarak muayene ve tetkiklerinin yapılmasını sağladığını, ameliyat olan hastalarda komplikasyon olabileceğini beyan ederek davanın reddini dilemiştir.

5- Davalılardan Özel ... Hastanesi vekili, narkoz uygulamasına bağlı ortaya çıkan durum karşısında gerekli tıbbi müdahalenin yapıldığının hastane kayıtlarından anlaşıldığını, mağdurların bu ameliyata rızasının olduğunu, hasta yakınlarının ameliyat riski konusunda bilgilendirildiklerini ve ameliyat öncesinde muvafakatname verdiklerini beyan ederek davanın reddini dilemiştir.

III. MAHKEME KARARI

İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03/04/2012 tarihli ve 2005/23 E.-2012/233 K. sayılı kararıyla; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu ve Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun raporlarında özetle; yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu ve davalılara atfı kabil bir kusurun bulunmadığı yönünde bildirdiği mütalaa dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi'nin 28.05.2013 tarih 2013/6529 E. 2013/13976 K. sayılı ilamı ile; dava konusu olay nedeniyle davalı doktorlar hakkında devam eden ceza davası zamanaşımı nedeniyle düşmüş ise de temyiz incelemesinin devam ettiğini, davalı doktorlardan KBB Hastalıkları Uzmanı Dr. ... ve Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı Dr. ... hakkında İstanbul Tabip Odası Onur Kurulunca her iki hekime 15 gün meslekten alıkoyma cezası verilmiş olup, itiraz üzerine hekim ... hakkındaki ceza bozulsa bile, hekim ... hakkındaki cezanın onandığı, davalı doktorlar hakkındaki ceza davasının henüz kesinleşmemiş olması ve dosyaya kazandırılan raporlar ile İstanbul Tabip Odasının olaya yaklaşımı arasındaki farklılık dikkate alınarak üniversitelerden seçilecek bilirkişi heyeti oluşturularak gerekçeli rapor tanzim edilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar

İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.06.2021 tarih 2014/22 E., 2021/297 K. sayılı kararıyla; davalılar ... ve ... yönünden, açılan maddi tazminat davası ile manevi tazminat davasının ayrı ayrı pasif husumete dair dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... yönünden, sübut bulmayan maddi tazminat davası ve manevi tazminat davasının ayrı ayrı reddine, davalılar ... ve Özel ... Hastanesi ... A.Ş. yönünden, maddi tazminat davasının kabulü ile; davacı ...'in maddi tazminat talebinin kabulü ile, 90.700,77 TL maddi tazminatın, davacı ...'in maddi tazminat talebinin kabulü ile, 141.280,53 TL maddi tazminatın, haksız fiil (ölüm) tarihi olan 22/03/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılar ... ve Özel ... Hastanesi ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine, davacı ... yönünden maddi tazminat davası bulunmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ... ve Özel ... Hastanesi ... A.Ş. yönünden, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı ...'in manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 30.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'in manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 30.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'in manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ...'un manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 15.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ... yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, ...'un manevi tazminat davasından davayı takip eden mirasçılarından ..., ..., ..., ..., ...'in her biri için hisselerine düşen 1.406,25 TL'şer olmak üzere toplam 7.031,25 TL manevi tazminatın, haksız fiil (ölüm) tarihi olan 22/03/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılar ... ve Özel ... Hastanesi ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacılara verilmesine, davacı ...'un manevi tazminat davasını takip etmeyen mirasçıları dahili davacılar ... ve ... yönünden, ...'un manevi tazminat davasından hisselerine düşen kısmı yönünden, HMK'nın 150/5 maddesi gereğince 28/07/2015 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına, davacı ...'un manevi tazminat davasını takip etmeyen mirasçıları dahili davacılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden davanın tefrikle 2020/362 esas sayılı dosyası üzerinden açılmamış sayılmasına karar verilmiş olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuran

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılardan Özel ... Hastanesi ... A.Ş. vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1- Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Başhekim ... ve ameliyatı yapan ...'nin de bu ölümden sorumlu olduğu, davalılar lehine mükerrer avukatlık ücretlerine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek, mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

2- Davalılardan Özel ... Hastanesi ... A.Ş. temyiz dilekçesinde özetle; hastanenin yönetiminin kusuru bulunmadığını, hekimlerle birlikte hastanenin sorumlu tutulması durumunda kusur oranı belirlemesine gidilmesi gerektiğini, dosyaya kazandırılan bilirkişi raporlarında hastaneye kusur atfedilmediğini, ayrıca bilirkişi raporlarının oluşturulan heyet açısından uygun olmadığını, mahkemece PMF yaşam tablosu hesabının hükme esas alınmadığını, bozmadan sonra ıslah yapılamayacağını, bozmaya uymakla davalılar yönünden müktesep hak oluştuğunu, olayla ilgili olarak nedensellik bağının bulunmadığını ve davacılardan ... mirasçıları yönünden tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; davacıların kızı, kardeşi ve torunu olan ...'nin tonsilit ameliyatı sonrasında vefatından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

Dava, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. (BK 386-390) (TBK 502-506)

3. Değerlendirme

Dosya içeriğine, kararın bozmaya uygun olmasına, ilk derece mahkemesi kararının dayandığı yasal ve hukuksal gerekçelere ve delillerin takdirinin yerinde bulunmasına göre, yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

VI. KARAR

Açıklanan nedenlerle; Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

6100 sayılı HMK'nın Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16/01/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.

Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.

 

Maksimum dosya boyutu (Mb): 2