Ana Sayfa / Emsal Kararlar
Yayınlar
Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.
Home / Precedent Decisions
Publications
Articles on court decisions, for general information.

Motosiklet kazasında yaralanan sürücüler için tazminat dosyası çoğunlukla üç soruda düğümlenir. Maluliyet raporu (Disability Report) geçerli mi? Kask takılmaması tazminattan indirim sebebi olur mu? Sigorta tahkimde vekâlet ücreti nasıl hesaplanır?
Bu üç nokta, hesaplanan tazminat tutarını ve verilen kararın üst derecede bozulup bozulmayacağını doğrudan etkiler. Aşağıda her biri sade bir dille ele alınmaktadır.
📌 Kısa Özet
İçindekiler
Kısa cevap: Tazminat, kazadan kaynaklanan çalışma gücü kaybının oranına ve süresine göre hesaplanır. Oran yanlış tespit edilirse hesabın tamamı yanlış çıkar.
Karşı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Compulsory Motor Liability Insurance - ZMSS) kapsamındaki bedensel zararlar, sigorta şirketinden talep edilebilir. Uyuşmazlık çıkarsa Sigorta Tahkim Komisyonu (Insurance Arbitration Commission) yolu gündeme gelir. Yaralanan motosiklet sürücüsü, hesaplamada genellikle şu kalemlerle karşılaşır:
Motosiklette meydana gelen hasarın yanında ortaya çıkan değer kaybı ise bedensel zarardan ayrı bir talep konusudur. Bu konuya ilişkin ayrıntılar için trafik kazası sonucu araçta meydana gelen değer kaybı tazminatı makalesine bakılabilir.
Kısa cevap: Rapor alınabilir. Ancak alt ekstremite (bacak, ayak, kalça) yaralanmalarında sürekli maluliyete esas alınabilmesi için iyileşmenin durduğu ve son bir yıldır düzelme olmadığı tespit edilmelidir. Bu tespit yapılmadan alınan rapora dayanan kararlar bozma nedeni olabilmektedir.
Maluliyet oranı (Disability Rate), tazminat hesabının temelidir. Bu nedenle raporun hangi koşullarda ve hangi mevzuata göre düzenlendiği büyük önem taşır.
Kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve ekindeki Engel Oranları Cetveli, alt ekstremite sorunlarında şu ilkeleri öngörür:
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
Kaza tarihi ile rapor tarihi arasında bir yıl geçmemişse ve iyileşmenin durduğuna dair tespit raporda yer almıyorsa, rapor tazminat hesabına esas alınırken tartışma konusu olur. Sonuç çoğu zaman yeniden muayene, yeni rapor ve uzayan yargılamadır.
Raporun, yetkili sağlık kuruluşlarında uzman doktorların yer aldığı heyet tarafından düzenlenmesi gerekir. Maluliyet raporunun tazminata etkisine ilişkin ayrıntılı bilgi için trafik kazası sürekli iş göremezlik tazminatı ve maluliyet raporu makalesi incelenebilir.
ℹ️ Güncel Mevzuat Notu
Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmıştır. Yönetmeliğin 9. maddesine göre kazaya bağlı durum bildirir raporlarda, tıbbi tedavi ve rehabilitasyon sürerken süreli, süreç tamamlandıktan sonra sürekli veya süreli rapor verilir. Hangi düzenlemenin uygulanacağı kaza tarihine göre belirlenir. Mevzuat değişebileceğinden, yayın tarihi (Ekim 2026) itibarıyla güncel metin Resmî Gazete ve mevzuat.gov.tr üzerinden kontrol edilmelidir.
Kısa cevap: Kask takılmaması müterafik kusur (Contributory Negligence) olarak değerlendirilebilir ve tazminatta indirim yapılabilir. Bu değerlendirme, karşı taraf savunmada ileri sürmese bile resen yapılır.
İndirim oranı sabit değildir. Kazanın oluş şekli, yaralanmanın niteliği ve kask ile zarar arasındaki bağlantı somut olaya göre değerlendirilir. Kask takılmadığı hususu; kaza tutanağı, ifadeler, fotoğraflar ve tıbbi kayıtlarla ortaya konulabilir.
Müterafik kusur, yaralananın kendi payına ilişkindir. Karşı sürücüye atfedilen kusur oranı ise ayrı bir tartışma alanıdır. Kusur raporuna karşı izlenecek yollar için trafik kazasında kusur oranına itiraz makalesi incelenebilir.
Kısa cevap: Tarafların avukatla temsil edildiği hâllerde vekâlet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde (AAÜT) asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan ücretin beşte biri olarak belirlenir. Maktu ücretin altında kalınmaz.
Bu sonuç, birkaç düzenlemenin birlikte yorumlanmasından çıkar:
✅ Özet Kural
Kural her iki taraf için de aynıdır. Nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi yerine 1/5 oranı esas alınmalıdır. Tarife her yıl güncellendiğinden, güncel tutar yıllık tarifeden kontrol edilmelidir.
Yukarıdaki üç noktayı dikkate alan bir dosya hazırlığı, ilerleyen aşamalarda zaman ve hak kaybını azaltır. Genel çerçeve şöyledir:
Rapor alınabilir. Ancak alt ekstremite yaralanmalarında sürekli maluliyete esas alınabilmesi için iyileşmenin durduğu ve son bir yıldır düzelme olmadığı tespit edilmelidir. Aksi hâlde rapor yetersiz kabul edilebilir.
TBK 52. madde hâkime tazminatı indirme veya kaldırma yetkisi verir. Uygulamada sonuç, kazanın koşullarına ve kask takılmamasının zarara etkisine göre değişir.
Taraflar avukatla temsil edildiğinde, AAÜT'de asliye mahkemeleri için hesaplanan ücretin beşte biri esas alınır. Maktu ücretin altında kalınmaz.
Her aşamada zorunlu olmayabilir. Ancak rapor denetimi, kusur savunmaları ve tazminat hesabı teknik konular içerdiğinden, dosyanın bir avukat tarafından incelenmesi hak kaybı riskini azaltır.
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Maluliyet raporunun tarihi, iyileşme sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığı, kask durumu ve vekâlet ücreti hesabı, tazminat dosyasının seyrini belirler. Her dosya kendi koşullarıyla değerlendirilmelidir. Dosyanızın hukuki açıdan incelenmesi için Maya Avukatlık Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) ile teminat altına alınan araç ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletin 20.09.2021 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 107 maddesi gereğince 22.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili bedel arttırım dilekçesi ile talebini 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 3.619,81 TL bakıcı gideri, 19.724,28 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 453.344,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacı tarafından sunulan raporun yönetmeliğe uygun olmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, ceza dosyasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılması gerektiğini, temerrüdün gerçekleşmediğini davanın reddini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24.08.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; usulüne uygun başvuru yapılmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun yönetmeliğe aykırı olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusurun fahiş olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının zararının teknik faiz oranları üzerinden belirlenmesi gerektiğini, uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılması gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan araç ile davacının sevk ve idaresindeki motosikletin karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralanmasına nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Davaya konu kazanın meydana geldiği 20.09.2021 tarihinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup bu Yönetmelik’in ekinde yer alan “Engel Oranları Cetveli”nin “alt ekstremiteye ait sorunlarda engellilik oranları” başlıklı 3. maddesinde, “... engellilik hastanın mevcut durumuna göre belirlenmeli, kişi engelinin zaman içerisinde değişebilme ihtimali varsa rapor süreli olarak verilmelidir. Devamlı engellilik raporu verilmeden önce, hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmelidir. Alt ekstremitenin sürekli bozukluklarının değerlendirilmesinde anatomik, tanısal ve fonksiyonel yöntemler kullanılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; yaralanma alt ekstremiteye ilişkin olup kazanın meydana geldiği tarih ile hükme esas alınan sağlık kurulu raporunun düzenlendiği tarih arasında bir yıllık süre geçmemiştir. Bu nedenle hastada iyileşmenin durduğu, son bir senedir herhangi bir düzelmenin olmadığı tespit edilmeden alınan rapora itibar edilerek karar verilmesi doğru değildir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Engel Oranları Cetveli’ne göre, davacının yaralanmasının niteliği dikkate alınarak içerisinde konusunda uzman doktorların da yer aldığı yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp (kararın davacı tarafından temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları da gözetilerek) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3. 6098 sayılı Kanun’un 52 maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.
2918 sayılı Kanun’un 78 ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur.
Davacının motosiklet sürücüsü olmasına rağmen koruma başlığı (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu, dolayısıyla müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğine dair davalının savunması İtiraz Hakem Heyetince kabul edilmemiştir.
Somut olayda; motosiklet sürücüsü olan davacının koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, davacının kaza sonrası yaralanması ile sabittir. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek (2 numaralı bent gereğince düzenlenecek olan maluliyet raporundaki tespitler de dikkate alınmak suretiyle) 6098 sayılı Kanun'un 52 maddesi gereğince davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
4. 5684 sayılı Kanun'un 30/17 maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 ve AAÜT’nin 17/2 maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
06.04.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.
Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.
© 2017- 2026
Maya Avukatlık Bürosu.
Tüm hakları saklıdır.


