Sürekli Elektrik Arızası Yapan Araçta Misliyle Değişim Hakkı

Aracın Elektrik Arızası Neden Basit Bir Arıza Değildir?

Sıfır kilometre bir araçta ortaya çıkan elektrik arızaları, ilk bakışta basit bir bakım sorunu gibi görünebilir. Ancak arıza kısa aralıklarla tekrarlıyor ve yetkili serviste yapılan defalarca kontrole rağmen kaynağı tespit edilemiyorsa, durum sıradan bir teknik aksaklık olmaktan çıkar.

Seyir hâlindeyken aracın elektriğinin kesilmesi, motorun durması veya aracın yeniden çalıştırılması için kontağın kapatılıp açılmasının gerekmesi, sürücü ve yolcular açısından ciddi bir güvenlik riski doğurur. Bu tür arızalar aracın bilgisayar destekli elektronik kontrol sistemlerinden kaynaklandığında, tek bir parça değişimiyle veya bir yazılım güncellemesiyle kalıcı olarak giderilemeyebilir.

⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus

Bir arızanın onarım girişimlerine rağmen tekrar etmesi ve seyir hâlinde aracın kontrolünü etkilemesi, o arızanın "gizli ayıp" niteliğinde değerlendirilmesi için güçlü bir emaredir. Böyle bir arızanın devam etmesi hâlinde aracın trafikte kullanılması hem sürücü hem de üçüncü kişiler için risk taşıyabilir.

Gizli Ayıp ve Misliyle Değişim Hakkının Yasal Dayanağı

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 8. maddesine göre, tüketiciye teslim edilen bir malın taraflarca kararlaştırılan özellikleri taşımaması veya objektif olarak beklenen faydayı sağlamaması hâlinde mal ayıplı kabul edilir. Elektrik aksamındaki kronik arızalar da bu kapsamda değerlendirilir.

Kanunun 11. maddesi, ayıplı mal karşısında tüketiciye dört seçimlik hak tanır: sözleşmeden dönme (Rejection of Contract), bedelde indirim isteme (Price Reduction), ücretsiz onarım talep etme (Free Repair) ve imkân varsa malın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme (Replacement with an Equivalent). Arızanın tekrarlayan ve kalıcı olarak giderilemeyen niteliği, tüketicinin onarım yerine doğrudan misliyle değişim hakkını tercih etmesini hukuken mümkün kılar.

ℹ️ Bilgi Notu

Yetkili serviste imzalanan iş kapanış belgesi veya benzeri teslim tutanakları, tek başına tüketicinin yasal seçimlik haklarından feragat ettiği anlamına gelmez. Belirleyici olan, arızanın gerçekten kalıcı olarak giderilip giderilmediği ve aracın ayıpsız hâle gelip gelmediğidir.

✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?

Aracınızda elektrik arızası tekrarlanıyor ve yetkili servis defalarca kontrole rağmen kalıcı bir çözüm sunamıyorsa, servis kayıtlarınızı ve arıza geçmişinizi eksiksiz saklamanız önemlidir. Sürecin doğru şekilde yürütülmesi için Maya Avukatlık Bürosu ile iletişime geçerek hukuki durumunuzu değerlendirebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Elektrik arızası kaç kez tekrarlarsa gizli ayıp sayılır?

Kanunda kesin bir tekrar sayısı belirtilmemiştir. Belirleyici olan, arızanın onarımla kalıcı olarak giderilip giderilemediği ve aracın kullanım amacına uygunluğunu koruyup korumadığıdır.

İş kapanış belgesini imzaladım, misliyle değişim hakkımı kaybeder miyim?

Hayır. Tek başına bu belge seçimlik haklarınızı ortadan kaldırmaz; asıl belirleyici unsur arızanın niteliği ve devam edip etmediğidir.

Misliyle değişim talebi hangi mercide açılır?

Talebin parasal değerine göre tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi yetkilidir; somut olayın koşullarına göre belirlenir.

Satıcı, üretici ve ithalatçıdan hangisine karşı dava açılabilir?

6502 sayılı Kanun uyarınca satıcı, üretici ve ithalatçı bu haklardan müteselsilen sorumludur; talep bu taraflardan birine veya birden fazlasına yöneltilebilir.

"Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa veya avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz. Her somut olay kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Lütfen hukuki adımlar atmadan önce uzman bir avukata danışınız."

İlgili Diğer Emsal Kararlarımız ve Makalelerimiz

Aracınızdaki ayıbın niteliğine göre, misliyle değişim hakkına ilişkin diğer yazılarımızı da inceleyebilirsiniz:

Genel Bilgilendirme Yazılarımız

Boya ve Kaporta Kaynaklı Ayıplar

Motor ve Mekanik Arızalar

Arıza Lambası / Gösterge Sorunları

Çok Sayıda Servis Kaydına Dayalı Değişim

Bedel İadesi ve Döviz Talepleri

Emsal Yargıtay Kararı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 22.09.2025 T. 2025/386 E. 2025/4201 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; davacının davalılardan bir adet sıfır kilometre ... marka otomobili satın aldığını, bu aracın alındığı günden itibaren sürekli arıza çıkardığını, alındıktan itibaren geçen 10 ay içerisinde 7 kez motor arızası ile davalı şirketlerin servisine teslim edildiğini, yetkili servisin kontrolüne rağmen araç arızasının bir türlü tespit edilemediğini, sözü edilen arızanın basit bir arıza olmayıp araç seyir halindeyken aniden araç içi elektriğin kesildiğini, motorun durduğunu ve aracın çalıştırılması için yeniden kontak anahtarının kapatılıp açılması gerekmekte olduğunu, bu durumunun müvekkili açısından katlanılır olmaktan çıktığını ileri sürerek; asli talepleri olarak aracın muadili olan ayıpsız bir araçla misli ile değiştirilmesini terditli olarak araç bedelinin tazminat olarak ödenmesini veya ayıp oranında bedel indirimi yapılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... A.Ş. vekili; eczacı olan davacının tacir olması ve aracın ticari amaçla kullanılması nedeniyle mahkemenin görevsiz olduğunu, davacının seçimlik haklarında ücretsiz onarım hakkını tercih etmesi akabinde onarımı yapılan aracın davacı tarafından ihtirazi kayıt konulmadan teslim alındığını, davacının davaya konu ... model aracı, 29.01.2021 tarihinde müvekkili şirketten satın aldığını, davaya konu aracın müvekkili şirkete son olarak 29.09.2021 tarihinde periyodik bakım için getirildiğinde "Aracınızın arızası kullanım kaynaklıdır" şeklinde ibare bulunan İş Kapanış Belgesinin davacı tarafından imzalanarak davaya konu aracın teslim alındığını, buna göre davacının imzasını havi ilgili kayıtlardan da anlaşılacağı üzere davacının şikayetlerinin ücretsiz onarım hakkı kapsamında giderilerek aracın davacıya teslim edildiğini ve davacı tarafından iş bu teslim esnasında ihtirazi kayıt konulmadığı gibi aracın arızasının kullanım kaynaklı olduğu da kabul edilerek dava konusu aracın teslim alındığını, dava konusu araçta imalattan kaynaklı herhangi bir ayıp olmamakla birlikte davacının sorunsuz şekilde dava konusu aracı halen kullandığı da gözetildiğinde davacının misli ile değişim ve bedel indirimi taleplerinin menfaatler dengesine ve hakkaniyet kurallarına aykırı olduğunu ihbar yükümlülüklerine uyulmadığını, hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... A.Ş. vekili; mahkemenin görevsiz olduğunu, süresinde ve usule uygun ayıp ihbarı bulunmadığını, davacının iddia ettiği arızaların yapılacak bir yazılım işlemi ile ortadan kaldırılabilecek nitelikte olduğunu, davacının aracını servise götürdüğünde yapılan kısa testlerde araçta bir arıza tespit edilmediğini, davacının aracını servisten alırken "aracın arızası kullanım kaynaklıdır" ibaresi bulunan iş emri kapanış belgesini ihtirazi kayıt koymaksızın imzaladığını, davacının taleplerinin ücretsiz onarım kapsamında giderilmiş olduğunu, bedel iadesi ve değişim koşullarının oluşmadığını, davanın kabulüne karar verilecek olursa ayıpsız misli ile değişim yerine ayıp oranında bedel indirimine hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu araç ile ilgili alınan 07.02.2023 tarihli ve 31.07.2023 tarihli bilirkişi heyet raporlarında aracın arızasının giderilmediğinin ve son raporda gizli ayıplı olduğunun tespit edildiği, gizli ayıplı sıfır kilometre bir araçtan beklenen faydanın elde edilemeyeceği dolayısıyla misli ile değişim gerektiği gerekkçesiyle davanın kabulü ile dava konusu ... plaka sayılı ... marka 2021 yılı ... Şasi Nolu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, misliyle değişim mümkün olmadığı hallerde İİK 24. maddesinin uygulanmasına karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;aracın imalattan kaynaklı ayıplı olduğu, davalıların kullanım nedeniyle oluşan değer kaybına yönelik mahsup taleplerini ise, yasal süre içerisinde cevap dilekçesiyle öne sürmedikleri, dava konusu araçtaki ayıbın esaslı nitelikte ve imalattan kaynaklanmakta olduğu, kullanıcı hatasına dayanan herhangi bir sorunun bulunmadığı, davacıların mevcut haliyle otomobilden bekledikleri faydayı sağlamalarının mümkün olmadığı ve 6502 Sayılı Kanun'un 11. maddesi gereğince seçimlik haklarını, bu kapsamda olmak üzere misli ile değişim seçimlik hakkını kullanabilecekleri, davacıların ayıplı mal niteliğindeki otomobili kabul etmeye ve kullanmaya zorlanamayacakları, bu sebeple davacının misli değişim talebinin kabulüne yönelik mahkeme kararında hukuka aykırılık görülmediği, ancak, ayıplı malın davacı tarafından neden olunan her türlü takyidatttan arındırılmış halde davalılara teslimi esas olduğu, hal böyle olunca, mahkemece, davanın kabulü ile birlikte, dava konusu aracın üzerindeki tüm takyidatlardan ari bir şekilde davalı tarafa teslimine karar verilmemesinde ise isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kabulü ile dava konusu... plaka sayılı ... marka 2021 yılı ... Şasi Nolu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, misliyle değişim mümkün olmadığı hallerde İİK 24. Maddesinin uygulanmasına, dava konusu aracın davacı tarafından tüm takyidatlarından arındırılmış şekilde davalılara iadesine, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davalı ... AŞ vekili; davacının eczacı olduğunu ve tacir sayıldığını, mahkemenin görevli olmadığını, raporlar arasında çelişki olduğunu, üniversitelerin ilgili bölümünden rapor alınması gerektiğini, davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiğini, değişim kararının hakkaniyetli olmadığını, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, davacının elindeyken uğranılan kazalar nedeniyle mahsup yapılması gerektiğini, arızanın kullanım hatasından kaynaklandığını, bu hususun yeterince araştırılmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı ... A.Ş. vekili; davanın zaman aşımı dolduktan sonra açıldığını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, ücretsiz onarım hakkının kullanıldığını, araçta ayıp bulunmadığını, alınan raporun usul ve yasaya aykırı olarak düzenlendiğini, üniversitelerin ilgili bölümünden rapor alınması gerektiğini, davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiğini, değişim kararının hakkaniyetli olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, malın ayıplı olmasından kaynaklanan misli ile değişim yada bedeli iadesi veya ayıp oranında bedel indirimi istemine ilişkindir.

1. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 8 inci maddesi; (1) Ayıplı mal, tüketiciye teslimi anında, taraflarca kararlaştırılmış olan örnek ya da modele uygun olmaması ya da objektif olarak sahip olması gereken özellikleri taşımaması nedeniyle sözleşmeye aykırı olan maldır.

2. 6502 sayılı Kanun'un 9. maddesi; (1) Satıcı, malı satış sözleşmesine uygun olarak tüketiciye teslim etmekle yükümlüdür.

3. 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesi; (1) Malın ayıplı olduğunun anlaşılması durumunda tüketici,

a) Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme,

b) Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,

c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme,

ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme, seçimlik haklarından birini kullanabilir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür.

(2) Ücretsiz onarım veya malın ayıpsız misli ile değiştirilmesi hakları üretici veya ithalatçıya karşı da kullanılabilir. Bu fıkradaki hakların yerine getirilmesi konusunda satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur. Üretici veya ithalatçı, malın kendisi tarafından piyasaya sürülmesinden sonra ayıbın doğduğunu ispat ettiği takdirde sorumlu tutulmaz.

4. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere; özellikle dosya içeriğine, taraf ve Yargıtay denetimine uygun bilirkişi raporunda; dava konusu aracın elektrik aksamında yaşanan arızalardan dolayı gizli ayıplı olduğunun, aracın elektrik aksamının bilgisayar destekli olması ve yetkili servisçe değiştirilen mekanik/elektronik parçaları da dikkate alındığında mekanik/elektronik onarımının tek başına yeterli olmayacağının, davaya konu arızanın süreklilik arz ettiği ve araçta kronik arıza durumunun mevcut olduğunun, araçtaki ayıbın yapılan değerlendirmeler neticesinde gizli ayıp niteliğine sahip olduğunun, aracın söz konusu arızaya tekrar sebebiyet vermesi durumunda hem davacının hem de kamunun can ve mal kaybında yüksek risk oluşturacağı dikkate alındığında aracın trafikten çekilmesi gerektiğinin belirtilmesine, davalıların üreticisi ve satıcısı olduğu aracın elektrik aksamındaki arızanın giderilemediği, bu durum gizli ayıp niteliğinde olup imalat hatasından kaynaklandığının anlaşılmasına göre, 6502 sayılı Kanun'un 11/(1)-ç maddesi uyarınca davacı seçimlik hakkını misli ile değiştirme yönünde kullandığından hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa yukarıda yer verilen hukuk kurallarının doğru şekilde uygulandığı anlaşılmakla davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

5. Bölge Adliye Mahkemesince aracın fatura bedeli olan 633.751,49 TL üzerinden davacı yararına karar tarihinde yürürlükte olan tarife esas alınarak hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (9) numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine,

"9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir olunan 99.062,72-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine," yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.09.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.

Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.

 

Maksimum dosya boyutu (Mb): 2