Ara Dinlenme Süresi Kaç Saat Düşülür? Fazla Çalışma Hesabındaki Kritik Ayrım

Fazla çalışma alacaklarında kaybedilen paranın en büyük sebebi, çoğu zaman "kaç saat çalıştığınız" değil, çalışma sürenizden kaç saat ara dinlenme düşüldüğüdür. Günlük çalışmanızdan yarım saat yerine bir buçuk saat mola düşülmesi, haftada 6 saate kadar fazla mesainizin bordroda hiç görünmemesi anlamına gelebilir.

Bu yazıda ara dinlenme sürelerinin kanuni kademelerini, fazla çalışmanın adım adım nasıl hesaplandığını, ispat yükünün kimde olduğunu ve ödenmeyen fazla mesainin tek başına haklı fesih (Justified Termination) sebebi olup olmadığını açıklıyoruz.

Ara Dinlenme Nedir, Çalışma Süresinden Sayılır mı?

Ara dinlenme (Rest Break); işçinin gün içinde yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlarını gidermesi ve dinlenmesi için tanınan zaman dilimidir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 68. maddesinde düzenlenmiştir.

Kritik nokta şudur: Ara dinlenme süresi çalışma süresinden sayılmaz. Yani işyerinde bulunduğunuz brüt süreden düşülür. İşte bu düşüm ne kadar büyük olursa, fazla mesai alacağınız o kadar erir.

Ara dinlenme kural olarak ücretli değildir. Ancak bu süre size gerçekten dinlenme zamanı olarak tanınmamışsa, yani mola sırasında çalışmaya devam ettiyseniz, o süre çalışma süresi sayılır ve ücrete hak kazanırsınız. Bu süre haftalık 45 saati aşan kısmı oluşturuyorsa %50 zamlı ödenmesi gerekir.

ℹ️ Serbestlik Şartı

İşçi ara dinlenmede tamamen serbesttir; süreyi işyerinde de geçirebilir. Ancak bu süre içinde çalışmaya devam ediyorsa ara dinlenme verilmemiş sayılır. Ayrıca molanın "işe geç başlama" veya "erken bırakma" şeklinde kullandırılması hukuken geçerli bir ara dinlenme değildir; mola günlük çalışmanın ortasında, amacına uygun kullandırılmalıdır.

Kanuni Ara Dinlenme Süreleri: 15 Dakika, Yarım Saat, 1 Saat

İş Kanunu m.68, ara dinlenmeyi günlük çalışma süresine göre kademeli olarak belirlemiştir. Bunlar asgari sürelerdir; sözleşme veya işyeri uygulamasıyla artırılabilir.

4 saat ve altı çalışma En az 15 dakika ara dinlenme verilir.
4 – 7,5 saat arası çalışma En az yarım saat ara dinlenme verilir.
7,5 saati aşan çalışma En az 1 saat ara dinlenme verilir.

11 Saat Kuralı: Ara Dinlenme 1 Saat mi, 1,5 Saat mi?

Uygulamada en çok tartışılan nokta budur. İş Kanunu m.63 uyarınca günlük çalışma süresi 11 saati aşamaz. Bu sınır, m.68'deki "7,5 saati aşan çalışma" kademesini ikiye böler:

1
Günde 11 saate kadar (11 saat dâhil) çalışma: Ara dinlenme en az 1 saattir.
2
Günde 11 saati aşan çalışma: Ara dinlenme en az 1,5 saat olarak kabul edilir.

⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus

Günlük çalışması 11 saati aşmayan bir işyerinde, işverenin fazla mesai hesabından 1,5 saat ara dinlenme düşmesi hatalıdır. Yasal süre 1 saattir. Aradaki her yarım saat, haftada 6 gün çalışan bir işçi için haftada 3 saat, yılda yaklaşık 156 saat zamlı ücret kaybı demektir.

Fazla Çalışma Hesabı: Adım Adım Yöntem ve Örnek

Fazla çalışma (Overtime Work), haftalık 45 saati aşan çalışmadır ve normal saat ücretinin %50 fazlasıyla ödenir. Hesaplama şu sırayla yapılır:

1
Brüt süreyi bulun: İşe giriş ve çıkış saatleri arasındaki toplam süreyi (işyerinde geçen süre) tespit edin.
2
Doğru ara dinlenmeyi düşün: Brüt süreye göre kademeyi belirleyin (15 dk / 30 dk / 1 saat / 1,5 saat). Böylece net günlük çalışma ortaya çıkar.
3
Haftalık toplamı çıkarın: Net günlük çalışmayı hafta içinde çalışılan gün sayısıyla çarpın.
4
45 saati düşün: Kalan süre fazla çalışmadır. 45 saatin altında ancak sözleşmedeki süreyi aşan çalışma ise "fazla sürelerle çalışma" olup %25 zamlı ödenir.
5
Bordro tahakkuklarını mahsup edin: Bordroda ödenmiş görünen fazla mesai saatleri hesaptan düşülür.

Sayısal Örnek: 09:00 – 20:00 Arası Çalışma

Haftada 6 gün, 09:00–20:00 saatleri arasında çalışan bir işçiyi ele alalım:

  • Brüt günlük süre: 11 saat
  • Yasal ara dinlenme: 1 saat (11 saati aşmadığı için 1,5 saat değil)
  • Net günlük çalışma: 11 − 1 = 10 saat
  • Haftalık net çalışma: 10 × 6 = 60 saat
  • Haftalık fazla çalışma: 60 − 45 = 15 saat (%50 zamlı)

⚠️ Hatalı Düşümün Bedeli

Aynı işçiden 1 saat yerine 1,5 saat ara dinlenme düşülürse: net günlük çalışma 9,5 saat, haftalık 57 saat, fazla çalışma yalnızca 12 saat görünür. Haftada 3 saat, ayda yaklaşık 13 saat zamlı ücret kaybolur. Bordroya yansımayan bu fark, işçilik alacakları davasının çekirdeğini oluşturur.

Yıllık 270 Saat Sınırı ve İşçinin Onayı

Fazla çalışma süresi yılda toplam 270 saati aşamaz. Ayrıca fazla çalışma yaptırılabilmesi için işçinin yazılı onayı (muvafakati) gerekir; bu onay iş sözleşmesine konulmuşsa her yıl ayrıca alınması şart değildir.

Ancak burada sık karıştırılan iki husus vardır:

  • Onay vermek ≠ ücretten vazgeçmek. İşçi fazla çalışmaya rıza gösterse dahi, yapılan her saatin zamlı ücreti ödenmek zorundadır. Onay, ücret borcunu ortadan kaldırmaz.
  • 270 saatin aşılması ödemeyi engellemez. Yıllık sınırın aşılması işvereni idari yaptırıma açık hâle getirir; sınırın üstünde kalan saatler de işçiye ödenir.
  • Ücrete dâhil kabul edilen fazla mesai en fazla yılda 270 saattir. Sözleşmede "fazla mesai ücrete dâhildir" kaydı bulunsa bile, 270 saati aşan çalışmanın ücreti ayrıca istenebilir.

Ara Dinlenmenin Kullandırılmadığı Nasıl İspatlanır?

Ara dinlenmenin kanunda yazan sürelerden daha kısa veya daha uzun kullandırıldığını ileri süren taraf, bunu somut ve kesin şekilde ispatlamakla yükümlüdür. İddia ispatlanamazsa mahkeme kanuni kademeyi (örneğin 1 saat) esas alır.

İspat Araçları ve Güç Sıralaması

  • Objektif kayıtlar: Parmak izi/PDKS giriş-çıkış kayıtları, puantaj cetvelleri, kamera ve turnike verileri. Bu kayıtlar tanık beyanıyla çeliştiğinde kayıt üstün tutulur.
  • İşyeri belgeleri: Vardiya çizelgeleri, mola planları, iç yazışmalar, WhatsApp grup mesajları.
  • İş müfettişi raporu: Aksi ispatlanana kadar geçerli sayılır; işveren 30 gün içinde iş mahkemesinde iptalini isteyebilir.
  • Tanık beyanı: Kayıtların bulunmadığı hâllerde başvurulur. Ancak hâlen çalışan tanıkların beyanlarına ihtiyatla yaklaşılır ve tanıkla ispat edilen fazla mesaide hakkaniyet (takdiri) indirimi uygulanır.

⚠️ Beyanlarınızda Tutarlı Olun

Yargılamada önce "hiç mola kullanmadım" deyip sonra "bir saat yemek molası vardı, sadece çay molalarını kullanamıyorduk" demek, beyanınızı aleyhinize çevirir. Mahkeme bu durumda bir saatlik molanın kullanıldığını kabul edilmiş sayar. İfade vermeden önce çalışma düzeninizi avukatınızla netleştirin.

İşveren İçin Kısa Uyarı

İşverenler açısından da tablo simetriktir: Fiilen 1,5 saat mola kullandırdığını savunan işveren bunu kayıtla ortaya koyamazsa, hesaplama kanuni kademeye göre yapılır. Giriş-çıkış kayıtlarını mola başlangıç-bitişini de gösterecek şekilde tutmak, ileride altı haneli alacak farklarının önüne geçer.

Fazla Çalışma Tek Başına Haklı Fesih Sebebi midir?

✅ Kısa Cevap: EVET

Fazla çalışma ücretinin hiç veya eksik ödenmemesi, İş Kanunu m.24/II-e kapsamında ücretin ödenmemesi sayılır ve işçiye derhal haklı nedenle fesih hakkı verir. Bunun için başka hiçbir sebebe (mobbing, hakaret, kötü muamele) gerek yoktur; ödenmeyen fazla mesai tek başına yeterlidir.

Fazla mesai ücreti de ücretin bir parçasıdır. Ödenmemesi hâlinde işçi iş sözleşmesini haklı nedenle feshederse:

  • Kıdem tazminatına hak kazanır (en az 1 yıllık kıdem şartıyla).
  • Birikmiş fazla çalışma ücretlerini zamlı olarak talep edebilir (5 yıllık zamanaşımı).
  • Yıllık izin, UBGT, hafta tatili gibi diğer alacaklarını da aynı davada isteyebilir.
  • İhbar tazminatı alamaz — çünkü feshi kendisi yapmıştır. (İşçinin fesih hakkı ile işverenin feshi arasındaki bu ayrım için ayrıca bkz. İşyerinde Tartışma Nedeniyle Haklı Fesih.)

⚠️ En Kritik Hata: "İstifa" Yazmak

Fesih bildiriminizde gerekçe göstermeden "istifa ediyorum" yazarsanız, kıdem tazminatı hakkınızı kaybedebilirsiniz. Bildirimde fesih sebebinin "ödenmeyen fazla çalışma ücretleri" olduğu açıkça belirtilmelidir. Bildirim metnini göndermeden önce mutlaka hukuki destek alın.

6 İş Günlük Süre Sizi Bağlar mı?

İş Kanunu m.26'daki 6 iş günlük hak düşürücü süre, ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırılık hâllerinde uygulanır. Ancak ücret ödenmemesi süreklilik gösteren bir ihlaldir; ödenmeyen alacak devam ettiği sürece işçi fesih hakkını kullanabilir. Yine de gecikmeden hareket etmek, hem ispat hem zamanaşımı açısından lehinizedir.

Fesihten Önce İhtarname Çekmek Şart mıdır?

Hukuken zorunlu değildir. Ödenmeyen fazla mesai nedeniyle haklı fesih için önce ihtarname çekip süre verme şartı kanunda yer almaz; işçi doğrudan derhal fesih yapabilir.

Buna rağmen uygulamada ihtarname göndermek güçlü bir ispat aracıdır. Noter ihtarnamesi ile:

  • Fesih sebebinizi tarihli ve resmî olarak kayda geçirmiş olursunuz.
  • İşverenin sonradan "ücretini ödemiştik, kendisi istifa etti" savunmasını zorlaştırırsınız.
  • İşveren ödeme yaparsa, hiç dava açmadan alacağınızı tahsil etme ihtimaliniz doğar.

İhtarname çekmeseniz dahi fesih bildiriminin yazılı ve gerekçeli olması, tebliğinin ispatlanabilir bir yöntemle (noter, iadeli taahhütlü posta, KEP) yapılması gerekir. Ayrıca işçilik alacakları davası açmadan önce arabuluculuk (dava şartı) aşamasının tamamlanması zorunludur.

✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?

Öncelikle giriş-çıkış kayıtlarınızı, puantaj ve bordrolarınızı temin edin; hangi ara dinlenme süresinin düşüldüğünü kontrol edin. 11 saati aşmayan çalışmalarda düşülmesi gereken süre 1 saattir. Fazla mesai ücretiniz eksik ödeniyorsa bu tek başına haklı fesih sebebidir; ancak fesih bildirimini yanlış kaleme almak kıdem tazminatı hakkınızı riske atar. Hesaplamanızı ve fesih stratejinizi kurgulamak için Maya Avukatlık Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Günde 10 saat çalışıyorum, işveren 1,5 saat mola düşüyor. Doğru mu?

Hayır. Günlük çalışmanız 11 saati aşmadığı için yasal ara dinlenme süresi 1 saattir. İşveren 1,5 saat düşüldüğünü savunuyorsa bunu somut kayıtla ispatlamak zorundadır; ispatlayamazsa hesaplama 1 saat üzerinden yapılır.

Molada çalışmaya devam ediyorum, bu süre ücretlendirilir mi?

Evet. Ara dinlenme size dinlenme zamanı olarak fiilen tanınmamışsa, o süre çalışma süresinden sayılır ve normal ücreti ödenir. Bu süre haftalık 45 saati aşan kısmı oluşturuyorsa %50 zamlı fazla çalışma ücreti olarak ödenmesi gerekir.

Sadece fazla mesaim ödenmiyor diye istifa edersem kıdem tazminatı alır mıyım?

Fesih bildiriminizde gerekçenizi "ödenmeyen fazla çalışma ücretleri" olarak açıkça belirtirseniz, bu İş Kanunu m.24/II-e kapsamında haklı fesihtir ve kıdem tazminatına hak kazanırsınız. Ancak gerekçesiz bir "istifa dilekçesi" imzalarsanız bu hakkınızı kaybetme riski doğar.

Fazla mesai alacağım kaç yıl geriye gider?

Fazla çalışma ücreti alacağı 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu nedenle bekledikçe geçmiş yıllara ait alacaklarınız zamanaşımına uğrayabilir; hak kaybı yaşamamak için sürecin gecikmeden başlatılması önemlidir.

Elimde hiç kayıt yok, sadece tanığım var. Dava kazanabilir miyim?

Fazla çalışma tanıkla ispatlanabilir. Ancak tanık beyanıyla ispat hâlinde mahkeme genellikle hakkaniyet indirimi uygular ve hesaplanan alacağın bir kısmını düşer. Ayrıca tanık beyanları işyeri kayıtlarıyla çelişiyorsa kayıtlar üstün tutulur.

Emsal Yargıtay Kararı

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi — 17.04.2025 T. 2025/452 E. 2025/3472 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin ... işyeri sicil numarası ile faaliyet gösteren Mesir şubesinde 10-15-18.10.2018 ve 01-15.11.2018 tarihlerinde yapılan teftiş ve inceleme sonucu hazırlanan raporda çalışanların beyanına itibarla işçilerin haftada 45 saat ve günde 11 saatten fazla çalıştırılarak kurye ve sürücü olarak çalışan işçilerin ara dinlenmelerini kanuna uygun olarak kullandırılmayarak 4857 sayılı İş Kanunu'nun (4857 sayılı Kanun) 41, 63 ve 68. maddelerine, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 30. maddesi ve 4857 sayılı Kanun'un 92/2 hükmüne muhalefet edildiği yönünde rapor düzenlendiğini, işyerinde çalışan işçiler için ara dinlenme süresinin yarım saat kullandırılmasından kaynaklanan ve 01.03.2017-10.10.2018 tarihleri arası döneme ait tespit edilen fazla çalışmalara ilişkin hesaplama yapıldığını ileri sürerek rapora itirazlarının kabulü ile yapılan teftiş ve inceleme sonucu hazırlanan 27.12.2018 tarihli ve 44777-İNC-679686-İNC-37 sayılı raporun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; işçi alacaklarını içeren bildirime karşı 30 gün içinde iş mahkemesinde dava açılmadığı için davanın süreden reddinin gerektiğini, davanın husumetten reddi gerektiğini, 10-15-18.10.2018 tarihlerinde yapılan teftişin birinci aşamasında; işçilerin haftalık çalışma sürelerinin 45 saatlik yasal süreyi aştığı, çalışma sürelerinin 4857 sayılı Kanun'un 63. maddesine uygun hâle getirilmesi gerektiğinin ve fazla çalışma ücretlerinin eksik ödendiğinin tespit edildiğini, işveren vekilince ihtirazi kayıt konmaksızın imzalandığını, 14-15.11.2019 tarihlerinde yapılan teftişin ikinci aşamasında, ara dinlenme sürelerinde bir değişiklik olmadığı, fazla çalışmalara ilişkin hesaplama yapıldığı, ancak Ekim 2018 ayı bordrosunda herhangi bir ek ücret tahakkukunun bulunmadığının tespit edildiğini, rapor ile davacı işyerinde fazla çalışmanın genel uygulamaya dönüştüğü ve ara dinlenmelerin yarım saat kullandırılırken 1,5 saat üzerinden hesaplanarak fazla çalışma ücretlerinin eksik ödendiğinin belirlendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Dâhili davalılar davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı Şirketin fazla çalışmaya ilişkin tanık dinlettiği, ancak tanık beyanlarında bahsedilen fazla çalışma sürelerinin bordrolardaki tahakkuklar ile örtüşmediği, tahakkukların beyanlarda geçen sürelerin üzerinde olduğunun görüldüğü, tanıkların hâlâ çalışıyor olmaları dikkate alındığında beyanlarına ihtiyatla yaklaşıldığı, teftiş sırasında müfettiş tarafından alınan beyanlara istinaden ve bu raporun içeriğinin aksinin ispatlanamamış olduğu kanaatiyle ara dinlenme sürelerinin yarım saat olarak kullandırıldığının kabul edildiği, 01.10.2018 sonrası için parmak izi kayıtları ile karşılaştırma yapılarak, öncesi için ise bordrolardaki serbest zaman kullanımı ve/veya fazla çalışma tahakkuklarına göre yarım saat ara dinlenmeler düşülerek sonuca gidildiği belirtilerek ..., ..., ..., ... ..., ... ve ... yönünden talebin kısmen kabulüne; ..., ..., ... ve ... yönünden talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılmayıp tümünün davacıdan tahsiline karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu,

b. Müfettiş raporunun hatalı tespitler içerdiğini,

c. Yargılama sırasında dinlenen dâhili davalı beyanlarının dikkate alınmadığını, bu beyanlara göre ara dinlenmenin yarım saat olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürmüştür.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davanın, süresinde açılmadığından reddi gerektiğini,

b. Davanın husunmetten reddi gerektiğini,

c. İşçilerin haftalık çalışma sürelerinin 45 saatlik yasal süreyi aştığı ve ayrıca fazla çalışma ücretlerinin eksik ödendiğinin müfettiş raporu ile tespit edildiğini, tespitlerin işveren vekili ile birlikte tutanağa bağlandığını ve işveren vekilince ihtirazı kayıt konmaksızın imzalandığını, müfettiş raporu ve tutanaklarının, aksi ispatlanıncaya kadar geçerli olduğunu ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık; 27.12.2018 tarihli ve 44777-İNC-679686-İNC-37 sayılı iş müfettiş raporundaki tespitlerin yerinde olup olmadığına ve iptalinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. İşçinin günlük iş süresi içinde kesintisiz olarak hiç ara vermeden çalışması beklenemez. Gün içinde işçinin yemek, çay, sigara gibi ihtiyaçlar sebebiyle ya da dinlenmek için belli bir zamana ihtiyacı vardır.

Ara dinlenmesi, 4857 sayılı Kanun'un 68. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az on beş dakika, dört saatten fazla ve yedi buçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedi buçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedi buçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanmaktadır. 4857 sayılı Kanun'un 63. maddesine göre, günlük çalışma süresi on bir saati aşamayacağından, 68. maddenin belirlediği yedi buçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok on bir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla, günde on bir saate kadar olan (on bir saat dâhil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, on bir saatten fazla çalışmalarda ise en az bir buçuk saat olarak verilmelidir.

İşçi, ara dinlenme saatinde tamamen serbesttir. Bu süreyi işyeri içinde ya da dışında geçirebilir. İşyerinde geçirmesi ve bu süre içinde çalışmaya devam etmesi durumunda ara dinlenmesi verilmemiş sayılır. Ancak işçi işyerinde kalsa bile ara dinlenme süresini serbestçe kullanabilir, bu süre içinde çalışmaya zorlanamaz.

Ara dinlenmesi için ücret ödenmesi gerekmez. Ancak, bu süre işçiye dinlenme zamanı olarak tanınmamışsa, işçinin normal ücretinin ödenmesi gerekir. Bu sürenin haftalık 45 saati aşan kısmını oluşturması hâlinde ise zamlı ücret ödenmelidir.

Ara dinlenme süreleri kural olarak aralıksız olarak kullandırılır. Ara dinlenmesinin kullandırılması zorunlu ise de bunun kullanılacağı zamanı belirlemek işverenin yönetim hakkıyla ilgilidir. İşçilerin tamamı aynı anda ara dinlenme zamanını kullanabileceği gibi belli bir plan dâhilinde sırayla kullanmaları da mümkündür. Ancak ara dinlenme süresinin; işe, ara dinlenme süresi kadar geç başlama veya aynı süreyle erken bırakma şeklinde kullandırılması doğru olmaz. Ara dinlenme süresinin günlük çalışma içinde belli bir zamanda amaca uygun şekilde kullandırılması gerekir.

İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği'nin 3/2 hükmünde, ara dinlenmelerinin iklim, mevsim, yöredeki gelenekler ve işin niteliğine göre yirmi dört saat içinde kesintisiz on iki saat dinlenme süresi dikkate alınarak verileceği hükme bağlanmıştır. Değinilen maddenin 1. fıkrasında ise ara dinlenme süresinin çalışma süresinden sayılmayacağı açıklanmıştır.

Somut olayda, davalı Bakanlık müfettişlerince düzenlenen raporda, 01.03.2017-10.10.2018 tarihleri arasında dâhili davalılara yarım saat ara dinlenmesi kullandırılmasına karşılık bir buçuk saat ara dinlenmesi düşülerek haftanın 6 günü çalışılan haftalar 6 saat, 5 günü çalışılan haftalarda 5 saat eksik fazla çalışma hesaplandığı, dâhili davalı ... isimli işçinin ise kısmi süreli çalışmasına karşılık haftalık 30 saatin üzerinde temmuz ayı öncesinde haftada 4 saat, temmuz ve sonrasında ise haftada 2 saat fazla sürelerle çalıştırıldığı, eksik tahakkuk ettirilen fazla çalışma ücretlerinin ödenmesi gerektiğinin tespit edildiği anlaşılmıştır.

Dosya içeriğindeki puantaj kayıtları ve bordrolar incelendiğinde, davacı tanık beyanları ile bu kayıtlar uyuşmadığından, davacı tanık beyanlarının çalışma düzeninin tespitinde esas alınamayacağına ilişkin Mahkeme gerekçesi yerindedir.

Dava konusu müfettiş raporunda, davacı işyerinde yarım saat ara dinlenmesi kullandırılmasına karşılık bir buçuk saat ara dinlenmesi düşülmek suretiyle fazla çalışmanın eksik hesaplandığı belirtilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere günde yedi buçuk saati aşan ancak on bir saate kadar olan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresi verilmelidir. Teftişe konu işyerinde de günlük on bir saati aşan çalışmanın bulunmadığı görülmekle; günlük yedi buçuk saati aşan çalışmalar yönünden yasal ara dinlenme süresinin bir saat olduğunun kabulü gerekir. Ara dinlenmelerin kanunda yazan sürelerden daha kısa veya daha uzun kullandırıldığı noktasındaki iddialar, somut ve kesin olarak ispatlanmalıdır. İşveren ara dinlenmelerin bir buçuk saat olarak kullandırıldığını, davalı taraf da yarım saat olarak kullandırıldığını iddia etmişse de dosya içeriğine göre bu iddialarını ispatlayamamışlardır. Dolayısıyla yedi buçuk saati aşan çalışmalar yönünden günlük ara dinlenme süresi bir saat kabul edilerek sonuca gidilmelidir.

Ayrıca, İlk Derece Mahkemesince yargılama sırasında dinlenen dâhili davalılar ilk alınan beyanlarında ara dinlenmelerinden, yemek molasından faydalanmadıklarını beyan etmişlerse de 30.09.2020 tarihli celsede tekrar alınan beyanlarında; "... bir saat yemek molası toplam 2 kez 15'er dakika çay molası vardı, biz sürekli yoğun çalıştığımız için ancak yemek yemek için vakit bulur diğer mola zamanlarında sürekli çalışma yapardık çay molaları ayrıca yapamazdık. ..." şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Bu durumda dâhili davalılar da Mahkemedeki beyanları ile bir saat yemek molasını kullandıklarını, iki kez on beşer dakika çay molasını kullanmadıklarını kabul ettiklerinden, artık hükme esas alınan bilirkişi raporunda ara dinlenmenin yarım saat olarak hesaplanması hatalıdır.

Mahkemece yapılacak iş; gerekirse bilirkişi raporu alınmak suretiyle davacı işyerinde yedi buçuk saati aşan çalışma günlerinde ara dinlenmenin bir saat saat olduğu kabul edilerek işçilerin fazla çalışma sürelerinin hesaplanması ve bu doğrultuda müfettiş raporu değerlendirilerek hüküm kurulmasıdır. Yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.04.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

"Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa veya avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz. Her somut olay kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Lütfen hukuki adımlar atmadan önce uzman bir avukata danışınız."

Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.

Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.

 

Maksimum dosya boyutu (Mb): 2