Evlilik birliğinin sona ermesi; velayet, nafaka, mal paylaşımı ve ziynet gibi birden fazla hukuki sorunu aynı anda gündeme getirir. Her konu, ayrı bir hukuki strateji gerektirir.
Ücretsiz Ön Görüşme Bizi ArayınBoşanma davası; salt evliliğin sona erdirilmesiyle kalmaz — velayet, kişisel ilişki, nafaka, mal paylaşımı, ziynet ve tazminat taleplerini tek bir süreçte ya da ayrı davalarda çözüme kavuşturmak zorundadır. Her başlıkta yapılan hata, yıllarca süren hukuki sonuçlar doğurabilir.
Türk Medeni Kanunu (TMK), boşanma sebeplerini özel (zina, hayata kast, terk, akıl hastalığı, suç işleme) ve genel (evlilik birliğinin temelinden sarsılması) olmak üzere iki kategoride düzenler. Hangi sebebe dayanacağınız; delil yükü, tazminat hakkı ve dava süresi açısından kritik farklar yaratır.
Hangi boşanma sebebine dayanılacağı, hangi taleplerle dava açılacağı ve delil yönetimi baştan planlanır.
Nafaka, velayet, ziynet ve mal rejimi taleplerinde süre aşımı ve delil kaybı en sık karşılaşılan risktir.
Anlaşmalı boşanmada en az 1 yıllık evlilik, mal rejimi tasfiyesinde zamanaşımı süreleri kritik eşiklerdir.
Her dava; tarafların ekonomik durumu, çocukların üstün yararı ve uzun vadeli sonuçlar gözetilerek yürütülür.
Anlaşmalı boşanma, evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması koşuluyla tarafların velayet, nafaka, mal paylaşımı ve ziynet konularında tam mutabakat sağlaması üzerine tek celsede sonuçlandırılabilen bir boşanma türüdür.
Anlaşmalı boşanma protokolünde eksik bırakılan her kalem (ör. mal rejimi talebi açıkça saklı tutulmadıysa), ileride ayrı dava açmayı güçleştirebilir. Protokol imzalanmadan önce hukuki inceleme yaptırılması bu nedenle önem taşır.
Tarafların boşanmak istedikleri hususunda hemfikir olmadığı ya da boşanma konusunda uzlaşsalar da fer'i talepler (nafaka, velayet, tazminat, mal paylaşımı) üzerinde anlaşamadıkları davalardır. İstanbul'da bu tür davalar Aile Mahkemelerinde görülür.
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK m. 166) en sık başvurulan nedendir. Kusurun ağırlığı; maddi/manevi tazminat ve yoksulluk nafakasını doğrudan etkiler.
Türk hukukunda velayet kararlarında temel ölçüt çocuğun üstün yararıdır (TMK m. 182). Mahkeme; çocuğun yaşı, gelişimi, ebeveynlerin ekonomik ve sosyal durumu ile çocuğun görüşünü değerlendirerek karar verir. Velayet kararları değişen koşullara göre yeniden düzenlenebilir.
Velayeti verilmeyen ebeveyn, çocukla kişisel ilişki kurma hakkını kaybetmez. Kişisel ilişki düzeni mahkemece belirlenir; taraflarca genişletilebilir ancak daraltılamaz.
Bir ebeveynin, diğerinin rızası olmaksızın ortak çocuğu yurt dışına götürmesi ya da yurt dışındaki çocuğu geri getirmemesi, uluslararası hukukta çocuk kaçırma (international child abduction) olarak nitelendirilir. Türkiye, 1980 tarihli La Haye Sözleşmesi'ne taraf olup bu davaları Türk mahkemeleri ve Adalet Bakanlığı Merkezi Makamı aracılığıyla yürütmektedir.
Nafaka, boşanma sürecinin hem en tartışmalı hem de en uzun soluklu hukuki başlıklarından biridir. Türk hukukunda dört ayrı nafaka türü düzenlenmiştir.
| Nafaka Türü | Yasal Dayanak | Koşulu | Süresi |
|---|---|---|---|
| Tedbir Nafakası | TMK m. 169 | Dava açıldığı andan itibaren kendiliğinden | Karar kesinleşene kadar |
| İştirak Nafakası | TMK m. 182 | Çocuğun bakımına katkı — kusur aranmaz | Çocuğun erginliğine kadar |
| Yoksulluk Nafakası | TMK m. 175 | Az kusurlu eş + yoksulluğa düşme | Süresiz (koşullar değişince kaldırılabilir) |
| Yardım Nafakası | TMK m. 364 | Boşanma sonrası hısımlar arası | Koşullar devam ettiği sürece |
Ziynet eşyaları; altın, gümüş takılar ve değerli mücevherleri kapsar. Türk hukukunda ziynet eşyaları kime takıldığına bakılmaksızın takıldığı kişinin kişisel malı sayılır. Düğünde gelinin üzerine ve başlığına takılan ziynetler, evlilik birliği süresince diğer eşin zilyetliğine geçse dahi iade edilmek zorundadır.
01.01.2002 tarihinden itibaren Türk hukukunda yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir (TMK m. 202). Bu tarihten önce evlenmiş çiftlerde mal ayrılığı rejimi geçerliydi.
Eşlerden her biri, diğerinin edinilmiş mallarının tasfiyesinde artık değerin yarısını katılma alacağı olarak talep edebilir. Artık değer; mal rejiminin sona erdiği tarihteki edinilmiş malların değerinden borçlar çıkarılınca kalan tutardır.
Mevcut deliller, talepler ve risk analizi değerlendirilerek anlaşmalı mı çekişmeli mi gidileceği, hangi sebebe dayanılacağı ve hangi taleplerin dava dilekçesine ekleneceği belirlenir.
Yetkili Aile Mahkemesi'ne dava dilekçesi sunulur. Gerekiyorsa aynı anda tedbir nafakası, velayet tedbiri veya yurt dışı çıkış yasağı için ihtiyati tedbir kararı talep edilir.
Dava karşı tarafa tebliğ edilir. Karşı taraf 2 hafta içinde cevap verebilir. Bu aşamada delil listesi ve tanık bildirimi yapılır.
Tanıklar dinlenir, bilirkişi atanabilir, sosyal inceleme raporu talep edilebilir. Çekişmeli davalarda bu aşama birden fazla duruşmayla yürütülür.
Mahkeme kararına karşı 2 hafta içinde istinaf, istinaf kararına karşı Yargıtay'a temyiz yoluna başvurulabilir. Hukuki süreç bu aşamada devam edebilir.
Karar kesinleştikten sonra nüfus müdürlüğüne tescil ettirilir. Mal rejimi ve ziynet davaları bu tarihten itibaren zamanaşımı süresine tabidir.
Boşanma davalarında yetkili mahkeme; eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı ay birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 168). İstanbul'da Aile Mahkemeleri üç adliye bünyesinde faaliyet göstermektedir.
Kadıköy, Üsküdar, Ataşehir, Kartal, Maltepe, Pendik, Tuzla, Ümraniye, Sancaktepe, Çekmeköy, Beykoz, Şile, Adalar ilçeleri
Şişli, Beyoğlu, Kâğıthane, Sarıyer, Beşiktaş, Eyüpsultan, Gaziosmanpaşa, Sultangazi, Bayrampaşa, Güngören, Bağcılar ilçeleri
Bakırköy, Bahçelievler, Küçükçekmece, Avcılar, Büyükçekmece, Beylikdüzü, Esenyurt, Silivri, Çatalca, Arnavutköy ilçeleri
Boşanma, velayet, nafaka ya da mal rejimi konusunda hangi aşamada olursanız olun; mevcut durumunuzun hukuki değerlendirmesini yapmak için Maya Avukatlık Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
İletişim Formu TelefonBu metin sizin ve sizin şirketinizle ilgili bilgiyle değiştirilmelidir