Ana Sayfa / Emsal Kararlar
Yayınlar
Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.
Home / Precedent Decisions
Publications
Articles on court decisions, for general information.

Boşanma sürecinde en sık karşılaşılan uyuşmazlıklardan biri, düğünde takılan ziynet eşyalarının akıbetidir. Altınlar çoğu zaman evlilik içinde bozdurulur. Elde edilen para bazen konut, arsa ya da araç alımında kullanılır. Alınan malın tapusu veya ruhsatı ise çoğunlukla eş adına düzenlenir.
Aranan soru nettir: Ziynetler harcanmışsa ya da koca adına bir taşınmaza dönüşmüşse iade hakkı sona erer mi? Cevap, ziynetin hukuki niteliğinde ve ispat düzeninde yatar. Bu yazıda ziynet iadesi davasının mantığı, ispat yükü, deliller ve sık karşılaşılan savunmalar sade bir dille anlatılmaktadır. Genel çerçeve için ziynet alacağı davası rehberine de göz atabilirsiniz.
✅ Kısa Cevap
Ziynetlerin var olduğu ve kocaya teslim edildiği ispatlanırsa, kocanın bunları ne için harcadığı ya da bozdurduğu iade hakkını ortadan kaldırmaz. Harcama amacı, kişisel malın iadesinde belirleyici değildir.
📑 İçindekiler
Kısa cevap: Hayır, düşmez. Ziynet eşyası kadının kişisel malıdır. Kocanın bu eşyaları bozdurması ya da bedelini kendi adına bir taşınmaza yatırması, iade yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Kişisel mal evlilik süresince de kadının mülkiyetinde kalır. Koca ziynetleri teslim almışsa, mülkiyet hakkı kadında olduğu için iade borcu da sürer. Bozdurma sonrasında paranın nereye gittiği ise ayrı bir sorudur.
Para ev, arsa ya da araç alımına gitmiş olabilir. Aile giderleri veya kocanın kişisel borçları için harcanmış da olabilir. Yargıtay uygulamasında ziynetin ne için harcandığı ya da bozdurulduğu, kadının kişisel malının iadesini etkileyen bir husus olarak görülmez.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
İade hakkının korunması için ziynetlerin varlığı ve kocaya teslim edildiği ispat edilebilmelidir. Harcama amacının önemsiz olması, bu ispat yükünün yerini almaz. İspatlanamayan iddia, mahkemece reddedilir.
Düğünde kadına takılan altın, bilezik, çeyrek altın ve benzeri takılar, Türk Medeni Kanunu m.220 kapsamında kişisel mal olarak değerlendirilir. Bu hüküm, eşlerden birinin yalnızca kişisel kullanımına yarayan eşyaları kişisel mal sayar. Kişisel mallar, mal rejimi tasfiyesinde paylaşıma konu olmaz.
Bozdurulan ziynetle alınan taşınmaz bakımından mal rejimine ilişkin ayrı talepler de gündeme gelebilir. Hangi yolun izleneceği, somut olaydaki delillere ve tapu kayıtlarına bağlıdır.
ℹ️ Erkeğe Takılan Ziynetler
Kadına takılan ziynetler ile erkeğe takılan ziynetlerin hukuki durumu aynı değerlendirilmez. Ayrıntılar için düğünde erkeğe takılan ziynetlerin kime ait olduğu yazısına bakabilirsiniz.
Kısa cevap: İspat yükü, iade talep eden kadındadır. Taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür (TMK m.6). İleri sürdüğü olaydan kendi yararına hak çıkarmak isteyen kimse, iddiasını ispatlamalıdır (HMK m.190).
Bu kuralların ziynet davasındaki sonucu açıktır. Kadının iki olguyu ispatlaması gerekir. Koca ise kendi savunmasının dayanağı olan olguları ispatlamak zorundadır.
Koca ziynetleri hiç almadığını savunabilir. Bu durumda teslim olgusunun ispatı belirleyici hale gelir. Ayrılık sürecinde ziynetlerin evde kalması ya da apar topar ayrılma gibi durumlar da ispat tartışmasını etkiler. Bu konuda apar topar ayrılma halinde ziynet davası ve Yargıtay'ın ziynet alacağı davasındaki ispat yaklaşımı yazıları incelenebilir.
Kısa cevap: Düğün görüntüleri, tanık beyanları, kuyumcu kayıtları ve tapu kayıtları öne çıkan delillerdir.
Varlığı gösteren delil ile teslimi gösteren delil çoğu zaman farklıdır. Düğün görüntüsü ziynetin varlığına işaret eder. Kocaya teslim ise tanık, yazışma veya kayıtlarla desteklenmelidir. Delillerin değerlendirilmesi mahkemenin takdirindedir. Ziynetlerin evde kaldığı durumlardaki ispat dengesi için boşanmada evde kalan ziynetin ispatı yazısı faydalı olabilir.
ℹ️ Delilleri Erken Toplayın
Düğün videosu, fotoğraflar, tanık isimleri, kuyumcu bilgileri ve tapu kayıtları dağılmadan bir araya getirilmelidir. Dosyanızın değerlendirilmesi için Maya Avukatlık Bürosu'na iletişim sayfası üzerinden ulaşabilirsiniz.
Bu savunmada kadın, ziynetlerin kocaya teslim edildiğini ispatlamak zorundadır. Teslim ispatlanırsa tartışma, iade borcunun yerine getirilip getirilmediğine kayar.
Ziynetin aile giderleri veya başka bir amaç için kullanılması, kişisel malın iadesini engellemez. Harcama amacı, iade borcunu ortadan kaldıran bir sebep sayılmaz.
Kadının ziynetleri bağışladığı ya da harcanmasına rıza gösterdiği iddiası, bunu ileri süren kocanın ispat yükü altındadır. Bu iddiayı destekleyen delil sunulamazsa savunma sonuç doğurmaz.
📚 İlgili Yazılar
• Ziynet alacağı davası rehberi
• Yargıtay'ın ziynet alacağı davasındaki ispat yaklaşımı
• Apar topar ayrılma halinde ziynet davası ve ispat yükü
• Boşanmada evde kalan ziynetin ispatı
• Düğünde erkeğe takılan ziynetler kime aittir?
• Ziynet alacağı davasında önceden yapılmış ödemelerin mahsup yöntemi (English)
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Ziynetlerin bozdurulması ya da bedelinin taşınmaza yatırılması, iade hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Belirleyici olan, ziynetlerin varlığının ve kocaya teslim edildiğinin ispatıdır. Delilleriniz dağılmadan değerlendirilmelidir. Dosyanızı Maya Avukatlık Bürosu'na iletişim sayfası üzerinden iletebilir, hukuki danışmanlık alabilirsiniz.
Evet. Ziynetlerin varlığı ve kocaya teslim edildiği ispatlanırsa, bozdurma amacı veya paranın taşınmaza harcanması iade hakkını ortadan kaldırmaz.
İade talep eden kadındadır. Kadın, ziynetlerin varlığını ve iade edilmek üzere kocaya verildiğini ispatlamalıdır. Rıza veya bağış gibi savunmaları ispatlamak ise kocaya düşer.
Düğün videosu ziynetlerin varlığı bakımından güçlü bir delildir. Kocaya teslim ise çoğu zaman tanık, yazışma veya kayıtlarla desteklenmelidir. Delillerin değeri mahkemece takdir edilir.
Ziynet eşyası kişisel mal niteliğindedir (TMK m.220). Mal rejimi tasfiyesinde paylaşılmaz; kadına iadesi ayrı bir talep olarak istenir.
Dava, “aynen iade, mümkün olmazsa bedeli” şeklinde açılabilir. Bedel, mahkemece yapılacak değerlendirme ile belirlenir.
Boşanma davasıyla birlikte açılabileceği gibi ayrı bir dava olarak da açılabilir. Dava aile mahkemesinde görülür.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/2400 E., 2025/5136 K.
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/262 E., 2024/251 K.
DAVA TÜRÜ : Ziynet Eşyalarının Aynen, Mümkün Olmaması Halinde Bedelinin İadesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 1. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2023/67 E., 2023/615 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 04.03.2024 tarihli ek kararı ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesini 04.03.2024 tarihli ek kararının davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 26.12.2024 tarih ve 2024/3255 Esas, 2025/10566 Karar sayılı kararı ile ek kararın ortadan kaldırılmasına, tebligat eksikliğinin giderilmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine geri çevrilmesine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince eksiklikler giderildikten sonra dosyanın incelenmek üzere Dairemize gönderildiği anlaşılmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür (TMK md. 6). İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir (HMK md.190). İspat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer.
2. Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemecesince, davacı kadının ziynet eşyaları yönünden iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, karar hatalı olmuştur. Şöyle ki, davacı kadının düğünde takılan ziynet eşyalarının bozdurularak davalı erkek adına taşınmaz alındığını ve ziynet eşyalarının iade edilmediğini iddia ettiği, davalı erkeğin de ziynet eşyalarını almadığını savunduğu; öncelikle ziynet eşyalarının varlığının ve ziynet eşyalarının iade edilmek üzere davalı kocaya verildiğinin ispatı davacı kadına ait olup toplanan deliller ile tanık beyanları ve düğün görüntülerine göre ziynet eşyalarının varlığının sabit olduğu, ayrıca ziynet eşyalarının davacı kadın tarafından davalı erkeğe verildiğinin de ispat edildiği anlaşılmakla; ziynet eşyalarının davalı erkek tarafından ne için harcandığı/bozdurulduğu hususu ise davacı kadının kişisel malının iadesini etkilemez.
3. O halde, Mahkemece, davacı kadın tarafından varlığı ve davalı erkeğe verildiği ispatlanan ziynet eşyalarının iadesine karar verilmesi gerekirken, ziynet eşyalarının davalı erkek tarafından ne için harcandığı/bozdurulduğu hususunun kişisel malın iadesini etkilemeyeceği göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
You have reached the end of the article. We hope you liked our article.
Please do not hesitate to contact us regarding this article or any other legal questions. We are waiting for your message.
© 2017- 2024
Maya Law Firm
All rights reserved.


