Ana Sayfa / Emsal Kararlar

Yayınlar

Emsal Kararlar

Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.

Tenkis Davasında Davalı Bedel Ödemeyi Seçerse Taşınmaz Değeri Karar Tarihine Göre Belirlenir

Tenkis Davasında Davalı Bedel Ödemeyi Seçerse Taşınmaz Değeri Karar Tarihine Göre Belirlenir

Mirasbırakan, sağlığında bir taşınmazını bağışlayarak mirasçılarının saklı payını zedelemiş olabilir. Bu durumda mirasçının başvuracağı yol tenkis davasıdır. Davalı çoğu zaman taşınmazı elinde tutmak ve mirasçıya bunun yerine para ödemek ister. Bu noktada en çok tartışılan konu, ödenecek tutarın hangi tarihteki değer üzerinden hesaplanacağıdır.

Bu yazıda sabit tenkis oranını, davalının seçim hakkını ve değer tespitinde esas alınacak tarihi açıklıyoruz. Ayrıca tenkis bedelinin düşük hesaplanmasına karşı neler yapılabileceğini anlatıyoruz.

Tenkis Davası Nedir, Ne Zaman Açılır?

Tenkis (indirim) davası, mirasbırakanın saklı payları zedeleyen kazandırmalarını yasal sınıra çekmeyi amaçlar. Bu kazandırma vasiyetname gibi ölüme bağlı bir tasarruf olabilir. Bağış gibi sağlararası bir işlem de olabilir. Dava yenilik doğurucu niteliktedir ve geçmişe etkili sonuç doğurur.

Sağlararası kazandırmaların hangilerinin tenkise tabi olduğu TMK m. 565'te sayılmıştır. Ölümden önceki son bir yıl içinde yapılan bağışlar kural olarak tenkise tabidir. Daha önce yapılan bir bağış ise, mirasbırakanın saklı pay kurallarını bertaraf etmek amacıyla hareket ettiği ispatlanırsa tenkise tabi tutulur (TMK m. 565/1-4). Örneğin mirasbırakanın tek malvarlığını bir derneğe veya üçüncü kişiye bağışlaması, bu kastın değerlendirilmesinde önemli bir göstergedir.

⚠️ Hak Düşürücü Süre

Tenkis davası, mirasçının saklı payının zedelendiğini öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmalıdır. Her durumda dava, vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer kazandırmalarda mirasın açılmasından itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır (TMK m. 571). Sürenin başlangıcıyla ilgili ayrıntılar için tenkis davasında 1 yıllık sürenin başlangıcı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Saklı Payın İhlali: Tereke Nasıl Hesaplanır?

Saklı payın zedelenip zedelenmediği ancak terekenin tamamı bilindiğinde anlaşılabilir. Bu nedenle mahkeme önce net terekeyi tespit eder.

  • Aktif: Mirasbırakanın ölümünde bıraktığı malvarlığı ile tenkise ve denkleştirmeye tabi kazandırmalar.
  • Pasif: Borçlar, bakmakla yükümlü olunan kişilerin üç aylık geçim giderleri, cenaze ve tereke giderleri.
  • Net tereke: Aktiften pasifin düşülmesiyle bulunan tutar.

Net tereke, mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilir (TMK m. 565). Saklı paylar ve tasarruf oranı bu tutar üzerinden hesaplanır. Tasarruf oranının aşılması tek başına yeterli değildir. Tasarrufun niteliğine göre mirasbırakanın saklı payları zedeleme kastı da objektif ve subjektif unsurlarla araştırılır.

Sabit Tenkis Oranı ve Aynen Tenkis

Sabit tenkis oranı, davalıya yapılan fazla kazandırmanın, kazandırmanın tüm değerine oranıdır. Bu oran mirasın açıldığı tarihteki değerlerle bir kez belirlenir ve sonradan değişmez. Taşınmazın değeri yıllar içinde artsa da azalsa da oran aynı kalır.

Oran belirlendikten sonra mahkeme, taşınmazın bu oranda bölünüp bölünemeyeceğini araştırır. Bölünebiliyorsa ilgili kısımlar bağımsız bölüm olarak taraflar adına tescil edilir. Buna aynen tenkis denir.

Birden fazla kazandırma varsa sıra önemlidir. Önce ölüme bağlı tasarruflar, ardından sağlararası tasarruflar tenkis edilir (TMK m. 570). Davalı da saklı pay sahibi mirasçıysa yalnızca saklı payını aşan kısımdan sorumlu olur (TMK m. 561).

Davalının Seçim Hakkı (TMK 564)

Taşınmaz sabit tenkis oranında bölünemiyorsa davalıya bir seçim hakkı tanınır. Davalı iki yoldan birini seçebilir:

Malı İade Etmek Taşınmaz mirasçılara verilir, davalı aradaki farkı nakden talep edebilir.
Bedel Ödemek Davalı taşınmazı elinde tutar, tenkise tabi kısmın bedelini mirasçılara öder.

⚠️ Erken Yapılan Seçim Sonuç Doğurmaz

Seçim hakkı ancak taşınmazın sabit tenkis oranında bölünemediği tespit edildikten sonra doğar. Bu tespitten önce davalının "bedel öderim" demesi hukuken sonuç doğurmaz. Mahkeme bölünemezliği belirledikten sonra davalıya tercihini sormalıdır.

Değer Tespitinde Esas Alınacak Tarih: Karar Tarihi

Uygulamada sık yapılan bir hata vardır. Bazı bilirkişi raporlarında taşınmaz, davalının seçim hakkını kullandığı tarihteki değeriyle hesaplanır. Ancak Yargıtay'ın yerleşik görüşüne göre bu yöntem doğru değildir.

✔️ Doğru Hesaplama Yöntemi

Davalı bedel ödemeyi seçtiğinde ödenecek tutar şu formülle bulunur: Taşınmazın karar tarihindeki (veya karar tarihine en yakın) rayiç değeri × Sabit tenkis oranı. Tercih tarihindeki değer esas alınamaz.

Bu kuralın mirasçı açısından önemi büyüktür. Tenkis davaları çoğu zaman yıllar sürer. Bu süre içinde, özellikle enflasyon dönemlerinde taşınmaz değerleri hızla artar. Seçim tarihindeki değer esas alınırsa mirasçının alacağı tutar gerçek değerin çok altında kalabilir.

Bu nedenle değer tespiti eski tarihli bir rapora dayanıyorsa, karar aşamasında güncel rayiç değeri gösteren yeni bir bilirkişi raporu talep edilmelidir. Bu talebin gözetilmemesi istinaf ve temyiz aşamasında bozma sebebi olabilir.

Hesaplama Örneği

Aşağıdaki rakamlar yalnızca yöntemi göstermek için verilmiştir:

  • Bağışlanan taşınmazın ölüm tarihindeki değeri: 1.000.000 TL
  • Tasarruf oranını aşan fazla kazandırma: 400.000 TL
  • Sabit tenkis oranı: 400.000 / 1.000.000 = %40
  • Davalının seçim yaptığı tarihteki değer: 1.500.000 TL → hatalı sonuç 600.000 TL
  • Karar tarihindeki rayiç değer: 2.500.000 TL → doğru sonuç 1.000.000 TL

Bulunan tutar, saklı payı zedelenen mirasçılar arasında hesaplanan payları oranında dağıtılır. Örnekte aradaki fark 400.000 TL'dir. Bu da yanlış tarihin mirasçıya ne kadar kayıp yaşatabileceğini göstermektedir.

Tapu İptali ve Tescil ile Terditli Tenkis Talebi

Mirasçılar çoğu zaman önce işlemin tamamen geçersizliğini ileri sürer. Örneğin mirasbırakanın işlem tarihinde fiil ehliyeti bulunmadığı ya da işlemin muris muvazaası niteliği taşıdığı iddia edilir. Bu iddialarla tapu iptali ve tescil istenir. Bu talep reddedilirse ikinci olarak tenkis talep edilir. Buna terditli (kademeli) dava denir.

Ehliyetsizlik İddiasında Adli Tıp Raporu

Ehliyetsizlik iddiası genellikle Adli Tıp Kurumu raporuyla değerlendirilir. Rapor mirasbırakanın işlem tarihinde ehliyetli olduğunu gösteriyorsa, aksini ispatlamak güçleşir. Bu nedenle tıbbi kayıtların davanın başında eksiksiz toplanması önemlidir.

Mahkeme Önce Asıl Talebi Karara Bağlamalı

Terditli davada mahkeme önce asıl talep olan tapu iptali ve tescili değerlendirmelidir. Bu talep reddedildikten sonra tenkis talebine geçilmelidir. Asıl talep hakkında hüküm kurmadan doğrudan tenkise karar verilmesi usule aykırıdır.

ℹ️ İlgili Konu

Tenkis kavramı yalnızca miras hukukunda değil, borçlar hukukunda da karşımıza çıkar. Bu konuda aşırı cezai şartın tenkisi ve ekonomik mahv yazımıza göz atabilirsiniz.

Mirasçı Olarak İzlenecek Yol

1
Süreyi Kontrol Edin: Bağışı öğrendiğiniz tarihi not edin. 1 yıllık süreyi kaçırmayın.
2
Belgeleri Toplayın: Tapu kayıtları, veraset ilamı, sağlık raporları ve terekeye ait banka kayıtlarını edinin.
3
Talepleri Doğru Kurgulayın: Gerekiyorsa tapu iptali ve tescil ile tenkisi terditli olarak birlikte isteyin.
4
Bilirkişi Raporunu Denetleyin: Değer tespitinin hangi tarihe göre yapıldığını mutlaka kontrol edin ve süresinde itiraz edin.
5
Güncel Değer Talep Edin: Karar aşamasında taşınmazın güncel rayiç değerinin belirlenmesini isteyin.

✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?

Tenkis davasında davalı bedel ödemeyi seçtiyse, size ödenecek tutar taşınmazın karar tarihindeki rayiç değeri ile sabit tenkis oranının çarpımıyla bulunmalıdır. Seçim tarihindeki değere dayanan hesaplama hak kaybına yol açabilir. Dosyanızdaki bilirkişi raporunun değerlendirilmesi veya yeni bir dava açılması için belgelerinizi iletişim sayfamız üzerinden Maya Avukatlık Bürosu'na iletebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Tenkis davasında taşınmazın değeri hangi tarihe göre belirlenir?

Sabit tenkis oranı mirasın açıldığı tarihteki değerlerle hesaplanır. Davalı bedel ödemeyi seçerse ödenecek tutar, taşınmazın karar tarihindeki veya karar tarihine en yakın rayiç değeri üzerinden bulunur.

Sabit tenkis oranı nedir?

Davalıya yapılan fazla kazandırmanın, kazandırmanın tüm değerine oranıdır. Bu oran yargılama boyunca değişmez.

Davalı tenkis davasında taşınmazı elinde tutabilir mi?

Evet. Taşınmaz sabit tenkis oranında bölünemiyorsa davalı, tenkise tabi kısmın bedelini ödeyerek taşınmazı elinde tutmayı seçebilir (TMK m. 564).

Davalı seçimini davanın başında yapabilir mi?

Hayır. Seçim hakkı taşınmazın bölünemezliği tespit edildikten sonra doğar. Daha önce yapılan tercih sonuç doğurmaz ve mahkeme tercihi yeniden sormalıdır.

Ölümden bir yıldan önce yapılan bağış tenkis edilebilir mi?

Edilebilir. Mirasbırakanın saklı pay kurallarını bertaraf etme amacıyla hareket ettiği ispatlanırsa, ölümden çok önce yapılan bağış da tenkise tabi olur.

Tenkis davası ne kadar sürede açılmalıdır?

Saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve her durumda mirasın açılmasından itibaren 10 yıl içinde açılmalıdır.

"Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa veya avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz. Her somut olay kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Lütfen hukuki adımlar atmadan önce uzman bir avukata danışınız."

Emsal Yargıtay Kararı

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2024/4979 E., 2025/4575 K.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2057 E., 2024/2055 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmancık 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/137 E., 2024/116 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar; mirasbırakan babaları ...'nın 102 parsel sayılı taşınmazdaki payının tamamını davalı ... Cemiyetine 12.10.2012 tarihinde bağış suretiyle devrettiğini, temlik tarihinde murisin fiil ehliyetini haiz olmadığını, ayrıca yapılan işlem ile saklı paylarına tecavüz edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

Davalı vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, temlik tarihinde murisin temyiz kudretini haiz olduğunu, tenkis şartlarının da gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Osmancık Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli, 2016/208 Esas, 2021/526 Karar sayılı kararı ile; Adli Tıp Kurumu raporu ile murisin temlik tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun saptandığı, murisin 18.02.2015 tarihinde öldüğü, eldeki davanın ise 18.02.2016 tarihinde, hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, kaldı ki bağış tarihi ile murisin ölüm tarihi arasında bir yıldan fazla süre geçtiği, temlikin mutlak tenkise tabi bir tasarruf niteliğinde olmadığı, ancak TMK'nın 565. maddesinin 1. fıkrasının 4. bendi gereğince mirasbırakanın saklı pay kurallarını ihlal kastı ile hareket ettiğinin ispatlanması halinde tenkise tabi tutulacağı, temlikte saklı pay kurallarını bertaraf etme kastının davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; somut olayda muris ...'nın 18.02.2015 tarihinde öldüğü, eldeki davanın ise 18.02.2016 tarihinde, TMK'nın 571. maddesinde ve Veraset ve İntikal Kanunu'nun 9/1-a maddesinde düzenlenen yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacı tarafça murisin tek malvarlığını davalıya bağışladığı iddiasında bulunulduğu, Mahkemece eksik inceleme ile hüküm verildiği, bu nedenle tenkis isteği yönünden tüm araştırma yapılarak işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Kaldırma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda Osmancık 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.05.2024 tarihli, 2023/137 Esas, 2024/116 Karar sayılı kararı ile; murisin ölüm anındaki aktif ve pasif terekesinin hesaplandığı, alınan bilirkişi raporuyla her bir davacı mirasçının saklı payları oranında sabit tenkis oranının hesaplandığını, davalı tarafa seçimlik hakkının hatırlatıldığı, davalı tarafın 05.12.2023 tarihinde seçim hakkını kullandığı, tenkisi gereken kısmı ödeyerek taşınmazın uhdesinde kalmasını talep ettiği, tercih hakkının kullanıldığı tarih itibariyle taşınmazın değer tespitinin yapıldığı ve seçim tarihindeki değer üzerinden sabit tenkis oranı çarpılarak hesaplama yapıldığı, her bir davacı yönünden 25.984,89 TL tenkis bedelinin belirlendiği gerekçesiyle tenkis isteği yönünden davanın kabulü ile her bir davacı için ayrı ayrı 25.984,89 TL tenkis alacağının tercih tarihi olan 05.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ancak davacının davasının tapu iptali - tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkin olduğu, bu durumda Mahkemece asıl davanın değerlendirilip reddine karar verilmesinden sonra, terdiden talep edilen ikincil talep olan tenkis istemine karar verilmesi gerekirken, asıl dava yönünden herhangi bir karar verilmeden, doğrudan ikinci talep olan tenkis talebinin kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile tapu iptali ve tescil talebi yönünden davanın reddine, tenkis isteği yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile hüküm verildiğini, Adli Tıp Kurumu raporuna karşı yapılan itirazın dikkate alınmadığını, murisin davaya konu tasarrufu yapmakta ehil olup olmadığının yeterli şekilde araştırılmadığını, dosya kapsamı ile murisin tasarruf ehliyetinin olmadığının ispatlandığını, tenkis hesabının da düşük ve yanlış tespit edildiğini, ek bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, rapora itirazların ise Mahkemece değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, ehliyetsizlik ve muris muvazaası hukuki nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...'nın 18.02.2015 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak davacı çocukları .......... ve ............'in kaldığı, murisin maliki olduğu 8 48... parsel sayılı taşınmazını 12.10.2012 tarihinde davalıya kayıtsız, şartsız bağış suretiyle devrettiği, 30.07.2018 tarihli Adli Tıp raporu ile muris ...'nın işlem tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır.

Hemen belirtmek gerekir ki, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun 30.07.2018 tarihli raporu ile muris ...'nın akit tarihinde ehliyetli olduğu saptanarak ehliyetsizlik iddiası yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekir.

Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

Muris tarafından bağış suretiyle yapılan temlikin davacıların saklı paylarını zedeleme kastı ile yapıldığı saptanarak tenkise hükmedilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur.

Bilindiği üzere; tenkis (indirim) davası, mirasbırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmaların (tebberru) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai) davalardandır. Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul; miras bırakanın ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olmasıdır. Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekenin tümü ile bilinmesiyle mümkündür. Tereke mirasbırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur. Mirasbırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin üç aylık geçim giderleri, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tespit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tespiti gerekir. (MK565) Mirasbırakanın Medeni Kanun'un 564. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır. Tasarruf oranı aşılmış ise tasarrufun niteliğine göre icap ederse kazandırma işleminde saklı payları zedeleme kastının bulunup bulunmadığı objektif (nesnel) ve subjektif (öznel) unsurlar dikkate alınarak belirlenmelidir. Zira tasarruf oranını aşan her kazandırmada saklı payları zedelenen kastının varlığından söz edilemez.

Mutlak olarak tenkise tabi tasarruflarda (ölüme bağlı tasarruflar veya Medeni Kanun'un 565. maddesinin 1, 2 ve 3 bentlerinde gösterilenler) veya saklı payın ihlal kastının varlığı kesin olarak anlaşılan diğerlerinde özellikle muayyen mal hakkında tenkis uygulanırken Medeni Kanun'un 570. maddesindeki sıralamaya dikkat etmek, davalı mahfuz hisseli mirasçılardan ise aynı Kanun'un 561. maddesinde yer alan mahfuz hisseden fazla olarak alınanla sorumluluk ilkesini gözetmek, dava konusu olup olmadığına bakılmayarak önce ölüme bağlı tasarruflarla davacının saklı payını tamamlamak, sonra sağlar arası tasarrufları dikkate almak gerekir. Bu işlem sırasında dava edilmeyen kişi veya tasarrufların tenkisi gerekeceği sonucu çıkarsa davacının onlardaki hakkını dava etmesinin davalıyı etkilemeyeceği ve birden çok kişiye yapılan teberru tenkise tabi olursa 563. maddede yer alan, alınanla mütenasip sorumluluk kuralı gözetilmelidir.

Davalıya yapılan tasarrufun tenkisine sıra geldiği takdirde tasarrufun tümünün değeri ile davalıya yapılan fazla teberru arasında kurulan oranda (sabit tenkis oranı) tasarrufa konu malın paylaşılmasının mümkün olup olamayacağı (MK564) araştırılmalıdır. Bu araştırma sonunda tasarrufa konu mal sabit tenkis oranında bölünebilirse bu kısımların bağımsız bölüm halinde taraflar adına tesciline karar verilmelidir.

Tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı takdirde sözü geçen 564. maddedeki tercih hakkı gündeme gelecektir. Böyle bir durum ortaya çıkmadan, davalının, tercih hakkı doğmadan tercihini kullanması söz konusu olamaz. Daha önce bir tercihten söz edilmişse sonuç doğurmaz. O zaman davalıdan tercihi sorulmalı, sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın, karar tarihindeki fiyatlara göre değeri belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak nakdin ödetilmesine karar verilmelidir.

Somut olaya gelince; bilirkişi tarafından tenkis hesaplaması yapılırken, dava konusu taşınmazın karar tarihindeki değerinin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak nakdin, saklı payı zedelenen her bir davacıya ödetilmesine karar verilmesi gerekirken, taşınmazın tercih hakkının kullanıldığı tarihteki belirlenen değerinin esas alınması doğru değildir.

Hâl böyle olunca, dava konusu taşınmazın karar tarihindeki veya karar tarihine en yakın tarihteki rayice göre değerlerini gösterir rapor alınması ve belirlenecek bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak nakdin hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,

Dosyanın kararı veren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine,

20.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

You have reached the end of the article. We hope you liked our article.

Please do not hesitate to contact us regarding this article or any other legal questions. We are waiting for your message.

 

Name *
E-mail *
Phone *
Message *
Send your case

Max file size (Mb): 2

Max number of files: 1