Ana Sayfa / Emsal Kararlar
Yayınlar
Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.
Home / Precedent Decisions
Publications
Articles on court decisions, for general information.

Mirasbırakan vasiyetle ya da sağlığında yaptığı bağışlarla bir veya birkaç kişiye fazlasıyla mal bıraktıysa, diğer mirasçıların kanunen korunan payı zedelenmiş olabilir. Bu durumda başvurulan yol tenkis davasıdır. Davanın seyrini çoğu zaman tek bir konu belirler: saklı payın doğru hesaplanması.
Hesaplama; net terekenin bulunması, saklı payın saptanması ve sabit tenkis oranının kurulması gibi birbirine bağlı adımlardan oluşur. Bu rehber, adımları sade bir dille ve sayısal bir örnekle anlatır.
📌 Hesaplamanın Özeti
Net tereke → yasal miras payı → saklı pay → ihlal edilen miktar → sabit tenkis oranı. Her adım bir öncekinin sonucuna dayandığı için ilk adımdaki hata, sonraki bütün rakamları etkiler.
İçindekiler
Kısa cevap: Tenkis davası, saklı payının karşılığını alamayan mirasçının, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan kazandırmaların saklı payı tamamlayacak ölçüde indirilmesini istediği davadır (TMK m.560).
Saklı pay, mirasbırakanın vasiyet ya da bağışla ortadan kaldıramayacağı asgari miras hakkıdır. Tenkis ise bu hakkın yaptırımıdır. Dava yenilik doğurucu niteliktedir ve kazandırmanın yapıldığı andan itibaren sonuç doğuracak şekilde, yani öncesine etkili olarak hüküm kurar.
ℹ️ Tenkis mi, Muris Muvazaası mı?
Tenkis davasını yalnızca saklı paylı mirasçılar açabilir. Mirastan mal kaçırma amacıyla yapılan muvazaalı devirlerde ise saklı pay sahibi olsun olmasın zarar gören mirasçılar tapu iptali ve tescil davası açabilir. Bu davada kural olarak süre sınırı aranmaz. Uygulamada tapu iptal ve tescil talebi asıl, tenkis talebi ise terditli olarak ileri sürülür.
Kısa cevap: Altsoy için yasal payın yarısı, ana ve baba için yasal payın dörtte biri, sağ kalan eş için ise altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı olması hâlinde yasal payın tamamı, diğer hâllerde dörtte üçüdür (TMK m.506).
Saklı pay, doğrudan terekeden değil yasal miras payından hareketle bulunur. Bu yüzden önce her mirasçının yasal payı belirlenir. Sağ kalan eşin yasal payı, altsoyla birlikte 1/4, ana-baba zümresiyle birlikte 1/2, dede-nine zümresiyle birlikte 3/4 oranındadır (TMK m.499).
Kardeşlerin saklı payı 2007 yılındaki kanun değişikliğiyle kaldırılmıştır. Bu nedenle kardeşler tenkis davası açamaz. Saklı paylı bir mirasçı ise ancak kanunda sayılan sebeplerle mirasçılıktan çıkarılabilir (TMK m.510 vd.). Bu konuyu ayrıca mirasçılıktan çıkarmanın iptali davasında alt soyun taraf teşkili yazısında okuyabilirsiniz.
Kısa cevap: Net tereke, terekenin aktifinden pasifinin indirilmesiyle bulunur. Aktif; mirasbırakanın ölüm tarihindeki malvarlığı ile denkleştirmeye ve tenkise tabi kazandırmalardan oluşur.
Saklı payın zedelenip zedelenmediği, her zaman net tereke üzerinden değerlendirilir. Bu nedenle net terekenin yanlış bulunması, bütün hesabı geçersiz kılar.
Hem devredilen hem devredilmeyen taşınmazların değeri, mirasbırakanın ölüm tarihindeki bedeller esas alınarak hesaplanır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
Terekenin tamamı bilinmeden saklı payın zedelenip zedelenmediği söylenemez. Devre konu olmayan mallar dâhil tüm tapu, banka ve araç kayıtları dosyaya getirtilmeli; taşınmazların değeri için keşif yapılmalıdır.
Kısa cevap: Sabit tenkis oranı, tasarrufun tümünün değeri ile fazla teberru (saklı payı aşan kısım) arasında kurulan orandır. Oranın dayanağı, 11.11.1994 tarihli ve 4/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'dır.
Tasarruf konusu malın paylaşımı bu orana göre belirlenir. Birden fazla davalı varsa oran, her davalıya yapılan tasarruf tutarı üzerinden ayrı ayrı uygulanır. Hesabın adımları şöyledir:
Varsayım: Mirasbırakan; eşini (E) ve iki çocuğunu (A ve B) bırakarak ölmüştür. Ölüm tarihinde terekede 3.000.000 TL tutarında mevduat ve araç bulunmaktadır. Mirasbırakan, ölümünden 6 ay önce ölüm tarihindeki değeri 9.000.000 TL olan bir taşınmazı üçüncü bir kişiye bağışlamıştır. Borç, cenaze ve tereke giderleri toplamı 1.000.000 TL'dir. Bağışın tenkise tabi olduğu kabul edilmiştir. Rakamlar yalnızca anlatım amaçlıdır.
| Adım | İşlem | Sonuç |
|---|---|---|
| 1 | Net tereke: 3.000.000 + 9.000.000 − 1.000.000 | 11.000.000 TL |
| 2 | Yasal paylar | E: 1/4 · A: 3/8 · B: 3/8 |
| 3 | Saklı paylar (TMK m.506) | E: 2.750.000 TL (yasal payının tamamı) · A ve B: 2.062.500 TL (3/16) |
| 4 | Toplam saklı pay | 6.875.000 TL (tasarruf nisabı: 4.125.000 TL) |
| 5 | Mirasçılara fiilen kalan: 3.000.000 − 1.000.000 = 2.000.000 TL | E: 500.000 · A: 750.000 · B: 750.000 TL |
| 6 | İhlal edilen saklı pay | E: 2.250.000 · A: 1.312.500 · B: 1.312.500 = 4.875.000 TL |
| 7 | Sabit tenkis oranı: 4.875.000 ÷ 9.000.000 | ≈ %54,17 (13/24) |
✅ Sonuç ve Kontrol
Bağışlanan taşınmazın 9.000.000 TL'lik değerinin 4.125.000 TL'si serbestçe tasarruf edilebilir kısımdır. Aşan 4.875.000 TL tenkise tabidir. Bu rakam, mirasçılar bazında bulunan ihlal toplamıyla örtüşür. Gerçek bir dosyada rakamlar keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenir.
Kısa cevap: Tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar önce ölüme bağlı tasarruflardan yapılır. Bu yetmezse sağlararası kazandırmalara geçilir ve en yeni tarihliden en eskiye doğru geriye gidilir (TMK m.570).
Kısa cevap: En sık hatalar; hisseli taşınmazın tamamının değerlenmesi, terekenin eksik tespiti, davacıya yapılan kazandırmanın göz ardı edilmesi, pasifin düşülmemesi ve sabit tenkis oranının her davalı için ayrı uygulanmamasıdır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
Hesaplama hatası içeren bir bilirkişi raporuna dayanan hüküm temyizde bozulabilir. Bu yüzden rapora, kural olarak tebliğden itibaren iki haftalık süre içinde (HMK m.281) gerekçeli itiraz edilmesi önemlidir.
Kısa cevap: Tenkis davası, saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi, yetkili mahkeme ise mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.
⚠️ Hak Düşürücü Süre (TMK m.571)
Saklı payın zedelendiğini öğrenmeden itibaren 1 yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren 10 yıl geçmekle dava hakkı düşer. Süre hak düşürücüdür ve hâkim tarafından yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınır. Tenkis iddiası def'i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Saklı payın doğru hesaplanması; tereke kayıtlarının eksiksiz toplanmasına, değerlerin ölüm tarihine göre belirlenmesine ve bir yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmamasına bağlıdır. Saklı payınızın zedelendiğini düşünüyorsanız belgelerinizi toplayın ve vakit kaybetmeden hukuki destek alın. Maya Avukatlık Bürosu, İstanbul Anadolu Yakası'ndan miras ve tenkis dosyalarında hukuki danışmanlık sunmaktadır. Dosyanızı iletişim sayfası üzerinden iletebilirsiniz.
Önce net tereke bulunur: ölüm tarihindeki malvarlığına tenkise ve denkleştirmeye tabi kazandırmalar eklenir, borçlar ve giderler düşülür. Sonra her mirasçının yasal payına TMK m.506'daki oran uygulanarak saklı pay saptanır. Mirasçıya kalan değer saklı payın altındaysa aradaki fark tenkis edilir.
Altsoy için yasal payın yarısı, ana ve baba için her biri adına yasal payın dörtte biridir. Eş, altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçıysa yasal payının tamamı, diğer hâllerde dörtte üçü oranında saklı paya sahiptir. Kardeşlerin saklı payı yoktur.
Saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinden, diğer tasarruflarda mirasın açılmasından itibaren on yıl içinde açılmalıdır (TMK m.571). Bu süreler hak düşürücüdür.
Tasarrufun tümünün değeri ile fazla teberru arasında kurulan orandır. Tasarruf konusu malın paylaşımı bu orana göre yapılır ve oran her davalıya yapılan tasarruf tutarına ayrı ayrı uygulanır.
Her bağış tenkise tabi değildir. Yalnızca TMK m.565'te sayılan kazandırmalar tenkis edilebilir. Ölümden önceki bir yıl içinde yapılan bağışlamalar (âdet üzere verilen hediyeler hariç) ve saklı pay kurallarını etkisiz kılma amacıyla yapılan kazandırmalar bunlar arasındadır.
Görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. Mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesi kesin yetkilidir (HMK m.11).
7. Hukuk Dairesi 2025/800 E. , 2025/1375 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/80 E., 2024/149 K.
DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ...
DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ...
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili ile davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; muris babaları ...’in 629 parsel sayılı taşınmazını ölünceye kadar bakma akdi ile davalı oğlu ...’e temlik ettiğini, ayrıca kadastro çalışmaları sırasında murise ait 134 ada 66 ve 138 ada 382 parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına, 134 ada 55 parsel sayılı taşınmazın da davalılar ...ve ... adlarına tespit ve tescil edildiğini, tüm işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tecilini, mümkün olmazsa tenkisini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mirasbırakanın taşınmazlarını çocukları arasında paylaştırdığını, davalı ...’in ölünceye kadar bakım akdinin yükümlülüklerini yerine getirdiğini, temlikin muvazaalı olmadığını, tenkis davasının da hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI:
Mahkemenin 04.06.2013 tarihli ve 2012/395 Esas, 2013/381 Karar sayılı kararıyla; 629 parsel sayılı taşınmaz bakımından davanın kabulüne, diğer taşınmazlar yönünden muvazaa iddiasının kanıtlanamadığı, tenkis isteğinin de mal kaçırma kastının kanıtlanamadığı ve zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçeleri ile reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin 04.06.2013 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
2.Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 20.01.2014 tarihli, 2013/15506 Esas, 2014/606 Karar sayılı ilâmında; murisin davalı ... lehine ölünceye kadar bakma akti yaptıktan sekiz yıl sonra öldüğü, murisin bakım borçlusunun edimini yerine getirmediği iddiası ile bir dava açmadığı gerekçeleriyle 629 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine, diğer taşınmazlar yönünden ise tapu iptali ve tescil isteğinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı, ancak davanın süresinde açıldığı gözetilerek 55-66-382 sayılı parseller bakımından tenkis isteğinin incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hüküm bozulmuştur.
B.Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, 02.04.2019 tarihli 2014/541 Esas 2019/98 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 629 parsel sayılı taşınmaz yönünden muvazaa iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu 55, 66 ve 382 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tapu iptal-tescil isteği bakımından verilen red kararı kesinleştiğinden bu parseller hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, murisin saklı payı zedeleme kastının bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu 55, 66 ve 382 No.lu parseller yönünden tenkis isteğinin de reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin 02.04.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 19.102020 tarihli 2019/4358 Esas, 2020/5197 Karar sayılı ilâmında; 629 parsel sayılı taşınmaz bakımından yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, diğer taşınmazlar yönünden muris tarafından davacı kızı Asiye’ye yapılan herhangi bir temlikin bulunmadığı, yalnızca erkek çocukları lehine tasarruflarda bulunduğu, tanık olarak dinlenen mirasçı kız kardeşler ... ve ... ile diğer davalı tanıklarının beyanlarından, mirasbırakanın kız çocuklarına “erkek kardeşlerinizden hakkınızı alın” dediği olguları birlikte değerlendirildiğinde murisin saklı payı zedeleme kastı ile hareket ettiği gerekçesiyle tenkis isteği hakkında araştırma ve inceleme yapılması gerektiği belirtilerek hüküm, bozulmuştur.
D.Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; tapu iptali ve tescil talebinin reddine, terditli olarak açılan tenkis talebinin davacılar Kemal ve Asiye lehine kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili; kararın hatalı olduğunu, yargılama aşamasında tüm giderlerin davacı ... tarafından karşılandığını ancak verilen karardaki miktarın giderlere göre çok düşük kaldığını, tapu iptal tescil taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarındaki itirazlarının dikkate alınmadığını, davalı tarafın yargılamayı uzatma çabası içerisinde olduğunu, uygulanan faizin banka mevduatlarına uygulanan en yüksek faiz olması gerektiğini ve tüm davalılar aleyhine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar vekili; bozma ilâmında Asiye yönünden tenkis incelemesi yapılması gerektiği belirtildiği hâlde Kemal yönünden de inceleme yapılıp tenkis alacağına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, murisin yaptığı devirlerin tasarruf nisabını aşmadığını, tenkis koşullarının oluşmadığını, kabul edilen tenkise göre hükmedilen vekâlet ücretinin fazla olduğunu, 629 parsel yönünden red kararı verildiği hâlde davalıalr lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
1.Bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla tenkis yönünden yapılan inceleme sonucunda;
a. Tenkis davası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 560-562. maddelerinde düzenlenen, mirasbırakanın saklı payları zedeleyen gerek ölüme bağlı ve gerekse sağlararası kazandırmalarının kural olarak saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar tarafından mirasbırakanın tasarruf edebileceği sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu davalardandır. Bu yönüyle bakıldığında tenkis davası miras hukukuna özgü bir iptal davası olarak kabul edilmelidir. (G.Antalya, Miras Hukuku, İstanbul, 2003, s.305). Tenkis açıkladığımız sebeplerle saklı payın yaptırımıdır (H.Hatemi, Miras Hukuku, İstanbul, 2004, s.23).
b. Tenkis, saklı pay tamamlanıncaya kadar, önce ölüme bağlı tasarruflardan, bu yetmezse en yeni tarihlisinden en eskisine doğru geriye gidilmek üzere sağlararası kazandırmalardan yapılır (TMK.md.570).
c. Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi için, kazandırma konusu tereke ile kazandırma dışı terekenin tümü ile bilinmesi gerekir. Bunun için tereke ile ilgili bütün kayıt ve belgeler dosyaya getirtilmelidir. Murisin temlik dışı taşınmazların tapu kayıtları ve diğer belgeleri mahkemece re'sen tespit edilir (Yargıtay 2.HD.23.06.2005, 8487-9834).
d. Mirasbırakanın saklı payı zedeleyip zedelemediği "net tereke" üzerinden hesaplanır. Net tereke ise, terekenin aktifinden terekenin pasifin indirilmesi ile bulunur. Terekenin aktifi; mirasbırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu malvarlığı ile denkleştirmeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Terekenin aktifini, temlik edilenler ile temlik dışı bırakılana mal varlığı değerleri oluşturmaktadır. Temlik edilen ve temlik dışı olan taşınmazların değeri mirasbırakanın ölüm tarihindeki bedelleri esas alınarak hesaplanır. Saklı paya elatmanın doğru olarak belirlenmesi için temlik konusu olmayan, mirasbırakana ait her türlü mal varlığı değerinin saptanması gerekir. Bunun için taşınmazın bulunduğu yerde keşif yapılma zorunludur (Yargıtay, 2.HD,15.11.2001, 14464-15834).
e. Terekenin pasifini 4721 sayılı Kanun'un 507/2.maddesinde açıklandığı gibi, mirasbırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve yazım giderleri, mirasbırakan ile birlikte yaşayan ve onun tarafından bakılan kimselerin üç aylık geçim giderleri oluşturmaktadır. Terekenin pasifleri hesaptan indirilir.
f. Net tereke bu şekilde tespit edildikten sonra davacıların net tereke üzerinden miras payı bulunur ve daha sonra saklı payları belirlenir. Ölüme bağlı tasarruflar (vasiyetnameler) mutlak tenkisine tabi tasarruflardır.
g. Bu durumda davanın 4721 sayılı Kanun'un 565. maddesi gereğince tenkis hükümlerine göre incelenmesi gerekir. Tenkisde, tasarrufa konu malın paylaşımı yönünden araştırma yapmak için sabit tenkis oran belirlenmelidir.
h. Sabit tenkis oranı, 11.11.1994 gün ve 4/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile "tasarrufun tümünün değeri ile davalılara yapılan fazla teberru arasında kurulan orandır". Sabit tenkis oranı ile el atılan saklı payın, tasarrufun değerine oranı ile bunun her davalıya yapılan tasarruf tutarları yönünden ayrı ayrı belirlenmesi gerekir.
2. Somut olaya gelince; hükme esas alınan bilirkişi raporunda terekenin aktif kısmında yer alan taşınmazlardan 134 ada 57 parsel ile 134 ada 61 parsel sayılı taşınmazlarda murisin 1/2 hissesi olduğu hâlde taşınmazların tamamının değeri esas alınarak hesaplama yapıldığı görülmekle hatalı bilirkişi raporun hükme esas alınarak tenkis alacağının belirlenmiş olması doğru görülmemiştir.
3. Öte yandan muris tarafından sağlararası kazandırma ile davalılara hibe edilen taşınmazlarla aynı tarih ve kadastro tespiti işlemi ile davacılardan ...'e de 1246 ada 4 parselin hibe edildiği görülmektedir. Davacı ...'in terekeden alacağı miras payına, iş bu taşınmazın değerinin de eklenmesi suretiyle saklı payının ihlal edilip edilmediği değerlendirilmeli iken bu hususun gözetilmemesi isabetli değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2025 tarihinde miktar itibariyle karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
You have reached the end of the article. We hope you liked our article.
Please do not hesitate to contact us regarding this article or any other legal questions. We are waiting for your message.
© 2017- 2024
Maya Law Firm
All rights reserved.


