Ana Sayfa / Makalelerimiz

Yayınlar

Makalelerimiz

Hukuki konularda genel bilgilendirme amaçlı yazılar.

Mirasta Denkleştirme Nedir? Şartları, Hesaplama Yöntemi ve Dava Süreci

Mirasta Denkleştirme Nedir? Şartları, Hesaplama Yöntemi ve Dava Süreci

Bir mirasçıya sağlığında çeyiz, iş kurma sermayesi veya borç ödemesi gibi karşılıksız bir kazandırma yapılmışsa, diğer mirasçıların bu eşitsizliği gidermek için başvurabileceği hukuki yol mirasta denkleştirmedir. Bu rehberde denkleştirmenin şartlarını, hangi kazandırmaları kapsadığını, tenkis ve muris muvazaası ile farkını ve hesaplama yöntemini ele alıyoruz.

Mirasta Denkleştirme Nedir?

Kısa cevap: Denkleştirme, mirasbırakanın sağlığında bir mirasçısına miras payına mahsuben yaptığı karşılıksız kazandırmanın, mirasın paylaşılması sırasında terekeye iade edilmesidir.

Türk miras hukukunda genel kural, aynı zümredeki yasal mirasçıların birbirine eşit paylarla mirasçı olmasıdır. Ancak mirasbırakan sağlığındayken bir mirasçısına çeyiz, sermaye veya benzeri bir kazandırma yapmışsa, bu eşitlik fiilen bozulur. Denkleştirme kurumu, tam da bu eşitliği yeniden tesis etmeyi amaçlar.

Kazandırmayı alan mirasçı, aldığı değeri aynen ya da bulunamıyorsa karşılığını terekeye geri vermek veya kendi miras payından mahsup ettirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülük, mirasçılar arasında doğar; mirasbırakana karşı değil.

ℹ️ Bilgi Notu

Denkleştirme, mirasbırakanın ölümünden sonra kendiliğinden uygulanmaz. Mirasçılardan biri talep etmedikçe mahkeme bu konuyu re'sen değerlendirmez.

Denkleştirmenin Yasal Dayanağı: TMK m. 669 Ne Diyor?

Kısa cevap: Mirasta denkleştirme, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 669. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

TMK m. 669 hükmü şöyledir:

"Yasal mirasçılar, mirasbırakandan miras paylarına mahsuben elde ettikleri sağlararası karşılıksız kazandırmaları, denkleştirmeyi sağlamak için terekeye geri vermekle birbirlerine karşı yükümlüdürler. Mirasbırakanın çeyiz veya kuruluş sermayesi vermek ya da bir malvarlığını devretmek veya borçtan kurtarmak ve benzerleri gibi karşılık almaksızın altsoyuna yapmış olduğu kazandırmalar, aksi mirasbırakan tarafından açıkça belirtilmiş olmadıkça denkleştirmeye tabidir."

Bu hükümden iki önemli sonuç çıkar. Birincisi, altsoya (çocuklara, torunlara) yapılan çeyiz, kuruluş sermayesi, malvarlığı devri veya borçtan kurtarma niteliğindeki kazandırmalar, mirasbırakan aksini açıkça belirtmedikçe otomatik olarak denkleştirme kapsamındadır. İkincisi, altsoy dışındaki yasal mirasçılara (örneğin eşe veya üst soyya) yapılan kazandırmaların denkleştirmeye tabi olması ise mirasbırakanın bu yönde bir iradesinin bulunmasına bağlıdır.

Hangi Kazandırmalar Denkleştirmeye Tabidir?

Kısa cevap: Çeyiz, iş kurma sermayesi, karşılıksız malvarlığı devri ve borçtan kurtarma niteliğindeki kazandırmalar, kanuni karine gereği denkleştirmeye tabidir.

Uygulamada en sık karşılaşılan denkleştirmeye tabi kazandırma türleri şunlardır:

  • Çeyiz: Evlilik vesilesiyle yapılan nakit veya ayni kazandırmalar.
  • Kuruluş sermayesi: Bir işe veya şirkete başlaması için mirasçıya verilen sermaye.
  • Malvarlığı devri: Taşınmaz, taşınır veya şirket payı gibi bir değerin bedelsiz olarak devredilmesi.
  • Borçtan kurtarma: Mirasçının bir borcunun mirasbırakan tarafından karşılıksız olarak üstlenilmesi veya ödenmesi.

Bir kazandırmanın denkleştirmeye tabi sayılabilmesi için; kazandırmanın sağlararası yapılmış olması, karşılıksız olması ve mirasçının miras payına mahsuben yapılmış olması gerekir. Bu üç şarttan biri eksikse, kazandırma denkleştirme kapsamı dışında kalabilir.

Denkleştirmeden Muaf Tutulan Kazandırmalar Nelerdir?

Kısa cevap: Olağan ölçüdeki hediyeler, olağan eğitim-öğretim giderleri ve mirasbırakanın açıkça denkleştirme dışı bıraktığı kazandırmalar muaftır.

  • Örf ve adet gereği verilen, aile ekonomik durumuyla orantılı olağan hediyeler.
  • Mirasçının eğitim ve öğretimi için yapılan, olağan ölçüyü aşmayan harcamalar.
  • Mirasbırakanın, kazandırmayı açıkça miras payından mahsup edilmeyeceğini belirttiği durumlar.

⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus

"Olağan" hediye veya harcama sınırı somut olayın koşullarına göre değişir; kazandırmanın büyüklüğü ile mirasbırakanın ekonomik durumu birlikte değerlendirilir. Bu sınırın nerede çizileceği çoğu zaman davanın kaderini belirler.

Denkleştirmeyi Kimler, Kimlere Karşı Talep Edebilir?

Kısa cevap: Denkleştirme, yasal mirasçıların birbirlerine karşı ileri sürebileceği bir talep türüdür; yasal mirasçı olmayan üçüncü kişilere karşı istenemez.

Talep hakkı, kazandırmadan pay kaybına uğrayan diğer yasal mirasçılara aittir. Yükümlülük ise kazandırmayı fiilen almış olan mirasçıya düşer. Miras ortaklığı devam ettiği sürece — yani tereke henüz paylaşılmadığı sürece — denkleştirme her zaman istenebilir; miras paylaşım davası içinde veya bağımsız bir dava olarak ileri sürülebilir.

Denkleştirme ile Tenkis Davası Arasındaki Fark Nedir?

Kısa cevap: Denkleştirme yasal miras payını, tenkis ise saklı payı korur; bu nedenle iki davanın tarafları ve dayanağı farklıdır.

Mirasta Denkleştirme Yasal miras payına ilişkindir (TMK m. 669 vd.). Talep hakkı tüm yasal mirasçılara aittir, saklı paylı olma şartı aranmaz.
Tenkis Davası Saklı payın ihlaline ilişkindir (TMK m. 560, 565). Yalnızca saklı paylı mirasçılar (altsoy, eş, anne-baba) açabilir.

Uygulamada davacı taraf, ıslah yapmadıkça veya terditli (kademeli) dava açmadıkça, açtığı denkleştirme davası kendiliğinden tenkis davasına dönüşmez. Bu nedenle dava dilekçesinin doğru hukuki sebeple, gerekirse terditli olarak kurgulanması büyük önem taşır.

Denkleştirme ile Muris Muvazaası Aynı Şey Midir?

Kısa cevap: Hayır. Denkleştirmede kazandırma geçerlidir ve sadece mahsuba tabidir; muris muvazaasında ise işlem baştan itibaren geçersizdir.

Bu iki müessese, uygulamada en sık karıştırılan miras hukuku kavramlarındandır. Aradaki fark yalnızca teorik değildir; davanın hangi hükümler çerçevesinde incelenmesi gerektiğini ve mahkemenin araştırma yöntemini doğrudan belirler. Hatalı nitelendirme, kararın bozulmasına yol açabilecek nitelikte bir usul hatasıdır.

Mirasta Denkleştirme Kazandırma geçerlidir. İddia, kazandırmanın miras payına mahsuben yapıldığıdır. Sonuç: değerin terekeye iadesi veya miras payından mahsubu.
Muris Muvazaası Kazandırma geçersizdir. İddia, görünürdeki işlemin (ör. satış) gerçek iradeyi yansıtmadığı ve altında gizli bir bağışın bulunduğudur. Sonuç: tapu iptali ve tescil.

⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus

Dava dilekçesinde hangi hukuki sebebe dayanıldığı açıkça ortaya konmalıdır. İddianın esasen "miras payına mahsuben yapılan kazandırmanın iadesi" olduğu bir uyuşmazlığın muris muvazaası hükümleriyle (veya tersi şekilde) değerlendirilmesi, kararın üst mahkemece bozulması sonucunu doğurabilir.

Denkleştirme Bedeli Nasıl Hesaplanır?

Kısa cevap: Denkleştirme, kazandırmanın verildiği tarihteki değil, denkleştirme/paylaşma anındaki güncel değeri üzerinden yapılır.

Denkleştirmede sebepsiz zenginleşme hükümleri kıyasen uygulanır. Kazandırma aynen mevcutsa aynen iade edilir; mevcut değilse güncel değeri hesaplanarak terekeye eklenir veya kazandırmayı alan mirasçının payından mahsup edilir.

Basitleştirilmiş örnek (varsayımsal): Mirasbırakanın A, B ve C adında üç yasal mirasçısı bulunsun. Mirasbırakan sağlığında A'ya iş kurması için 1.000.000 TL karşılıksız sermaye vermiş, B ve C'ye herhangi bir kazandırma yapmamış olsun. Vefat anında (kazandırma hariç) tereke 2.000.000 TL değerindeyse:

  • A'nın aldığı 1.000.000 TL güncel değeriyle hesaba dahil edilir ve "sanal tereke" 3.000.000 TL kabul edilir.
  • Her mirasçının payı 1.000.000 TL olur.
  • A, daha önce payını almış sayıldığından mevcut teoreke üzerinden ayrıca pay alamaz; B ve C, 2.000.000 TL'lik mevcut terekeyi kendi aralarında paylaşır.

Gerçek hayatta hesaplama, kazandırmanın türüne (nakit, taşınmaz, şirket payı vb.) göre değişir ve genellikle bilirkişi incelemesiyle netleştirilir.

Mirasta Denkleştirme Davası Nasıl Açılır? Görevli Mahkeme Neresidir?

Kısa cevap: Denkleştirme davalarında görevli mahkeme, miras hukuku ilkelerine göre Asliye Hukuk Mahkemesi'dir; kazandırmanın konusu bir ticari değer (ör. şirket payı) olsa dahi hukuki nitelendirme miras hukuku esas alınarak yapılmalıdır.

1
Kazandırmanın ve delillerin tespiti: Banka kayıtları, tapu kayıtları, tanık beyanları ve varsa yazışmalar toplanır.
2
Doğru hukuki sebebin belirlenmesi: Talebin denkleştirme mi, tenkis mi, yoksa muris muvazaası mı olduğu net biçimde ortaya konur.
3
Dava dilekçesinin hazırlanması: TMK m. 669 vd. dayanak gösterilerek, gerekirse terditli taleplerle dilekçe kurgulanır.
4
Yargılama ve bilirkişi incelemesi: Kazandırmanın niteliği ve güncel değeri, gerektiğinde bilirkişi raporuyla belirlenir.
5
Karar ve kanun yolları: Karara karşı istinaf ve gerekirse temyiz yolu açıktır.

Mirasta Denkleştirmede Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır?

Kısa cevap: Miras paylaşılmadığı sürece denkleştirme talebi zamanaşımına uğramaz; paylaşma yapılmışsa taksim tarihinden itibaren 10 yıllık genel zamanaşımı işlemeye başlar.

Yerleşik içtihada göre denkleştirme davası, miras ortaklığı (elbirliği mülkiyeti) devam ettiği sürece, yani tereke paylaşılana kadar, herhangi bir süreye tabi olmaksızın her zaman açılabilir. Buna karşılık, taksim tamamlanmışsa, taksim tarihinden itibaren işlemeye başlayan 10 yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanır.

⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus

Denkleştirme talebinin tenkis talebine dönüştürülüp dönüştürülmediği ve hangi tarihin taksim tarihi sayılacağı, somut olaya göre değişir. Süre hesabında hataya düşmemek için bu noktanın dava öncesinde bir avukatla birlikte netleştirilmesi önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Mirasta denkleştirme davası kime karşı açılır?

Dava, mirasbırakandan karşılıksız kazandırma almış olan yasal mirasçıya (veya mirasçılara) karşı, diğer yasal mirasçılar tarafından açılır. Yasal mirasçı sıfatı taşımayan üçüncü kişilere karşı denkleştirme talep edilemez.

Mirasta denkleştirme ile tenkis davası aynı anda açılabilir mi?

Evet, uygulamada sıklıkla terditli (kademeli) olarak açılır: önce denkleştirme talep edilir, bu talep kabul görmezse ikinci sırada tenkis talep edilir. Ancak ıslah veya terditli talep olmadıkça bir dava kendiliğinden diğerine dönüşmez.

Denkleştirmeye tabi kazandırmayı ispatlamak zor mudur?

Kazandırmanın varlığı ve miras payına mahsuben yapıldığı, davacı tarafça ispatlanmalıdır. Banka dekontları, tapu kayıtları, tanık beyanları ve mirasbırakanın yazışmaları bu ispatta sıkça başvurulan delillerdir.

Mirasta denkleştirme davası avukatsız açılabilir mi?

Hukuken mümkündür; ancak doğru hukuki sebebin seçilmesi, zamanaşımı hesabı ve delillerin doğru sunulması teknik bilgi gerektirdiğinden, sürecin bir avukat eşliğinde yürütülmesi hak kaybını önlemek açısından önemlidir.

Emsal Yargıtay Kararı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 10.02.2026 T. 2025/2759 E. 2026/700 K.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.02.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile diğer taraftan davalı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların mirasbırakanın dava konusu .... A.Ş.'deki 159.724 payı temsil eden 37 adet pay senedini muvazaalı bir işlemle satış gibi göstererek davalı kızına herhangi bir bedel almaksızın bağışladığını ileri sürerek söz konusu 37 adet pay senedinin denkleştirme çerçevesinde miras bırakanın terekesine iade edilmesine; şayet bu talepleri yerinde görülmeyerek mirasbırakanın dava konusu ... A.Ş.'deki 159.724 payı temsil eden 37 adet pay senedini itibari değerleri karşılığında karma bağışlama sözleşmesi ile davalı kızına devrettiği kabul edilecek olursa, pay devir sözleşmesi çerçevesinde ödendiği iddia edilen toplam devir bedelinin kaç tane payın gerçek değerine denk geldiği hesaplanarak, devredilen 37 adet paydan, bulunan bu pay sayısı düşülerek geri kalan payların denkleştirme çerçevesinde miras bırakanın terekesine iade edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu pay senetlerinin bedellerinin karşılığını tamamen nakit olarak mirasbırakana ödediğini, ayrıca mirasbırakanın pay senetlerini miras payına mahsup edilmesi kaydı ile devir etmediğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 11.02.2014 tarihli ve 2013/81 Esas, 2014/27 Karar sayılı kararıyla; tarafların mirasbırakanı......... A.Ş. deki hisselerini 15.03.2009 tarihli dava konusu pay satış sözleşmesiyle davalıya sattığını ve 07.09.2009 tarihinde öldüğünü, dosya kapsamında mirasbırakanın ihtarnamesi ve mektubuna göre muris muvazasına ilişkin nitelikli muvazaa şartlarının oluştuğu, mirasbırakanın davacıya şirket hissesi bırakmamak kastıyla bağışlama sözleşmesini satış sözleşmesinde gizlediği, 15.03.2009 tarihli Pay Senedi Devir ve Satış Sözleşmesinin muris muvazası nedeniyle geçersiz olduğu, yapılan hisse devrine ilişkin iade talebi TMK'nın 669. maddesi kapsamında denkleştirmeye tabi olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıya devredilen hisselerden davacıya düşecek olan 1/2 hissesine tekabül eden kısmının iadesine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin 11.02.2014 tarihli ve 2013/81 Esas, 2014/27 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 26.11.2020 tarih ve 2016/18552 Esas, 2020/6288 Karar sayılı ilamında; dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden, davada 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 669. ve devamı maddelerinde düzenlenen "mirasta denkleştirme" hukuksal nedenine dayanıldığı, davanın "mirasta denkleştirme" niteliğinde bulunduğu gözetilerek yargılama yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği, muris muvazaası çerçevesinde değerlendirme yapılarak hüküm kurulması isabetsiz bulunduğu gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında dosya kapsamında davalı ile mirasbırakan arasında düzenlenen 05.03.2009 tarihli "Pay Senedi Devir ve Satış Sözleşmesi" gereğince dava konusu payların itibari değeri üzerinden satıldığı ve parasının ödenmesi nedeniyle terekeye iadesi gereken karşılıksız bir kazandırmanın bulunmadığı, diğer yandan mirasbırakanın mektupları ve tanık beyanlarına göre satış işleminin davalının miras hakkına mahsuben yapılmadığı, dolayısıyla mirasta iadenin şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; davanın ticaret hukukunu değil miras hukukuna ilişkin olması nedeniyle ticaret mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile karar verildiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, gerekçenin yetersiz olduğunu, dosya kapsamında dava konusu hisselerin karşılığının mirasbırakana ödendiğinin ispat edilemediğini, dosyadaki delillere göre dava konusu pay devrinin gerçek bir satış olmadığının ispatlandığını, mirasbırakanın ölmeden önce kanser hastalığıyla mücadele ettiğini ve yalnızca davalıyla görüşmesi nedeniyle iradesinin yanıltılmış olabileceğini, devir tarihi itibariyle davalının dava konusu payları satın alabilecek bir maddi gücünün bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere hisse bedellerinin ödendiği varsayılsa dahi karma bağışlamanın gündeme geleceğini ve ödenmeyen kısmın yine denkleştirmeye tabi olacağını, sözleşmenin altında gizlenen amacın bağış olduğunun açık olduğunu, mirasbırakan tarafından kazandırmanın miras payına mahsuben yapılmadığının açık şekilde belirtilmemesi nedeniyle de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 669. maddesi gereğince dava konusu hisselerin iadesinin gerektiğini, Mahkemece fotokopi belge üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, hisselerin kıymeti karşısında Mahkeme kararının hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının müvekkili lehine bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, şirket payının terekeye iadesi istemine ilişkindir.

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 40.000,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

10.02.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?

Mirasta denkleştirme, doğru hukuki sebep ve doğru delillerle ileri sürüldüğünde mirasçılar arasındaki eşitsizliği giderebilen güçlü bir hukuki araçtır. Ancak yanlış nitelendirme, eksik ispat veya süre hesabındaki bir hata, hak kaybına yol açabilir. Kardeşinize veya bir mirasçıya yapılmış bir kazandırma nedeniyle mağdur olduğunuzu düşünüyorsanız, adımları atmadan önce durumunuzu Maya Avukatlık Bürosu ile değerlendirebilirsiniz.

"Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa veya avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz. Her somut olay kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Lütfen hukuki adımlar atmadan önce uzman bir avukata danışınız."

Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.

Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.

 

Maksimum dosya boyutu (Mb): 2