Ana Sayfa / Emsal Kararlar
Yayınlar
Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.
Home / Precedent Decisions
Publications
Articles on court decisions, for general information.

Vasiyetnameyle mirasçılıktan çıkarıldığını öğrenen kişinin aklındaki ilk soru nettir: çıkarma işlemi iptal edilirse mirastan tam yasal pay mı alınır, yoksa yalnızca saklı pay mı? Çoğu somut olayda cevap ikincisidir. Çıkarma sebebi ispatlanamasa bile mirasbırakanın iradesi tümüyle yok sayılmaz. Tasarruf, saklı payı aşmayan kısım için geçerli kalır (TMK m. 512).
Bu yazıda saklı pay ile tam pay arasındaki fark, çıkarma işleminin hangi hâllerde ne sonuç doğurduğu, ispat yükünün kimde olduğu ve dava süreci ele alınmaktadır. Kurumun genel çerçevesi için mirasçılıktan çıkarma (mirastan ıskat) rehberine de bakılabilir.
📌 İçindekiler
Kısa cevap: Çıkarma sebebi ispat edilemezse veya vasiyetnamede belirtilmemişse tasarruf tümüyle iptal edilmez. Tasarruf, mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir. Çıkarılan mirasçı yasal payının tamamını değil, saklı payını alır.
Mirasbırakan, saklı pay sahibi mirasçısını ancak kanunda sayılan sebeplerle ve bu sebebi vasiyetnamede açıkça yazarak mirasçılıktan çıkarabilir (TMK m. 510-512). Sebep ispatlanamazsa çıkarma amacına ulaşmaz. Ancak sonuç, her şeyin eski hâline dönmesi şeklinde değildir.
Kanun iki değeri dengeler: mirasbırakanın tasarruf özgürlüğü ve saklı pay sahibinin asgari hakkı. Çıkarma geçersiz çıksa bile mirasbırakan, saklı payın ötesinde kalan serbest kısım üzerinde zaten dilediği gibi tasarruf edebilirdi. Bu nedenle mahkeme, tasarrufu yalnızca mirasçının saklı payını ihlal eden ölçüde ortadan kaldırır.
ℹ️ Temel Mantık
Çıkarma sebebi ispatlanamadı → çıkarma amacına ulaşmaz → mirasçı saklı payına kavuşur → saklı payı aşan kısım için vasiyet geçerli kalır.
Yargıtay uygulamasında bu nedenle çıkarma işleminin “tümden iptaline” karar verilmesi yerine, tasarrufun saklı pay dışında yerine getirilmesine hükmedilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Tümden iptal hükmü kurulması, bozma veya düzelterek onama sebebi sayılmaktadır.
Kısa cevap: Saklı pay, mirasbırakanın vasiyetle dokunamadığı asgari miras hakkıdır. Altsoy için yasal miras payının yarısı, ana ve baba için yasal miras payının dörtte biridir.
Yasal miras payı ile saklı pay aynı şey değildir. Yasal pay, vasiyet yokken kanunun mirasçıya verdiği paydır. Saklı pay ise bu payın kanunla korunan bölümüdür (TMK m. 505 vd.).
📊 Sadeleştirilmiş Örnek
Mirasbırakanın iki çocuğu vardır ve eşi sağ değildir. Vasiyetle tüm malvarlığı bir çocuğa bırakılmış, diğer çocuk mirasçılıktan çıkarılmıştır. Her çocuğun yasal payı 1/2'dir. Altsoyun saklı payı bunun yarısı olduğundan 1/4'tür. Çıkarma sebebi ispatlanamazsa çıkarılan çocuk mirasın 1/4'ünü isteyebilir, 1/2'sini değil. Sağ eş, başka mirasçılar veya sağlararası bağışlar varsa hesap değişir.
Kısa cevap: Tasarruf nisabı, saklı paylar ayrıldıktan sonra kalan serbest kısımdır. Mirasbırakan bu kısım üzerinde dilediği gibi tasarruf edebilir; vasiyet bu ölçüde geçerli kalır.
Mirasın tamamı iki bölüme ayrılır: saklı paylar ve tasarruf nisabı. Mirasbırakanın son arzusu, tasarruf nisabı içinde kaldığı sürece hukuken korunur. Çıkarma sebebi ispatlanamadığında bile iradenin tümüyle bertaraf edilmemesinin dayanağı budur.
Yukarıdaki örnekte mirasın 1/4'ü çıkarılan çocuğun, 1/4'ü diğer çocuğun saklı payıdır. Kalan 1/2 tasarruf nisabıdır. Vasiyet bu 1/2 üzerinde geçerli olduğundan diğer çocuk mirasın 3/4'ünü alır. Saklı payı aşan tasarruflar, tenkis (azaltma) yoluyla saklı paya indirilir (TMK m. 560 vd.).
Kısa cevap: Çıkarılan mirasçı sebebin doğruluğuna itiraz ederse ispat yükü çıkarmadan yararlananlara geçer. Sebep ispatlanamazsa saklı pay dışında kalan kısım için tasarruf yerine getirilir.
Kanun, çıkarma sebeplerini sınırlı sayıda belirlemiştir (TMK m. 510). Mirasbırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlenmesi ile aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemesi bu sebepler arasındadır. Hakaret, küfür ve hastalık hâlinde ilgilenmeme gibi iddiaların çıkarma sebebi sayılıp sayılmayacağı ayrı bir emsal karar incelemesinde ele alınmıştır.
Geçerli bir çıkarma için üç şart birlikte aranır:
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
Çıkarma sebebini çıkarılan mirasçının çürütmesi gerekmez; ancak sebebin doğruluğuna itiraz edilmesi gerekir. Tanık beyanları, sağlık kayıtları ve mahkeme ilamları çoğu zaman ispat faaliyetinin merkezindedir.
Kısa cevap: İptal ve tenkis davaları hak düşürücü sürelere tabidir. Genel kural, öğrenmeden itibaren 1 yıl ve her hâlde belirli üst sürelerdir. Süre kaçırılırsa hak kaybı doğabilir.
⚠️ Süreler
İptal davası (TMK m. 559): iptal sebebini ve hakkı öğrenmeden itibaren 1 yıl; her hâlde vasiyetnamenin açılmasından itibaren iyiniyetli davalılara karşı 10 yıl, kötüniyetli davalılara karşı 20 yıl.
Tenkis davası (TMK m. 571): saklı payın zedelendiğini öğrenmeden itibaren 1 yıl; her hâlde 10 yıl.
Hangi dava türünün açılacağı somut olaya göre belirlenir. İptal ve tenkis talepleri terditli olarak birlikte ileri sürülebilir. Uygulamada güvenli yol, süreyi en kısa süreye göre hesaplamaktır. Davalar, çıkarmadan yararlanan mirasçılara yöneltilir; hasımsız görülemez. Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.
Kısa cevap: Evet. Ehliyetsizlik veya irade sakatlığı ispatlanırsa vasiyetin kendisi iptal edilebilir. Bu iddialar reddedilse bile çıkarma sebebinin ispatlanamaması saklı payı korur.
Vasiyetnamenin iptali, TMK m. 557'de sayılan sebeplere dayanır: ehliyetsizlik, irade sakatlığı (hata, hile, korkutma, zorlama), hukuka veya ahlaka aykırılık ve şekil eksikliği. Ehliyet iddiası çoğunlukla Adli Tıp raporuyla, irade sakatlığı ise somut delillerle ispatlanır.
Bu nedenle dava dilekçesinde iddialar çoğu zaman asıl ve terditli talepler hâlinde kurgulanır. Böylece bir iddia reddedilse bile saklı pay hakkı korunmuş olur.
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Mirasçılıktan çıkarıldığınızı düşünüyorsanız vasiyetnamenin örneğini, mirasbırakanın ölüm tarihini ve vasiyetnameyi öğrenme tarihinizi hazır edin. Hak düşürücü süreler işlediği için gecikmeden hareket etmek önemlidir. Dosyanızı iletişim sayfası üzerinden Maya Avukatlık Bürosu'na iletebilir, hukuki danışmanlık talep edebilirsiniz.
Genel kural olarak hayır. Çıkarma sebebi ispatlanamazsa tasarruf saklı pay dışında yerine getirilir; çıkarılan mirasçı saklı payını alır. Çıkarmanın tümüyle geçersiz olduğu hâller (açık yanılma gibi) ayrıca değerlendirilir.
Hayır. Altsoy için saklı pay, yasal miras payının yarısıdır. Ana ve baba için bu oran dörtte birdir.
Çıkarılan mirasçı sebebin doğruluğuna itiraz ederse ispat yükü, çıkarmadan yararlanan mirasçılara veya vasiyet alacaklılarına aittir.
Sebep belirtilmemişse tasarruf mirasçının saklı payı dışında yerine getirilir. Mirasçı saklı payını isteyebilir.
İptal davasında öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde 10 yıl (kötüniyetli davalıya karşı 20 yıl); tenkis davasında öğrenmeden itibaren 1 yıl, her hâlde 10 yıldır. Süreler hak düşürücüdür; somut olayda süre hesabı bir avukatla yapılmalıdır.
Görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme, mirasbırakanın son yerleşim yeri mahkemesidir.
7. Hukuk Dairesi 2024/1742 E. , 2025/729 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/978 E., 2024/261 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/555 E., 2021/606 K.
Taraflar arasındaki ehliyetsizlik ve irade sakatlığı nedenleriyle vasiyetnamenin iptali ile mirasçılıktan çıkarmanın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, mirasçılıktan çıkarmanın iptaline karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili özetle; 22.12.2015'te ölen muris ...'ün 26.03.2002 tarihli Adana 7. Noterliğinin vasiyetnamesi ile müvekkilini mirasçılıktan çıkardığını, mirasçılıktan çıkarma sebeplerinin gerçek dışı olduğunu, ayrıca murisin hem ehliyetsiz olduğunu hem de vasiyetnamenin murisin iradesi sakatlanarak düzenlendiğini ileri sürerek vasiyetnamenin ve mirasçılıktan çıkarmanın iptalini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili özetle; vasiyetnamenin geçerli olduğunu, mirasbırakanın ehliyetli olduğunu, özgür iradesiyle davalıyı mirasçılıktan çıkardığını, davalının alkol problemi olduğunu, tasarruf yetisinin olmadığını, sürekli borçlandığını, borçlarının davalı ... tarafından ödendiğini, psikiyatrik sorunlarının olduğunu, muris tarafından savcılığa şikayet edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumu raporuyla mirasbırakanın ehliyetli olduğunun ispatlandığı, irade sakatlığının ise ispatlanamadığı, bu nedenlerle vasiyetnamenin iptali talebinin reddi gerektiği, ancak ispat yükünün mirasçılıktan çıkarmadan yararlanan davalılara düşmesine karşın davalıların mirasçılıktan çıkarma sebeplerini ispatlayamadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne, vasiyetname şeklinde yapılan mirasçılıktan çıkarma işleminin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili, davacının alkol alışkanlığının olduğunu, tasarruf yetisinin bulunmadığını, borçlarının sürekli davalı ... tarafından ödendiğini, davacının alkolik olması nedeniyle Aile Hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerini önemli ölçüde ihmal ettiğini, muris tarafından savcılığa şikayet edildiğini, davacının mirasçılıktan çıkartılmasına dayanak olarak gösterilen sebeplerin gerçekleştiğini, mirasçılıktan çıkarmanın geçerli olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf başvurusundaki gerekçeleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ehliyetsizlik ve irade sakatlığı nedenleriyle vasiyetnamenin iptali ile mirasçılıktan çıkarmanın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190, 369, 370 ve 371. maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557, 510 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince mirasçılıktan çıkarma nedenlerinin gerçekleşmediği kabul edilmiştir. Bu durumda, çıkarma nedeni bulunmasa da mirasbırakanın tasarruf özgürlüğü sınırları içinde ortaya koyduğu iradesinin korunması, başka bir ifade ile ölenin son arzusuna tasarruf nisabı dahilinde kalan kısım için geçerlilik tanınması, bunun dışında kalan bölüm (saklı pay) ile sınırlı olarak tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken (TMK.md.512/2) tasarrufun tümünün iptaline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan "Muris ...'ün Adana 7. Noterliğinin 26.03.2002 tarihli ve 6173 yevmiye No.lu vasiyetname şeklinde yapılan mirasçılıktan çıkarma işleminin İPTALİNE," ibarelerinin çıkartılarak yerine “Muris ...'e ait Adana 7. Noterliğinin 26/03/2002 tarihli ve 6173 yevmiye sayılı vasiyetname ile yapılan mirasçılıktan çıkarma işlemine ilişkin ölüme bağlı tasarrufun mirasçının saklı payı dışında yerine getirilmesine” ibarelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
You have reached the end of the article. We hope you liked our article.
Please do not hesitate to contact us regarding this article or any other legal questions. We are waiting for your message.
© 2017- 2024
Maya Law Firm
All rights reserved.


