Ana Sayfa / Emsal Kararlar
Yayınlar
Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.
Home / Precedent Decisions
Publications
Articles on court decisions, for general information.
Kuveyt'te Çalışan İşçinin Ücret Alacağı Nasıl Hesaplanır? Aylık Maaşın 26 Güne Bölünmesi Kuralı
Kuveyt başta olmak üzere Körfez ülkelerindeki şantiyelerde çalışan Türk işçileri, çoğu zaman ücretlerinin, kıdem ve ihbar tazminatlarının doğru hesaplanıp hesaplanmadığını bilemiyor. Yargıtay'ın yakın tarihli bir kararı, aylık ücretli işçinin günlük ücretinin nasıl bulunacağı konusundaki tereddütleri netleştirdi. Bu hesaplama yöntemi, işçinin eline geçecek toplam alacak miktarını doğrudan etkiliyor.
İçindekiler
Kısa cevap: Taraflar aksini kararlaştırmadıkça, yabancı ülkede fiilen çalışılan işlerde ücret ve tazminat alacaklarının esasına o ülkenin (mutad işyeri) hukuku uygulanır; ancak bu, davanın Türkiye'de açılamayacağı anlamına gelmez.
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 27. maddesi, bireysel iş sözleşmelerinde hukuk seçimi yapılmamışsa işçinin işini mutaden yaptığı ülke hukukunun uygulanacağını öngörür. Kuveyt'teki bir şantiyede çalışan işçinin mutad işyeri Kuveyt olduğundan, ücret, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin esasına Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu (2010 tarih ve 6 sayılı Kanun) uygulanır.
İşçinin ve işverenin ikisinin de Türk vatandaşı olması, tek başına Türk hukukunun uygulanmasını gerektirmez; belirleyici olan işin fiilen nerede görüldüğüdür.
ℹ️ Uygulanacak Hukuk ile Yetkili Mahkeme Farklı Konulardır
Alacağın esasına yabancı hukuk uygulansa da, işvereniniz ile Türkiye'de kurulu bir şirket arasında organik bağ bulunması hâlinde dava Türkiye'deki iş mahkemelerinde açılabilir.
Aynı ilke, yalnızca Kuveyt için değil; Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Umman ve Bahreyn gibi Türk şirketlerinin yoğun faaliyet gösterdiği diğer Körfez ülkelerinde çalışan işçiler için de geçerlidir. Uygulanacak hukuk, işin fiilen yapıldığı ülkenin iş mevzuatıdır. Kuveyt'e özgü genel işçi haklarına ilişkin ayrıntılı bilgi için Kuveyt İş Hukuku Avukatı rehberimize göz atabilirsiniz.
Kısa cevap: Aylık ücretle çalışan işçinin günlük ücreti, ayın toplam gün sayısına (30) veya o ay fiilen çalışılan gün sayısına değil, Yargıtay içtihadına göre standart 26 güne bölünerek hesaplanır.
Bu ayrım küçük bir teknik detay gibi görünse de sonuçları büyüktür: günlük ücret rakamı, eksik ödenen ücretin, kıdem tazminatının ve ihbar tazminatının hesabında kullanılan taban rakamdır. Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu'nun 55. maddesi ücreti tanımlar, 56. maddesi ise aylık ücretli işçilerin ücretinin ayda en az bir kez ödeneceğini düzenler; ancak günlük ücrete hangi sayıya bölünerek ulaşılacağı 67. maddede yer alır.
Kısa cevap: Kanunun 67. maddesi, hafta tatilinin ücretli olmasının günlük ücret hesabını etkilemeyeceğini; hesabın, hafta tatili dışındaki fiili çalışma günü sayısına göre yapılacağını öngörür. Standart bir ayda bu sayı ortalama 26'dır.
Kuveyt İş Kanunu m.67/2 hükmü şöyledir: "Bu hakkın hesaplanması, aldığı maaşı ücretli tatil günü olmasına rağmen hafta tatili günleri dışındaki fiilî çalışma günlerinin sayısına bölünerek yapılacaktır." Standart 30 günlük bir ayda genellikle 4 Cuma günü hafta tatiline denk geldiğinden, fiili çalışma günü sayısı ortalama 26 olarak kabul edilir.
Bu, işçinin o ay somut olarak kaç gün fiilen çalıştığının tek tek sayılması anlamına gelmez; kanunun öngördüğü standart bir hesap yöntemidir. Yargıtay, işçinin gerçek çalışma günlerinin ancak imzalı bir puantaj kaydıyla ispatlanabileceğini, aksi hâlde bu standart yönteme dönülmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
Bilirkişi raporlarında sıklıkla aylık ücret 30'a bölünerek günlük ücret hesaplanmaktadır. Bu yöntem kanuna aykırıdır ve işçinin alacağının olduğundan düşük çıkmasına neden olur.
Kısa cevap: Hayır. İşveren tarafından sunulan ve işçinin imzasını taşımayan puantaj cetvelleri, işçi aleyhine değerlendirilerek hesaplamada esas alınamaz.
Bu kural, özellikle yurt dışı şantiyelerinde işverenin tek taraflı düzenlediği belgelerle işçinin çalışma günlerinin veya alacağının düşük gösterilmeye çalışıldığı davalarda önem kazanır. Mahkemede genellikle şu belgeler dikkate alınır:
Kısa cevap: Doğru günlük ücret üzerinden hesaplanan toplam hak edilen ücretten, işçiye fiilen yapılan ödemeler mahsup edilerek aradaki fark "eksik ödenen ücret alacağı" olarak talep edilir.
Uygulamada bu talepler genellikle kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı gibi kalemlerle birlikte kısmi alacak davası, fazla çalışma ve tatil ücretleri gibi miktarı ancak yargılama sırasında netleşebilecek kalemlerle birlikte de belirsiz alacak davası olarak açılır. Dava açmadan önce, Türkiye'deki iş mahkemelerinde işçilik alacağı uyuşmazlıklarında arabulucuya başvuru dava şartıdır (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3).
⚠️ Kritik Süre: Zamanaşımı
Kuveyt Özel Sektör İş Kanunu'nun 144. maddesine göre işçilik alacağı davalarında süre, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren 1 yıldır. Bu süre geçirildiğinde alacak talebi zamanaşımına uğrayabilir; bu nedenle vakit kaybetmeden hukuki destek almanız önemlidir.
Kısa cevap: Kıdem tazminatı (iş sonu ikramiyesi) ve ihbar tazminatı, günlük/aylık ücret üzerinden hesaplandığından, günlük ücretin yanlış tespiti bu tazminatların da eksik çıkmasına yol açar.
Kuveyt İş Kanunu'nun 51. maddesine göre aylık ücretle çalışan işçiler, ilk 5 yıllık hizmet için her yıl 15 günlük, sonraki yıllar için her yıl 1 aylık ücret tutarında iş sonu ikramiyesine (kıdem tazminatına karşılık gelen kurum) hak kazanır; toplam tutar bir buçuk yıllık ücreti geçemez. m.44 uyarınca ise aylık ücretli işçiler için bildirim (ihbar) süresi en az 3 aydır.
Bu nedenle günlük ücretin 26 yerine 30'a bölünmesi, yalnızca eksik ücret alacağını değil; kıdem ve ihbar tazminatının hesaplandığı taban tutarı da aşağı çeker.
Kısa cevap: Türkiye merkezli bir şirketin yurt dışındaki iştirakiyle arasında organik bağ bulunduğu hâllerde, işçi alacak davasını Türkiye'deki mahkemelerde ve Türk şirkete karşı da açabilir.
Uygulamada Türkiye'de faaliyet gösteren inşaat şirketleri, yurt dışındaki projelerini yürütmek amacıyla o ülkede ayrı bir şirket kurar ve işçilerini bu şirket üzerinden çalıştırır. Yargıtay içtihadına göre, iki şirket arasında organik bağ bulunması hâlinde Türkiye'deki ana şirket de işçilik alacaklarından sorumlu tutulabilir ve dava Türkiye'de görülebilir.
Bu ilke yalnızca Kuveyt'e özgü değildir; Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Umman ve Bahreyn'de Türk şirketlerine bağlı olarak çalışan işçiler için de aynı organik bağ ve mutad işyeri hukuku ilkeleri geçerlidir. Kuveyt'e özgü süreç ve haklar hakkında kapsamlı bilgi için rehber yazımıza başvurabilirsiniz.
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Kuveyt veya diğer Körfez ülkelerinde çalıştığınız dönemde ücretinizin eksik hesaplandığını düşünüyorsanız, önce iş sözleşmenizi ve elinizdeki ödeme kayıtlarını bir araya getirin. Kıdem, ihbar ve ücret alacaklarınızın doğru hesaplanması için Maya Avukatlık Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Evet. İşvereniniz ile Türkiye'de kurulu bir şirket arasında organik bağ bulunması hâlinde, işçilik alacağı davanızı Türk mahkemelerinde açabilirsiniz.
Aylık ücretinizin 26'ya bölünüp bölünmediğini kontrol edin. 30'a veya yalnızca o ay fiilen çalıştığınız günlere bölünerek hesaplanmışsa, hesaplama hatalı olabilir.
Kuveyt İş Kanunu'na göre 1 yıllık zamanaşımı süresi, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Evet. Türkiye'de işçilik alacağı davalarında arabulucuya başvuru, dava açılmadan önce zorunlu bir dava şartıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 17.02.2026 T. 2026/46 E. 2026/1400 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ... Havalimanı projesinde ... ustası olarak çalıştığını, ücretin aylık olduğu belirtilmesine rağmen fiilen çalışılmayan günlerin ücreti kesilmek sureti ile eksik ödeme yapıldığını, işyerinde fazla çalışma yaptığını, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışmaya devam ettiğini, taraflar arasındaki iş sözleşmesinde işçiye yıllık 30 günlük izin verileceği düzenlenmesine rağmen bu izinlerin kullandırılmadığını, müvekkilinin çalışmış olduğu projenin bitme aşamasına gelmesi üzerine davalı Şirketin işçi sayısını azaltmaya başladığını, sonrasında Covid-19 salgınıyla beraber işçilerin toplu şekilde işten çıkartıldığını ileri sürerek kısmi alacak davası olarak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, eksik ödenen ücret ve belirsiz alacak davası olarak fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ... dinarı (KWD) cinsinden faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı def'ini ileri sürmüş ve davacının ... İnşaat ... Şirketine bağlı olarak çalıştığını, müvekkili Şirket ile ... İnşaat ... Şirketi arasında herhangi bir organik bağın bulunmadığını, uyuşmazlığın ... kanunlarına göre ...'te çözülmesi gerektiğini, iş sözleşmesinin devamsızlık sebebiyle işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, müvekkiline ait şantiyede işin gerektirdiği durumlarda fazla çalışma yapılması hâlinde fazla çalışılan saatlere ilişkin ücretlerin bordrolara yansıtılarak zamlı şekilde işçilere ödendiğini, her işçiye mutlaka haftada bir gün izin kullandırıldığını, bu durumun puantaj cetvellerinde sabit olduğunu, davacının ücretinin eksiksiz ödendiğini ve yıllık ücretli izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine devam edilen yargılamada, dava konusu uyuşmazlığa yabancılık unsuru içermesi nedeniyle ... hukukunun uygulanması gerektiği, davalı Şirketin ...'teki işlerini yürütmek amacı ile ... İnşaat ... Şirketini kurduğu, işçilik alacaklarından davalı Şirketin sorumlu olduğu, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiği, davacı işçinin fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin iddiasının usulünce ispatlanmadığından söz konusu taleplerin reddi gerektiği, yapılan ödeme miktarları mahsup edildiğinde işçinin bakiye ücret alacağının varlığının da tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlık hakkında maddi hukuk yönünden ... hukukunun uygulanmasının isabetli olduğu, Dairenin kaldırma kararında vurgulandığı üzere dosyaya sunulan davacı işçi ile işveren arasında düzenlenen bireysel iş sözleşmesi ve diğer yazılı belgelerden davacının aylık ücretinin 473,00 KWD olarak düzenlendiği tespit edilmekle, davacı ücretinin aylık net 473,00 KWD olarak tespiti ve ücrete 26 gün üzerinden (fiilen çalışılan gün sayısına göre) değil, aylık ücretine göre hak kazandığı yönündeki hesaplamanın yerinde olduğu, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazandığının kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı öncesinde fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil çalışmalarının ispat edilemediği gerekçesiyle bu çalışmaların karşılığı ücret taleplerinin reddine karar verilmiş olup davacı tarafça bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmadığı nazara alındığında bu alacak taleplerine yönelik istinaf itirazının usuli kazanılmış hak ilkesi kapsamında yerinde bulunmadığı, dosyaya sunulan "..." başlıklı ücret ödeme makbuzunda belirtilen "..." adı altındaki ödemeye ilişkin tüm alacak kalemlerinin (yıllık izin de dâhil) bu belgede ayrıca gösterildiği ve dosya kapsamındaki banka kayıtları çerçevesinde davacıya ödendiği tespit edilmekle, davalı tarafın bu ödemenin yıllık ücretli izin alacağına mahsuben yapıldığına dair savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacı işçinin hesaplamaya esas aylık ücretinin hatalı tespit edildiğini, hesaplama yapılırken ücretin brütleştirilmemesinin de hatalı olduğunu,
b. Bakiye ücret alacağının eksik hesaplandığını,
c. Davalı tarafından düzenlenen imzasız "..." başlıklı belgeye göre müvekkilinin alacaklarından yapılan mahsup işlemlerinin hukuka aykırı olduğunu,
d. Davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Husumet itirazının dikkate alınması gerektiğini,
b. İş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle feshedildiğini, davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanamayacağını,
c. Davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; husumet, aylık ücretin miktarı, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı, hüküm altına alınan alacakların ispatı ile hesaplama yöntemine ve vekâlet ücretine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. ... İş Kanunu'nun 55. maddesine göre "Ücret, işçiye temel ücret olarak veya çalışması ve iş sözleşmesi veya işverenin yönergesinde belirtilen unsurların tamamı kapsamında ilave olarak ödenen veya ödenmesi gereken miktar demektir. 2000 tarihli ve 19 sayılı Kanun uyarınca kararlaştırılan sosyal yardımlar ve çocuk yardımları saklı kalmak kaydıyla yardımlar, ikramiyeler, bedeller, ödentiler, bağışlar veya nakdi ödemeler gibi periyodik olarak işçiye yapılan tüm ödemeler ücret hesabına girer. İşçinin ücreti net kazançtan pay miktarı olarak belirlenmiş ve işyeri hiç kazanç sağlayamamış veya gerçekten çok düşük kar etmişse, işçinin payının yaptığı iş ile orantısız olması hâlinde, işçi için emsal veya mesleki geleneklere göre ya da adaleti sağlayacak şekilde bir ücret belirlenir."
Sözü edilen Kanun'un 56. maddesine göre "Ücret aşağıdaki hususlar gözetilerek iş günlerinden birinde ve tedavüldeki para cinsinden ödenir: a- Aylık ücret alması belirlenen işçilere ücretleri, her ay en az bir kere ödenir. b- Diğer işçilerin ücretleri, en az iki haftada bir kez ödenir. Ücretin ödenmesi hak edildiği günden itibaren yedi günden fazla geciktirilemez."
... İş Kanunu'nun hafta tatilini düzenleyen 67. maddesi ise şöyledir: "İşçi, her 6 iş gününün sonunda aralıksız 24 saat olarak belirlenen ücretli hafta tatilini hak eder. İşle ilgili koşulların gerektirdiği zorunlu durumlarda işveren hafta tatilinde işçiyi çalıştırabilir. İşçiye asıl ücretine ilave olarak en az % 50 oranında fazla ücret ödenir ve tatil günü başka bir gün ile telafi edilir. Önceki fıkra hükmü işçinin günlük ücret ve izin hakkının hesaplanmasında ihlal edilemez. Bu hakkın hesaplanması, aldığı maaşı ücretli tatil günü olmasına rağmen hafta tatili günleri dışındaki fiilî çalışma günlerinin sayısına bölünerek yapılacaktır."
Yukarıda ilgili hükümlerine yer verilen ... İş Kanunu ile mülga 1964 tarihli ... İş Kanunu'ndan farklı olarak hafta tatilinin ücretli olduğu, hafta tatilinin ücretli olmasının işçinin günlük ücret belirlemesini etkilemeyeceği, günlük ücretin hafta tatili günleri dışındaki fiilî çalışma günlerinin sayısına bölünerek bulunacağı düzenlenmiştir.
Uyuşmazlıkların çözümünde, öncelikle işçilerin aylık sabit ücretle mi yoksa günlük ücretle mi çalıştıkları belirlenmelidir. ... İş Kanunu'na göre aylık ücretle çalışan işçilerin günlük ücretinin, aylık ücretin 26'ya bölünmesi suretiyle bulunması gerekir. Bu noktada işçinin fiilî çalışma günlerinin tespitinin ancak imzalı puantaj kaydı gibi bir belge ile mümkün olabileceği gözetilerek, imzasız olarak sunulan "..." başlıklı belgede bulunan çalışma günlerinin, işveren lehine değerlendirme yapılarak hesaplamada dikkate alınamayacağının göz önünde bulundurulması gerekir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacıya 30 gün karşılığı 473,00 KWD ücret ödendiği kabul edilmiş, buna göre davacının günlük net ücreti 473,00 KWD/30=15,77 KWD kabul edilerek sonuca gidilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve yukarıdaki mevzuat hükümleri ile örtüşmemektedir.
Davacının aylık ücretli çalıştığı dikkate alındığında hesaba esas günlük ücretin, 473,00 KWD olan aylık ücretin 26'ya bölünmek suretiyle tespit edilmesi gerekmektedir. Bu durumda, davacının yurda giriş çıkış kayıtlarına göre yurt dışında bulunduğu davalı işyerindeki çalışma süresi boyunca hak kazandığı (aylık ücreti olan 473,00 KWD üzerinden) ücret alacağı toplamından, davacıya aylık ücret için yapılan ödemeler mahsup edilerek eksik ödenen ücret alacağı belirlenmelidir.
Dosya kapsamı ve mevzuat göz önünde bulundurulmadan, yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3. Ücretin belirlenmesine dair yapılan bozma gerekçesi doğrultusunda, dava konusu diğer alacak kalemlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiği de gözden kaçırılmamalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
You have reached the end of the article. We hope you liked our article.
Please do not hesitate to contact us regarding this article or any other legal questions. We are waiting for your message.
© 2017- 2024
Maya Law Firm
All rights reserved.


