Ana Sayfa / Emsal Kararlar
Yayınlar
Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.
Home / Precedent Decisions
Publications
Articles on court decisions, for general information.

Sokakta durdurulan bir kişinin elindeki poşetten kaçak sigara çıkması, çoğu zaman dosyanın sonu gibi görülür. Oysa ceza yargılamasında kritik soru yalnızca “sigara kaçak mı?” değildir. Asıl soru, sigaranın hukuka uygun yoldan ele geçirilip geçirilmediğidir.
Hâkim kararı, savcı yazılı emri veya kolluk amiri yazılı emri olmadan yapılan bir arama, kaçakçılık (smuggling) dosyasında delilin yasak delil (inadmissible evidence) sayılmasına yol açabilir. Bu rehber; kolluğun ve savcılığın hangi gerekçelere dayandığını, savunmanın bunlara nasıl karşılık verdiğini ve beraat ihtimalinin nereden doğduğunu sade bir dille açıklar.
✅ Kısa Özet
Kural: Hâkim kararı, gecikmesinde sakınca halinde savcı yazılı emri veya savcıya ulaşılamıyorsa kolluk amiri yazılı emri olmadan yapılan arama hukuka aykırıdır. İstisna: Gerçekten var olan suçüstü hali. Sonuç: Hukuka aykırı aramayla elde edilen delil, eşya kaçak olsa bile mahkûmiyete esas alınamaz.
📑 İçindekiler
Hızlı cevap: Kural olarak hayır. Yetkili merciin kararı veya yazılı emri olmadan yapılan arama hukuka aykırıdır ve bu aramayla ele geçen kaçak sigara yasak delil sayılabilir. Tek istisna, aramadan önce gerçekten var olan suçüstü halidir. Uygulamadaki asıl tartışma da bu noktada yaşanır.
Arama, kişinin özel hayatına ve mülkiyetine yönelik bir koruma tedbiridir. Kanun, bu müdahalenin kimin emriyle ve hangi şartlarda yapılacağını açıkça belirler. Şartlar oluşmadan yapılan aramada, bulunan eşyanın niteliği sonucu değiştirmez.
Kaçak sigara bakımından da kural aynıdır. Eşyanın kaçak olması, aramanın hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. İlgili içerik: Kaçakçılık suçunda hukuka aykırı delil.
ℹ️ Tartışmanın İki Temel Sorusu
1) Kolluğun yaptığı işlem hukuken “arama” mıdır? 2) Arama ise, karar veya yazılı emir olmadan yapılmasını haklı kılan bir suçüstü hali var mıdır?
Hızlı cevap: Adli arama, işlenmiş bir suçun delillerini toplamak veya şüpheliyi yakalamak için yapılır. Önleme araması ise suç işlenmesini ve kamu düzeninin bozulmasını önlemek amacıyla yapılır. Somut bir suç şüphesi varsa önleme araması değil, adli arama şartları aranır.
Kolluk kişinin üzerini elle dıştan kontrol edebilir. Bu işlem kural olarak arama sayılmaz. Buna karşılık poşetin açılıp içindekilerin çıkarılması, bu sınırın ötesine geçebilir.
Hızlı cevap: CMK m.116 aramanın hangi amaçla yapılabileceğini, m.119 ise kimin emriyle yapılacağını düzenler. Asıl yetkili hâkimdir. Gecikmesinde sakınca varsa Cumhuriyet savcısı, ona ulaşılamıyorsa kolluk amiri yazılı emir verebilir.
Kolluk amirinin yazılı emriyle yapılan aramanın sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir. Ayrıca mevzuat, aramanın somut olgulara dayanan bir şüpheye bağlanmasını arar. Soyut bir sezgi veya tahmin bu şartı karşılamaz.
Hızlı cevap: Gecikmesinde sakınca (danger in delay), hâkim kararı beklenirse delilin kaybolma veya şüphelinin kaçma ihtimalinin doğduğu durumdur. Bu hâlin varlığı, dosya kapsamındaki somut olgulara göre değerlendirilir. Emir ise yazılı olmak zorundadır.
Uygulamada “savcıya telefonla bilgi verildi” türü ifadeler sık görülür. Sözlü bilgilendirme ile yazılı emir aynı şey değildir. Savunma açısından emrin var olup olmadığı, ne zaman düzenlendiği ve aramadan önce mi sonra mı hazırlandığı belirleyicidir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
Danıştay, üst ve araç aramasında yazılı emrin sonradan düzenlenmek üzere sözlü verilebilmesine imkân tanıyan yönetmelik hükmünü iptal etmiştir (Danıştay 10. Daire, 2021). Aramadan sonra düzenlenen belge, aramanın dayanağı olarak tartışmalıdır.
Hızlı cevap: Aramadan önce gerçekten var olan bir suçüstü halinde ayrıca arama kararı aranmaz. Ancak suçüstü halinin somut olgularla, aramadan önce ortaya çıkmış olması gerekir. “Rıza ile teslim” savunmasının ise mevzuattaki dayanağı tartışmalıdır.
Uyuşmazlıkta taraflar aynı olayı farklı okur. İki yaklaşım aşağıda karşılaştırılmıştır.
Aynı olayda dahi yüksek mahkeme üyeleri arasında farklı değerlendirmeler yapılabilmektedir. Bu nedenle sonucu; yakalama anı, eşyanın görünür olup olmadığı, takip zincirinin kesintisizliği, tutanak içeriği ve savcıya bilgi verilip verilmediği gibi ayrıntılar belirler. Benzer bir tartışma araç içinde gözle görülen maddeler için de yaşanır: araçta gözle görünür madde ve arama kararı.
Hızlı cevap: Hayır. Hukuka aykırı yoldan elde edilen delil, ceza yargılamasında hükme esas alınamaz. Bu kural Anayasa’dan başlayarak CMK’nın birden fazla maddesinde tekrarlanır.
📌 Yasak Delil Kuralının Dayanakları
Anayasa m.38/6: kanuna aykırı elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. CMK m.206/2-a: kanuna aykırı elde edilen delilin ortaya konulması reddedilir. CMK m.217/2: suç, hukuka uygun şekilde elde edilmiş delillerle ispat edilebilir. CMK m.230/1-b: hükümde delillerin dayanakları ve gerekçesi gösterilir.
Delilin “kaçak sigara” gibi suçun maddi konusu olması bu kuralı değiştirmez. Yargıtay uygulamasında, hukuka aykırı aramanın ardından gelen ikrarın veya itirazsız tavrın delili hukuka uygun hale getirmediğini kabul eden kararlar da bulunmaktadır. Benzer bir örnek için: iç çamaşırında yapılan hukuka aykırı arama ve beraat kararı.
Hızlı cevap: Mahkûmiyet yalnızca hukuka aykırı aramayla ele geçen sigaraya dayanıyorsa beraat gündeme gelir. Dosyada bağımsız ve hukuka uygun başka deliller varsa değerlendirme değişebilir.
5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu m.3’e göre temel kaçakçılık suçunun cezası bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıdır. Tütün mamullerinde m.3/10 uyarınca ceza artırılır ve hapis cezası üç yıldan az olamaz. Bandrolsüz tütün mamullerinin ticari amaçla bulundurulması veya satılması (m.3/18) için üç yıldan altı yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür.
Miktar ve çeşitlilik, kolluk ve savcılık tarafından ticari amaç iddiasının dayanağı yapılabilir. Savunma ise bu iddianın ancak hukuka uygun delillerle kanıtlanabileceğini vurgular.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
Ceza miktarları mevzuat değişikliklerine tabidir; güncel metin kontrol edilmelidir. Ayrıca eşyanın müsaderesi ayrıca gündeme gelebileceğinden, hükmün tüm fıkraları istinaf ve temyizde birlikte değerlendirilmelidir. Kanun yolu süreleri kısadır.
Hızlı cevap: Savunmanın ilk adımı, delilin nasıl ele geçirildiğini incelemektir. Arama dayanağı, suçüstü iddiası ve “rıza” beyanı somut olgularla sınanır.
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Kaçak sigara nedeniyle hakkınızda soruşturma yürütülüyorsa veya dava açıldıysa, ilk incelenecek konu aramanın dayanağı ve delilin hukuka uygunluğudur. Süreler kısa olduğundan gecikmeden hareket etmek önemlidir. İstanbul Anadolu Yakası’nda faaliyet gösteren Maya Avukatlık Bürosu ile iletişime geçerek dosyanızın hukuki değerlendirmesini talep edebilirsiniz.
Kural olarak hayır. Arama için hâkim kararı, gecikmesinde sakınca halinde savcı yazılı emri veya savcıya ulaşılamıyorsa kolluk amiri yazılı emri gerekir. Gerçek bir suçüstü hali ve elle dıştan kontrol gibi sınırlı istisnalar tartışma konusudur; sonuç olayın ayrıntılarına bağlıdır.
Arama hukuka aykırı kabul edilirse eşya yasak delil sayılır ve tek başına mahkûmiyete esas alınamaz. Dosyada hukuka uygun başka deliller varsa değerlendirme farklılaşabilir.
5607 sayılı Kanun m.3 kapsamında temel ceza bir yıldan beş yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıdır. Tütün mamullerinde artırım uygulanır; bandrolsüz ürünün ticari amaçla bulundurulmasında üç yıldan altı yıla kadar hapis öngörülmüştür. Güncel mevzuat mutlaka kontrol edilmelidir.
Kimlik kontrolüne uymak gerekir; ancak kimse kendisini suçlayıcı beyanda bulunmaya zorlanamaz (Anayasa m.38). Verilen cevabın sonradan “rıza” veya “ikrar” olarak değerlendirilebileceği unutulmamalı, mümkünse bir avukattan destek alınmalıdır.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 06.04.2026 T. 2026/161 E. 2026/3945 K.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; ... timleri olarak görev ifa edilirken sanığın elinde bulunan büyük boy siyah renkli poşet içerisinde toplam 210 paket ... kaçağı sigaranın ele geçirildiği somut olayda,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 116. ve 119. maddelerinde arama kararının hangi hallerde ve ne şekilde alınacağı kanun koyucu tarafından açıkça düzenlenmiş olup, sanık ve kaçak eşya konusunda Mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı Kanun’un 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına göre hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA 06.04.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında Van 9. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın suça konu edilen poşetlerde bulunan kaçak sigaralarla yakalandığı ve üzerine atılı ... kaçakçılığı suçunu işlediğinin bahisle açılan kamu davasının yargılaması sonucu suçu sabit görülerek 5607 sayılı Kanun’un 3/18 delaletiyle, 3/5, 3/10, 3/ 23... sayılı TCK’nın 62/1, 52/2, 53/1-2-3, 54/4 maddeleri gereğince neticede 10 ay hapis ve 20 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğu uygulanmasına ve suça konu sigaraların müsaderesine dair verilen kararın temyiz incelemesinde suçta elde edilen eşyalarda aramanın usulsüz olduğundan sanığın beraat etmesi gerekçesiyle kararın bozulması yönündeki Dairemiz çoğunluk görüşüne yapılan işlerde arama kararına gerek bulunmaması nazarıyla iştirak edilmemiştir.
Çünkü;
Sanığa isnad edilen suçla ilgili olarak kolluk tarafından düzenlenen 10.05.2014 tarihli tutanağa göre; Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı görevli polis memurlarının devriye görevlerini yerine getirdikleri esnada Bahçıvan Mahallesi Yüzbaşıoğlu Sokak üzeri Van Belediyesi eski hizmet binası önünde, elinde büyük boy siyah poşet bulunan kişinin kolluk görevlilerini fark ederek kaçmaya başlaması üzerine gerçekleşen kovalamaca sonucu yakalandığı ve kişinin kimlik tespitinde sanık ... olduğu belirlendiği, görevlilerce sanığa poşetin içinde ne olduğu sorulduğunda kaçak sigara olduğunu ve bunları satacağını beyan ederek değişik markalarda toplam 210 paket ... kaçağı ve bandrolsüz sigarayı rızasıyla görevlilere teslim ettiği şeklindeki olayda; sanık yargılamanın hiçbir aşamasında yapılan işlemlere karşı bir itirazda bulunmadığı, buna rağmen Dairemiz çoğunluğunca kolluk tarafından yapılan işlemlerin poşet içerisindeki eşyanın ele geçirilmesine yönelik usulsüz arama faaliyeti olduğu değerlendirilmiş ise de;
2559 sayılı PVSK'nın Ek 4. maddesi uyarınca hizmet branşı, yeri ve zamanına bakılmaksızın, bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanık ve suç delillerini tespit edip muhafaza altına almakla görevli ve yetkili olan kolluk görevlilerinin gerçekleştirdikleri devriye görevi sırasında, mesleki tecrübelerine ve içinde bulundukları durumdan çıkardıkları izlenime göre; elinde siyah poşet bulunan sanığın öncesinde olay yerinden kaçarak takip sonucu yakalanması nazarıyla, oluşan bu yeterli şüphe nedeniyle PVSK'nın 4/A maddesinin verdiği yetkiye dayalı olarak alınması gereken tedbirler kapsamında, sanığın elindeki poşetler kontrol edildiğinde suç konusu sigaraların ele geçirildiği, sanığın suçun konusu ve delili olan kaçak sigaralar ile birlikte yakalanması nedeniyle CMK'nın 2. maddesinin (j) bendi ile Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 4. maddesinde tanımı yapılan 'suçüstü' hâlinin mevcut olduğu, kolluk görevlilerin, gerçekleştirdikleri devriye görevi sırasında ilk defa işlenmekte olan bir suçla diğer bir anlatımla 'suçüstü' hâli ile karşılaşmaları nedeniyle CMK'nın 90/4. maddesi ile PVSK'nın 13/1-A ve Ek 6. maddelerinin verdiği yetkiye dayanarak, suç delillerinin kaybolmaması için derhal gerekli tedbirleri alıp sigaraları muhafaza altına aldıktan sonra, uyguladığı tedbirler ile somut olay hakkında Cumhuriyet savcısına bilgi verdikleri ve emirleri doğrultusunda soruşturma işlemlerinin devam ettiği, yine PVSK'nın Ek 6. maddesini açıklayıcı nitelikte olan Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 8. maddesinin (f) bendindeki düzenlemeye göre de; suçüstü halinde ayrıca bir arama emri ya da karar alınmasına gerek bulunmadığı, kaldı ki somut olayda sanık ...'e, görevlilerce sorulduğunda poşetlerin içerisinde kaçak sigara olduğunu ve bunları satacağını söylemesi göz önüne alındığında, görevlilere eşyayı kendi rızasıyla teslim etmesinin; 'gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma ve araştırma' anlamlarına gelen arama işlemi olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla suçun delili ve konusunu oluşturan sigaraların ele geçirilip muhafaza altına alınmasının hukuka uygun olup artık hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceği kabul edilmelidir.
Kısaca, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Dairelerin istikrar kazanmış kararlarında belirtildiği gibi kolluk tarafından kanundan kaynaklanan kimlik kontrolü yetkisi sırasında şüphe üzerine durdurulan kişinin mesleki bilgi ve tecrübesi ile şüphelendiği poşet içinde ne olduğunu sorması bir arama faaliyeti olmadığı gibi, ele geçirilen eşyanın kaçak sigara olması, miktarı ve çeşitliliği nazarıyla ticari mahiyet arz ettiğinden sanığın atılı suçtan cezalandırılması yönündeki ilk derece mahkeme kararının onanması gerekeceği düşüncesiyle Dairemiz çoğunluğunun beraate yönelik bozma görüşüne karşı oy yazmak gerekmiştir. 06.04.2026
You have reached the end of the article. We hope you liked our article.
Please do not hesitate to contact us regarding this article or any other legal questions. We are waiting for your message.
© 2017- 2024
Maya Law Firm
All rights reserved.


