Ana Sayfa / Makalelerimiz

Yayınlar

Makalelerimiz

Hukuki konularda genel bilgilendirme amaçlı yazılar.

Yabancı Mirasçılarda Mütekabiliyet (Karşılıklılık) Şartı: Türkiye'deki Taşınmaz Mirasta Ne Olur?

Yabancı Mirasçılarda Mütekabiliyet (Karşılıklılık) Şartı: Türkiye'deki Taşınmaz Mirasta Ne Olur?

Türkiye'de taşınmazı bulunan bir yakınını kaybeden ve kendisi yabancı uyruklu olan mirasçının önüne çoğu zaman aynı kavram çıkar: mütekabiliyet. Tapu müdürlüğünde, sulh hukuk mahkemesinde ya da Hazine'nin cevap dilekçesinde "Türkiye ile sizin ülkeniz arasında karşılıklılık var mı?" sorusu gündeme gelir. Bu sorunun cevabı uyruktan önce, murisin hangi tarihte öldüğüne ve mirasın taşınır mı taşınmaz mı olduğuna bağlıdır.

Bu rehber; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ile hukuk dairelerinin ve Anayasa Mahkemesi'nin yabancı mirasçılara ilişkin yaklaşımını, Tapu Kanunu m.35'teki değişiklikleri ve uygulamada en sık karşılaşılan sorunları sade bir dille bir araya getirir.

ℹ️ Baştan Bilinmesi Gereken Üç İlke

  • Ölüm tarihi esastır: Karşılıklılık, murisin ölüm tarihi itibarıyla incelenir. Sonradan değişen mevzuat geçmişte açılmış mirası kendiliğinden değiştirmez.
  • Mirasçılık ile mülkiyet ayrı konulardır: Yabancı uyruklu olmak tek başına mirasçı olmaya engel değildir. Kısıtlama gündeme geldiğinde etkilenen şey, Türkiye'deki taşınmazın mülkiyetinin edinilmesidir.
  • Anlaşma yoksa karşılıklılık da yok demek değildir: İki ülke arasında yazılı bir antlaşmanın bulunmaması, karşılıklılığın bulunmadığı anlamına gelmez.

İçindekiler

  1. Mütekabiliyet (karşılıklılık) nedir ve miras hukukunda neden aranır?
  2. Hangi tarihteki kanun uygulanır? Ölüm tarihi neden belirleyici?
  3. Karşılıklılık yoksa yabancı mirasçı mirastan tamamen mi yoksun kalır?
  4. Karşılıklılığın olup olmadığı nasıl tespit edilir?
  5. Tapu Kanunu m.35 bugün ne öngörüyor? Karşılıklılık şartı hâlâ var mı?
  6. Anayasa Mahkemesi bu konuda hangi durumda hak ihlali kararı veriyor?
  7. Suriye uyruklu murisin Türk vatandaşı mirasçıları ne olur?
  8. Yabancı mirasçı mirasçılık belgesini nasıl alır? Hazine'yi dava etmek gerekir mi?
  9. Eski tapuda yabancı malik görünüyorsa murisle aynı kişi olduğu nasıl ispatlanır?
  10. Yurt dışındaki mirasçı yıllarca intikal yaptırmazsa taşınmazı kaybeder mi?
  11. Yabancı uyruklu murisin mirasına hangi ülkenin hukuku uygulanır?
  12. Mal türüne göre özet: Hangi miras payı nasıl etkilenir?
  13. Miras payları, vasiyet ve saklı pay yabancı mirasçıyı nasıl etkiler?
  14. Yurt dışından alınan veraset belgesi Türkiye'de geçerli mi? Tanıma ve tenfiz
  15. Tapu intikali için hangi belgeler gerekir?
  16. Yurt dışındaki mirasçı Türkiye'ye gelmeden işlemleri yürütebilir mi?
  17. Veraset ve intikal vergisi beyanı: süreler ve yurt dışındaki mirasçı
  18. İntikaldan sonra taşınmaz satılabilir mi? Ortaklığın giderilmesi
  19. Yabancı mirasçıların en sık yaptığı hatalar
  20. Yabancı mirasçı için adım adım yol haritası
  21. Sıkça sorulan sorular
  22. Emsal Yargıtay Kararı

Mütekabiliyet (karşılıklılık) nedir ve miras hukukunda neden aranır?

Mütekabiliyet, bir devletin yabancılara tanıdığı hakkı, o yabancının devleti de kendi ülkesindeki Türk vatandaşlarına tanıyorsa tanıması anlamına gelir. Türk hukukunda bu düşünce 1923 tarihli Lozan Antlaşması'na kadar uzanır. 1934 tarihli 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun ilk metni de yabancı gerçek kişilerin Türkiye'de taşınmaza, kanuni sınırlamalar saklı kalmak ve karşılıklı olmak şartıyla sahip olabileceğini; satın alma (temellük) yanında miras (tevarüs) yoluyla da edinebileceğini öngörüyordu.

Karşılıklılığın üç görünümü

  • Siyasi veya ahdi karşılıklılık: İki devlet arasındaki antlaşmaya dayanır.
  • Kanuni (hukuki) karşılıklılık: Karşı devletin mevzuatı Türk vatandaşlarına aynı hakkı tanır.
  • Fiili karşılıklılık: Mevzuat ne derse desin, uygulamada Türk vatandaşları o ülkede taşınmaz edinebilir ya da miras alabilir.

Yargıtay, karşılıklılığın tespitinde hukuki ve fiili durumun birlikte esas alınacağını kabul eder. Eski belgelerde ve kararlarda geçen mukabele-i bilmisil (misliyle karşılık verme) terimi ise 1062 sayılı Kanun'un adında yer alır. Bu Kanun, Türk vatandaşlarının mülkiyet hakkını kısıtlayan devletin vatandaşlarına karşı Türkiye'de de aynı yönde tedbir alınmasına imkân verir. Suriye ve Yunanistan örneklerinde bu ayrım önem kazanır.

Hangi tarihteki kanun uygulanır? Ölüm tarihi neden belirleyici?

Miras ölümle açılır; mirasçılar mirası, ölüm anında kanun gereği bir bütün olarak kazanır (eski 743 sayılı Medeni Kanun m.517, 4721 sayılı TMK m.599). Mirasçılık ve mirasın geçişi de murisin ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir (4722 sayılı Kanun m.17). Bu nedenle 1982'de ölen bir murisin taşınmazı için 1982'deki Tapu Kanunu'na ve o günkü karşılıklılık durumuna bakılır.

Ölüm tarihi eskiyseMirasın açıldığı tarihte yürürlükte olan Tapu Kanunu m.35 esas alınır. Karşılıklılık şartının arandığı dönemlerde ülke bazında araştırma yapılır.
Zincirleme mirastaKök murisin ve sonradan ölen mirasçının ölüm tarihleri ayrıdır. Yargıtay her ölüm tarihi için ayrı değerlendirme ister; örneğin 1943 ve 2003 tarihli iki ölümün bulunduğu bir dosyada iki tarih için ayrı araştırma yapılması gerektiğini belirtmiştir.
TaşınırlardaPara, banka hesabı, alacak ve diğer haklar bakımından yabancı uyruklu mirasçıya yönelik yasal bir engel yoktur.

⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus

Murisin uyruğu, mirasçıların uyruğu ve ölüm tarihi ayrı ayrı belirlenmelidir. Üçünden birinin yanlış kurulması, dosyanın tamamını yanlış hukuki zemine taşır.

Karşılıklılık yoksa yabancı mirasçı mirastan tamamen mi yoksun kalır?

Hayır. Karşılıklılığın bulunmaması yalnızca Türkiye'deki taşınmazların mülkiyetinin edinilmesini etkiler. Yargıtay'ın yerleşik yaklaşımına göre Tapu Kanunu'ndaki sınırlama taşınmaz mallar için geçerlidir; yabancı uyruklu kişilerin taşınır mallar, para veya diğer haklar yönünden mirasçı olmalarında yasal bir engel yoktur ve mirasçılık sıfatı terekedeki taşınırlar bakımından sürer.

Taşınmaz yönünden mülkiyet tanınmadığında ise mal tasfiye edilir ve mirasçının payı bedel olarak ödenir. Bu yüzden "iki ülke arasında karşılıklılık anlaşması yok, öyleyse mirasçı olamazsınız" şeklindeki gerekçeler Yargıtay tarafından yanlış bulunmuş ve kararlar bozulmuştur.

Mirasçılık belgesinin hiç verilmemesi yerine, kısıtlamanın belgede gösterilmesi beklenir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 2025 tarihli bir kararında ilk derece mahkemesinin taşınmazlar yönünden Yasak Askeri Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanunu, Köy Kanunu ve Tapu Kanunu m.35'in getirdiği sınırlamaları gözeterek mirasçılık belgesi vermesi gerektiğini açıkça belirtmiştir.

⚠️ Mirasçılık Sıfatı ile Taşınmaz Edinimi Aynı Şey Değildir

Belgede kısıtlama şerhi bulunması, kişinin mirasçılığının inkâr edildiği anlamına gelmez. Taşınmaz bakımından tasfiye ve bedel ödemesi söz konusu olur; taşınırlar bakımından mirasçılık devam eder. Gerçekten hiçbir mirasçı bulunmuyorsa tereke Hazine'ye kalır (TMK m.501, MÖHUK m.20/3). Bu nedenle soybağının nüfus kayıtlarıyla belgelenmesi büyük önem taşır.

Karşılıklılığın olup olmadığı nasıl tespit edilir?

Mahkeme karşılıklılığı kendi başına varsaymaz. Yargıtay, murisin ölüm tarihi itibarıyla taşınmazların miras yoluyla intikali bakımından hukuki veya fiili karşılıklılığın bulunup bulunmadığının Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla Dışişleri Bakanlığı'ndan sorulmasını ve gelen cevabın dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirilmesini ister. Bu araştırma yapılmadan verilen kararlar eksik inceleme gerekçesiyle defalarca bozulmuştur.

"Antlaşma yok" ile "karşılıklılık yok" aynı şey değildir

Bazı mahkemeler iki ülke arasında karşılıklılık anlaşması bulunmadığı gerekçesiyle yabancı mirasçıların mirasa hak kazanamayacağına karar vermiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023 tarihli kararında, ülkeler arasında anlaşma bulunmamasının karşılıklılığın bulunmadığı anlamına gelmeyeceğini; asıl olanın murisin ölüm tarihi itibarıyla o ülkede Türk vatandaşlarının miras yoluyla taşınmaz edinip edinemediği olduğunu vurgulamıştır.

Bakanlık yazısı ne kadar belirleyicidir?

Bakanlık yazıları önemli bir delildir; ancak hukuki nitelendirme mahkemeye aittir ve yazının içeriği somut olmalıdır. Anayasa Mahkemesi'nin incelediği bir dosyada, Yunanistan'daki izin şartının alım-satım gibi işlemlere ilişkin olduğu, bu iznin miras yoluyla edinimi de kapsadığına dair somut bilgi bulunmadığı görülmüştür. Suudi Arabistan'a ilişkin bir dosyada ise Bakanlık yazısında 2003 itibarıyla yabancıların miras, satın alma veya bağış yoluyla taşınmaz edinemediği bildirilmiş; buna rağmen Yargıtay hem kök murisin hem de sonraki mirasçının ölüm tarihini ayrı ayrı incelemeyi şart koşmuştur.

Tapu Kanunu m.35 bugün ne öngörüyor? Karşılıklılık şartı hâlâ var mı?

Anayasa Mahkemesi'nin tespitine göre 2644 sayılı Kanun'un 35. maddesinde 2005 ve 2012 yıllarında yapılan değişikliklerle miras yoluyla mal edinmede karşılıklılık esası kaldırılmıştır. Güncel metin farklı bir sistem kurar:

  • Yabancı uyruklu gerçek kişiler; kanuni sınırlamalara uymak kaydıyla, uluslararası ikili ilişkiler ve ülke menfaatleri bakımından Cumhurbaşkanı tarafından belirlenen ülkelerin vatandaşı olmaları hâlinde Türkiye'de taşınmaz edinebilir.
  • Edinilen taşınmazlar ile sınırlı ayni hakların toplam alanı, özel mülkiyete konu ilçe yüzölçümünün yüzde onunu ve kişi başına ülke genelinde otuz hektarı geçemez. Cumhurbaşkanı kişi başına miktarı iki katına kadar artırabilir.
  • Cumhurbaşkanı, ülke menfaatlerinin gerektirdiği hâllerde yabancıların taşınmaz edinimini ülke, bölge, süre, oran gibi ölçütlerle sınırlayabilir, kısmen veya tamamen durdurabilir.
  • Askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgelerindeki taşınmazlar bakımından özel kanunların sınırlamaları ayrıca gözetilir.
  • Maddedeki sınırlamalara uymayan şekilde miras yoluyla edinilen taşınmazlar, Maliye Bakanlığınca verilecek ve bir yılı geçmeyen süre içinde malik tarafından tasfiye edilmezse tasfiye edilerek bedele çevrilir ve bedel hak sahibine ödenir.

ℹ️ Ölüm Tarihi ile Güncel Mevzuat Birlikte Okunmalı

Ölüm tarihi yakın ise güncel sistem, eski ise o günkü rejim uygulanır. Cumhurbaşkanı kararlarıyla belirlenen ülke listesi ve sınırlamalar değişebildiğinden, işlem tarihindeki güncel düzenleme ayrıca kontrol edilmelidir. Nitekim 1982'de açılan bir miras için Yargıtay, 2025 yılında bile karşılıklılığı o tarih itibarıyla araştırmış ve Bulgaristan bakımından karşılıklılık bulunmadığı sonucuna varmıştır.

Anayasa Mahkemesi bu konuda hangi durumda hak ihlali kararı veriyor?

Anayasa Mahkemesi iki bireysel başvuruda, karşılıklılık gerekçesiyle mirasçılığın tanınmamasını Anayasa m.35'teki mülkiyet hakkının ihlali saymıştır. Ortak gerekçe, müdahalenin öngörülebilir bir kanuni dayanağının bulunmamasıdır.

İoanis Maditinos (B. No: 2015/9880, 8/5/2019)Türk vatandaşlığından çıkmış Yunan vatandaşı mirasçının mirasçılık belgesi, karşılıklılık bulunmadığı gerekçesiyle iptal edilmişti. Dayanılan bakanlık yazılarında, murisin ölüm tarihinde Yunanistan'da Türk vatandaşlarının miras yoluyla mal edinemediğine dair açık bir tespit yoktu. Gerekçe yetersiz bulunarak ihlal kararı verildi.
Antoine Balit ve diğerleri (B. No: 2017/16211, 2/6/2020)Suriye ve Ürdün vatandaşı mirasçılara karşılıklılık bulunmadığı gerekçesiyle mirasçılık belgesi verilmemişti. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı kısıtlamalar gösterilerek belge verilmesi yönündeyken, bu içtihattan neden ayrıldığı açıklanmamıştı. İhlal kararı verildi ve yeniden yargılama için dosya mahkemeye gönderildi.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de Apostolidi ve diğerleri/Türkiye (2007), Nacaryan ve Deryan/Türkiye (2008) ve Günaydın Turizm ve İnşaat Ticaret A.Ş./Türkiye (2009) kararlarında, Tapu Kanunu m.35'in yeterince öngörülebilir biçimde uygulanmadığı gerekçesiyle mülkiyet hakkının ihlal edildiğine hükmetmiştir.

✅ Uygulamaya Yansıması

Karşılıklılık gerekçesiyle verilen ret ya da iptal kararı, ölüm tarihine ilişkin somut ve denetlenebilir bir araştırmaya dayanmıyorsa kanun yolları ve gerekirse Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru değerlendirilebilir. Bireysel başvuru süresi kural olarak otuz gündür ve süreler kararın tebliğ tarihinden itibaren işler.
Taşınmaz miras işleminde tapu ve evrak incelemesi

Suriye uyruklu murisin Türk vatandaşı mirasçıları ne olur?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 3 Mayıs 2023 tarihli kararına (2021/466 E., 2023/396 K.) göre 1062 sayılı Kanun ile buna dayanılarak çıkarılan 1939, 1942, 1957 ve 1966 tarihli kararnameler, Suriye uyruklu kişilerin iradi tasarruflarına ve muvazaalı işlemlere yönelik sınırlamalar getirmiştir. Bu düzenlemeler, Suriye uyruklu murisin mirasını kanun gereği kazanan Türk vatandaşı mirasçıların miras haklarına sınırlama getirmemiştir.

Gerekçenin temelinde şu zincir vardır: Türk vatandaşı mirasçı mirası ölümle bir bütün olarak kazanır (TMK m.599); taşınmazın mülkiyeti ise tescilden önce kendisine geçer (TMK m.705). Anayasa m.35 de miras hakkının ancak kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğini söyler.

Suriye uyruklu mirasçılar bakımından durum

Suriye uyruklu mirasçılar için Yargıtay'ın yerleşik yaklaşımı, mirasçılık belgesinin verilmesi, ancak belgede 1062 sayılı Kanun ve ilgili kararnamelerden doğan kısıtlamalara işaret edilmesi yönündedir. Hazine'nin el koyma işlemi mülkiyet hakkını sınırlandırmakta, ortadan kaldırmamaktadır. Bu düzenlemelerin güncel uygulaması ölüm tarihine ve dosyaya göre ayrıca kontrol edilmelidir.

Bozmaya uyulması neden bağlayıcı değildir?

Mirasçılık belgesi davaları çekişmesiz yargıya tabidir ve hâkim mirasçıları ve payları re'sen araştırmakla yükümlüdür. Hukuk Genel Kurulu, bu davalarda bozma kararına uyulmasının taraf lehine usuli kazanılmış hak doğurmadığını, çünkü konunun kamu düzenini ilgilendirdiğini belirtmiştir.

Yabancı mirasçı mirasçılık belgesini nasıl alır? Hazine'yi dava etmek gerekir mi?

Mirasçılık belgesi (halk arasındaki adıyla veraset ilamı), mirasçıların murisle ilişkisini ve miras paylarını gösterir; TMK m.598 uyarınca sulh hukuk mahkemesinden veya noterlikçe verilir. Murisin Türkiye'de yerleşim yeri yoksa genellikle taşınmazın bulunduğu yerdeki sulh hukuk mahkemesi yetkilidir (MÖHUK m.43). Uygulamada dikkat edilecek noktalar şunlardır:

  • Hazine'yi hasım göstermek zorunlu değildir. Hazine dava açılmadan önce mirasçılık sıfatı konusunda uyuşmazlık çıkarmamışsa hasımlı dava açmakta hukuki yarar bulunmaz; Hazine hakkındaki dava husumet yönünden reddedilir, dava hasımsız olarak sonuçlandırılır.
  • Hasımsız belge kesin hüküm oluşturmaz. Geçersizliği her zaman ileri sürülebilir (TMK m.598/3). Hasımlı açılıp karara bağlanan dava ise taraflar arasında maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşıyabilir.
  • Belgeler apostilli ve tercümeli olmalıdır. Nüfus kayıt örnekleri ve soybağını gösteren belgeler, apostil şerhiyle ve yeminli tercümeyle birlikte sunulur.
  • Hüküm açık olmalıdır. Hükümde murisin ve mirasçıların kimlik bilgileri, aralarındaki soybağı ve paylar infazda tereddüt yaratmayacak biçimde, nüfus kayıtlarıyla uyumlu yazılmalıdır (HMK m.297). Hukuk Genel Kurulu, bu eksiklik nedeniyle bir direnme kararını bozmuştur.
  • Belgeler arasında tutarlılık aranır. Hazine nüfus belgelerindeki ad ve anne-baba adı farklarına itiraz edebilir; yazım farklarının önceden kontrol edilmesi gerekir.

Eski tapuda yabancı malik görünüyorsa murisle aynı kişi olduğu nasıl ispatlanır?

Osmanlı döneminden kalan ya da yabancı uyruklu malik adına düzenlenmiş eski tapu kayıtlarında ayrı bir sorun vardır: mirasçılık belgesi irs ilişkisini gösterir, ancak tapudaki malikin murisle aynı kişi olduğunu tek başına kanıtlamaz. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 2024 tarihli bir kararında bu noktada isim benzerliğine dayanan bilirkişi raporunu yetersiz bulmuştur. Sağlam bir dosya için şunlar gerekir:

  • Kök tapu kaydı, ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleriyle birlikte getirtilmelidir.
  • Vakıf şerhi varsa vakfiye ve vakfın türü (sahih ya da gayri sahih) araştırılmalıdır.
  • Osmanlıca belgelerin çevirisi uzman bilirkişiye yaptırılmalıdır.
  • Taşınmazın kadim köy, kasaba veya şehir içindeki konumu için keşif yapılmalı ve eski vakıflar alanında uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmalıdır.

Vakıf şerhli taşınmazlarda ayrıca taviz bedeli sorunu gündeme gelir. İcareteynli veya mukataalı sahih vakıf taşınmazlarda, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu m.18 uyarınca işlem tarihindeki emlak vergisi değerinin yüzde onu oranında taviz bedeli alınarak taşınmaz serbest tasarrufa terk edilir. Aşar ve rüsumu vakfedilen (gayri sahih) taşınmazlar ise tavize tabi değildir. Hangi türden olduğu şerhin adına değil, içerdiği hakkın mahiyetine bakılarak belirlenir.

Yurt dışındaki mirasçı yıllarca intikal yaptırmazsa taşınmazı kaybeder mi?

Mülkiyet mirasçılara ölümle geçer ve intikal işleminin yapılmaması mülkiyeti sona erdirmez. Anayasa Mahkemesi, TMK m.713/2'deki "ölmüş" sözcüğünü iptal ederken (17.03.2011, E.2009/58, K.2011/52) mülkiyet hakkının zamanaşımına uğramayan "zaman ötesi" niteliğine dayanmıştır. Mirasçıların taşınmazı kullanmamaları, taşınmazla aralarındaki hukuki bağın koptuğu anlamına gelmez.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 18 Aralık 2024 tarihli kararı (2024/4136 E., 2024/5814 K.) bu konuda önemlidir. Tapuda ölmüş bir kişinin adı yazılı olsa bile kayıt maliki o kişi değil, mirasçılarıdır. Mirasçısı hayatta olan bir taşınmazın, ölüm nedenine dayalı olarak yirmi yıllık zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Aynı daire, kendi önceki onama kararını karar düzeltme aşamasında kaldırarak bu sonuca varmıştır.

⚠️ Bu Sonuç Her Dosyada Otomatik Değildir

Zilyetlik iddiası; mirasçıların durumuna, tapu kaydının nasıl oluştuğuna ve ispat edilen olgulara göre değişir. Yurt dışındaki mirasçılar için en sağlam yol, mirasçılık belgesi ve intikal işlemlerini geciktirmemektir.

Yabancı uyruklu murisin mirasına hangi ülkenin hukuku uygulanır?

Mütekabiliyet tartışmasına girmeden önce daha temel bir soru vardır: Miras hangi ülkenin kanununa göre paylaşılacak? Türkiye'de bu soruyu 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) m.20 cevaplar. Düzenleme iki kademelidir.

  • Genel kural: Miras, murisin millî hukukuna tabidir. Alman uyruklu bir muris için Alman, Rus uyruklu bir muris için Rus hukuku esas alınır.
  • Taşınmaz istisnası: Türkiye'de bulunan taşınmazlar bakımından Türk hukuku uygulanır. Başka bir deyişle yabancı murisin Türkiye'deki dairesi, tarlası veya arsası için pay oranları, saklı pay ve tenkis gibi konular Türk Medenî Kanunu'na göre çözülür.

Bu ayrım uygulamada sık karıştırılır. Yurt dışındaki bankada duran para ile Türkiye'deki ev aynı murisin terekesinde yer alsa bile, iki mal grubu farklı hukuk düzenlerine tabi olabilir. Bu yüzden mirasçıların tek bir "veraset" belgesiyle her ülkedeki işlemi tamamlamaya çalışması çoğu zaman sonuç vermez.

ℹ️ Uygulanacak Hukuk ile Mütekabiliyet Aynı Şey Değildir

Uygulanacak hukuk, payların nasıl bölüşüleceğini belirler. Mütekabiliyet ise yabancı uyruklu kişinin Türkiye'deki taşınmazı edinip edinemeyeceği sorusunda, murisin ölüm tarihindeki mevzuata göre gündeme gelir. İki soru birbirinden bağımsız olarak incelenir.

Mal türüne göre özet: Hangi miras payı nasıl etkilenir?

Aşağıdaki tablo, rehberin geri kalanında ayrıntılı anlatılan ilkeleri tek bakışta toplar. Her satırın istisnası olabilir; tablo bir yol göstericidir, somut dosyanın yerine geçmez.

Terekedeki mal Yabancı mirasçı bakımından durum Dikkat edilecek nokta
Banka hesabı, para, alacak Mirasçılık sıfatı korunur; taşınmaz kısıtlamaları uygulanmaz. Bankalar genellikle mirasçılık belgesi ister. Vergi beyanı süresine dikkat edilmelidir.
Şirket payı, ticari haklar Mirasçılık devam eder; şirket sözleşmesi ve ilgili sektör mevzuatı ayrıca incelenir. Taşınmaz sahibi şirketlerde ayrı bir değerlendirme gerekebilir.
Konut, işyeri, arsa Güncel Tapu Kanunu m.35 sınırları, ülke ve alan kısıtları ile askeri bölge kuralları belirleyicidir. Sınırlara takılırsa taşınmaz tasfiye edilir, bedeli mirasçıya ödenir.
Tarım arazisi Taşınmaz kuralları ve tarım mevzuatındaki bölünme, devir sınırlamaları birlikte okunur. Miras ortaklığında paydaş sayısı ve parsel büyüklüğü sonucu etkiler.
Eski tapu / vakıf şerhi Kayıt malikinin murisle aynı kişi olduğunun ispatı ve vakıf şerhinin niteliği gerekir. Tapu kaydındaki ad yazımı ve nüfus kaydı eşleşmesi kritiktir.
Ölüm tarihi eski bir tarih Karşılıklılık ve kısıtlama, ölüm tarihindeki mevzuata göre değerlendirilir. Sonradan çıkan mevzuat tek başına sonucu değiştirmez.

Miras payları, vasiyet ve saklı pay yabancı mirasçıyı nasıl etkiler?

Türkiye'deki taşınmaz için Türk hukuku uygulandığından, yasal miras payları Türk Medenî Kanunu'nun parantel (zümre) sistemine göre belirlenir. Muris çocuk, eş veya ana-baba bıraktıysa pay oranları buna göre çıkar. Uyruk, payın büyüklüğünü değiştirmez; yalnızca mülkiyetin edinilmesindeki kısıtlamaları gündeme getirebilir.

Vasiyetname varsa

  • Vasiyetname, Türk hukukundaki şekil şartlarına (resmî, el yazılı veya sözlü) ya da yabancı ülke hukukunun kabul ettiği şekle uygunsa geçerli olabilir.
  • Yabancı ülkede düzenlenen bir vasiyetnamenin Türkiye'de uygulanabilmesi için belgenin aslı, apostil şerhi ve yeminli tercümesi hazırlanır.
  • Vasiyetname, saklı paylı mirasçıların payına dokunamaz. Saklı pay ihlal edilmişse mirasçılar tenkis davası açabilir.

Tenkis ve saklı pay

Altsoy, ana-baba ve sağ kalan eş saklı paylı mirasçılardır (TMK m.506). Murisin sağlığında yaptığı bağışlar veya ölüme bağlı kazandırmalar bu payları aşındırıyorsa, mirasçı tenkis davasıyla payını geri isteyebilir. Tenkis davasında süreler kısadır (TMK m.571): ihlalin öğrenilmesinden itibaren bir yıllık süre ve her hâlde kanunda öngörülen uzun süre dosyanın başında kontrol edilmelidir.

⚠️ Süre Kontrolü

Tenkis ve miras reddi gibi haklarda süreler kısadır ve kaçırılması hak kaybına yol açabilir. Yurt dışında yaşayan mirasçı için sürenin hangi tarihte başladığı, ölümün öğrenilme tarihi ve belgelerin ulaşma zamanı gibi olgulara bağlı olarak tartışmalı olabilir; süre geçmeden uzman değerlendirmesi alınmalıdır.

Yurt dışından alınan veraset belgesi Türkiye'de geçerli mi? Tanıma ve tenfiz

Birçok ülkede mirasçılık, mahkeme yerine noter, nüfus idaresi veya ayrı bir miras mahkemesi tarafından belgelenir. Almanya'daki Erbschein, İngiltere'deki Grant of Probate, Rusya'daki Miras Hakkı Belgesi bunların örnekleridir. Bu belgelerin Türkiye'de tapu veya banka işlemine doğrudan dayanak yapılıp yapılamayacağı, belgenin türüne göre değişir.

  • Mahkeme kararı niteliğindeki belgeler: Yabancı mahkeme ilamlarının Türkiye'de hüküm doğurması MÖHUK m.50 ve devamındaki tanıma ve tenfiz rejimine bağlıdır. Karşılıklılık, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisi, kamu düzeni ve kesinleşme gibi şartlar incelenir.
  • İdari veya noter belgesi niteliğindekiler: Bunlar mahkeme ilamı sayılmayabilir. Bu durumda uygulamada çoğunlukla Türkiye'de yeni bir mirasçılık belgesi (veraset ilamı) alınması yoluna gidilir.
  • Belge hazırlığı: Hangi yol seçilirse seçilsin apostil şerhi, yeminli tercüme ve belgenin güncelliği önem taşır.

Tanıma ve tenfiz davası, Türkiye'de yeniden miras davası açmaya benzemez; yabancı kararın esasına girilmeden yalnızca kanunda sayılan şartlar denetlenir. Süre ve masraf bakımından Türkiye'de doğrudan mirasçılık belgesi almak bazı dosyalarda daha pratik olabilir. Hangi yolun seçileceği belgenin niteliğine ve ihtiyaç duyulan işleme bağlıdır.

Tapu intikali için hangi belgeler gerekir?

Mirasçılık belgesi alındıktan sonra miras, tapu siciline intikal ettirilir. Uygulamada tapu müdürlüklerinden istenen evraklar şunlardır; müdürlüğe ve dosyaya göre değişebileceği için başvurudan önce ilgili müdürlükten teyit alınması iyi olur.

  • Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) ve kimlik veya pasaport
  • Yabancı uyruklu mirasçılar için yeminli tercümeli pasaport ve gerekirse vergi numarası
  • Veraset ve intikal vergisi bakımından ilgili vergi dairesinden alınan ilişik bulunmadığına ilişkin yazı
  • Binada kullanım hakkı varsa yapı ve zorunlu deprem sigortası (DASK) poliçesi gibi dosyaya özgü belgeler
  • Varsa vekaletname ve apostil şerhi
  • Tapu harcı ve döner sermaye ücretlerinin ödenmesi

ℹ️ Kısıtlama Varsa Tapu Müdürlüğü Ne Yapar?

Mirasçılık belgesinde Tapu Kanunu m.35 veya askeri yasak bölge gibi bir kısıtlamaya işaret edilmişse, tapu müdürlüğü intikali şerhle yapabilir ya da tasfiye sürecini başlatabilir. Bu aşamada tapu müdürlüğünün işlemi ile mahkemenin mirasçılık belgesi kararı birbirinden ayrı değerlendirilir.

Yurt dışındaki mirasçı Türkiye'ye gelmeden işlemleri yürütebilir mi?

Evet, çoğu işlem vekaletname ile yürütülebilir. Mirasçı bulunduğu ülkede noter veya Türk konsolosluğu aracılığıyla vekaletname düzenler; noterde düzenlenmişse apostil şerhi ve yeminli tercüme eklenir.

1
Yetkiyi açık yazın: Mirasçılık belgesi alma, tapu intikali, vergi beyanı, ortaklığın giderilmesi, satış gibi yetkilerin her biri vekaletnamede açıkça sayılmalıdır. Genel bir yetki bazı işlemler için yeterli olmayabilir.
2
Belgeyi tamamlayın: Konsolosluk vekaletnamesi ek işleme gerek bırakmaz. Yabancı noterde düzenlenen vekaletname için apostil ve Türkçe tercüme gerekir.
3
Vekilin işlem listesini belirleyin: Mahkeme başvurusu, tapu müdürlüğü ve vergi dairesi işlemleri için ayrı yetki kontrol listesi hazırlanır.
4
Güncelliği kontrol edin: Özellikle satış yetkisi içeren vekaletnamelerde işlem tarihine yakın düzenlenmiş belge tercih edilir.

⚠️ Satış Yetkisini Dikkatli Verin

Taşınmaz satışına yetki veren vekaletname geniş sonuçlar doğurur. Yetkinin kapsamını, süresini ve bedel alt sınırını belirleyen kısıtlayıcı bir metin tercih edilmelidir.

Veraset ve intikal vergisi beyanı: süreler ve yurt dışındaki mirasçı

Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu (VİVK) m.9'a göre beyanname, ölüm tarihini izleyen günden başlayarak verilir; süre ölümün yeri ile mirasçının bulunduğu yere göre değişir.

Ölümün yeri Mirasçının bulunduğu yer Beyan süresi
Türkiye Türkiye 4 ay
Türkiye Yurt dışı 6 ay
Yabancı ülke Türkiye 6 ay
Yabancı ülke Ölümün olduğu ülke 4 ay
Yabancı ülke Başka bir yabancı ülke 8 ay
  • Murisin Türkiye'de yerleşim yeri varsa beyanname o yerin vergi dairesine verilir; yabancı ülkede yerleşikse Ankara'daki yetkili vergi dairesine verilir.
  • Beyandan sonra ortaya çıkan banka hesabı veya alacak için ek beyanname verilebilir; kusur bulunmayan hâllerde ceza uygulanmaz.
  • Uluslararası çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları ve yurt dışında ödenen vergilerin mahsubu ülke bazında farklılık gösterir; bu nedenle ilgili anlaşma ayrıca incelenmelidir.

⚠️ Süre ve Oran Uyarısı

Vergi süreleri, istisna tutarları ve oranlar her yıl güncellenebilir. Beyannameyi vermeden önce ilgili yıl için yürürlükteki mevzuat ve vergi dairesi uygulaması kontrol edilmelidir.

İntikaldan sonra taşınmaz satılabilir mi? Ortaklığın giderilmesi

Mirasçılar taşınmazın maliki olduktan sonra Türk hukukunda diğer maliklerle aynı haklara sahiptir. Satış, bağış, ipotek ve kiralama mümkündür. Ancak yabancı uyruklu malik bakımından Tapu Kanunu m.35'teki ülke ve alan sınırları devre dışı kalmaz; ayrıca askeri bölgede kalan taşınmazlarda ek izinler gerekir.

  • Tüm mirasçılar anlaşırsa: Taşınmaz ortak satışla veya payların bölünmesiyle paylaşılır.
  • Anlaşma olmazsa: Her paydaş ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davası açabilir. Taşınmaz aynen bölünemiyorsa mahkeme satış yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verir.
  • Yeni kural: 7589 sayılı Kanun ile İİK m.114'e eklenen düzenleme, tüm maliklerin miras yoluyla malik olduğu taşınmazda ilk artırmanın yalnızca malik mirasçılar arasında yapılmasını öngörür. Yürürlük ve geçiş hükümleri için güncel metin ayrıca kontrol edilmelidir.

Yabancı mirasçıların en sık yaptığı hatalar

Ölüm tarihini göz ardı etmekBugünkü mevzuata bakıp sonuca varılır; oysa kısıtlama ölüm tarihindeki düzene göre incelenir.
Belgede ad uyuşmazlığı bırakmakPasaport, ölüm belgesi ve eski tapudaki yazım farkları ayrı bir kimlik tespiti davasına yol açabilir.
Yabancı belgeyi doğrudan sunmakMahkeme ilamı niteliğinde olmayan bir belgenin tapuda doğrudan kabul edileceği varsayılır; oysa çoğu zaman yeni bir mirasçılık belgesi gerekir.
Vergi süresini kaçırmakMirasçı yurt dışındaysa süre uzar; ancak ölümün yeri ve mirasçının bulunduğu yer birlikte değerlendirilmelidir.
Geniş yetkili vekaletname vermekSatış ve devir yetkileri açık ve sınırlı yazılmalıdır.
İntikali yıllarca ertelemekMülkiyet mirasçılarda kalsa da paydaş sayısı çoğalır, belge toplamak ve ortak karar almak zorlaşır.

Yabancı mirasçı için adım adım yol haritası

1
Temel bilgileri belirleyin: Murisin ölüm tarihini, murisin ve mirasçıların uyruğunu, terekedeki malları (taşınır, taşınmaz, hak) netleştirin.
2
Belgeleri hazırlayın: Ölüm belgesi, nüfus ve soybağı kayıtları için apostil şerhi ve yeminli tercüme temin edin. Belgelerdeki ad yazımlarını birbiriyle karşılaştırın.
3
Mirasçılık belgesi başvurusu yapın: Yetkili sulh hukuk mahkemesine başvurulur. Yabancı mahkemeden alınmış bir belge varsa tanıma ve tenfiz gerekip gerekmediği ayrıca değerlendirilir.
4
Karşılıklılık araştırmasını takip edin: Ölüm tarihi karşılıklılığın arandığı döneme denk geliyorsa, mahkemenin Adalet Bakanlığı aracılığıyla Dışişleri Bakanlığı'ndan bilgi alması ve yazının somut olması önem taşır.
5
Belgedeki kısıtlamaları okuyun: Mirasçılık belgesinde taşınmaz bakımından Tapu Kanunu m.35 veya askeri bölge sınırlamalarına işaret edilip edilmediğini kontrol edin.
6
Tapu ve vergi işlemlerini yürütün: Tapu müdürlüğünde intikal işlemi ve Veraset ve İntikal Vergisi bakımından beyan yükümlülüğü gündeme gelebilir. Süreler ve istisnalar için güncel mevzuat kontrol edilmelidir.
7
Kısıtlamaya takılırsanız seçenekleri değerlendirin: Sınırlamaya takılan taşınmaz tasfiye edilip bedele çevrilebilir. Mirasçılık belgesinin verilmemesi veya iptali hâlinde istinaf, temyiz ve gerekirse bireysel başvuru yolları süreler içinde değerlendirilmelidir.

Sıkça sorulan sorular

Mütekabiliyet ne demek?

Karşılıklılık demektir: Türkiye'nin bir ülke vatandaşına tanıdığı hakkı, o ülkenin de Türk vatandaşlarına tanıması. Miras hukukunda özellikle yabancı mirasçının Türkiye'deki taşınmazı edinip edinemeyeceği tartışmasında karşımıza çıkar.

Yabancı uyruklu kişi Türkiye'deki taşınmazı miras alabilir mi?

Yabancı uyruklu olmak tek başına mirasçı olmaya engel değildir. Taşınmazın mülkiyetinin edinilmesi ise murisin ölüm tarihindeki mevzuata, güncel Tapu Kanunu m.35'teki sınırlamalara, Cumhurbaşkanı kararlarına ve askeri bölge kurallarına bağlıdır. Sınırlamalara takılan taşınmaz tasfiye edilip bedeli ödenir.

İki ülke arasında anlaşma yoksa mirasçı olamaz mıyım?

Olabilirsiniz. Yargıtay'a göre antlaşma bulunmaması karşılıklılığın bulunmadığı anlamına gelmez; hukuki ve fiili durum, murisin ölüm tarihi itibarıyla araştırılır. Karşılıklılık bulunmasa bile mirasçılık sıfatı taşınırlar bakımından devam eder.

Karşılıklılık hangi tarihe göre değerlendirilir?

Murisin ölüm tarihine göre. Kök muris ve sonradan ölen mirasçı gibi birden fazla ölüm varsa her ölüm tarihi ayrı ayrı incelenir.

Karşılıklılık yoksa miras payım kaybolur mu?

Hayır. Para, banka hesabı, alacak ve diğer haklar bakımından mirasçılık sürer. Taşınmaz yönünden ise mülkiyet edinimi tanınmaz; taşınmaz tasfiye edilir ve payın karşılığı bedel olarak ödenir.

Tasfiye ne demek, kim yapar?

Taşınmazın satılarak bedele çevrilmesidir. Güncel Tapu Kanunu m.35'e göre sınırlamalara uymayan şekilde miras yoluyla edinilen taşınmaz, Maliye Bakanlığınca verilecek ve bir yılı geçmeyen süre içinde malik tarafından tasfiye edilmezse tasfiye edilir ve bedeli hak sahibine ödenir.

Yurt dışından alınan veraset belgesi Türkiye'de geçerli mi?

Yabancı mahkemeden alınan mirasçılık belgesi Türkiye'de doğrudan sonuç doğurmayabilir; dosyaya göre tanıma ve tenfiz kararı veya Türkiye'de yeni bir mirasçılık belgesi gerekebilir. Belgelerin apostil şerhi ve yeminli tercümesi de aranır.

Mirasçılık belgesi için Hazine'yi dava etmek zorunlu mu?

Hayır. Hazine mirasçılık sıfatı konusunda uyuşmazlık çıkarmamışsa hasımlı dava açmakta hukuki yarar bulunmaz. Mirasçılık belgesi çekişmesiz yargı kapsamında hasımsız olarak da verilir.

Mirasçılık belgesi verilmezse veya iptal edilirse ne yapılır?

Karar kanun yoluna götürülebilir. Karşılıklılık gerekçesi ölüm tarihine ilişkin somut bir araştırmaya dayanmıyorsa ya da yerleşik içtihattan gerekçesiz ayrılmışsa, Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru da değerlendirilebilir. Bireysel başvuru süresi kural olarak otuz gündür.

Yabancı uyruklu murisin Türkiye'deki evi için hangi ülkenin kanunu uygulanır?

Türkiye'de bulunan taşınmazlar bakımından MÖHUK m.20 uyarınca Türk hukuku uygulanır. Yurt dışındaki diğer mallar için murisin millî hukuku esas alınabilir.

Veraset ve intikal vergisi beyan süresi ne kadar?

Ölüm Türkiye'de olmuş ve mirasçı Türkiye'deyse 4 ay, mirasçı yurt dışındaysa 6 aydır. Ölüm yabancı ülkede gerçekleşmişse mirasçının yerine göre 4, 6 veya 8 ay uygulanır.

Yurt dışından vekaletname ile intikal yapılabilir mi?

Evet. Vekaletname konsoloslukta ya da yabancı noterde düzenlenebilir; noterde düzenlenmişse apostil ve yeminli tercüme eklenir. Yetkilerin açıkça yazılması önemlidir.

Yabancı vasiyetname Türkiye'deki taşınmaz için geçerli olur mu?

Şekil şartları ve içerik bakımından Türk hukukuna uygunluk aranır. Saklı paylı mirasçıların payı ihlal edilmişse tenkis davası açılabilir.

İntikalden sonra yabancı mirasçı taşınmazı satabilir mi?

Satabilir; satış, bağış ve ipotek mümkündür. Yabancı malik olarak Tapu Kanunu m.35 sınırları ve askeri bölge kuralları ayrıca dikkate alınır.

Mirasçılar arasındaki ortaklığın giderilmesi satışında yeni bir kural var mı?

31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7589 sayılı Kanun ile İcra ve İflas Kanunu m.114'e eklenen düzenlemeye göre, tüm maliklerin miras yoluyla malik olduğu ve üçüncü kişi hakkı bulunmayan taşınmazda satışla ortaklığın giderilmesine karar verilirse ilk artırma yalnızca malik mirasçılar arasında yapılır. Kural uyruğa değil, malik mirasçı olmaya bağlıdır; yabancı mirasçının taşınmazı edinmesi ayrıca Tapu Kanunu m.35'e göre değerlendirilir. Yürürlük ve geçiş hükümleri için güncel metin kontrol edilmelidir.

✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?

Yabancı mirasçılarda belirleyici üç unsur; murisin ölüm tarihi, tarafların uyruğu ve malvarlığının niteliğidir. Mirasçılık belgesi ile taşınmaz mülkiyetini ayrı değerlendirmek, karşılıklılığı ölüm tarihi itibarıyla araştırtmak ve belgeleri eksiksiz hazırlamak dosyanın seyrini belirler. Maya Avukatlık Bürosu, yabancı unsurlu miras dosyalarına ilişkin belgelerinizi inceleyebilir; evraklarınızı iletişim sayfası üzerinden iletebilirsiniz.

Emsal Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2025/3813 E. , 2025/4834 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 55. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1280 E., 2024/1000 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/60 E., 2021/540 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin mirasbırakanı ...'in tek mirasçısı olmasına rağmen Şişli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/18 Esas, 1999/1364 Karar sayılı mirasçılık belgesinde mirasbırakanın bekar ve çocuksuz öldüğü ve mirasçısı bulunmadığı gerekçesiyle mirasının tamamının davalı Hazineye kaldığına karar verildiğini belirterek; anılan mirasçılık belgesinin hatalı olması nedeniyle iptaline ve yeni bir mirasçılık belgesi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın karşılıklılık ilkesi gereği reddinin gerektiğini, davacının sunduğu belgelerin teyit edilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımı süresi içinde açılmadığını savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dosya içeriğinden karşılıklılık ilkesinin uygulanmasında veraseten intikallere bir engel bulunumadığının ve mirasbırakan ...'in tek mirasçısının davacı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararına karışı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla İlk Derece Mahkemesince denetlemeye ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiği ve İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Nedenleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mirasbırakanın ölüm tarihinde Bulgaristan ile aramızda karşılıklığın bulunmadığını, davacı tarafından sunulan çeviri belgelerle mirasçının belirlendiğini, bu belgelerin teyit edilmediğini, mirasbırakanın anne ve babasının isminin yanlış yazıldığını, tek mirasçının Hazine olduğunu beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını istemişitr.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Mirasın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 35. maddesinde yabancı uyruklu gerçek kişilerin ancak karşılıklılık bulunması ve kanuni sınırlamalara uyulması koşuluna bağlı olarak Türkiye’de taşınmaz mal edinebilecekleri, karşılıklılığın tespitinde hukuki ve fiili durumun esas alınacağı açıklanmıştır. Kanun'un açık hükmünden de anlaşılacağı üzere 2644 sayılı Kanun'da belirtilen bu sınırlama yalnızca taşınmaz mallar yönünden uygulanabileceğinden yabancı uyruklu kişilerin taşınır mallar ile para veya diğer haklar yönünden mirasçı olmalarında yasal herhangi bir engel bulunmamaktadır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 20. maddesinde ise yabancılık unsuru içeren mirasçılık belgeleri verilmesinde terekedeki mallar, taşınır ve taşınmaz mallar olarak ayrım yapılmak suretiyle ele alınır. Gerek 2644 sayılı Kanun'un 35. maddesi gerekse 5718 sayılı Kanun'un yukarıda açıklanan hükümleri sebebiyle yabancı unsurlu veraset davalarında hak ehliyetini tespit bakımından kanuni tahditler ve mütekabiliyet (ülkeler arasında karşılıklı işlem) esaslı unsurlardandır (Hukuk Genel Kurulu 28.12.1994 tarihli ve 1994/2-625, 1994/905 sayılı Karar). Mirasbırakan ya da mirasçıları yabancı ülke uyrukluğunda olduğunda ise içinde yabancılık unsuru, diğer bir anlatımla milletlerarası unsur taşıdığından, terekenin miras bırakanın ölüm günü itibariyle açıldığı tarihte taşınmazların iktisabı yönünden karşılıklılık aranacaktır. Karşılıklılığın bulunmaması; yabancı mirasçıların, mirasbırakanın taşınmazlarını iktisabı hakkında uygulanacak olup, mirasçılık sıfatının terekedeki taşınırlar yönünden devam edeceği tartışmasızdır.

Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;

İptali istenen Şişli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.12.1999 tarihli ve 1999/18 Esas, 1999/1364 Karar sayılı mirasçılık belgesinde mirasbırakan ...'nın mirasçısı bulunmadığı belirtilerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 501. maddesi uyarınca davalı Hazinenin mirasçılığına karar verilmiş ise de dosya kapsamında bulunan apostil şerhli nüfus kayıt örneklerinden mirasbırakan ...'nın mirasçısının davacı olduğu anlaşılmış olup buna dayalı olarak mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ne var ki; Dairemizin geri çevirme kararı gereği dosyaya eklenen Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünün 23.07.2025 tarihli yazı cevabında, mirasbırakan ...'in ölüm tarihi olan 1982 yılında bir Bulgar vatandaşı öldüğünde terekede yer alan taşınmazın Bulgar uyruklu mirasçılara intikal ettirildiği ve söz konusu tarihte Ülkemiz ile Bulgaristan arasında taşınmaz mal edinimi bakımından mütekabiliyetin bulunmadığının belirtildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mirasın açıldığı 18.11.1982 tarihinde Türkiye ile Bulgaristan arasında gayrimenkullerin miras yoluyla intikali bakımından hukuki veya fiili karşılıklılık bulunmadığından; İlk Derece Mahkemesince, taşınmazlar yönünden "Yasak Askeri Bölgeler ve Güvenlik Bölgeler Kanunu ile Köy Kanunu ve Tapu Kanunu'nun 35. Maddesinin getirdiği sınırlamalar gözetilmek suretiyle" mirasçılık belgesi verilmesi gerekirken anılan husus göz ardı edilerek yalnızca mirasçılık belgesinin iptaline ve mirasçının paylarının belirlenmesine yönelik hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

VI.KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

"Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa veya avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz. Her somut olay kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Lütfen hukuki adımlar atmadan önce uzman bir avukata danışınız."

Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.

Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.

 

Maksimum dosya boyutu (Mb): 2