
Son güncelleme: 29 Ekim 2026 · İncelenen içtihat: 2017-2025 tarihli Danıştay, İdare Dava Daireleri Kurulu ve Yargıtay kararları
Tüp bebek tedavisinde elde edilen embriyolar yalnızca tıbbi değil, hukuki bir geleceği de taşır. Eşlerden biri vefat ederse, çift boşanırsa, saklama süresi dolarsa veya merkez bir hata yaparsa embriyonun akıbeti ne olur? Bu rehber, 2238 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesi, ÜYTE Yönetmeliği ve Danıştay ile Yargıtay kararları ışığında bu soruları tek sayfada yanıtlar.
İlgili karar bölümleri kutular içinde gösterilmiştir.
✅ Hızlı Cevaplar
📑 İçindekiler
Tüp bebek, hukuken "üremeye yardımcı tedavi" (ÜYTE) olarak adlandırılır. Temel kural 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun'un Ek 1. maddesinde, uygulama ayrıntıları ise 30.09.2014 tarihli ÜYTE Yönetmeliği'nde yer alır. Tedavi yalnızca Bakanlıkça yetkilendirilmiş hekimler tarafından, ruhsatlı merkezlerde yapılabilir.
Üremeye yardımcı tedavi ilk kez 1987 yılında Yönetmelikle düzenlenmiştir. Bugünkü çerçeve üç katmandan oluşur:
Yönetmelik bu yasaklara uymayanlar hakkında hem idari hem adli yaptırımlar öngörür. Hekimler ve merkez sahipleri bakımından sonuçları ağırdır; ayrıntılar aşağıdaki "merkezlere uygulanan yaptırımlar" bölümünde ele alınmıştır.
📎 Emsal karar kesiti: Danıştay 10. Daire, E. 2019/12377, K. 2021/4701, 12.10.2021 (Ek 1'in yorumlandığı bölüm)
Nitekim, 2238 sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun'a, 05/12/2018 tarih ve 30616 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7151 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile eklenen ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren ek 1. maddede, üremeye yardımcı tedavi yöntemlerinin sadece evli olan eşler arasında gerçekleştirilmesine izin verilmiş, donasyon, üreme hücreleri ve embriyonun başkalarında kullanılması, taşıyıcı annelik gibi uygulamalar yasaklanmıştır.
Evet. Ek 1. madde, yöntemin "sadece evli olan eşler arasında" uygulanacağını belirtir. Danıştay 10. Daire, Yönetmelikteki "evli" ibaresini nesebin korunması amacıyla hukuka uygun bulmuş; bu karar İdare Dava Daireleri Kurulu'nun 17.10.2022 tarihli kararıyla onanmıştır.
Yönetmelik, tedavide kadının yumurtası ile kocanın spermini esas alır. Yani sistem, evlilik içinde ve eşlerin kendi hücreleriyle yapılan tedaviyi tanır. Evli olmayan çiftlerin, bekâr bireylerin veya donör kullanılan tedavilerin hukuki karşılığı yoktur.
📎 Emsal karar kesiti: Danıştay 10. Daire, E. 2019/12377, K. 2021/4701, 12.10.2021
Buna göre, halkın değer yargıları, sosyo-kültürel yapısı ile soybağı ve miras hukuku hükümleri göz önünde bulundurularak, nesebin korunması amacıyla yapıldığı anlaşılan anılan düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Karar, İdare Dava Daireleri Kurulu'nun 17.10.2022 tarihli (E. 2022/408, K. 2022/2920) kararıyla onanmıştır.
Embriyonun saklanması için eşlerin her ikisinin birlikte rızası gerekir. Saklama süresi bir yılı aşarsa rıza eşlerce birlikte yenilenir. Danıştay kararlarında aktarılan Yönetmelik hükmüne göre embriyolar en fazla beş yıl saklanır; daha uzun saklama Bakanlığın iznine tabidir. Ortak talep, eşlerden birinin ölümü, boşanmanın hükmen sabit olması veya sürenin dolması halinde embriyolar müdürlükte kurulan komisyonca imha edilir.
Embriyo ile üreme hücresi (sperm, yumurta) arasındaki ayrım bu alandaki en önemli noktadır. Çünkü Yönetmelik iki durumu farklı formlarla ve farklı rıza rejimleriyle düzenler.
ℹ️ Rıza belgelerinizi saklayın
Tedavi sırasında imzalanan "Yardımcı Üreme Teknikleri İçin Rıza Belgesi" ve "Embriyo Dondurma Bilgilendirme ve Rıza Formu" ileride en önemli delil olabilir. Bu belgelerin bir nüshasını merkezden isteyin ve kendi arşivinizde tutun. Süre ve rıza yenilemelerini de takip edin.
📎 Emsal karar kesiti: Danıştay 10. Daire, E. 2023/684, K. 2025/2090, 17.04.2025 (Yönetmelik m.20'nin aktarıldığı bölüm)
Yönetmeliğin 20. maddesinin 5. fıkrasında; adaylardan fazla embriyo elde edilmesi halinde embriyoların dondurularak saklanmasına izin verilmiş, embriyonun saklanması için eşlerin her ikisinin birlikte rızası aranmış; saklama süresinin bir yılı aşması halinde eşlerin birlikte müracaat ederek rızalarını yenilemeleri şartı getirilmiş; eşlerin birlikte talebi, eşlerden birinin ölümü veya boşanmanın hükmen sabit olması halinde ya da belirlenen süre son bulduğunda saklanan embriyoların müdürlükte kurulacak komisyonca imha edileceği belirtilmiştir.
Nitekim; Yönetmeliğin ekinde yer alan ve yapılacak işlemlerden önce kişilerin bilgilendirilerek rızalarını almayı amaçlayan formlar incelendiğinde; üreme hücresi ve gonad dokunun saklanması, çözdürülmesi ve imhasında kullanılan EK-12, EK-13, EK-14 nolu formları yalnızca hücre veya gonad doku sahibinin imzalamasının yeterli olduğu; embriyonun saklanması, çözdürülmesi ve imhasında kullanılan EK-9, EK-10, EK-11 nolu formları ise eşlerin birlikte imzalamasının gerektiği görülmektedir.
Maddenin 6. fıkrasında, dondurulan embriyonun en fazla beş yıl süre ile saklanacağı, beş yıldan fazla saklanmasının Bakanlığın iznine tabi olduğu düzenlenmiştir.
Metinde "Yönetmelik" olarak anılan düzenleme, 30.09.2014 tarihli ÜYTE Yönetmeliği'dir. Hükmün sonraki değişikliklerle farklılaşıp farklılaşmadığı ayrıca kontrol edilmelidir.
Danıştay 10. Daire, 17.04.2025 tarihli kararlarla Yönetmeliğin 20. maddesinin 5. fıkrasındaki "eşlerden birinin ölümü" ibaresini, hiçbir istisna öngörmediği için "eksik düzenleme" gerekçesiyle iptal etti. Kararlar oy çokluğuyla verildi ve İdare Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açıktır. Güncel uygulama başvuru öncesinde mutlaka teyit edilmelidir.
Yönetmelik, eşlerden biri ölünce dondurulmuş embriyoların imha edilmesini öngörüyordu. Eşi vefat eden kadınlar embriyonun transferi için idareye başvurdu; başvurular reddedildi veya cevapsız bırakıldı. İdari yargıda açılan davalarda Danıştay 10. Daire, embriyo ile üreme hücresi arasındaki farkı ortaya koyarak şu sonuca ulaştı:
📎 Emsal karar kesiti: Danıştay 10. Daire, E. 2023/684, K. 2025/2090, 17.04.2025
Kişinin embriyolarının geleceğine yönelik karar verme hakkına sahip olması da Sözleşmenin 8. maddesindeki özel yaşama ve aile yaşamına saygı hakkı kapsamındadır.
Dava konusu hükümde, herhangi bir istisnaya yer verilmeksizin dondurularak saklanmakta olan embriyonun eşlerden birinin ölümü halinde imha edileceğinin düzenlenmesi, birlikte çocuk sahibi olma iradesini ortaya koyan eşlerin, tıbbi yardımla üreme hakkına sınırları belirsiz ve ölçüsüz bir müdahale niteliği taşımaktadır.
Ülkemizde olduğu gibi, evlilik birliği içerisindeki yapay döllenmeyi kabul eden hukuk sistemleri de karşılaştırılmak ve uluslararası sözleşmeler ile Anayasada koruma altına alınan temel kişi hakları göz önünde bulundurulmak suretiyle, evlilik birliği içerisinde elde edilen ve dondurularak saklanan embriyonun, erkeğin ölümünden sonra eşi tarafından kullanımına izin verilmesi, bunun erkeğin sağlığında ölümden sonra eşine transfere yazılı rıza vermesi şartına bağlanması, ölümden sonra embriyonun kullanımının belli bir süre ile sınırlandırılması -saklama süresinin sonu gibi-, sağ kalan kadının bu sürede evlenmesi halinde imhanın gerçekleştirilebilmesi gibi istisnalara açıkça yer verilmek suretiyle konunun belirli koşullara, kısıtlamalara ve kontrol rejimine tabi tutularak düzenlenmesi zorunlu görülmektedir.
[…] Beklenmeyen bir olay olan ölüm ile birlikte bu iradesinin yok sayılması mümkün değildir.
Bu açıklamalar ışığında, dondurularak saklanmakta olan embriyonun eşlerden birinin ölümü halinde imha edilmesi sonucunu doğuran dava konusu "eşlerden birinin ölümü" ibaresinin, herhangi bir istisnaya yer verilmemiş olması nedeniyle, eksik düzenleme niteliğinde olduğu ve bu yönden hukuka aykırı bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Aynı gün ve aynı yönde Daire, E. 2022/1700 (K. 2025/2087), 2023/5371 (K. 2025/2088), 2022/4231 (K. 2025/2089), 2022/2208 (K. 2025/2091) ve 2021/1782 (K. 2025/2092) sayılı dosyalarda da "eşlerden birinin ölümü" ibaresini iptal etmiştir.
⚠️ Kesinleşme ve uygulama bakımından dikkat
Bu kararlar oy çokluğuyla verilmiştir ve karar metinlerinde tebliğden itibaren 30 gün içinde İdare Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolunun açık olduğu belirtilmiştir. Kararların kesinleşip kesinleşmediği ve idarenin uygulamayı nasıl şekillendirdiği her somut başvuruda ayrıca kontrol edilmelidir.
Bu rehberde atıf yapılan karar metinleri kamuya açık içtihat derlemelerinden alınmıştır; resmî sureti ve kesinleşme şerhi dosya üzerinden doğrulanmalıdır. Embriyonun imha edilmek üzere olduğu bir durumda bekleme yapmak geri dönüşsüz sonuç doğurabilir; hızlı hareket etmek gerekir.
Kararlarda karşı oy kullanan üyeler, düzenlemeyi hukuka uygun bulmuştur. Karşı oy gerekçesi nesebin korunmasına, kamu düzenine ve çocuğun üstün yararına dayanır. İki görüşü birlikte bilmek, ileride İdare Dava Daireleri Kurulu'nda nasıl bir tartışma yürütüleceğini öngörmek bakımından önemlidir.
📎 Emsal karar kesiti: Danıştay 10. Daire, E. 2023/684, K. 2025/2090, 17.04.2025 (karşı oy gerekçesi)
Buna göre, dava konusu düzenlemelerle, kamusal çıkarlar ile özel çıkar arasında adil dengenin korunduğu, ölümden sonra üreme hücresi, gonad doku ve embriyonun kullanılması engellenerek nesebin korunması, yukarıda sayılan kamusal sakıncaların giderilmesi ve çocuğun üstün yararının sağlanması amacının güdüldüğü, bu yönüyle düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Genel olarak hayır. Aynı tarihli kararlarda Danıştay, yalnızca saklanmasına rıza gösterilmiş sperm bakımından ölüm halinde imhayı hukuka uygun bularak bu yöndeki davaları reddetti. Fark, embriyoda eşlerin birlikte çocuk sahibi olma iradesinin ortaya konmuş olmasıdır.
Danıştay 10. Daire, 17.04.2025 tarihinde ölen eşin dondurulmuş spermi için açılan üç davayı (K. 2025/2084, 2025/2085 ve 2025/2086) oy çokluğuyla reddetti. Gerekçenin özü şudur: Sperm saklama formunu yalnızca hücre sahibi imzalar ve bu rıza saklamaya ilişkindir. Kullanım için ayrı bir irade henüz ortaya konmamıştır.
📎 Emsal karar kesiti: Danıştay 10. Daire, E. 2023/684, K. 2025/2090, 17.04.2025 (hücre ve embriyo ayrımı)
Burada kişi tarafından açıklanan rızanın, yukarıda ifade edilen amaçlar doğrultusunda hücre ve dokunun saklanmasına yönelik olduğu, kullanımını içermediği anlaşılmaktadır. Buna göre, yalnızca saklanmasına rıza gösterilmiş, henüz kullanımına rıza gösterilmemiş olan üreme hücresinin ve gonad dokunun, kişinin ölümü halinde imha edilmesi işin doğası gereğidir.
[…] Bu niteliğinden de hareketle, embriyonun dondurularak saklanmasında, üreme hücresinin dondurularak saklanmasındaki iradeden farklı olarak, eşlerin artık birlikte çocuk sahibi olma iradelerini ortaya koyduklarının kabulü gerekir.
✅ Pratik sonuç
Eşinin sağlığında dondurulmuş spermi olan biri ile dondurulmuş embriyosu olan biri aynı hukuki konumda değildir. Hangi materyalin saklandığı, hangi formların kimler tarafından imzalandığı ve imha tarihinin ne zaman olduğu, izlenecek yolu belirleyen ilk üç sorudur.
Danıştay, bu yolla doğan çocuk ile baba arasındaki soybağının hâkim kararıyla (babalık hükmüyle) kurulabileceğini, mirasçılığa da hâkim kararıyla hükmedilebileceğini belirtmiştir. Çocuğun diğer çocuklardan farklı işlem görmesi AİHS m.14 kapsamında ayrımcılık yasağına ve çocuğun üstün yararına aykırı bulunmuştur.
Embriyonun kullanımına karşı ileri sürülen başlıca itirazlar soybağı ve mirasçılıktır. İdare, bu konuların kamu düzenine ilişkin olduğunu savunmuştur. Danıştay ise soybağı ve mirasçılığın, hukuk sisteminin tanıdığı yollarla kurulabileceğini kabul etmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 643. maddesinin gerekçesinde, çocuğun embriyo durumunda saklanabildiği tıbbi gelişmelere dikkat çekilmiş ve madde metninde "ana rahmine düşmüş çocuk" ifadesi bilinçli olarak kullanılmamıştır.
📎 Emsal karar kesiti: Danıştay 10. Daire, E. 2023/684, K. 2025/2090, 17.04.2025
Davalı idarenin savunmasında; dava konusu düzenleme ile soybağı ve mirasçılık yönünden ortaya çıkacak sakıncaların önlenmesinin amaçlandığı, bu meselelerin kamu düzenine ilişkin olduğu belirtilmekte ise de; soybağı ilişkisinin ve mirasçılığın mevcut hukuk sisteminin tanıdığı ve geçerlilik verdiği yollarla kurulması mümkündür. Zira, bu yolla doğan çocuk ile babası arasındaki soybağının hakim kararıyla (babalık hükmüyle) kurulabilmesi mümkün olduğu gibi yine hakim kararıyla mirasçılığına da hükmedilebilmesi mümkündür.
Kaldı ki, yapay döllenme ile elde edilen embriyonun babanın ölümünden sonra ana rahmine transferi sonucu doğan çocuk ile diğer çocuklar arasında, soybağı ve mirasçılık yönünden bir fark yaratılması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 14. maddesi kapsamında ayrımcılık yasağına aykırılık teşkil edeceği gibi böyle bir kabul çocuğun üstün yararına da aykırı olacaktır.
Dondurularak saklanan ve erkeğin ölümünden sonra belli şartlar dahlinde sağ kalan eşi tarafından kullanılabilmesine izin verilen embriyo, evlilik birliği içerisinde elde edildiğinden, mevzuat ile güdülen nesebin korunması amacına aykırı bir durum da ortaya çıkmayacaktır.
Soybağı uyuşmazlıkları (reddi, babalık, tanıma) ayrı bir davayla yürür. Soybağının reddi davasının süreleri ve kimlerce açılabileceği için soybağının reddi davası rehberimize de bakabilirsiniz.
Yönetmeliğe göre boşanmanın hükmen sabit olması halinde dondurulmuş embriyolar müdürlükte kurulan komisyonca imha edilir. Embriyonun saklanması ve çözdürülmesi eşlerin birlikte rızasına bağlı olduğundan, boşanmış eşlerden birinin tek başına transfer talep etmesi sistemin öngördüğü bir yol değildir.
Embriyo, eşlerin ortak tedavi sürecinin ürünüdür ve rıza her yıl birlikte yenilenir. Boşanma kararı kesinleştiğinde bu ortak irade sona erer. Boşanma davası devam ederken embriyonun durumu, saklama süresi ve rıza yenilemeleri bakımından ayrıca değerlendirilmelidir; çünkü süre dolumu veya karşı tarafın imha talebi, geri alınamaz bir sonuç doğurur.
Boşanma davasının süreci, mal rejimi ve velayet gibi konular için boşanma avukatı sayfamızı ve aile hukuku çalışma alanımızı inceleyebilirsiniz.

İmha veya transfer talebinin reddi bir idari işlemdir. Bu nedenle dava, idare mahkemesinde ya da Yönetmelik hükmü de dava konusu yapılıyorsa Danıştay'da açılır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, embriyo nakline izin veren bir adli yargı kararını, yargı yolu kamu düzenine ilişkin olduğu için usulden bozmuştur.
Yargıtay'ın yaklaşımı net: Sağlık müdürlüğünün imha yönündeki yazısı idari işlemdir ve iptali idari yargının konusudur. Danıştay'ın görev kuralı da şöyle özetlenebilir: Bireysel işlem tek başına idare mahkemesinde açılır. Ülke çapında uygulanan düzenleyici işlemin (Yönetmelik hükmünün) iptali de isteniyorsa, bireysel işlemle birlikte dava ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görülür.
📎 Emsal karar kesiti: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/323, K. 2023/1577, 16.03.2023
Mahkemenin görevi gibi yargı yolu da kamu düzenine ilişkindir. Bu sebeple, yargılamanın her aşamasında yargı yolunun caiz olup olmadığının mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Görülmekte olan bir davada idari yargının görevli olması durumunda, davanın yargı yoluna ilişkin dava şartının mevcut olmaması sebebiyle usulden reddine karar verilir. […] İstek, […] kararına karşı olduğundan idarenin işleminin iptaline yönelik olup uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargıdır.
📎 Emsal karar kesiti: Danıştay 10. Daire, E. 2022/121, K. 2022/129, 13.01.2022
Yukarıda aktarılan Kanun maddelerine göre, düzenleyici işlemlerin uygulanması sonucunda tesis edilen bireysel işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların görüm ve çözümünün idare mahkemesinin görevinde olduğu; ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılan davaların ise, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görüleceği, ayrıca bireysel işlem ile işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin birlikte dava konusu edilebileceğinde duraksama bulunmamakla birlikte, bu durumda da açılan davanın, ilk derece mahkemesi olarak Danıştay'da görüleceğinde kuşku bulunmamaktadır.
⚠️ Yanlış mahkemede açılan dava süre kaybettirir
Embriyo nakli izni talebinin adli yargıda (asliye hukuk mahkemesi) açılması, davanın yargı yolu yönünden reddine yol açabilir. Süreler geçerken yanlış mahkemeye başvurmak, hak kaybı riski taşır. Hangi mahkemeye hangi talebin götürüleceği dosya başlamadan belirlenmelidir.
Yanlış transferden şüphelenen çift, önce tıbbi kayıtları ve rıza belgelerini toplamalı, DNA testi gibi bilimsel delilleri güvenceye almalı, ardından sağlık müdürlüğüne ve gerekirse cumhuriyet başsavcılığına başvurmalıdır. Hukuki sonuçlar; ceza, idari yaptırım, tazminat ve soybağı olmak üzere dört ayrı alanda doğabilir.
Mahkeme kararlarına yansıyan bir olayda, tüp bebek merkezinde yapılan transfer sonrasında anne ve babanın kan grubu 0 Rh+ iken doğan kız bebeğin kan grubunun A Rh+ çıkması üzerine DNA testi yaptırılmış ve bebeğin ana babası olmadıkları anlaşılmıştır. Ceza yargılamasında hekim hakkında "soybağını değiştirme" suçundan (TCK m.231) kast bulunmadığı için beraat kararı verilmiş; sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmemesi (TCK m.280) yönünden ise Yargıtay 8. Ceza Dairesi, tamamlanmış bir suç yoksa bildirmeme suçunun oluşmayacağı gerekçesiyle kararı kanun yararına bozmuştur.
📎 Emsal karar kesiti: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/15182, K. 2022/4887, 23.03.2022
[…] suçu bildirmeme suçunun oluşabilmesi ortada icrası tamamlanmış bir suçun olması gerektiği, bu haliyle atılı sağlık mesleği mensuplarının suçu bildirmeme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığından […]
Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin kanun yararına bozma kararında yer alan gerekçe cümlesidir.
Başka bir çifte ait embriyonun transferi iddiasıyla yürütülen soruşturmalarda, Sağlık Bakanlığının hekimin ÜYTE klinik uygulama sertifikasını veya merkezin ruhsatını iptal eden işlemleri idari yargıda dava konusu olmuştur. Danıştay 10. Daire'nin bu işlemlerin iptaline ilişkin kararları onadığı örnekler vardır (E. 2020/1638, K. 2020/4700 ve E. 2019/12215, K. 2020/4699). Her dosyada soruşturma raporu, ihlalin niteliği ve ölçülülük ayrı değerlendirilir.
Çocuğun soybağı bakımından kısa hak düşürücü süreler söz konusu olabileceğinden vakit kaybetmeden hareket edilmelidir; ayrıntılar için soybağının reddi davası yazımıza bakınız.
Tazminat için hukuka aykırı bir eylem, zarar, eylem ile zarar arasında uygun illiyet bağı ve kusur bulunmalıdır. Özel merkezlerde dava genellikle adli yargıda (özen borcuna aykırılık), kamu hastanesi veya üniversite hastanesinde ise idari yargıda (tam yargı davası) açılır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, bir kadına bilgisi ve açık rızası alınmadan tüplerinin bağlandığı iddiasıyla açılan davada, tıbbi müdahaleye hastanın onay verdiğinin ispat yükünün operasyonu yapan doktor ve hastaneye ait olduğunu belirterek, yetersiz araştırma nedeniyle ret kararını bozmuştur.
📎 Emsal karar kesiti: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2020/5809, K. 2021/7071, 23.06.2021
Bu müdahaleye hastanın onay verdiğini operasyonu gerçekleştiren doktor ve hastane ispatla yükümlüdür.
Onam formu ise sadece myom ameliyatına ilişkin olup tüplerin bağlanacağı hususunda alınmış bir rıza yoktu […]
Aynı daire, embriyo transferinde mevzuata aykırı biçimde iki embriyo verilmesi iddiasıyla açılan ve bebeğin serebral palsili doğmasına dayanan davada, bilirkişi raporlarına dayanarak uygulama ile sonuç arasında illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle ret kararını onamıştır.
📎 Emsal karar kesiti: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/1690, K. 2025/5451, 19.11.2025
Gerek maddi gerekse manevi tazminata hükmedilebilmesi için ortada hukuka aykırı bir eylem, bir zarar, bu zarar ile eylem arasında illiyet bağı ve kusur bulunmalıdır.
[…] transfer işleminde iki embriyo verilse dahi bir bebeğin serebral palsili olması üzerine doğrudan etkisinin olmadığı, tekiz aynı hafta ve kiloda doğan bebeklerde de benzer oranda serebral palsi görülebileceği göz önüne alındığında, yönetmeliklere uygun yapılmayan tıbbi işlem ile bebeğin serebral palsili doğması arasında illiyet kurulamayacağı dolayısıyla söz konusu uygulamaya tıbbi hata atfedilemeyeceği belirtilmiştir.
⚠️ Süreler dava türüne göre değişir
Adli yargıdaki tazminat davasında zamanaşımı, idari yargıdaki tam yargı davasında ise idareye başvuru ve dava açma süreleri uygulanır. Uyuşmazlığın hukuki niteliği (sözleşme, haksız fiil, idari eylem) süreyi belirlediğinden, süre hesabı için dosya incelenmeden tarih verilmesi doğru olmaz. Delillerin kaybolmaması için merkez kayıtlarının erken talep edilmesi önemlidir.
Yönetmeliğin Ek-17 "Müeyyide Formu", yasak fiillere karşı yeni başvuru kabulünün durdurulmasından ruhsat ve sertifika iptaline kadar değişen yaptırımlar öngörür. Örneğin birden fazla embriyo transfer edilmesi, belirlenen sınırları aşıyorsa merkez için ilk tespitte altı ay yeni başvuru kabul edememe yaptırımı doğurur.
Danıştay kararlarında aktarılan Ek-17 hükmüne göre embriyo transferi şu sınırlara bağlıdır:
İhlal halinde ilk tespitte merkez altı ay yeni başvuru kabul edemez. İkinci tespitte ruhsat iptali gündeme gelir; ünite ve laboratuvar sorumlularının sertifikaları da iptal edilebilir ve bu kişiler merkezlerde çalışamaz. Hükmün karar tarihindeki metni böyledir; güncel Yönetmelik metni ayrıca kontrol edilmelidir.
📎 Emsal karar kesiti: Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 2020/2029, K. 2021/87, 21.01.2021
Ek-17 Müeyyide Formu'nun 7. maddesinin (b) fıkrasında; merkezlerde ÜYTE(üremeye yardımcı tedavi) uygulamasında birden fazla embriyo transfer edilmemesinin esas olduğu, ancak, 35 yaşa kadar birinci ve ikinci uygulamada tek embriyo, üçüncü ve sonraki uygulamalarda iki embriyo, 35 yaş ve üzerinde tüm uygulamalarda en fazla iki embriyo transfer edilebileceği ve bu yasağa aykırı hareket eden merkezlerin ilk tespitte 6 ay yeni başvuru kabulü yapamayacağı, ikinci tespitte ise merkezin ruhsatı/ faaliyet izni iptal edileceği, ayrıca ÜYTE ünite sorumlusu ve laboratuvar sorumlusunun sertifikasının iptal edileceği ve bu kişilerin merkezlerde çalışamayacağı kurala bağlanmıştır.
Anılan Yönetmeliğin Ek-17 Müeyyide Formu'nun 7. maddesinde, merkezlerde ÜYTE(üremeye yardımcı tedavi) uygulamasında birden fazla embriyo transfer edilmemesi yasağına aykırı hareket eden merkezlerin ilk tespitte altı ay yeni başvuru kabulü yapamayacağı belirlendikten sonra bu yaptırımı uygulayacak merciin belirlenmediği görülmekte ise de yukarıda metnine yer verilen Özel Sağlık Kurum ve Kuruluşlarının İl Sağlık Müdürlüklerince Denetimine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönerge'nin 20. maddesinin 4. fıkrasında, ilgili mevzuatında öngörülen faaliyet durdurma yaptırımının acil durumlarda Valilik onayı ile uygulanabileceği düzenlendiğinden […]
İdare Dava Daireleri Kurulu, bölge idare mahkemesinin "yetki" yönünden iptal gerekçesini yerinde bulmayarak ısrar kararını bozmuştur.
İdari yaptırımlar yargı denetimine tabidir. Danıştay 10. Daire, cezai niteliği ağır basan idari yaptırımlarda lehe kanun ilkesinin gözetilmesi gerektiğini vurgulamış; fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olmayan kanun hükmüne dayanılarak yaptırım uygulanmasını hukuka aykırı bulmuştur. Ek-17 Müeyyide Formu'nun bazı maddelerine karşı açılan iptal davası ise reddedilmiş, bu red kararı İdare Dava Daireleri Kurulu'nun 25.11.2020 tarihli kararıyla (E. 2019/723, K. 2020/2693) onanmıştır.
📎 Emsal karar kesiti: Danıştay 10. Daire, E. 2020/5292, K. 2022/418, 07.02.2022
Mesleğin icrasının engellenmesi yönünde tesis edilen işlemin idarî yaptırım kararı mahiyetinde olduğu, dolayısıyla bir ceza hukuku yaptırımı niteliği taşımamakla birlikte bir kamu hukuku yaptırımı olduğu açık olmakla birlikte, cezai niteliği ağır basan bu tür idari yaptırımların dava konusu edilmesi halinde, ceza hukuku ilkelerinden biri olan lehe kanun uygulamasının idari yaptırım uygulanması sırasında da gözetilmesinin zorunlu olduğu tartışmasızdır.
[…] dava konusu fiilin işlendiği tarihte yürürlükte olmayan Kanun hükümlerine dayanılarak müeyyide uygulanması yukarıda yer verilen temel hukuk kurallarına aykırı olduğundan dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Personel şartları da yargı denetiminden geçmiştir. Örneğin biyolog ve veteriner hekimlerin laboratuvar sertifika programına başvurabilmesi için aranan doktora koşulunu getiren düzenleme, Danıştay 10. Daire'nin 21.04.2022 tarihli kararında kısmen reddedilmiş, kısmen "eksik düzenleme" yönünden iptal edilmiştir. Karar İdare Dava Daireleri Kurulu'nca 20.05.2024'te onanmıştır (E. 2019/8160, K. 2022/2302 ve E. 2023/212, K. 2024/1115).
Önce belgeleri toplayın, sonra süreleri hesaplayın. Embriyo imhası veya sürenin dolması geri dönüşsüz olduğu için en kritik iş, işlem yapılmadan önce idari ve yargısal başvuruyu başlatmaktır.
Aşağıdaki tablo, yazıda kullanılan kararların künyelerini ve ana noktalarını gösterir. Karar metinlerinin resmî suretleri ve kesinleşme durumu dosya üzerinden doğrulanmalıdır.
| Karar | Ana nokta |
|---|---|
| Danıştay 10. D., K. 2025/2087 - 2025/2092 (E. 2022/1700, 2023/5371, 2022/4231, 2023/684, 2022/2208, 2021/1782), 17.04.2025 | Ölen eşin embriyosu: Yönetmelik m.20/5'teki "eşlerden birinin ölümü" ibaresi eksik düzenleme nedeniyle iptal edildi (oy çokluğu). |
| Danıştay 10. D., E. 2022/1473, 2023/2268, 2021/2490, K. 2025/2084-2086, 17.04.2025 | Ölen eşin spermi: ölüm halinde imha hukuka uygun bulundu, davalar reddedildi (oy çokluğu). |
| Yargıtay 7. HD, E. 2022/323, K. 2023/1577, 16.03.2023 | Embriyo naklinin izni: yargı yolu kamu düzenindendir; uyuşmazlığın çözüm yeri idari yargıdır, karar usulden bozuldu. |
| Danıştay 10. D., E. 2022/121, K. 2022/129, 13.01.2022 | Düzenleyici işlem ve bireysel işlemin birlikte dava konusu edilmesi; görev kuralı. |
| Danıştay 10. D., E. 2019/12377, K. 2021/4701, 12.10.2021; İDDK, E. 2022/408, K. 2022/2920, 17.10.2022 | "Evli" ibaresi ve Ek 1: nesebin korunması amacıyla hukuka uygun bulundu, onandı. |
| Danıştay 10. D., E. 2019/8160, K. 2022/2302, 21.04.2022; İDDK, E. 2023/212, K. 2024/1115, 20.05.2024 | Laboratuvar sertifikası için doktora şartı düzenlemesi: kısmen ret, kısmen eksik düzenleme iptali; onandı. |
| Danıştay 15. D., E. 2016/10499, K. 2018/6470, 26.09.2018; İDDK, E. 2019/723, K. 2020/2693, 25.11.2020 | Ek-17 Müeyyide Formu: dava reddedildi, red kararı onandı. |
| İDDK, E. 2020/2029, K. 2021/87, 21.01.2021 | Çoklu embriyo transferi: altı ay başvuru kabul durdurma yaptırımında yetki; bölge idare mahkemesi ısrar kararı bozuldu. |
| Danıştay 15. D., E. 2016/9134, K. 2018/6847, 10.10.2018; İDDK, E. 2019/740, K. 2021/86, 21.01.2021 | Personel şartı düzenlemesi: iptal ve onama. |
| Danıştay 10. D., E. 2020/1638, K. 2020/4700 ve E. 2019/12215, K. 2020/4699, 10.11.2020 | Başka çifte ait embriyo transferi iddiası: sertifika ve ruhsat iptali işlemlerinin iptaline ilişkin kararlar onandı. |
| Danıştay 10. D., E. 2020/5292, K. 2022/418; E. 2020/5493, K. 2022/421; E. 2020/6648, K. 2022/420, 07.02.2022 | Soruşturma sonucu ruhsat ve sertifika iptali işlemlerinin iptali onandı; lehe kanun ilkesi vurgulandı (K. 2022/418). |
| Yargıtay 3. HD, E. 2020/5809, K. 2021/7071, 23.06.2021 | Aydınlatılmış onam: ispat yükü doktor ve hastanede; ret kararı bozuldu. |
| Yargıtay 3. HD, E. 2021/6107, K. 2021/9828, 11.10.2021 | Dondurulan embriyoların imhası nedeniyle tazminat: hukuki dinlenilme ve tebligat nedeniyle bozma. |
| Yargıtay 3. HD, E. 2025/1690, K. 2025/5451, 19.11.2025 | İki embriyo transferi iddiası: illiyet bağı kurulamadığı için ret kararı onandı. |
| Yargıtay 4. HD, E. 2021/943, K. 2022/3969, 03.03.2022 | Tüp bebek merkezi aleyhine mirasçıların tazminat davası: ret kararı onandı. |
| Danıştay 10. D., E. 2019/5551, K. 2022/4527, 17.10.2022 | Kamu hastanesinde hatalı tahlil nedeniyle tam yargı davası: karar onandı. |
| Yargıtay 8. CD, E. 2021/15182, K. 2022/4887, 23.03.2022 | Yanlış bebek / TCK m.280: tamamlanmış suç yoksa bildirmeme suçu oluşmaz, kanun yararına bozma. |
| Yargıtay 2. HD, E. 2023/8883, K. 2024/4, 09.01.2024 | Tüp bebek yoluyla doğan çocuk ve soybağının reddi: mirasçının dava hakkı sınırı, onama. |
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Embriyo, sperm veya yumurtayla ilgili uyuşmazlıklarda en önemli üç unsur şunlardır: rıza belgeleri, saklama ve imha tarihleri, doğru yargı yolu. Eşin ölümü, boşanma, yanlış transfer ve tazminat dosyalarında süreler kısa, sonuçlar geri dönüşsüzdür.
Maya Avukatlık Bürosu ile iletişime geçmek ve belgelerinizi iletmek için iletişim sayfamızı kullanabilirsiniz. For English-language enquiries about IVF and embryo disputes in Turkey, please use our contact page.
Evet. 2238 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesine göre yöntem yalnızca evli olan eşler arasında uygulanır. Danıştay 10. Daire, Yönetmelikteki "evli" ibaresini hukuka uygun bulmuş ve karar İdare Dava Daireleri Kurulu'nca onanmıştır.
Danıştay 10. Daire, 17.04.2025 tarihli kararlarla Yönetmelikteki "eşlerden birinin ölümü" ibaresini eksik düzenleme nedeniyle iptal etmiştir. Kararlar oy çokluğuyla verilmiştir ve temyiz yolu açıktır; güncel uygulama ve kesinleşme durumu başvurudan önce kontrol edilmelidir.
Danıştay, aynı tarihli kararlarda ölen eşin dondurulmuş spermi için açılan davaları reddetmiştir. Gerekçe, spermin saklanmasına rıza verilmiş olması, kullanımına ilişkin bir iradenin henüz ortaya konmamış olmasıdır.
Embriyo, eşlerin birlikte rızasıyla ve evlilik içinde elde edilir ve eşlerin birlikte çocuk sahibi olma iradesini gösterir. Sperm ise yalnızca hücre sahibinin rızasıyla saklanır ve bu rıza saklamaya ilişkindir.
Danıştay kararlarında aktarılan Yönetmelik hükmüne göre embriyo en fazla beş yıl saklanır ve beş yıldan fazla saklama Bakanlığın iznine tabidir. Bir yılı aşan saklamalarda rıza eşlerce her yıl yenilenir. Güncel metni merkezden teyit edin.
Yönetmeliğe göre boşanmanın hükmen sabit olması halinde embriyolar müdürlükte kurulan komisyonca imha edilir. Boşanmış eşlerden birinin tek başına transfer isteme imkânı sistemde öngörülmemiştir.
Embriyonun saklanması, çözdürülmesi ve imhası için eşlerin birlikte imzaladığı formlar gerekir. Bu nedenle ortak rıza esastır; rızanın geri çekilmesi veya ihtilaf halinde hukuki destek almak gerekir.
Kararlara yansıyan uyuşmazlıklarda embriyo, mirasçılık konusu bir mal olarak değil, sağ kalan eşin tedaviye devam hakkı çerçevesinde ele alınmıştır. Bir davada ilk derece mahkemesi, embriyo üzerinde miras hakkı bulunduğunun tespiti talebini reddetmiştir.
Danıştay, bu yolla doğan çocuk ile baba arasındaki soybağının hâkim kararıyla (babalık hükmüyle) kurulabileceğini ve mirasçılığa da hâkim kararıyla hükmedilebileceğini belirtmiştir.
İmha veya ret işlemi idari işlem olduğundan idare mahkemesi (Yönetmelik hükmü de dava ediliyorsa Danıştay) önünde dava açılır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, adli yargıda açılan embriyo nakli izni talebini yargı yolu yönünden usulden bozmuştur.
Embriyo imhası geri dönüşsüz olduğundan dava dilekçesinde yürütmenin durdurulması talebi ileri sürülmelidir. İdareye ayrıca yazılı başvuru yapılması da önemlidir.
Hayır. Ek 1. madde başkasına ait üreme hücresi veya embriyonun kullanılmasını (donasyon), embriyonun başka kişilere uygulanmasını ve taşıyıcı annelik yapılmasını yasaklar.
Rıza belgeleri ve transfer kayıtlarını isteyin, DNA incelemesini usulüne uygun yaptırın, sağlık müdürlüğüne başvurun ve gerekirse Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunun. Tazminat ve soybağı davaları için süre hesabını erken yaptırın.
Hukuka aykırı eylem, zarar, illiyet bağı ve kusur varsa evet. Özel merkezlerde dava genellikle adli yargıda, kamu veya üniversite hastanelerinde idari yargıda açılır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, müdahaleye hastanın onay verdiğinin ispat yükünün doktor ve hastanede olduğunu belirtmiştir. Onam eksikliği tazminat sorumluluğu doğurabilir.
Danıştay kararlarında aktarılan Ek-17 hükmüne göre 35 yaşa kadar ilk iki uygulamada tek embriyo, sonraki uygulamalarda en fazla iki embriyo; 35 yaş ve üzerinde en fazla iki embriyo transfer edilebilir. Güncel metni merkezden teyit edin.
Yönetmeliğin Ek-17 Müeyyide Formu yeni başvuru kabulünün durdurulmasından ruhsat ve sertifika iptaline kadar değişen yaptırımlar öngörür. Bu işlemler idari yargıda dava konusu edilebilir.
Yurt dışında yapılan uygulamanın sonuçları, özellikle donör kullanımı söz konusuysa, Türk hukukundaki yasaklar ve soybağı kuralları açısından ayrıca değerlendirilmelidir. Dosyaya özgü inceleme gerekir.
Kararlar 17.04.2025 tarihlidir, oy çokluğuyla verilmiştir ve karar metinlerinde İdare Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolunun açık olduğu belirtilmiştir. Kesinleşme durumu başvuru öncesinde ilgili dosya üzerinden kontrol edilmelidir.
Karşılama şartları ve katılım payları Sağlık Uygulama Tebliği düzenlemelerine bağlıdır ve zaman içinde değişir. Güncel şartlar SGK ve ilgili merkez üzerinden teyit edilmelidir.
İletişim sayfamızdan dosyanızı ve belgelerinizi iletebilirsiniz. Süre ve imha riski bulunan dosyalar öncelikli olarak değerlendirilir.
Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.
Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.
© 2017- 2026
Maya Avukatlık Bürosu.
Tüm hakları saklıdır.


