
Son güncelleme: 30 Ekim 2026
SPK, 17 Eylül 2026'da yedi portföy yönetim şirketinin fonlarını TEFAS'ta işleme kapattı ve 131 fonun tasfiyesine karar verdi. 27 Ekim 2026'da Resmî Gazete'de yayımlanan 7596 sayılı Kanun ise ara ödeme, PBLK ve geri kazanım düzenini belirledi. Bu yazı olayların seyrini değil, yatırımcının hukuki konumunu ve bundan sonra açılabilecek davaları soru-cevap düzeninde ele alır.
ℹ️ Güncel Durum (28–30 Ekim 2026)
28 Ekim 2026'daki 8. Fon Koordinasyon Kurulu toplantısının ardından yapılan açıklamaya göre tasfiyesi süren fon sayısı 131'den 38'e inmiş, 71.899 hesaba toplam 68 milyar TL'lik ayni ve nakdi ödeme yapılmıştır. 7596 sayılı Kanun kapsamındaki ilk ara ödemelerin 30 Ekim 2026 Cuma günü başlayacağı duyurulmuştur. Ara ödemeler katılma payları iade alınmadan yapılır ve nihai ödemeden mahsup edilir. (Kaynak)
📑 İçindekiler
SPK, 17 Eylül 2026'da Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls Portföy Yönetimi A.Ş.'nin kurucusu olduğu fonları TEFAS'ta alım-satıma kapattı ve unvanları sayılan 131 fonun tasfiyesine karar verdi.
Kararlar 2026/60 sayılı SPK Bülteni'nde (57/1706 ve 57/1707) yayımlanmıştır. SPK, kararlarında 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 96/1 ve 128/1-(a) maddelerine atıf yapmıştır.
SPK'nın 23 Eylül 2026 tarihli açıklamasına göre tasfiye konusu fonlarda MKK verilerine göre 455.758 tekil yatırımcı bulunmaktadır.
Bir yatırımcı birden fazla fonda pay sahibi olabileceğinden, tekil yatırımcı sayısı ile ödeme yapılan hesap sayısı birbirinden farklıdır.
Kanun yalnızca SPK'nın 17.09.2026 kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve yayım tarihinde (27.10.2026) tasfiyesi tamamlanmamış fonlar için geçerlidir (m.1/1 ve m.2/b).
Hayır. Fon tasfiyesi, fon malvarlığının nakde çevrilip pay sahiplerine dağıtılması sürecidir; portföy yönetim şirketinin iflası değildir. Fon malvarlığı, şirket malvarlığından ayrı yönetilir.
Ancak ödenecek tutar fon malvarlığı ve geri kazanılan değerlerle sınırlıdır. Eksik kalan kısmın otomatik olarak karşılanacağı anlamına gelmez (bkz. 14. soru).
Evet. Ara ödemelere öncelikle unvanında “para piyasası” ibaresi bulunan fonlardan başlanır (Bülten 2026/76, m.4).
Tek bir takvim yoktur; süre, fon portföyünün likiditesine ve varlıkların nakde çevrilme hızına göre fon bazında değişir.
SPK, 20 Eylül 2026 tarihli kararıyla (59/1710), tasfiye usul ve esaslarında yer alan 3 aylık süreyi fonların portföy yapıları ve piyasa gelişmeleri nedeniyle 6 aya çıkarmıştır (Bülten 2026/62). 28 Ekim 2026 itibarıyla tasfiyesi süren fon sayısı 38'dir.

Tasfiye, SPK'nın gözetim ve denetiminde, SPK'nın görevlendirdiği tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından yürütülür. Pusula ve Atlas fonlarında T.C. Ziraat Bankası A.Ş., Tera fonlarında Türkiye İş Bankası A.Ş. görevlidir (Bülten 2026/76, m.2).
Çalışmalar SPK koordinasyonunda TMSF, Borsa İstanbul, MKK, Takasbank, BDDK ve ilgili diğer kuruluşlarla birlikte yürütülür. Tasfiye ile görevli kuruluşlar, yatırımcı menfaatini gözeterek mümkün olan en yüksek ekonomik değeri elde etmekle yükümlüdür (Kanun m.3/2).
Ara ödeme, tasfiye bitmeden yapılan kısmi ödemedir. Nihai ödeme tasfiye sonunda hesaplanır ve daha önce yapılan ödemeler bu hesaptan mahsup edilir (Kanun m.4/5).
Ara ödeme, endekslenmemiş net yatırım tutarını ve 1 milyon TL'yi aşamaz; para piyasası fonları dışında payların değerini de aşamaz (Kanun m.4/2).
Yatırımcının fona fiilen yaptığı nakit girişlerinden, fondan aldığı nakit çıkışların düşülmesiyle MKK tarafından hesaplanan tutardır (Kanun m.4/1).
Evet. Sınır fon bazında uygulanır; birden fazla fonda payı olan yatırımcı her fon için ayrı ara ödeme alabilir (Bülten 2026/76, m.6).
Sınır yalnızca ara ödemeyi kısıtlar. Ara ödeme nihai ödemeden mahsup edildiği için, 1 milyon TL üzerindeki hak nihai tasfiyede ele alınır.
Önce unvanında “para piyasası” geçen fonlar, ardından diğer fonlar nakit karşılama oranına göre sıralanır (Bülten 2026/76, m.4 ve m.7).
SPK, mevcut nakitle mümkün olan en fazla sayıda pay sahibinin tam yararlanmasını sağlayacak şekilde bir ödeme sırası veya tüm pay sahipleri için asgari bir ara ödeme tutarı belirleyebilir (Kanun m.4/3; Bülten 2026/76, m.8).
Genel hisse iade hesabına aktarılan tutarlar, karşılama oranı en düşük olan ve net yatırım tutarı 1 milyon TL altındaki yatırımcı sayısı en fazla olan para piyasası fonlarına öncelik verilerek dağıtılır (Bülten 2026/76, m.11).
7596 sayılı Kanun'da eksik kalan tutarın kamu bütçesinden karşılanmasını veya devlet garantisini öngören bir hüküm bulunmamaktadır.
Ödemeler tasfiye malvarlığından ve geri kazanım hesabında biriken tutarlardan yapılır. Kanun, hukuka aykırı çıkarılan değerlerin geri kazanılmasını ve fon zararının sorumlulardan tahsilini amaçlar (m.1/1).
Kanun, ara ödemenin alınmasını dava hakkından vazgeçmeye bağlayan veya dava yasağı getiren bir hüküm içermez.
SPK'nın tespitine göre SPKn m.104 (piyasa bozucu eylemler), m.106 (bilgi suistimali) veya m.107 (piyasa dolandırıcılığı) kapsamındaki fiilleri tasfiyeye alınan fonlarla birlikte işlediği ya da bu fonlarla birlikte hareket ettiği belirlenen ve MKK tarafından bildirilen kişi ve kurumlara ödeme yapılmaz (Kanun m.3/6; Bülten 2026/76, m.9).
Bu tespit SPK tarafından yapılır. Kişiler bakımından idari yargı yolunun açık olup olmadığı somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.
“Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun”, 22.10.2026'da kabul edilmiş ve 27.10.2026 tarihli, 33413 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmış 9 maddelik bir kanundur.
Amacı; SPK'nın 17.09.2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen fonların adil, şeffaf ve etkin tasfiyesi, hukuka aykırı çıkarılan değerlerin geri kazanılması, fon kayıp ve zararının sorumlulardan tahsili ve geri kazanılan değerlerin fon pay sahiplerine ödenmesidir (m.1/1). Diğer fonlar için genel veya sürekli bir rejim oluşturmaz (m.1/2).
Kanun yayım tarihinde (27.10.2026) yürürlüğe girmiş, ancak “17/9/2026 tarihinden geçerli olmak üzere” düzenlenmiştir (m.8).
Bu ifade, tasfiye hükümlerinin 17 Eylül 2026'ya dönük uygulanması sonucunu doğurur ve hukuki tartışmanın önemli başlıklarından biridir (bkz. 27. soru).
MKK ve tasfiye ile görevli kuruluş kayıtlarının mutabakatı sonucunda ilgili fonun tasfiye bakiyesinden ödeme alma hakkı bulunduğu tespit edilen fon katılma payı sahibidir (m.2/c).
Fon pay sahipliği, tasfiye ile görevli kuruluşlarca MKK kayıtlarıyla mutabakat sağlanarak fon ve hesap bazında belirlenir (m.3/5).
PBLK, MKK nezdinde TEFAS işlemleri için fon paylarının bloke edildiği alt hesabı ifade eder. Kanun metninde bu kısaltma geçmez; ancak m.3/5 bu yatırımcıları düzenler.
Hükme göre, 17.09.2026 ve öncesinde TEFAS'a iletilmiş olmakla birlikte fonun temerrüdü ve/veya katılma payı fiyatının açıklanmaması nedeniyle gerçekleştirilemeyen talimatlarda payları bloke edilmiş olanlar, “fon pay sahibi” sıfatıyla Kanun'daki tasfiye hükümlerine tabidir.
SPK'nın 22 Ekim 2026 tarihli basın duyurusuna göre TEFAS'ta verilen satış talimatı tek başına takası tamamlamaz; takas, nakdin hesaba geçmesi ve pay sahipliği kaydının kalkmasıyla tamamlanır.
SPK, Sermaye Piyasası Kanunu'ndaki takas kesinliği hükmünün (m.79) TEFAS'taki tüm talimatlara uygulanmak üzere düzenlenmediği görüşündedir. Bu yaklaşım hukuken tartışmalıdır (bkz. 26. soru).
Kanun m.4/4, iki grup için gönüllü iade imkânı tanır. İade, SPK'nın ilan ettiği isteğe bağlı iade hesaplarına ve genel hisse iade hesabına yapılır.
İade isteğe bağlıdır; hesaplama dönemi ve yöntem SPK tarafından belirlenir. Mekanizmaya ilişkin tartışma için 29. soruya bakınız.
Kanun m.5'e göre fon zararından öncelikle fonun kurucusu ve/veya yöneticisi olan portföy yönetim şirketi sorumludur.
SPK, her fon için zarar tutarını, sorumlu kişileri ve sorumlu oldukları tutarları belirleyerek TMSF'ye bildirir; TMSF, 6183 sayılı Kanun kapsamında tahsil ve takip işlemlerini başlatır (m.5/3 ve m.5/4).
TMSF, 6183 sayılı Kanun'un yanında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 132, 134, 136, 138, 140 ve geçici 27. maddelerindeki yetkileri de kullanabilir. Bu kapsamda açılacak davalarda İstanbul idare mahkemeleri yetkilidir.
Fonlarla bağlantılı soruşturmalarda CMK m.128 uyarınca el koyma kararı verilebilir; fona iadesi hukuken mümkün para ve sermaye piyasası araçları, CMK m.131 uyarınca ilgili fona veya geri kazanım hesabına iade edilir (Kanun m.6/1).
✅ Kanunun Akış Özeti
Fon malvarlığı nakde çevrilir → mevcut nakitle ara ödeme yapılır → hukuka aykırı çıkarılan değerler geri kazanılır → geri kazanım hesabında biriken tutarlar tasfiye ile görevli kuruluşa, tasfiye tamamlanmışsa YTM aracılığıyla pay sahiplerine dağıtılır → nihai ödemede önceki ödemeler mahsup edilir.

Kanun m.3/5, belirtilen koşullarda payları bloke edilenleri fon pay sahibi sayar. Bu yaklaşımın yerinde olup olmadığı tartışmalıdır.
Sonuç; talimatın durumuna (fiyat açıklandı mı, eşleşme gerçekleşti mi, takas tamamlandı mı) bağlıdır. Bu nedenle işlem kayıtlarının ayrıntılı incelenmesi gerekir.
Kanunun 17 Eylül 2026'dan geçerli olacak şekilde düzenlenmesi (m.8), tartışmanın merkezindedir. Anayasa'da ceza hukuku dışında genel bir geriye yürümezlik yasağı açıkça yazılı değildir; ancak Anayasa Mahkemesi geriye etkili düzenlemeleri hukuk devleti ilkesi (m.2) ve mülkiyet hakkı (m.35) çerçevesinde hukuki güvenlik ve kazanılmış hak ölçütleriyle inceler.
Ara ödeme tavanı ve küçük tutarlı pay sahiplerinden başlayan sıralama, yatırımcılar arasında farklı sonuçlar doğurabilir; eşitlik (Anayasa m.10) ve mülkiyet hakkı açısından tartışma konusudur.
İade tamamen isteğe bağlıdır ve Kanun metninde iade yapanların cezai veya idari sorumluluğuna etkisini düzenleyen bir hüküm yer almamaktadır.
Kanun metninde idarenin tazminat sorumluluğunu kaldıran, sınırlayan veya dava yolunu kapatan bir hüküm yoktur. Bu nedenle idarenin sorumluluğu genel hükümlere (Anayasa m.125/7, İYUK) göre değerlendirilir.
Kanun m.4/5'in “diğer hukuki yollar”a atıf yapması, başka hukuki yolların varlığını kabul eden bir düzenleme olarak yorumlanabilir.
Bu konuda yerleşik bir içtihat yoktur; iddianın gücü, idarenin ne zaman bilgi sahibi olduğu, hangi tedbiri ne zaman aldığı ve bu tedbirlerin zararı önleyip önleyemeyeceği sorularına bağlıdır. Geçmiş bankacılık krizlerine ilişkin bazı davalarda idarenin gözetim sorumluluğu tartışılmıştır; fon yatırımcılarına özgü bir yargı pratiği henüz oluşmamıştır.
İddiayı destekleyen unsurlar:
İdarenin ileri sürebileceği savunmalar:
Fon payları ve tasfiye alacağı, Anayasa m.35 ve AİHS Ek 1 No'lu Protokol m.1 kapsamında mülkiyet korumasından yararlanabilir. Devletin bu hakkı koruma yönündeki olumlu yükümlülükleri ile Kanunla yapılan müdahalenin ölçülü olup olmadığı, iç hukuk yolları tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesi ve AİHM önünde incelenebilir.
Bu yollar uzun soluklu süreçlerdir; bu aşamada sonuca ilişkin öngörü yapılamaz.
Muhataba göre altı ana yol vardır. Her birinin hukuki dayanağı, ispat yükü ve süresi farklıdır; ayrıntı için 47. soruya bakınız.
Evet. Fonu yöneten şirkete ve kusuru bulunan yöneticilerine karşı, fon yönetim ilişkisinden ve haksız fiilden (TBK m.49) doğan tazminat talep edilebilir. Pratikte belirleyici olan, şirket ve yöneticilerin malvarlığından tahsil edilebilirliktir.
Saklayıcı kuruluşun, fon varlıklarını saklama ve portföy yönetim şirketinin işlemlerinin mevzuata, izahnameye ve fon içtüzüğüne uygunluğunu denetleme görevlerini kusurlu biçimde yerine getirmemesinden doğan zararlardan sorumluluğu gündeme gelebilir (SPKn m.56).
Fonu sunan banka veya aracı kurum, yatırım hizmeti ilişkisi çerçevesinde müşteriyi doğru bilgilendirme, müşteri profiline uygunluk değerlendirmesi yapma ve riskleri açıklama yükümlülükleri altındadır. Bu yükümlülüklerin ihlali tazminat sorumluluğu doğurabilir.
Özel hukuk uyuşmazlıkları adli yargıda, SPK ve idareye karşı davalar idare mahkemelerinde görülür. Görevli mahkeme ve ön şartlar, muhataba ve uyuşmazlığın niteliğine göre belirlenir.
“İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan her türlü zararı ödemekle yükümlüdür” kuralı (Anayasa m.125/7) çerçevesinde, SPK'nın gözetim ve denetim görevini hizmetin gereklerine uygun yürütmediği iddiasıyla idare mahkemesinde tam yargı (tazminat) davası açılabilir.
İdarenin eyleminden (ihmali davranış dahil) doğan zararlarda dava açmadan önce idareye yazılı başvuru gerekir: eylemin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde (İYUK m.13).
İdari işlemlere karşı iptal ve tam yargı davası açma süresi, işlemin ilanı, tebliği veya öğrenilmesinden itibaren 60 gündür (İYUK m.7). SPK kararlarının Bülten'de ilan edildiği 17.09.2026 tarihi esas alınırsa bu süre 16 Kasım 2026'da dolar.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
Sürenin başlangıç tarihi (ilan, tebliğ veya öğrenme) somut olaya göre değişebilir ve tartışmalı olabilir. Bu nedenle 16 Kasım 2026 tarihini beklemeden hukuki değerlendirme yapılması ve süre yönünden temkinli davranılması önerilir.
Kanunun Anayasa'ya aykırılığı iddiası üç kanaldan gündeme gelebilir.
AİHM'e başvuru süresi, iç hukuk yollarının tüketilmesinden itibaren 4 aydır.
Türk hukukunda ABD'deki gibi genel bir sınıf davası (class action) yoktur. Aynı olay ve aynı muhatap için dava arkadaşlığı, davaların birleştirilmesi veya kapsamı sınırlı topluluk davası (HMK m.113) imkânları değerlendirilebilir.
Davalar ayrı ayrı açılsa da birleştirilebilir. Her yatırımcının işlemi, belgesi ve zararı farklı olduğundan zarar hesabı bireysel yapılır.
YTM'nin bu Kanundaki rolü, geri kazanım hesabında biriken tutarların, tasfiye tamamlandıktan sonra pay sahiplerine katılma payı sahipliği oranında dağıtılmasıdır (m.6/6). YTM, yatırımın fiyat kaybını tazmin eden bir sistem değildir.
Fonlarla bağlantılı fiillere ilişkin soruşturmalarda suçtan zarar gören sıfatıyla suç duyurusunda bulunabilir ve kovuşturma aşamasında kamu davasına katılabilirsiniz (CMK m.237).

Fona giriş ve çıkışı gösteren tüm kayıtlar ile fonun size nasıl satıldığını gösteren belgeler.
Saklayıcı kuruluş fon izahnamesinde ve KAP bildirimlerinde yazar; fonu size satan kurum ise hesap ekstreniz ve işlem dekontlarınızdan anlaşılır.
Süre, başvurulacak yola göre değişir; en kısa süre 60 gündür.
Evet. Zararın tamamı henüz belirlenemiyorsa belirsiz alacak davası (HMK m.107) açılabilir; asgari bir miktar belirtilerek dava açılır ve talep, zarar netleştikçe artırılabilir.
Tasfiye sonucunda ne kadar ödeme yapılacağı belli olmadığından, “zarar henüz kesinleşmedi” savunması öne sürülebilir. Bu nedenle talebin kurgusu (eda, tespit veya belirsiz alacak) önem taşır.
Dava açmadan önce veya dava ile birlikte yürütülebilecek idari ve kayıt doğrulama adımları vardır.
Bu yazı yatırım tavsiyesi içermez. Hukuki açıdan fonun izahnamesinin, saklayıcı kuruluşunun, yönetim şirketinin ve KAP açıklamalarının incelenmesi, yatırım kuruluşundan alınan bilgilendirme ve risk beyanlarının saklanması önem taşır.
Ödenecek tutar fon malvarlığına ve geri kazanılan değerlere bağlıdır; Kanun belirli bir oranı garanti etmez. Ara ödeme net yatırım tutarı ve 1 milyon TL sınırıyla hesaplanır, kalan hak nihai tasfiyede belli olur. Farklı muhataplara karşı dava yolları ayrıca değerlendirilebilir.
Evet. Portföy yönetim şirketi ve yöneticileri, saklayıcı kuruluş, fonu satan kurum ve SPK/idare aleyhine; muhataba göre adli veya idari yargıda tazminat davası gündeme gelebilir. Her yolun dayanağı ve süresi farklıdır (bkz. 33–44. sorular).
Yola göre değişir: idari işlemlere karşı 60 gün, idare eyleminde önce idareye başvuru (1 yıl/5 yıl) ve ardından 60 gün, haksız fiilde 2 yıl/10 yıl. SPK'nın 17 Eylül 2026 kararları bakımından 60 günlük süre ilan tarihine göre 16 Kasım 2026'da dolabilir (bkz. 40. ve 47. sorular).
İlk ara ödemelerin 30 Ekim 2026 Cuma günü başlayacağı duyurulmuştur. Ödemeler önce unvanında “para piyasası” geçen fonlardan başlar ve fon bazında farklılaşır (bkz. 12. soru).
Kanun m.3/5 bu yatırımcıları fon pay sahibi olarak tasfiye hükümlerine tabi tutar; bu yaklaşım tartışmalıdır. Satış talimatınızın durumunu gösteren kayıtları (fiyat açıklandı mı, eşleşme oldu mu, takas tamamlandı mı) saklayın ve süreleri takip edin (bkz. 20, 21 ve 26. sorular).
Yasal bir zorunluluk yoktur. Ancak süreler, görevli mahkeme, ispat kurgusu ve farklı yolların birbirini etkilemesi (ör. nihai ödemede mahsup) teknik değerlendirme gerektirdiğinden hukuki destek alınması yararlıdır.

✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Fon yatırımcısının konumu; fonun türüne, işlemin hangi kurum aracılığıyla yapıldığına, PBLK durumuna ve elinizdeki belgelere göre değişir. Farklı yollar için farklı süreler işlediğinden, belgelerinizi toplayıp hukuki durumunuzu erkenden değerlendirmeniz önemlidir. Fon dosyanızı Maya Avukatlık Bürosu'na iletişim sayfamız üzerinden iletebilirsiniz.
Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.
Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.
© 2017- 2026
Maya Avukatlık Bürosu.
Tüm hakları saklıdır.


