Boşanmada Affetme Sayılmayan Durumlar: Yargıtay'ın Reddettiği 6 İddia

Boşanma davalarında sıklıkla karşılaşılan bir savunma tekniği şudur: Davalı taraf, dava konusu olaylardan önce veya sonra gerçekleşen bazı olgulara dayanarak "davacı beni affetti, artık bu olaylara dayanamaz" iddiasında bulunur. Bu iddia kabul görürse dava reddedilir; üstelik tazminat hakları da yitirilir. Yargıtay'ın affetme olarak kabul ettiği olayların incelendiği yazımızı incelemenizi tavsiye ederiz. 

Ne var ki Yargıtay, her birlikte olma ya da her vazgeçme eylemini affetme olarak değerlendirmez. Belirli koşullar altında "affetme iddiası" hukuki dayanaktan yoksun kalır ve reddedilir. Bu makalede, Yargıtay'ın affetme olarak KABUL ETMEDİĞİ altı durum emsal kararlarla açıklanmaktadır.

📋 İÇİNDEKİLER

  1. Barışma Girişimi Teşebbüste Kalırsa — Fiili Birliktelik Olmadan Affetme Olmaz
  2. Eve Döndükten Sonra Şiddet veya Hakaret Devam Ettiyse
  3. Yalnızca Birleşen Davadan Feragat — Asıl Dava Kapsamı Korunur
  4. 4320 / 6284 Sayılı Kanun Kapsamında Koruma Tedbiri Alınmışsa
  5. Güven Sarsıcı Davranış Dava Tarihine Kadar Aralıksız Sürdüyse
  6. Feragat veya Barışma Sonrasında Gerçekleşen Yeni Olaylar Önceki Affın Kapsamı Dışındadır
  7. Affetme İddiasını Çürütmek İçin Ne Yapmalısınız?
  8. Sıkça Sorulan Sorular

⚠️ Önemli Uyarı: Af İddiası Her Zaman Kabul Görmez

Davalı tarafın "zaten affedildi" savunması, Yargıtay tarafından otomatik olarak kabul edilmez. Affetmenin gerçekleşip gerçekleşmediği, olayın niteliğine, tarafların sonraki davranışlarına ve delillerin bütününe göre değerlendirilir. Aşağıdaki durumlar, affetme iddiasını hukuken geçersiz kılmaktadır.

1. Barışma Girişimi Teşebbüste Kalırsa — Fiili Birliktelik Olmadan Affetme Olmaz

Eşlerden birinin diğeriyle barışmak için adım atması — telefon etmesi, kapıya gitmesi, mesaj yollaması — ama karşı tarafın bu girişimi reddetmesi ya da barışmanın fiilen gerçekleşmemesi halinde, Yargıtay bir "affetme"nin oluşmadığını kabul eder.

Hukuki terminolojiyle: barışma girişimi, barışma teşebbüsünde kalmıştır. Teşebbüs hukuki anlamda affetme ya da hoşgörüyle karşılama değildir; yalnızca evliliği kurtarma isteğinin bir işaretidir.

  • Telefon veya mesajla barışmak istediğini bildirmek, ama karşı tarafın reddetmesi
  • Kapıya gitmek, ama içeri alınmamak
  • Aracılar vasıtasıyla barışma teklifi yapmak, ama kabul görmemek

📗 Emsal Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2013/8017, K. 2013/12421 (Konya 1. Aile Mahkemesi)

"Mahkemece, davalı-davacı kocanın eşi ile barışıp yeniden evliliği yürütmek için girişimlerde bulunduğu ve kadından kaynaklanan kusurlu davranışları affettiği veya en azından hoşgörü ile karşıladığı gerekçesiyle kocanın birleşen boşanma davası reddedilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı-davacı kocanın, eşiyle barışma girişiminde bulunduğu ancak bir barışmanın gerçekleşmediği, bu nedenle olayın barışma teşebbüsünde kaldığı, bu durumda davalı-davacı kocanın, eşinin kusurlu davranışlarını affettiği veya hoşgörü ile karşıladığı gerekçesinin gerçekleştiği söylenemez."

2. Eve Döndükten Sonra Şiddet veya Hakaret Devam Ettiyse

Bir eşi eve — ya da evlilik birliğine — davet etmek ya da birlikte yaşamaya başlamak, kural olarak önceki kusurların affedildiği anlamına gelir. Ancak bu birliktelik sırasında şiddet, hakaret veya kusurlu davranış sürdüyse, Yargıtay artık affetmeden söz edilemeyeceğini açıkça ortaya koymaktadır.

Başka bir deyişle: "Affetme", pasif bir hoşgörüdür; şiddetin devam ettiği bir ortamda bu hoşgörünün varlığından söz edilemez. Mağdur olan tarafın rızasıyla değil, baskı ya da korkuyla o konutta kalmaya devam etmesi affetme sayılmaz.

📗 Emsal Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2007/12404, K. 2008/5369 (Ankara 4. Aile Mahkemesi)

"Davalının; eşini evlilik birliğini devam ettireceğine inandırıp, eve dönmesini sağladıktan sonra 10 gün kadar süren birliktelik sırasında da, eşine karşı fiziki şiddet uyguladığı ve hakaretlerine devam ettiği, davacıya cep telefonundan gönderdiği mesajlardan ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının; davalı eşinin eylemlerini hoşgörüyle karşıladığı ve onu affetmiş olduğu kabul edilemez. Taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu koşullar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde yetersiz gerekçe ile isteğin reddi doğru bulunmamıştır."

ℹ️ Dikkat: Şiddet Mağdurlarına Özel Not

Şiddet uygulayan eşiyle bir arada yaşamaya devam etmek zorunda kalan ya da ayrılma imkânı bulamayan mağdurların hukuki durumu, gönüllü birliktelikten farklı değerlendirilmelidir. 6284 sayılı Kanun kapsamında alınan koruma kararları ve şikâyet kayıtları, affetme iddiasını çürütmek açısından kritik delil niteliği taşır.

3. Yalnızca Birleşen Davadan Feragat — Asıl Dava Kapsamı Korunur

Bu, Yargıtay'ın en nüanslı içtihatlarından birini barındıran konudur. Mahkemede birden fazla dava birleştirilmişse, taraflardan birinin yalnızca birleşen davadan feragat etmesi, asıl davadaki olayları da affettiği anlamına gelmez.

Başka bir deyişle: Feragat, hangi davadan yapıldıysa yalnızca o davanın kapsadığı olayları etkiler. Asıl dava ayrı bir tarihe ve ayrı bir kapsama sahipse, o davadaki olaylar feragatin dışında kalır.

❌ Hatalı Yaklaşım "Karşı taraf birleşen davadan feragat etti, demek ki tüm olayları affetti; asıl davada da bu olaylara dayanamaz."
✅ Yargıtay'ın Yaklaşımı Feragat yalnızca birleşen dava tarihinden önceki olayları etkiler. Asıl dava tarihi daha sonraya aitse, o tarihler arasındaki olaylar affedilmiş sayılmaz.

📗 Emsal Yargıtay Kararı — 2022 Tarihli Önemli Karar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/8795, K. 2022/10762 (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi)

"Somut olayda; birleşen dava tarihi 16.02.2017 olup asıl dava tarihi olan 11.09.2017 tarihinden öncedir. Davacı kadın, 24.12.2020 tarihli celsede münhasıran birleşen davadan feragat ettiğini beyan etmiştir. Davacı kadın birleşen davadan feragat etmekle birleşen dava tarihinden önceki olayları affetmiş, en azından hoşgörüyle karşılamıştır.

Davacı kadının birleşen dava tarihinden daha sonra açtığı asıl davaya yönelik bir feragat beyanı bulunmamaktadır. ... Ceza dosyasına esas bu eylemlerin suç tarihi, birleşen dava tarihi ile asıl dava tarihi arasındadır. O halde davacı kadının yalnızca birleşen davadan feragat ettiği, asıl davaya yönelik bir feragat beyanının bulunmadığı göz önüne alındığında birleşen dava tarihi ile asıl dava tarihi arasındaki erkeğin ceza dosyasına konu fiziksel şiddet ve tehdit eylemlerini affetmiş olduğu sonucuna ulaşmak hatalıdır.

Bölge Adliye Mahkemesince bu durum gözetilerek istinaf incelemesi yapılması gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir."

4. 4320 / 6284 Sayılı Kanun Kapsamında Koruma Tedbiri Alınmışsa

Şiddet mağduru olan eş, mahkemeden 4320 sayılı (eski) veya 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında koruma tedbiri almışsa, bu durum tarafların barıştıklarının ya da şiddetin affedildiğinin kabul edilmesini engeller.

Koruma kararı almak; tam tersine, mağdurun o olayları hâlâ koruma altına alınmayı gerektiren ağır ihlaller olarak nitelendirdiğini ortaya koyar. Bu delil, "affetme" iddiasıyla doğrudan çelişir.

  • Şiddet nedeniyle kolluktan veya mahkemeden uzaklaştırma kararı istenmesi
  • 6284 m. 5 kapsamında tedbir kararı alınması
  • Şikâyet dilekçeleri, savcılık başvuruları ve tutanak kayıtları
  • Ceza davası açılması ve mahkûmiyet/HAGB kararı bulunması

📗 Emsal Yargıtay Kararı — 4320 Kapsamında Koruma İstemi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2010/3715, K. 2011/4460

"Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalının eşine müteaddit defalar fiziki şiddet uyguladığı ve hakaret ettiği gerçekleşmiş olup, davacının dava sırasında 24.1.2008 ve 30.1.2009 tarihlerinde olmak üzere iki kez 4320 sayılı Yasa gereğince 'koruma' isteğiyle başvurmuş olması karşısında tarafların barıştıkları kabul edilemeyeceğine göre davalının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA... karar verildi."

⚠️ Pratik Uyarı: Koruma Kararlarınızı Muhafaza Edin

4320 veya 6284 kapsamında almış olduğunuz her tedbir kararı, ceza şikâyet dilekçesi veya kolluk tutanağı, boşanma davanızda "affetmediğinizin" somut delili niteliğindedir. Bu belgeleri kaybetmeyin; avukatınıza teslim edin.

5. Güven Sarsıcı Davranış Dava Tarihine Kadar Aralıksız Sürdüyse

Aldatma, başka biriyle duygusal veya cinsel ilişki sürdürme, güven sarsıcı mesajlaşmalar gibi davranışlar geçici değil süregelen bir nitelik taşıyorsa, Yargıtay bunların affedilmiş sayılabileceğini kabul etmez.

Bu durumda mantık şöyledir: Affetme, belirli bir tarihte bitmiş olaylar için söz konusu olabilir. Eğer kusurlu davranış dava tarihine kadar kesintisiz biçimde devam ettiyse, mağdurun bu davranışı "hoşgörüyle karşıladığı" sonucuna varılamaz.

📗 Emsal Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/8891, K. 2017/14405

"Mahkemece yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı erkeğin güven sarsıcı davranışının bulunduğu, erkeğin bu davranışının tanıkların beyanı ile de sabit olduğu üzere dava tarihine kadar süre geldiği, bu bağlamda davacı kadının, erkeğin bu kusurlu eylemini affetmiş en azından hoşgörü ile karşılamış sayılamayacağı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı kadın dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır."

6. Feragat veya Barışma Sonrasında Gerçekleşen Yeni Olaylar Önceki Affın Kapsamı Dışındadır

Feragat ya da barışma, yalnızca o tarihe kadar gerçekleşmiş olayları etkiler. Bundan sonra yaşanan yeni kusurlu davranışlar ise önceki affın kapsamı dışındadır ve yeni bir boşanma davasına dayanak oluşturabilir.

Bir tarafın "ama zaten önceden affettin" demesi, feragat tarihinden sonraki yeni olaylar söz konusu olduğunda geçersizdir. Yargıtay bu ilkeyi hem feragat hem de barışma sonrası için tutarlı biçimde uygulamaktadır.

1
Eski kusurlar affedildi: Feragat veya barışma tarihinden önce gerçekleşen tüm olaylar artık boşanma sebebi olarak kullanılamaz.
2
Yeni kusurlar affın dışındadır: Feragat/barışma tarihinden sonra gerçekleşen kusurlu davranışlar, yeni bir dava açmak için yeterli zemin oluşturabilir.
3
İspat yükü: Yeni olayların varlığını ispat etmek davacıya aittir; feragat/barışma sonrasında herhangi bir yeni olay yaşanmadığını ispatlama yükü ise davalıya geçebilir.

📗 Emsal Yargıtay Kararı — Feragat Sonrası Yeni Olay

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/7607, K. 2015/24019 (Gaziantep 3. Aile Mahkemesi)

"Tarafların daha önce karşılıklı olarak açmış oldukları boşanma davasından 28.04.2014 tarihinde feragat etmeleri nedeniyle bu tarihe kadar gerçekleşmiş olan kusurlu eylemleri affetmiş sayılacaklarından, aynı eylemlere dayalı olarak tekrar boşanma talebinde bulunmaları mümkün değildir. Feragat tarihinden sonra birkaç hafta beraber yaşayan eşlerden davacı-davalı erkeğin müşterek konuttan ayrılıp yurt dışına çıkması üzerine davalı-davacı kadının iki ay kadar eşinin dönmesini bekleyip, sonrasında da çocuklarının yanına sığındığı sabittir. Davacı-davalı erkek tarafın tanıkları ve özellikle tanık İsmail'in anlatımları soyut beyan olduğundan boşanmaya esas alınamaz. Gerçekleşen bu durum karşısında mahkemece; davacı-davalı erkeğin davasının reddi ile davalı-davacı kadının boşanma davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır."

7. Affetme İddiasını Çürütmek İçin Ne Yapmalısınız?

Karşı tarafın "affettin" savunmasıyla karşılaşıyorsanız ya da bu riski taşıyan bir davranışınızın olduğunu fark ettiyseniz, aşağıdaki adımlar hukuki durumunuzu güçlendirebilir:

  • Koruma kararlarını belgeleyin: 6284 veya eski 4320 kapsamında aldığınız her tedbir kararını muhafaza edin.
  • Şikâyet ve başvurularınızı kayıt altına alın: Savcılık, kolluk veya KADES başvurularınızın tarih ve içeriklerini belgeleyiniz.
  • Birlikte yaşama zorunluluğunu ispatlayın: Ayrılacak yer bulamadığınız, ekonomik baskı altında olduğunuz ya da tehdit nedeniyle aynı çatı altında kalmak zorunda kaldığınız kanıtlayıcı delilleri toplayın.
  • Yeni olayların tarihini netleştirin: Kusurlu davranışın ne zaman başladığını ve feragat/barışma tarihinin ne zaman olduğunu avukatınızla birlikte titizlikle tespit edin.
  • Barışma girişimlerini belgelemeyin: "Barışmak istedim ama karşı taraf reddetti" durumunu ispat edecek mesaj veya tanık delillerinizi hazır bulundurun.

✅ Sonuç: Affetme İddiasıyla Karşılaştıysanız Ne Yapmalısınız?

"Affetme" savunması, boşanma davalarında tazminat haklarını ve davanın seyrini kökten etkileyebilir. Yukarıda açıklanan durumlar, bu savunmanın her koşulda geçerli olmadığını ortaya koymaktadır. Durumunuzu bir avukatla değerlendirmek, hak kayıplarının önüne geçmenin en güvenli yoludur. Maya Avukatlık Bürosu ile iletişime geçerek durumunuzu aktarabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Eşimle görüşmeye çalıştım ama o reddetti; bu "affetme" sayılır mı?

Hayır. Yargıtay'a göre barışma girişiminin fiilen barışmayla sonuçlanması gerekir. Girişim karşı tarafça reddedildiyse ya da barışma gerçekleşmediyse, bu durum yalnızca "barışma teşebbüsü" olarak kalmakta ve hukuki anlamda affetme sayılmamaktadır.

Eşimden şiddet gördüm ama ayrılamadım; bu "affetme" olarak yorumlanır mı?

Kural olarak hayır. Özellikle 6284 veya 4320 kapsamında koruma kararı almışsanız, şikâyet ve başvurularınız varsa, bu deliller "gönüllü hoşgörü" iddiasını çürütür. Şiddet uygulanan ortamda kalmak zorunluluktan kaynaklanıyorsa, Yargıtay bunu affetme olarak değerlendirmez.

Birleşen davamdan feragat ettim; asıl davamı da kaybeder miyim?

Hayır, zorunlu olarak değil. Yargıtay, birleşen davadan yapılan feragatin yalnızca o davanın tarihinden önceki olayları etkilediğini kabul etmektedir. Asıl dava daha sonraki bir tarihe aitse ve o tarih aralığında yeni olaylar varsa, asıl davanız korunabilir. Bu konuda mutlaka bir avukata danışmanızı öneririz.

Karşı taraf "affettiği" dönemden sonra yeni kusurlar işlediyse ne olur?

Feragat veya barışma tarihinden sonra gerçekleşen yeni kusurlu davranışlar, önceki affın kapsamı dışındadır. Bu yeni olaylar, yeniden boşanma davası açmak için dayanak oluşturabilir. Ancak bu "yeni olayların" ispatlanması davacıya düşer.

"Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa veya avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz. Her somut olay kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Lütfen hukuki adımlar atmadan önce uzman bir avukata danışınız."

Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.

Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.

 

Maksimum dosya boyutu (Mb): 2