Ana Sayfa / Emsal Kararlar
Yayınlar
Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.
Home / Precedent Decisions
Publications
Articles on court decisions, for general information.

Mağdur başka bir ülkede yaşıyor olabilir, para ise Türkiye'deki bir banka hesabına gelmiş olabilir. Böyle bir dosyada yabancı uyruklu şüpheli ve yakınlarının ilk sorusu çoğunlukla şudur: Bu suç Türkiye'de mi yargılanacak? Cevap, suçun nerede işlendiğinin hukuken nasıl belirlendiğine bağlıdır. Bu yazı, yurt dışı mağdurlu dolandırıcılık dosyalarında suç yerini, delilleri, cezayı ve yabancılara özgü riskleri sade bir dille özetler.
📑 İçindekiler
Hızlı cevap: Evet, görülebilir. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de işlenmesi ya da neticenin Türkiye'de meydana gelmesi hâlinde suç Türkiye'de işlenmiş sayılır (TCK m.8/1). Mağdurun yurt dışında yaşaması bu sonucu tek başına değiştirmez.
Dolandırıcılık, hileli davranışlarla bir kişiyi aldatıp onun zararına yarar sağlama suçudur (TCK m.157). Suçun işlendiği yeri belirleyen şey mağdurun bulunduğu ülke değildir. Belirleyici olan, hareketin ve neticenin hangi ülkede gerçekleştiğidir.
Para Türkiye'deki bir hesaba aktarılmışsa, hesaptan Türkiye'de çekilmişse veya hesap Türkiye'de açılmışsa Türk mahkemelerinin yargı yetkisi gündeme gelir. Bu durumda yabancı uyruklu olmak yargılamayı engellemez; Türk ceza kanunları Türkiye'de işlenen suçlarda herkes için uygulanır.
Hızlı cevap: Suç yeri, fiilin işlendiği yer ile neticenin gerçekleştiği yerin birlikte değerlendirilmesiyle belirlenir. Bunlardan biri Türkiye'deyse suç Türkiye'de işlenmiş sayılır.
Hesabın açılışı, hesabın kullanıma sunulması, paranın çekilmesi veya başka bir hesaba aktarılması gibi işlemler suç yerinin tespitinde önem taşır. Aynı suç işleme kararına dayanan birden fazla para transferi varsa zincirleme suç hükümleri (TCK m.43) uygulanabilir.
Hızlı cevap: Çoğu zaman tek başına yeterli olmaz. Mağdur ve karşı taraf yurt dışında olsa bile para akışı veya fiilin bir bölümü Türkiye'de gerçekleştiyse TCK m.8 uygulanır.
Bu savunmanın gücü, olayın hiçbir unsurunun Türkiye'de gerçekleşmediğinin somut delille gösterilebilmesine bağlıdır. Uygulamada şu noktalar incelenir:
Fiilin hiçbir unsuru Türkiye'de gerçekleşmediyse, yabancıların yurt dışında işlediği suçlara ilişkin daha dar koşullar içeren hükümler (TCK m.12 ve m.13) ayrıca incelenir. Suç yerine ilişkin itiraz, dosyanın tamamı değerlendirilerek ve yazılı olarak ileri sürülmelidir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
Suç yeri itirazı tek başına bir çıkış yolu değildir. Delillerin değerlendirilmesi, kast ve fail kimliği savunmalarıyla birlikte kurgulanmalıdır.
Hızlı cevap: Mağdurun yabancı makamlara yaptığı şikâyet, beyanları ve yazışmaları yeminli tercüme ile Türkçe'ye çevrilerek dosyaya girer. Mahkeme bunları diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir (CMK m.217).
Savunma açısından çevirilerin doğruluğu, belgelerin aslına uygunluğu, yazışmaların kime ait olduğu ve hesap hareketleri ile şüpheli arasındaki bağ ayrıntılı biçimde incelenir.
Hızlı cevap: Basit dolandırıcılıkta 1 yıldan 5 yıla kadar hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası öngörülür. Nitelikli hâllerde hapis cezası 3 yıldan 10 yıla kadardır. Sahte belge kullanımı ayrıca değerlendirilir.
ℹ️ Bilgi
Ceza aralıkları ve indirim oranları kanun değişikliklerine göre güncellenebilir. Somut dosyada güncel mevzuat metni esas alınmalıdır.
Hızlı cevap: Yabancı uyruklu şüphelide kaçma şüphesi, yurt dışı çıkış yasağı ve hapis cezası sonrasında sınır dışı süreci ayrıca gündeme gelir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
Sınır dışı kararına karşı idare mahkemesinde dava açma süresi kısadır: tebliğden itibaren 7 gündür. Sürenin kaçırılması hak kaybına yol açabilir.
Hızlı cevap: İfade vermeden önce avukat ve tercüman talep edilmeli, konsolosluğa haber verme hakkı kullanılmalı, belgeler korunmalıdır.
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Mağdurun yurt dışında olması, dolandırıcılık dosyasının Türkiye'de görülmesine engel değildir. Savunma; suç yeri, delil, suçun vasfı, uzlaştırma, etkin pişmanlık ile yabancılara özgü tutuklama ve sınır dışı risklerinin birlikte değerlendirilmesini gerektirir. Maya Avukatlık Bürosu'nun ceza hukuku çalışma alanı hakkında bilgi alabilir, dosyanızı iletişim sayfası üzerinden iletebilirsiniz.
Evet. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de işlenmesi ya da neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi hâlinde suç Türkiye'de işlenmiş sayılır (TCK m.8/1). Mağdurun ikamet ettiği ülke tek başına belirleyici değildir.
Sorumluluk, hesap sahibinin olaydaki rolüne ve kastına göre belirlenir. Hesap bilgisini vermekle sınırlı kalan katkılarda TCK m.158/4 kapsamında yarı oranında indirim uygulanabilir. Her somut olay ayrıca incelenmelidir.
Tutuklama, kuvvetli suç şüphesi ve tutuklama nedeni bulunmasına bağlıdır. Yerleşik adresi olmayan yabancılarda kaçma şüphesi daha sık gündeme gelir. Yurt dışına çıkış yasağı gibi adli kontrol tedbirleri alternatif olabilir.
Basit dolandırıcılık uzlaştırma kapsamındadır. Ancak mağdura veya şüpheliye yurt dışında bulunma ya da adreste bulunamama nedeniyle ulaşılamıyorsa uzlaştırma yoluna gidilmez. Zararın giderilmesi ise etkin pişmanlık bakımından ayrıca değerlendirilir.
Hapis cezasına mahkûm olan yabancının durumu sınır dışı değerlendirmesi için ilgili idareye bildirilir (TCK m.59). Sınır dışı kararına karşı idare mahkemesinde dava açma süresi tebliğden itibaren 7 gündür.
Şüpheli veya sanık, soruşturmanın her aşamasında müdafi yardımından yararlanabilir. İfade öncesinde avukat ve tercüman talep edilmesi, savunmanın doğru kurulması açısından önemlidir.
11. Ceza Dairesi 2021/1869 E. , 2023/8913 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/282 E., 2015/368 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2014/282 Esas, 2015/368 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43, 62, ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii, müvekkilinin katılanı dolandırmadığını, suç yerinin Türkiye olmadığını, beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek hükümleri temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR,
1. Bank Asya Gencl Müdürlüğünde çalışmakta olan ...isimli şahsın Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünü arayarak; ... ABD Büyükelçiliğinin 02.11.2013 tarihli yazılarında belirtilen 'Amerikan vatandaşı katılan ... isimli şahsın dolandırıcılık mağduru olduğunu, ... isimli şahsın Amerika'daki CitiBank hesabından 200.000 USD tutarındaki parayı Türkiye'de bulunan ortağ...'te isimli şahsın Asya Katılım Bankasının ...'de bulunan 41 kodlu şubesindeki 3702733 numaralı hesabına yatırdığını ancak evrakta adı geçen ortağının dolandırıcı olduğu şeklinde bilgi geldiğini ve yukarıda adı geçen ... isimli şahsın bahse konu 200.000 USD tutarında ki parayı tahsil etme amaçlı Asya Katılım Bankasının 41 kodlu ... Şubesinde olduğunu bildirmesi üzerine, kolluk kuvvetlerince ilgili bankaya intikal edilmesi üzerine başlatılan soruşturmada; katılanın Santa Clara İdari Bölgesi Bölge Başsavcılığına yaptığı ve tercüme edilmiş imzalı yazılı anlatımı ve Bölge Başsavcılığının tercüme edilmiş Asya Katılım Bankası A.Ş.ne gönderilen 02.12.2013 tarihli yazılarında belirtildiği üzere kızının üniversite masrafları için katılandan para talep ettiği ve katılanın 26.06.2013 tarihinde 3000 USD ve 05.07.2013 tarihinde 1100 USD para gönderdiği ve sanığın kendisini Exxo Mobil Petrol şirketinde sözleşmeli eleman olarak çalıştığını ve pahalı bir makinenin bozularak kendisini yaraladığını, makinedeki hasar ve sağlık gideri için acil paraya ihtiyacı olduğunu söylemesi yalvarması ve değişik bahanelerle para istemesi ve katılanın buna inanması nedeniyle 29.07.2013 tarihinde 30.000 USD, 03.09.2013 tarihinde 45.000 USD, 21.10.2013 tarihinde ise 235.000 USD parayı sanığın Asya Katılım Bankası ... şubesindeki hesabına gönderdiği ve sanığın bu paraları çektiği, yine sanığın en son katılana ailesinin 12.000.000 USD serveti olduğunu, mali açıdan bu servetini kaybetmek istemediğini acil paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek ve çeşitli bahanelerle katılanı kandırarak hesabına 200.000 USD parayı göndermesini sağladığı ve katılanın bu olaydan sonra dolandırıldığını anlaması üzerine harekete geçerek Santa Clara İdari Bölge Savcılığına şikâyetçi olduğu, Asya Katılım Bankasındaki sanığın hesabındaki 200.000 USD paraya bloke konduğu, sanığın bu parayı çekmek için bankaya geldiğinde yakalandığı, ayrıca sanık ...'nin bu suçtan önce Türkiye'ye geldiği ve gerçek kimliği ile 04.07.2012 tarihinden 03.01.2013 tarihine kadar geçerli Türkiye Cumhuriyeti İkamet Tezkeresi aldığı, gerçek kimliğinin ... olduğu, fakat yakalandığı gün üzerinde emanetin 2013/22391 sırasına kayıtlı ... adına düzenlenmiş ve fotoğrafı kendisine ait pasaport çıktığı, bu pasaportun ekspertiz raporuna göre hakiki, Nijerya yetkili makamlarınca düzenlendiği ancak beyanına ve dosyada mevcut Türkiye Cumhuriyeti İkamet Tezkeresine göre bu pasaportun içeriğinin sahte olduğu tespit edilen somut olayda sanığın katılana yönelik zincirleme şekilde dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanığın alınan savunmasında; Nijerya Devleti vatandaşı olduğunu, vizesiz kaldığı için Türkiye'ye giriş yasağı aldığını, bu nedenle Nijerya'da ... ismiyle sahte pasaport ile Türkiye'ye 2013 yılında girdiğini, katılanı tanımadığını, kendisi ile bir irtibatı olmadığını,...simli şahsın hesap bilgilerini istediğini, onun adına hesabına para girişleri olduğunu, ...isimli şahsın kendisi olmadığını, sahte pasaport kullandığını beyan etmiştir.
3. ABD ... Büyükelçiliği tarafından İstanbul MAli Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne Cumhuriyet Başsavcılığı'na iletilmek üzere gönderilen 03.12.2013 tarihli yazıda; katılanın ...adıyla kendisini tanıtan Nijerya uyruklu ... isimli şahıs tarafından dolandırıldığı, toplam 514.000 ABD doları transfer ile elde ettiğini, katılanın San Jose California'daki Savcılık Bürosu'na şikayette bulunduğu belirtilmiştir.
4. Sanığın üzerinden ele geçen pasaport hakkında alınan kriminal raporda; silinti, kazıntı, veya ilave yoluyla tahrifat yapıldığını gösterir nitelikte herhangi bir bulguya rastlanılmadığı tespit edilmiştir.
5. Katılanın vekili aracılığı ile sunduğu evrakları, yeminli tercüman aracılığı ile Türkçe'ye çevrilmiş ve dosya içerisine alınmış olup; katılanın ...isimli şahıs ile temas kurduğu, aralarındaki e-mail çıktılarının, ...adına yazılı şirket belgelerinin, satış yetkisi belgelerinin, Bank Asya ... Şubesi,... 02 IBAN numaralı hesaba, nihai lehtar ... olan, ...adına para transferi bilgileri içeren yazı içerikleri olduğu görülmüştür.
6. Mahkeme, sanık hakkında zincirleme şekilde dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyet kararları vermiştir.
IV. GEREKÇE
A. Dolandırıcılık Suçu Yönünden
1. Sanık hakkında verilen zarar miktarı gözetilerek hapis ve adli para cezalarının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 7 nci maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca "Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma veya kovuşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura, suçtan zarar görene, şüpheliye, sanığa veya kanunî temsilcisine ulaşılamaması hâlinde soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili uzlaştırma yoluna gidilmez." hükmü uyarınca yabancı uyruklu şahıslar hakkında uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğinden tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Resmi Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılık Suçları Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile dolandırıcılık suçu yönünden eleştirilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.12.2015 tarihli ve 2014/282 Esas, 2015/368 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.11.2023 tarihinde karar verildi.
Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.
Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.
© 2017- 2026
Maya Avukatlık Bürosu.
Tüm hakları saklıdır.


