
İstanbul'da doğup büyümüş, sonradan Yunanistan'a yerleşmiş pek çok ailenin Türkiye'de hâlâ kayıtlı taşınmazları bulunuyor. Bu taşınmazların yurtdışındaki mirasçılara intikali, Türk hukukunda "karşılıklılık ilkesi" adı verilen özel bir prosedüre tabidir.
İçindekiler
Sürecin merkezinde iki soru yer alır: Mirasçılık belgesi (Certificate of Inheritance) nasıl alınır ve "karşılıklılık ilkesi" bu mirası engeller mi? Bu rehberde her iki soruyu da, emsal Yargıtay kararları ışığında ele alıyoruz.
ℹ️ Mirasçılık Belgesi Nedir?
Türk Medeni Kanunu'nun 598. maddesine göre, yasal mirasçı olduğu belirlenen kişilere sulh hukuk mahkemesi veya noterlik tarafından verilen, mirasçılık sıfatını ve miras paylarını gösteren resmi belgedir. Yabancı uyruklu kişiler de bu belgeyi talep edebilir; tapu sicil müdürlüğü, geçerli bir mirasçılık belgesinin içeriğini sorgulama yetkisine sahip değildir.
Karşılıklılık ilkesi (mütekabiliyet / reciprocity), bir devletin, başka bir devletin vatandaşlarına kendi ülkesinde belirli haklar tanıyabilmesi için, o devletin de kendi vatandaşlarına aynı hakları tanımasını şart koşmasıdır. 1934 tarihli 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 35. maddesi, uzun yıllar bu ilkeyi esas almıştır.
Bu düzenlemeye göre, yabancı uyruklu bir gerçek kişinin Türkiye'de taşınmaz mal edinebilmesi -miras yoluyla dahil- için, vatandaşı olduğu ülkenin de Türk vatandaşlarına aynı imkânı tanıması gerekiyordu. Yunanistan uyruklu mirasçılar için bu şart, Yargıtay önüne pek çok kez taşınan bir mücadele konusu oldu.
Türk hukukunda çok önemli bir ilke vardır: Mirasçılık ve mirasın geçişi, mirasbırakanın öldüğü tarihte yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir (4722 sayılı Kanun m.17). Yani "bugünkü mevzuat" değil, "mirasbırakanın vefat ettiği tarihteki mevzuat" esas alınır.
Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre mahkeme, mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla Türkiye ile ilgili ülke arasında karşılıklılık bulunup bulunmadığını, o tarihe özgü olarak araştırmak zorundadır. Genel veya güncel bir değerlendirme yeterli görülmez.
⚠️ Sık Yapılan Hata
Bazı davalarda mahkemeler karşılıklılığı eksik araştırmayla değerlendirir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi (2011/3743 E., 2011/5973 K., 13.10.2011), 1950 yılında vefat eden bir murisin Yunan mirasçılarına ilişkin davada, "eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm verilemez" gerekçesiyle kararı bozmuştur. Mahkemenin, Adalet Bakanlığı aracılığıyla ölüm tarihine özgü somut bilgi istemesi şarttır.
Karşılıklılığın tespitinde iki boyut vardır. Hukuki karşılıklılık, ilgili ülkenin mevzuatında böyle bir hakkın kâğıt üzerinde var olmasıdır. Fiili karşılıklılık ise bu hakkın pratikte, somut örneklerle gerçekten uygulanıp uygulanmadığıdır.
Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Türk mahkemelerinin yalnızca soyut/hukuki karşılıklılığa bakarak mirasçılık talebini reddetmesini, mülkiyet hakkının ihlali olarak değerlendirmiştir.
✅ Anayasa Mahkemesi Kararı (B. No: 2015/9880, 08.05.2019)
"Murisin vefat ettiği tarihte veya yargılama sırasında Yunanistan'da Türk uyrukluların miras yoluyla mal edinemediklerine dair herhangi bir tespitin bulunmadığı... karşılıklılık ilkesi yönünden açık bir tespit olmamasına rağmen mirasçılık belgesinin iptal edilmesi... mülkiyet hakkının ihlal edildiği" sonucuna varılmıştır.
ℹ️ AİHM İçtihadı
Apostolidi ve Diğerleri - Türkiye (B. No: 45628/99, 27.03.2007) kararında AİHM, Yunan Hükümeti'nin Rodop ve İskeçe Sulh Mahkemelerinin somut kararlarını örnek göstererek fiili karşılıklılığın varlığını kanıtladığına dikkat çekmiş ve Türkiye'nin mülkiyet hakkını ihlal ettiğine hükmetmiştir.
✅ Yargıtay 3. HD, 2012/7355 E., 2012/12656 K. (17.05.2012)
Yunanistan Dışişleri Bakanlığı'ndan gelen notaya göre, Yunan Medeni Kanunu m.4 uyarınca yabancıların Yunan vatandaşlarıyla aynı medeni haklara sahip olduğu ve "Türk vatandaşlarının Yunanistandaki sınır bölgeleri de dahil her yerde miras yoluyla gayrimenkul edinebileceklerinin" bildirildiği kabul edilerek fiili karşılıklılığın gerçekleştiğine karar verilmiştir.
🔑 Özet
18.05.2012 tarihinden itibaren, miras yoluyla edinim dahil, karşılıklılık ilkesi Türk hukukundan tamamen çıkarılmıştır.
6302 sayılı Kanun'la Tapu Kanunu m.35'te yapılan köklü değişiklikle, 1934'ten beri 78 yıl boyunca uygulanan karşılıklılık (mütekabiliyet) şartı tamamen kaldırıldı. Bunun yerine, hangi ülke vatandaşlarının Türkiye'de taşınmaz edinebileceğini belirleme yetkisi önce Bakanlar Kurulu'na, 2018'de 698 sayılı KHK ile Cumhurbaşkanı'na verildi.
Bu değişiklik yalnızca satın alma için değil, miras yoluyla edinim için de geçerlidir. Mirasbırakan 18.05.2012'den sonra vefat ettiyse, "karşılıklılık var mı yok mu" sorusu artık sorulmaz; önemli olan mirasçının uyruğu olduğu ülkenin, izin verilen ülkeler arasında olup olmadığıdır.
Güncel kaynaklara göre Avrupa Birliği üyesi ülkeler -dolayısıyla Yunanistan- taşınmaz edinimine izin verilen ülkeler arasında yer almaktadır; kısıtlama listesinde tipik olarak Suriye, Ermenistan gibi az sayıda ülke bulunmaktadır.
📌 Önemli Not
İzin verilen/kısıtlı ülkeler listesi, uluslararası ilişkilere göre zaman zaman güncellenebilmektedir. Somut bir dosyada güncel durumun Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü veya ilgili Türk konsolosluğundan teyit edilmesi önerilir.
✅ Güncel Emsal: Yargıtay 7. HD, 2024/1984 E., 2025/478 K. (04.02.2025)
1996 yılında vefat eden ve geriye Yunanistan vatandaşı mirasçılar bırakan bir murise ilişkin davada, ölüm tarihi 2012 öncesine denk geldiğinden eski hükümler uygulanmış; ilk derece ve istinaf mahkemelerinin mütekabiliyet bulunduğu yönündeki kararı Yargıtay tarafından onanmıştır. Bu karar, dönem tespitinin ne kadar belirleyici olduğunu güncel biçimde göstermektedir.
Mirasçılık belgesi talepleri, kural olarak çekişmesiz yargı yoluyla ve hasımsız olarak görülür. Ancak taşınmazın bulunduğu yerde bir uyuşmazlık varsa (örneğin Hazine'nin veya kayyımın itirazı), hasımlı dava açılmasında hukuki yarar doğabilir.
Yerleşik Yargıtay içtihadına göre, Hazine dava açılmadan önce mirasçılık sıfatına dair bir uyuşmazlık çıkarmamışsa, Hazine'yi hasım göstererek dava açmakta hukuki yarar bulunmaz. Bu hâlde mahkeme, Hazine yönünden davayı husumetten reddedip mirasçılık belgesini hasımsız olarak karara bağlamalıdır.
⚠️ Dikkat
Gereksiz yere Hazine hasım gösterilirse, davanın bir kısmı husumet yönünden reddedilir; bu da yargılamanın uzamasına yol açabilir. Dava stratejisi, somut olayda gerçek bir uyuşmazlık bulunup bulunmadığına göre kurgulanmalıdır.
Buna karşılık, taşınmaz zaten kayyım yönetimine geçmiş veya Hazine adına tescil edilmişse (örneğin gaiplik ya da mirasçı bulunamaması nedeniyle), süreç tapu iptali ve tescil davasına dönüşebilir; bu durumda Hazine'nin veya kayyımın taraf olması kaçınılmaz hâle gelir.
18.05.2012 öncesi vefatlarda mahkeme, ölüm tarihi itibarıyla Türkiye ile ilgili ülke arasında hukuki ve fiili karşılıklılık olup olmadığını, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla Dışişleri Bakanlığı'ndan sorar.
Bu yazışma süreci genellikle birkaç ay sürer. Yazının yalnızca "genel" nitelikte olması ve somut örnek içermemesi hâlinde, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi bu incelemeyi yetersiz bulmaktadır.
ℹ️ Süreç İpucu
Adalet Bakanlığı'nın genel nitelikli yazıları yerine, somut ölüm tarihine özgü ve fiili uygulamayı gösteren bir cevabın talep edilmesi, davanın bozulma riskini azaltır.
⚠️ Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı (2018/558 E., 2021/1514 K., 30.11.2021)
"...mirasçılık istemine ilişkin talep hakkında açık, anlaşılır, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde... hüküm kurulmadığı..." gerekçesiyle direnme kararı usulden bozulmuştur. Bozmadan sonra yeniden düzenlenen hüküm, 22.06.2023 tarihinde (7. HD, 2023/2949 E., 2023/3550 K.) nihayet onanmıştır.
Evet. Mirasbırakanın ölüm tarihine göre uygulanacak kurallar farklılık gösterir: 18.05.2012 sonrası vefatlarda karşılıklılık şartı aranmaz; öncesindeki vefatlarda hukuki ve fiili karşılıklılığın araştırılması gerekir.
18.05.2012 tarihinden itibaren miras yoluyla edinim dahil karşılıklılık ilkesi kaldırılmıştır. Bu tarihten önceki ölümlerde ise ölüm tarihindeki mevzuat uygulanmaya devam eder.
Hazine, dava açılmadan önce bir uyuşmazlık çıkarmamışsa hasım gösterilmesinde hukuki yarar bulunmaz. Somut olayın özellikleri değerlendirilerek dava stratejisi belirlenmelidir.
Türk konsolosluğunda düzenlenecek bir vekaletname ile süreç, Türkiye'deki bir avukat aracılığıyla yürütülebilir; mirasçının Türkiye'ye gelmesi genellikle gerekmez.
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Türkiye'deki mirasınıza ilişkin süreç, mirasbırakanın ölüm tarihine ve dosyanın özelliklerine göre farklı stratejiler gerektirir. Maya Avukatlık Bürosu ile iletişime geçerek dosyanızın somut değerlendirmesini talep edebilirsiniz.
Yargıtay 14. HD, 2017/2136 E., 2021/797 K. (10.02.2021)
1942 yılında vefat eden murisin Yunan mirasçıları için Dışişleri Bakanlığı cevaplarına dayanılarak "Yunan uyruklu mirasçıların Türkiye'de miras yoluyla iktisabına ilişkin hukuki ve fiili karşılıklılık bulunduğu" tespit edilmiş, Hazineye pay verilmesi hatalı bulunarak karar bozulmuştur.
Yargıtay 14. HD, 2017/1775 E., 2021/1158 K. (23.02.2021)
1980 yılı vefatına ilişkin davada, mahkemenin karşılıklılığı Adalet Bakanlığı'na sormadan karar vermesi eksik inceleme nedeniyle bozulmuştur.
Yargıtay 14. HD, 2016/8030 E., 2017/1328 K. (22.02.2017 – karar düzeltme)
1982 yılı vefatında, taşınmazın önceden murise ait olduğu iddiası nedeniyle hasımlı dava açılmasında hukuki yarar bulunduğu kabul edilmiş; ancak karşılıklılık araştırmasının eksik olması nedeniyle onama kararı kaldırılıp dosya bozulmuştur.
Yargıtay 2. HD, 2008/1565 E., 2009/7263 K. (15.04.2009)
AİHM'in Apostolidi ve Nacaryan-Deryan kararlarına atıfla, yalnızca genel nitelikli Bakanlık yazılarının yetersiz olduğu; somut, fiili karşılıklılık örneklerinin araştırılması gerektiği vurgulanmıştır.
Yargıtay (Hukuk Dairesi), 2016/13307 E., 2019/5882 K. (18.11.2019)
Bulgaristan vatandaşı mirasçılara ilişkin bu tapu iptali davasında AYM ve AİHM içtihatlarına dayanılarak "karşılıklılık ilkesinin veraseten intikallere engel oluşturmadığı" hatırlatılmıştır. Aynı ilke Yunan mirasçılar için de geçerlidir.
Yargıtay 7. HD, 2011/3743 E., 2011/5973 K. (13.10.2011)
1950 yılında vefat eden murisin Yunan mirasçıları için karşılıklılık araştırılmadan verilen karar, eksik inceleme gerekçesiyle bozulmuştur.
Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.
Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.
© 2017- 2025
Maya Avukatlık Bürosu.
Tüm hakları saklıdır.


