Ana Sayfa / Emsal Kararlar
Yayınlar
Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.
Home / Precedent Decisions
Publications
Articles on court decisions, for general information.

Türkiye'de tanınmış bir yabancı mirasçılık belgesinin iptalini istemek, sıradan bir dava açmaktan farklıdır. Belgede adı geçen kişilerin bir kısmı ölmüş, bir kısmı yurt dışında yaşıyor, bir kısmının nüfus kaydı eksik olabilir.
Davanın eksik veya yanlış taraflarla açılması, uzun süren bir yargılamanın bozmayla başa dönmesine yol açabilir. Bu yazı, taraf teşkili kuralını ve pratikte nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatır.
💡 Kısa Yanıt
Tanınmış yabancı mirasçılık belgesinin iptali davasında, belgede hak sahibi gösterilen herkes ve ölmüş olanların tüm mirasçıları davaya dahil edilmelidir. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkindir; mahkeme eksikliği kendiliğinden gözetir ve tamamlanmadan hüküm kuramaz.
📑 İçindekiler
Yurt dışında düzenlenen mirasçılık belgesi (veraset ilamı), Türkiye'de işlem yapılabilmesi için genellikle Türk mahkemesinde tanıma (gerektiğinde tenfiz) kararı alınmasını gerektirir.
Tanıma kararı verildiğinde yabancı belge, Türk mahkemesince verilmiş bir mirasçılık belgesi gibi sonuç doğurur. Belge artık tapu ve diğer resmî işlemlerde dayanak olabilir.
Miras kural olarak ölenin millî hukukuna tabidir. Türkiye'de bulunan taşınmazlar bakımından ise Türk hukuku uygulanır (MÖHUK m. 20). Bu ikili yapı, yabancı uyruklu mirasbırakanların Türkiye'deki malları üzerinde uyuşmazlık çıkmasının başlıca nedenlerinden biridir.
ℹ️ Tanıma ve Tenfiz Farkı
Tanıma, yabancı kararın veya belgenin Türkiye'de hukuki etkisinin kabul edilmesidir. Tenfiz ise bu kararın Türkiye'de cebri icraya konu edilebilmesini sağlar. Mirasçılık belgeleri bakımından uygulamada çoğunlukla tanıma talebi gündeme gelir.
Evet. Türk mahkemelerince verilen mirasçılık belgeleri aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir ve nasıl iptal edilebiliyorsa, tanınmış yabancı mirasçılık belgeleri de aynı şekilde iptal davasına konu olabilir (mirasçılık belgesi için TMK m. 598).
Belgenin Türk hukuku sistemine aykırı veya hatalı olduğu ileri sürülerek tanıma kararının ortadan kaldırılması isteniyorsa, bu talep esas itibarıyla bir mirasçılık belgesinin iptali davası niteliğindedir. Uygulamada bu davalar sulh hukuk mahkemesinde görülür; görev ve yetki konusu somut olayda ayrıca incelenmelidir.
Mirasçılık belgesinin iptali, belgede hak sahibi görünen herkesin hukuki durumunu etkileyebilir. Bu nedenle dava, yalnızca karşı çıkan veya dilekçede adı geçen kişilere değil, belgede payı bulunan herkese yöneltilmelidir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
Taraf teşkili kamu düzenine ilişkindir. Taraflardan hiçbiri itiraz etmese bile mahkeme eksikliği kendiliğinden gözetir. Taraf koşulu gerçekleştirilmeden hüküm verilemez.
Eksik taraf, yargılamanın en pahalı hatalarından biridir. Mahkeme davayı esastan reddetmiş olsa bile taraf eksikliği, temyiz aşamasında tek başına bozma sebebi olabilir.
✔️ Pratik Sonuç
Dava açılmadan önce belgede adı geçen herkesin ve ölenlerin mirasçılarının eksiksiz tespit edilmesi, hem zamandan hem masraftan tasarruf sağlar.
Belgenin düzenlendiği ülke ne olursa olsun (örneğin Suriye), sınır ötesi miras dosyalarında belge ve kayıt temini ayrı bir hazırlık gerektirir. Dava öncesinde şu başlıklar gözden geçirilmelidir:
Bazı yabancı uyruklu mirasbırakanların Türkiye'deki taşınmazları, geçmişte çıkarılmış özel düzenlemeler nedeniyle Hazine ile ilgili uyuşmazlıklara konu olabilmektedir. Böyle bir ihtimal varsa Hazine'nin davada yer alıp almayacağı, mirasbırakanın ölüm tarihi ve taşınmaz kayıtları gözetilerek değerlendirilmelidir. Bu husus her dosyada gündeme gelmez; ancak dava öncesinde tapu kayıtlarının incelenmesini gerektirir.
Türkiye'de işlem yapılabilmesi için genellikle Türk mahkemesinde tanıma kararı alınması gerekir. Tanıma kararıyla belge, Türk mahkemesince verilmiş mirasçılık belgesi gibi sonuç doğurur.
Mirasçılık belgesinin iptali davası açılır. Belgede hak sahibi gösterilen herkes ve ölenlerin mirasçıları davalı olarak gösterilir, iptal nedenleri delillerle ortaya konur.
Evet. Belgede hak sahibi görünen herkes ve davadan önce ölmüş olanların tüm mirasçıları davaya dahil edilmelidir. Bu kural kamu düzenine ilişkindir ve mahkemece kendiliğinden gözetilir.
Dava ölen davalının mirasçılarına yöneltilerek sürdürülür. Hüküm de mirasçı oldukları gösterilerek mirasçılar hakkında kurulur.
Tebligat, uluslararası tebligat yollarıyla yapılır. Adres tespiti ve yabancı makamların işlem süresi nedeniyle yargılama uzayabilir.
Sabit bir süre yoktur. Taraf sayısı, yurt dışı tebligat ihtiyacı ve delil toplama süreci belirleyicidir. Süre ve hak kaybı risklerinin dosyaya özel değerlendirilmesi gerekir.
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Tanınmış bir yabancı mirasçılık belgesine itiraz etmeyi düşünüyorsanız ya da böyle bir davada hakkınızı savunmanız gerekiyorsa, ilk adım belgede adı geçen herkesin ve mirasçılarının eksiksiz tespitidir. Belgelerinizi ve dosya özetinizi Maya Avukatlık Bürosu iletişim sayfası üzerinden iletebilirsiniz: İletişim Sayfası
14. Hukuk Dairesi 2017/1856 E. , 2021/645 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.05.2011 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesinin iptali istenmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 13.04.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, mirasçılık belgesinin iptali isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, Suriye uyruklu mirasbırakanlar ... kızı ...’nın 16.07.1964 tarihinde, ... oğlu ...’nın 29.04.1974 tarihinde öldüğünü, mirasbırakan ...’ya dair Halep Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.02.1976 tarihli 114 Esaslı 114 Kararlı, mirasbırakan ...’ya dair Halep Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.06.1976 tarihli 151 Esaslı 151 Kararlı yabancı mirasçılık belgelerinin ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/626 Esas ve 1984/472 Karar sayılı ilamı ile tanınmalarına ve tenfizine karar verildiğini, mirasbırakanların mirasçılarının bir kısmının Türk vatandaşı bir kısmının Suriye vatandaşı olduğunu, her iki mirasbırakanın da Türkiye’de pek çok sayıda taşınmazının bulunduğunu, taşınmazlara 1062 sayılı Kanun ve bu Kanuna dayanılarak çıkarılan 1939, 1942, 1957 ve 1966 tarihli kararnamelerle getirilen sınırlamalar gereğince Hazine tarafından el konulduğunu, Türkiye’de bulunan taşınmaz malların Türk yargısının münhasır yetki alanında olmasına karşın belirtilen Kanun ve Kararnameler gözetilmeksizin ve belirtilmeksizin, yasal düzenlemelere aykırı olarak yasal hasım olan Hazineye husumet yöneltilmeksizin taşınmazların intikali sonucunu doğuran yabancı mirasçılık belgelerinin tanınmasına karar verilemeyeceğini belirterek ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/626 Esas ve 1984/472 Karar sayılı ilamının iptalini istemiştir.
Bir kısım davalılar vekili, mirasbırakanların Suriye uyruklu olduğuna ilişkin ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının iddiasına dayanak evrakların asıllarını sunması gerektiğini belirtmiş; 01.10.1966 gün ve 6/7104 sayılı Bakanlar Kurulu kararnamesindeki hükümlerin, 1966 yılından önce öldüğü iddia olunan mirasbırakan ...’nın mirasçıları hakkında uygulanamayacağından davanın reddini savunmuştur.
Kilis Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/784 Esas, 2012/873 Karar ve 28/11/2012 tarihli görevsizlik kararı, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2013/14637 Esas, 2014/13857 Karar ve 30.06.2014 tarihli kararı ile bozulmuş; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yabancı mahkemeler tarafından verilen mirasçılık belgeleri, Türk Mahkemesince tanınmakla Türk Mahkemesi tarafından verilmiş bir mirasçılık belgesi gibi hüküm ve sonuç doğurur. Bu olgunun sonucu olarak, Türk Mahkemelerince verilen ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli bulunan mirasçılık belgelerinin nasıl iptali istenilebiliyorsa tanınmasına karar verilmiş bulunan yabancı mahkemelerce verilmiş mirasçılık belgelerinin de iptali istenebilir.
Türk Hukuk sistemine aykırı ve hatalı olduğu öne sürülerek yabancı mirasçılık belgesinin ortadan kaldırılmasını sağlama amacıyla yabancı mirasçılık belgesinin tanınması ve tenfizine ilişkin Türk Mahkemesi kararının iptaline ilişkin istek, mirasçılık belgesinin iptali davası niteliğindedir.
Kural olarak öğretide ve uygulamalarda kararlılık kazanan görüşe göre davada taraf teşkilinin yapılmamış olması başlı başına bozma nedenidir. Mirasçılık belgesinin iptali halinde hukuksal durumlarının etkilenmesi söz konusu olabileceğinden iptali istenilen mirasçılık belgesinde hak sahibi olarak gösterilen kişilerle, davadan önce ölmüş ise, bunların tüm mirasçılarının davada taraf olarak gösterilmesi yine davalılardan herhangi birinin yargılama sırasında ölmesi halinde de davanın mirasçılarına yöneltilerek mirasçılar aleyhine sürdürülmesi, hükmün de; mirasçı oldukları gösterilerek mirasçılar hakkında verilmesi gerekir.
Somut olayda, ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1984/626 Esas ve 1984/472 Karar sayılı kararı ile tanınmasına ve tenfizine karar verilen, Halep Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.02.1976 tarihli 114 Esaslı 114 Kararlı ve Halep Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.06.1976 tarihli 151 Esaslı 151 Kararlı mirasçılık belgelerinde pay verilen ve davalılar dışında kalan kök mirasbırakanlar ... ve ...’nın tüm mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerekmektedir. Taraf teşkili kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece kendiliğinden gözetilir. Taraf koşulu gerçekleştirilmeden hüküm verilemez.
Mahkemece, 18.12.2002 tarihinde ölen davalı ... ve 13.01.2004 tarihinde ölen davalı ...’nın mirasçılık belgeleri temin edilerek tüm mirasçıları davaya dahil ettirilmeli; davalı ...’nın nüfus kaydında ilgili düzeltme de yaptırılmak suretiyle sağ olup olmadığı tespit edilmeli, sağ ise kendisine usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmeli, ölü ise mirasçılık belgesi temin edilerek tüm mirasçıları davaya dahil ettirilmeli; iptale konu mirasçılık belgesinde mirasçı olmasına karşın davada taraf gösterilmeyen ...nin sağ ise kendisi, ölü ise temin edilecek mirasçılık belgesinde tespit edilen mirasçıları davaya dahil ettirilmeli; ... ...’nın ölü çocukları...davaya dahil ettirilmeli, iptali istenen mirasçılık belgelerinde hak sahibi tüm kişiler ile ölenlerin mirasçıları davada taraf durumunu almalı bu şekilde taraf koşulu gerçekleştirildikten sonra davanın esasına girilmeli, taraflardan varsa bu şekilde delilleri de sorulup saptanmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre bir hüküm verilmelidir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 04.02.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.
Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.
© 2017- 2026
Maya Avukatlık Bürosu.
Tüm hakları saklıdır.


