Ana Sayfa / Emsal Kararlar
Yayınlar
Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.
Home / Precedent Decisions
Publications
Articles on court decisions, for general information.

Vergi incelemesi sonucunda kesilen vergi ziyaı cezasına tekerrür (yineleme) hükmü uygulanarak artırım yapıldığını gören ithalatçı ve imalatçı firmalar, bu artırımın her zaman geçerli olmadığını bilmelidir. İdarenin, tekerrüre esas aldığı önceki cezayı somut belgeyle ispatlaması gerekir; aksi halde artırım kısmı hukuka aykırı hale gelir.
İçindekiler
1. Vergi Ziyaı Cezasında Tekerrür Hükmü Nedir?
2. Tekerrür Hükmünün Uygulanma Şartları Nelerdir?
3. Tekerrür Artırımı İçin İdarenin İspat Yükümlülüğü Nedir?
4. İdare İhbarnameyi İspat Edemezse Ne Olur?
5. Vergi Ziyaı Cezasına ve Tekerrür Artırımına Nasıl İtiraz Edilir?
6. Sıkça Sorulan Sorular
7. Emsal Danıştay Kararı
Kısa Yanıt: Tekerrür, vergi ziyaı veya usulsüzlük cezası kesinleşmiş bir mükellefin belirli bir süre içinde tekrar aynı türde bir ceza ile karşılaşması halinde, ikinci cezanın belirli bir oranda artırılarak kesilmesidir.
Bu müessese, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun (VUK) 339. maddesinde düzenlenmiştir. Mantığı, Ceza Hukuku'ndaki tekerrür (Recidivism) kavramına benzer: aynı fiili tekrar eden mükellefe daha caydırıcı bir yaptırım uygulanması amaçlanır.
Önemli Bilgi
7338 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası, tekerrür artırım tutarı kesinleşen önceki cezayı aşamaz. Vergi ziyaı cezasında artırım oranı %50, usulsüzlük cezasında %25'tir.
Kısa Yanıt: Tekerrür hükmünün uygulanabilmesi için birden fazla şartın birlikte gerçekleşmesi ve idarenin bu şartları somut belgeyle ortaya koyması gerekir.
Bu şartlardan herhangi biri somut belgeyle doğrulanamıyorsa, tekerrür artırımının hukuki temeli de ortadan kalkar.
Kısa Yanıt: Tekerrür artırımı idarenin lehine sonuç doğuran bir uygulama olduğundan, önceki cezanın varlığını ve kesinleştiğini ispat yükü idareye aittir.
Vergi dairesi, sadece "mükellefe daha önce ceza kesildi" demekle yetinemez. Tekerrüre esas alınan önceki cezanın hangi ihbarname ile kesildiği, bu ihbarnamenin ne zaman ve nasıl tebliğ edildiği ve kesinleştiği; tebliğ alındısı gibi somut bir belgeyle ortaya konulmalıdır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
Sadece dosyada "önceden ceza kesildiği" yönünde bir not bulunması yeterli değildir. İdare, ihbarnamenin tebliğ tarihini gösteren okunaklı ve onaylı tebliğ alındısını ibraz edemezse, tekerrür artırımının hukuki dayanağı kurulamaz.
Kısa Yanıt: İdare, tekerrüre esas alınan önceki cezanın ihbarnamesini ve tebliğ alındısını mahkemeye sunamazsa, cezanın tekerrür artırımı kısmı hukuka aykırı kabul edilerek kaldırılır.
Vergi mahkemeleri, bu tür uyuşmazlıklarda genellikle ara karar ile idareden tekerrüre esas ihbarnamenin ve tebliğ alındısının onaylı bir örneğini talep eder. İdare bu belgeleri sunamaz, ihbarnameye "rastlanmadığını" veya tarih/sayısının tespit edilemediğini bildirirse, tekerrür artırımının hukuki dayanağı ortaya konulamamış olur.
Bu durum, cezanın tamamının değil, sadece tekerrür artırımı kısmının kaldırılması sonucunu doğurur. Vergi aslına ve tekerrürsüz kesilen ceza kısmına ilişkin değerlendirme ayrıca yapılır.
Kısa Yanıt: Vergi ziyaı cezasına ve tekerrür artırımına karşı, ihbarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yetkili vergi mahkemesinde dava açılabilir.
⚠️ Sık Karşılaşılan Yanılgı
Cezaya ilişkin uzlaşmaya gidilmesi veya cezanın indirimli ödenmesi, tekerrür hükmünün uygulanmasına engel değildir. Önemli olan cezanın kesinleşmiş olmasıdır; uzlaşma da bir kesinleşme yoludur.
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Vergi incelemesi sonucunda kesilen vergi ziyaı cezanıza tekerrür artırımı uygulandıysa, öncelikle tekerrüre esas alınan ihbarnamenin idarece somut biçimde ispatlanıp ispatlanamadığı incelenmelidir. Bu, cezanın önemli bir kısmının hukuka aykırı hale gelmesine yol açabilecek teknik bir husustur. Somut durumunuzu değerlendirmek için Maya Avukatlık Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Tekerrür, VUK m.339 uyarınca sadece vergi ziyaı cezası ve genel usulsüzlük cezasına uygulanır. Özel usulsüzlük cezaları tekerrür kapsamı dışındadır.
Vergi ziyaı cezasında %50, usulsüzlük cezasında %25'tir. Ancak artırım tutarı, tekerrüre esas alınan önceki kesinleşen cezayı aşamaz.
Evet. Uzlaşma sonucu kesilen ceza da kesinleşmiş sayıldığından, sonraki bir ihlalde tekerrüre esas alınabilir.
Genellikle esas vergi ve cezaya ilişkin dava dilekçesinde, tekerrür artırımına yönelik itiraz ayrı bir talep olarak ileri sürülür; ayrı bir dava açılması şart değildir.
Danıştay VD. Vergi Dava Daireleri Kurulu 22.10.2025 T. 2025/504 E. 2025/795 K.
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun 04/12/2024 tarih ve E:2023/1036, K:2024/1127 sayılı bozma kararı üzerine verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının temyizen incelenerek bozulması istenmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: İthal edilen güvenlik kamerası aksam ve parçalarıyla Balitech marka kamera ve güvenlik sistemleri adı altındaki ürünlerin imal edildiği ve yurt içinde satıldığı, yurt içindeki firmalardan da sahte faturalarla kamera ve güvenlik sistemi alımı yapılmış gibi işlem yapılmak suretiyle vergi kaybına neden olunduğundan bahisle düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca davacı adına 2010 yılının Ocak ila Aralık dönemi için resen tarh edilen özel tüketim vergileri ile bu vergilerin üç katı tutarında kesilen ve Nisan ila Aralık dönemleri için tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle arttırılan vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle dava açılmıştır.
Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun bozma kararı üzerine verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı:
i. Resen tarh edilen özel tüketim vergileri ile bu vergilerin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezası yönünden yapılan inceleme:
Davacı hakkında düzenlenen ve cezalı tarhiyatın dayanağı olan ... tarih ve ... sayılı Vergi İnceleme Raporu'nda davacının yurt içinden ve yurt dışından temin ettiği güvenlik kamerası aksam ve parçalarıyla Balitech marka kamera ve güvenlik sistemleri adı altındaki ürünleri imal ettiği ve yurt içinde sattığı, yurt içindeki firmalardan da sahte fatura temin etmek suretiyle kamera ve güvenlik sistemi alımı yapmış gibi göstererek özel tüketim vergisi kaybına neden olduğu belirtilerek cezalı tarhiyat yapılması önerilmiştir.
Anılan raporda aşağıdaki tespitlere yer verilmiştir:
i. Davacı ithalat aşamasında özel tüketim vergisi ödememek amacıyla kamera yerine kamera imal etmeye yetecek düzeyde kamera aksam ve parçalarını yurt dışı ve yurt içinden temin etmiştir.
ii. Bu kamera aksam ve parçalarını yurt içinde birleştirerek kamera imalatını gerçekleştirmiştir.
iii. İmal edilen kameralar güvenlik ve alarm sistemleri ile beraber yurt içinde satılmıştır.
iv. Satışı yapılan kameraların yurt içinde imal edildiğini gizlemek amacıyla da raporda bahsi geçen firmaların düzenlediği sahte faturalarla kamera alışı gerçekleştirdiği izlenimi verildiği anlaşılmaktadır.
Bu saptamalardan davacının kamera ithal etmediği için ithalat aşamasında özel tüketim vergisi ödemediği, davacı tarafından teslim edilen kameraların yurt içinde davacı tarafından imal edildiği, 4760 sayılı Kanun'un 1. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendi uyarınca davacının imal ettiği ürünleri teslim etmesinin özel tüketim vergisine tabi olduğu ve aynı Kanun'un 4. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendine göre davacının verginin mükellefi olduğu ve davacı tarafından sahte alım belgeleri ile imalat sürecinin gizlenmeye çalışıldığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan, davacı tarafından alış ve satış belgelerinin tamamı ibraz edilmeyerek özel tüketim vergisinin ödendiği hususunda kendi üzerine düşen ispat külfetinin yerine getirilmediği ve davacının özel tüketim vergisinin ödendiği yolunda bir beyanın da bulunmadığı görüldüğünden, vergi inceleme raporu uyarınca davacı adına vergi tarh edilmesinde ve ceza kesilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
ii. Vergi ziyaı cezasının tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle artırılan kısmı yönünden yapılan inceleme:
Dosyanın incelenmesinden, Nisan ila Aralık dönemleri için vergi ziyaı cezalarının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 339. maddesi uyarınca tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle attırıldığı görülmüştür. 27/02/2025 tarihli ara kararı ile tekerrüre esas alınan vergi ziyaı cezasına ilişkin ihbarnamenin ve tebliğ alındısının okunaklı ve onaylı bir örneğinin istenmesi üzerine davalı idarece sunulan cevap yazısında, tekerrüre esas ihbarnamelere rastlanmadığı ve söz konusu ihbarnamelerin tarih ve sayısının tespit edilemediği belirtilmiştir. Bu nedenle tekerrür hükmünün uygulanmasının hukuki dayanağının ortaya konulamadığı anlaşıldığından dava konusu vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle arttırılan kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
iii. Karar sonucu:
Vergi Dava Dairesi, bu gerekçeyle, resen tarh edilen özel tüketim vergileri ile bu vergilerin üç katı tutarında kesilen vergi ziyaı cezalar yönünden davayı reddetmiş; vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle artırılan kısımları yönünden davanın kabulüne karar vermiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Cevap verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ: Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar bozma kararı uyarınca verilen aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda görülmediğinden istemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak verilen kararlara ilişkin temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılması gerekmektedir.
Kararın temyize konu hüküm fıkrası, Kurulun bozma kararındaki esaslara uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, anılan hüküm fıkrasının bu yönden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1- Davalının temyiz isteminin REDDİNE,
2- ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
22/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.
Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.
© 2017- 2026
Maya Avukatlık Bürosu.
Tüm hakları saklıdır.


