Ana Sayfa / Emsal Kararlar

Yayınlar

Emsal Kararlar

Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.

Senedin Vadesinden Sonra Yapılan Ödemeler Kural Olarak Senede İlişkindir: İspat Yükü Kimde?

Senedin Vadesinden Sonra Yapılan Ödemeler Kural Olarak Senede İlişkindir: İspat Yükü Kimde?

Bonoyu (Promissory Note - emre yazılı senet) ödediğiniz hâlde alacaklının aynı senetle icra takibi başlatması sık karşılaşılan bir sorundur. Böyle bir durumda iki soru belirleyici olur: Ödeme hangi borca sayılacak ve bunu kim ispatlayacak?

Yargı uygulamasında, senedin vadesinden sonra yapılan ödemeler kural olarak senede ilişkin kabul edilir. Bu yaklaşım, ispat yükünün (Burden of Proof) kime düşeceğini de önemli ölçüde etkiler.

Vadeden Sonra Yapılan Ödeme Hangi Borca Sayılır?

Kısa cevap: Bono vadesi geldikten sonra yapılan ödemeler, aksi ispatlanmadıkça o senedin borcuna yapılmış sayılır.

Bono, TTK m. 776'da sayılan unsurları taşıyan bir kambiyo senedidir (Negotiable Instrument). Senet, doğduğu temel ilişkiden bağımsız olarak soyut bir borç ikrarı içerir.

Vade tarihi geldiğinde senet borcu muaccel (Due and Payable) olur. Borçlunun bu tarihten sonra alacaklıya ödeme yapması hâlinde, ödemenin muaccel senet borcuna yönelik olduğu kabul edilir.

  • Senet borcu vadesi gelmiş ve talep edilebilir durumdadır.
  • Vade sonrası ödeme, taraflar arasındaki bu somut borca yönelmiş sayılır.
  • Aksini iddia eden taraf, ödemenin başka bir borca ait olduğunu göstermelidir.

ℹ️ Bilgi

Bu bir karinedir (Presumption), mutlak kural değildir. Ödeme tutarı ve tarihlerinin senetle uyumu ile taraflar arasında başka bir alacak-verecek ilişkisi bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilir. Vadeden önce yapılan ödemelerde ise ispat bakımından daha sıkı bir yaklaşım görülür.

Bono Ödemesinde İspat Yükü Kimde?

Kısa cevap: Ödemeyi iddia eden, ödemenin yapıldığını ispatlar. Vadeden sonraki ödeme "başka borca ait" denilerek reddedilirse, bu iddiayı kanıtlama yükü alacaklıya geçer.

Genel kurala göre ödeme savunmasını ileri süren taraf, ödemeyi kanıtlamakla yükümlüdür. Senetle sabit bir borcun ödendiği ise HMK'daki senetle ispat kurallarına göre yazılı delille gösterilmelidir (Senede Karşı Senetle İspat).

  • Borçlu: Ödemenin yapıldığını banka dekontu gibi yazılı delillerle gösterir.
  • Alacaklı: Ödemenin başka bir ticari ilişkiye ait olduğunu söylüyorsa, bu ilişkiyi ispatlar.
  • Mahkeme: Delilleri toplayıp değerlendirmeden, ispat yükünü yanlış tarafa yükleyerek karar veremez.

İspat yükü yanlış taraf üzerinde bırakılarak verilen kararlar, istinaf (Appeal) incelemesinde kaldırılabilir.

✅ Kural Özeti

Vade sonrası ödeme → senede ilişkin kabul edilir → "başka borç" iddiası varsa bunu alacaklı ispatlar.

Alacaklı "Başka Bir Ticari İlişki" Derse Ne Olur?

Kısa cevap: Alacaklı yalnızca "ödeme başka borca sayıldı" diyerek yetinemez. Başka borcun varlığını ve ödemenin o borca ait olduğunu delillerle göstermelidir.

Tutar UyumuÖdenen toplam, senet bedeli ve kur/faiz hesabıyla örtüşüyor mu?
Tarih UyumuÖdemeler vadeden sonra mı, taksitli ve düzenli mi yapılmış?
Başka İlişkinin DeliliFatura, irsaliye, sözleşme veya yazışma gibi belgeler var mı?
Ticari DefterlerTaraflar arasında başka bir alacak-verecek kaydı görünüyor mu?

Ticari defter incelemesi (Examination of Commercial Books), taraflar arasında tek bir ticari ilişki bulunup bulunmadığını ortaya koymada etkili olabilir. Bu nedenle defter incelemesi talebi dilekçede açıkça yer almalıdır.

Dekontta Senet Açıklaması Yoksa Ödeme Geçersiz mi Olur?

Kısa cevap: Hayır. Açıklama kısmında senet bilgisinin bulunmaması ödemeyi tek başına geçersiz kılmaz, ancak ispatı zorlaştırır.

Banka dekontu (Bank Receipt), ödemenin yapıldığını, tarihini ve tutarını gösteren yazılı bir delildir. Hangi borca ilişkin olduğu ise diğer delillerle birlikte değerlendirilir.

  • Dekontların delil olarak değerlendirmeye alınmadan karar verilmesi istinaf sebebi olabilir.
  • Dekontlar; hesap hareketleri, yazışmalar ve ticari defterlerle desteklenmelidir.
  • Vade sonrası ödeme karinesi ve senet bedeliyle uyumlu tutarlar dekontları güçlendirir.

⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus

Senet ödemelerinde dekont açıklamasına senet tarihi, vade tarihi ve tutarı yazılmalıdır. Bu küçük ayrıntı, ileride "başka borca ait" itirazını büyük ölçüde etkisiz hale getirir.

Senedi Ödediniz Ama Takibe Konuldu: Ne Yapmalısınız?

Kısa cevap: Ödeme emrinin tebliğ tarihini belirleyin, süreleri kaçırmayın ve ödeme belgelerini toplayarak doğru hukuki yolu seçin.

⚠️ Süre Uyarısı

Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte (İİK m. 167 ve devamı) ödeme emrine karşı başvuru süreleri kısadır. Ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde icra mahkemesi nezdindeki yollar değerlendirilmelidir. Süre, tebliğ gününden itibaren işlemeye başlar.

1
Ödeme emrini inceleyin: Tebliğ tarihi, senet bilgileri ve talep edilen tutarı kontrol edin.
2
Ödeme belgelerini toplayın: Banka dekontları, hesap dökümü, yazışmalar ve varsa makbuzları bir araya getirin.
3
Süreleri değerlendirin: İcra mahkemesine şikâyet veya itiraz süresinin işleyip işlemediğini belirleyin.
4
Hukuki yolu seçin: Somut dosyaya göre icra mahkemesi başvurusu veya menfi tespit davası değerlendirilir.
5
Tedbir talebini düşünün: Menfi tespit davasında teminat karşılığında takibin durdurulması istenebilir (İİK m. 72/3).

Menfi Tespit Davası Nedir, Ne Zaman Açılır?

Kısa cevap: Menfi tespit davası (Negative Declaratory Action), borçlunun senet nedeniyle borçlu olmadığının mahkemece tespitini istediği davadır. Dayanağı İİK m. 72'dir.

  • Senet bedelinin ödendiği, yani borcun sona erdiği iddiasıyla açılabilir.
  • Dava açılması, icra takibini kendiliğinden durdurmaz. Bunun için ayrıca tedbir kararı gerekir.
  • Talepler arasında tespit, teminat karşılığı takibin durdurulması ve hacizlerin kaldırılması yer alabilir.
  • Takip sırasında ödeme yapılması hâlinde, dava istirdat (Restitution) talebi olarak sürdürülebilir.

Davanın sonucu; ödemenin senede ilişkin olup olmadığı, ispat yükünün dağılımı ve sunulan delillerin gücüne göre şekillenir.

Ödeme Delilleri Nasıl Güçlendirilir?

Kısa cevap: Ödeme izini tek bir belgeye bırakmayın. Banka kayıtları, yazışmalar ve ticari kayıtlar birbirini tamamlamalıdır.

Banka DekontlarıHavale/EFT dekontları ve hesap hareket dökümü.
Senet Şerhi / İadeKısmi ödemelerde senet üzerine şerh, tam ödemede senedin iadesi.
Makbuz / İbranameAlacaklıdan alınan yazılı ödeme onayı veya ibra belgesi.
YazışmalarE-posta ve mesajlarda ödeme ile senede yapılan atıflar.
Ticari DefterlerTaraflar arasında başka ilişki olmadığını gösteren kayıtlar.
Ödeme TakvimiVade, taksit tarihleri ve tutarların senetle uyum tablosu.

Sıkça Sorulan Sorular

Vadeden sonra yapılan ödeme senede mi sayılır?

Kural olarak evet. Vade sonrası ödemeler aksi ispatlanmadıkça senede ilişkin kabul edilir. Ödemenin başka bir borca ait olduğunu iddia eden taraf bunu ispatlamalıdır.

Dekontta senet açıklaması yoksa ödeme geçerli olur mu?

Açıklama eksikliği ödemeyi geçersiz kılmaz. Dekont, ödemenin yapıldığını gösteren yazılı bir delildir. Hangi borca ilişkin olduğu diğer delillerle birlikte değerlendirilir.

Senedi ödedim ama icra takibi başlatıldı, ne yapmalıyım?

Önce ödeme emrinin tebliğ tarihini belirleyin; kambiyo takibinde süreler 5 gün gibi kısadır. Ödeme belgelerini toplayın ve icra mahkemesi başvurusu ya da menfi tespit davası konusunda hukuki destek alın.

Ödenmiş senet için menfi tespit davası açılabilir mi?

Evet. Borcun ödeme ile sona erdiği iddiasıyla İİK m. 72 kapsamında menfi tespit davası açılabilir. Dava kendiliğinden takibi durdurmaz; teminat karşılığı tedbir talep edilmelidir.

✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?

Senedi ödediğiniz hâlde takip başlatıldıysa süreler ve deliller birlikte değerlendirilmelidir. Ödeme belgelerinizin ve icra dosyanızın hukuki incelemesi için Maya Avukatlık Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Emsal İstinaf (BAM) Kararı

T.C. İSTANBUL BAM 44. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/14 - 2026/275

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO : 2024/14 Esas
KARAR NO : 2026/275

BAŞKAN : [gizlendi]
ÜYE : [gizlendi]
ÜYE : [gizlendi]
KATİP : [gizlendi]

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/09/2023
NUMARASI : 2023/149 E. - 2023/776 K.

DAVACILAR : 1- [gizlendi]
2- [gizlendi]
VEKİLİ : Av. [gizlendi]
DAVALI : [gizlendi]
VEKİLİ : Av. [gizlendi]

DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 12/02/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : 13/02/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin aralarındaki ticari ilişki sebebiyle davalıya 2.000 USD bedelli 20.02.2020 vade tarihli senet düzenlediğini, senet bedelinin tamamının müvekkili tarafından davalı yana belirli taksitler halinde ödendiğini, en son ödemenin yapıldığı 2021 Ekim ayında dolar kurunun 8 TL civarında olduğunu, buna göre o tarihte borcun toplam TL karşılığı 16.000 TL olduğunu, müvekkilinin 10 Ekim 2021 tarihi itibari ile, geçmişte yaptığı ödemelerle birlikte toplam 20.000 TL davalıya ödeme yaptığının görüldüğünü, bu 20.000 TL'nin, o tarihte kur karşılığı olan 16.000 TL'nin çok üzerinde bir rakam olmasına rağmen davalı tarafın faiz istediği için müvekkilince buna ek 5.000 TL daha ödendiğini, o dönemin kuru ile ödemelerin tam ifa edildiğini, borçların müvekkili tarafından ödenmesinin akabinde davalı tarafça müvekkiline senedin yırtıp atıldığı bilgisi verildiğini, müvekkilinin de ticari ilişki içinde bulunduğu davalının beyanına güvendiğini, davalının, müvekkillerinin hiçbir borcu bulunmamasına rağmen 2.000-USD tutarındaki senedi iade etmeyerek kötüniyetli olarak [gizlendi] İcra Müdürlüğü'nün [gizlendi] E. Sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatarak müvekkillerinin mağduriyetine neden olduğunu, müvekkilinin davalıya böyle bir borcu olmadığını, bu nedenlerle talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; icra takibine konan senet nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, dava sonuçlanıncaya kadar İİK 72/3 m. uyarınca teminat karşılığında icra takibinin durdurulması ile icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya verilmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, icra dosyası borcuna yeter teminat yatırılması akabinde hacizlerin kaldırılmasına, yapılacak yargılama sonucunda takibin iptaline, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davalı kötü niyetli hareket ederek müvekkillerinin mağduriyetine sebebiyet verdiğinden dava konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddiasının ilk bakışta inandırıcılıktan uzak, icra takibinden kaçmaya yönelik olduğunu, zira toplamda 4 defa ödeme yapan davacı tarafın bir kez olsun senede istinaden ödeme yaptığını ve senet bilgilerini de içerecek şekilde bildirmediğini, işbu dava kapsamında davacının iddia ettiği ödemeleri takibe konu bono için yapılan ödemeler olmadığını, zira yapılan ödemelerin bono bedeli ile tamamen uyumsuz olduğunu, ödemelerin açıklamasında bonoya atıf bulunmadığını ve davacının iddialarının tutarsız ve inandırıcılıktan uzak olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği üzere ödenen bedellerin bono bedeli olmadığını, takibe konu bononun davacı tarafın yaptığı ödemelerle bir ilgisi olmadığını, davacı tarafın müvekkiline ticari ilişki kapsamında ödeme yaptığını ve karşılığında otomobil parçası aldığını, müvekkilinin Kartal oto sanayisinde oto parça alım satım işi yaptığını, davacının ise oto tamir işleri yaptığını ancak bono ilişkisinin bu bahsedilen ilişkilerden mücerret bir alacak olduğunu, bu nedenlerle, davanın reddine, davacı aleyhine İİK m.72/4 kapsamında alacağın %20'sinde az olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Açıklanan içtihatlar ve ilgili maddeler kapsamında; uyuşmazlıkta icraya konu senede ilişkin olarak borçlu olmadığının ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, iddianın senede karşı senetle ispat kuralı gereği yazılı delille ispatlanması gerektiği ancak davacı tarafça senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine yönelik senede dair ibare, açıklama kısmında şerh içermeyen banka ödeme dekontları dışında başkaca bir delil sunulmadığı görülmekle banka havalesi ile yapılan ödemelerin senede istinaden yapıldığının ispatlanamamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olup, davalı tarafça başlatılan takipte mahkemece ara kararı ile İİK 72/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir uygulanmışsa da yargılama aşamasında kesinleşmiş mahkeme kararı ile icra takibinin iptaline karar verildiği görülmekle davalının tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-senedin ticari ilişkiye istinaden verildiğini ve senedin ödendiğini,

- yazılı delil olarak davalının ticari defterlerinin incelenmesi talep edildiğini, bu konuda mahkeme tarafından inceleme yapılmadığını, taraflar arasında bu borcun tek bir alışverişten kaynaklı olduğunu, tarafların başkaca bir alacak-verecek ilişkisinin bulunmadığı, müvekkilinin ödediği bedelin bu tek ticari ilişkiye istinaden ödendiğini, davalının ticari defterleri incelendiğinde müvekkil ile dava konusu dışında başkaca bir ticari ilişkinin bulunmadığı ispat edilmiş olacağını,

-taraflarınca sunulan ödeme dekontları yazılı delil olup, bu delillere hiçbir şekilde itibar edilmemesi delilerin serbestçe değerlendirilmesi ilkesine aykırı olduğunu, ödemeye ilişkin dekontlarda açıklama olmasa da mahkemece dosya kapsamında başka hiçbir delile dayanılmamış gibi bu ödeme dekontları yok sayılarak hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, taraflarınca 2.000 USD'ye tam karşılık gelen dekontlar mahkemeye ibraz edildiğini, serbest delillerin de incelenmesi gerektiğini, dekontların başkaca delillerle desteklenmesinin ticari defter araştırmaları ile mümkün olacağını,

-ispat yükü karşı tarafa geçmiş olup davalı tarafın alacaklı olduğunu ispat etmekle mükellef olduğunu, taksitli olarak ödeme yapıldığını, en son ödemenin gerçekleştirilmiş olduğu 2021 yılı Ekim ayından dolar kuru 8 TL civarında olup ilgili tarihte borcun Türk Lirası karşılığı 16.000,00 TL olduğunu, müvekkil tarafından davalıya senet borcuna ilişkin 20.000,00 TL ödeme gerçekleştirildiğini, müvekkilinin davalı tarafa senet bedelinin üstünde ödeme gerçekleştirdiğini, buna rağmen davalı taraf müvekkilden faiz talep ettiğini, işbu talebe binaen müvekkilince 22.04.2022 tarihinde 5.000,00 TL tutarında ek ödeme gerçekleştirildiğini, davalı tarafından senedin yırtılıp imha edildiği ve herhangi bir borcun kalmadığı bilgisi verildiğini, Yargıtay 19. HD, 1998/2180 E., 1998/2828 K., 27.4.1998 T. Sayılı ilamı ve Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ile de sabit olduğu üzere davalı tarafın, müvekkili tarafından gerçekleştirilmiş olan ödemelerin başka bir borç ilişkisine istinaden gerçekleştirildiğini iddia etmesine rağmen işbu iddiasını ispat edemediğini, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava konusu senet ile hiçbir ilgisi olmayan ödeme dekontlarını sunduğunu, toplamda 4 defa ödeme yapan davacı tarafın bir kez olsun senede istinaden ödeme yaptığını ve senet bilgilerini de içerecek şekilde bildirmediğini, ödemelerin açıklamasında bonoya atıf bulunmadığını, ödenen bedellerin bono bedeli olmadığını, takibe konu bononun davacı tarafın yaptığı ödemelerle bir ilgisi olmayıp, harici bir ilişkidir. Davacı taraf müvekkile ticari ilişki kapsamında ödeme yaptığını ve karşılığında otomobil parçası aldığını, ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, sunulu emsal kararlar dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla yapılan takibe konu bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

[gizlendi] İcra Müdürlüğü'nün [gizlendi] Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı [gizlendi] tarafından borçlular [gizlendi] ve [gizlendi] aleyhine 20/01/2020 tanzim 20/02/2020 vade tarihli 2000-USD bedelli bonoya dayalı olarak işlemiş faiz 250 USD olmak üzere toplam 2.250 USD alacağa ilişkin kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkeme yargılaması devam ederken [gizlendi] İcra Hukuk Mahkemesi'nin [gizlendi] tarihli [gizlendi] sayılı kararı ile takipte alacağın Türk Lirası karşılığının gösterilmediği gerekçesiyle iş bu icra takibinin iptaline karar verilmiş, karar istinaf incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.

Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir.

Davacı yan dava konusu bononun ödenip bedelsiz olduğunu ileri sürdüğünden borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek bedelsizliğe dayalı açtığı menfi tespit davasında kambiyo senedine bağlı temel alacağın geçersiz olduğu, sona erdiği borcun olmadığı ileri sürüldüğü, buna ilişkin olarak davalıya senet borcu için 24.08.2021 tarihinde 10.000,00 TL, 25.10.2021 tarihinde 5.000,00 TL , 21.10.2021 tarihinde 5.000,00 TL , 22.04.2022 tarihinde 5.000,00 TL ödemelere ilişkin Akbank mobil bankacılık Eft dekontlarını sunduğu, davalının bu ödemelerin senede ilişkin olmadığını, başka bir ticari ilişkiden kaynaklı olduğunu ileri sürdüğü, yapılan ödemelerin senet vade tarihlerinden sonra olması ve başka bir ticari ilişkiden kaynaklı olduğunun ileri sürülmesi nedeniyle davalının ispat yükünü üzerine aldığı, buna yönelik olarak davalının delilleri toplanarak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, ispat yükünün davacıda olduğu gerekçesiyle verilen kararın hukuka uygun olmadığı anlaşılmakla, kararın 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;

2- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/09/2023 tarih, 2023/149 E. 2023/776 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,

3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026

Başkan [gizlendi] e-imzalıdır
Üye [gizlendi] e-imzalıdır
Üye [gizlendi] e-imzalıdır
Katip [gizlendi] e-imzalıdır

Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa veya avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz. Her somut olay kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Lütfen hukuki adımlar atmadan önce uzman bir avukata danışınız.

Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.

Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.

 

Maksimum dosya boyutu (Mb): 2