Ana Sayfa / Emsal Kararlar

Yayınlar

Emsal Kararlar

Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.

Trafik kazası veya iş kazası sonrası açılan tazminat davalarında en çok gözden kaçan konulardan biri, mahkemenin hesaplamayı hangi gelir üzerinden yaptığıdır. Ücret bordrosu veya SGK kaydı asgari ücret gösteriyorsa, tazminat da bu tutar üzerinden hesaplanabilir. Ancak gerçekte daha yüksek bir gelirle çalışılıyorsa, bu durum tazminatın haksız yere düşük çıkmasına yol açar. Bu yazıda, gerçek gelirin nasıl tespit edildiğini ve bu süreçte hangi belgelerin belirleyici olduğunu ele alıyoruz.

Tazminat Davasında Gelir Tespiti Neden Bu Kadar Önemli?

Hızlı Cevap: Tazminat miktarı doğrudan esas alınan gelire bağlıdır; gelir düşük hesaplanırsa tazminat da o ölçüde düşük çıkar.

Türk Borçlar Kanunu m.54 uyarınca bedensel zararlar; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak sayılmıştır. Bu kalemlerin en büyüklerinden biri olan kazanç kaybı ve çalışma gücü kaybı tazminatı, doğrudan kişinin gerçek gelirine göre hesaplanır.

Bu nedenle davanın en kritik aşamalarından biri, mahkemenin ve bilirkişinin hangi gelir rakamını esas aldığıdır. Aynı maluliyet oranına sahip iki kişi, farklı gelir tespiti nedeniyle çok farklı tazminat tutarlarına ulaşabilir.

Mahkemeler Tazminat Hesabında Hangi Geliri Esas Alır?

Hızlı Cevap: Kural, kayıtlı bordro ücreti değil, kişinin kıdemine ve mesleğine uygun "gerçek ücret"tir.

Yerleşik uygulamaya göre gerçek ücret, işçinin kıdemi ile yaptığı işin niteliğine göre alması gereken ücrettir; işyeri veya SGK kayıtlarına geçmiş görünen ücret her zaman bununla aynı değildir. Bu ilke, "gerçek belli iken varsayıma dayanılamaz" kuralına dayanır.

ℹ️ Yasal Dayanak

TBK m.55: Bedensel zararlar, Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri, zarar hesabında otomatik indirim sebebi sayılmaz; hesaplanan tazminat sırf yüksek bulunduğu için hakkaniyet gerekçesiyle aşağı çekilemez.

Asgari Ücret Üzerinden Hesaplama Ne Zaman Yetersiz Kalır?

Hızlı Cevap: Nitelikli bir mesleği icra eden kişinin salt bordrosunda asgari ücret görünmesi, tazminatın asgari ücretle sınırlı tutulmasını haklı kılmaz.

Örneğin, inşaat sektöründe kalıpçı ustalığı gibi belirli bir uzmanlık ve deneyim gerektiren işlerde çalışan kişilerin gerçek kazancı, çoğu zaman asgari ücretin üzerindedir. Böyle durumlarda mahkemenin yalnızca resmî bordroya bakması, tazminatın gerçek zararı yansıtmamasına yol açar.

⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus

Mahkeme, davacının mesleğine ve niteliğine ilişkin somut iddiaları göz ardı ederek doğrudan asgari ücretten hesaplama yaparsa, bu durum üst mahkeme incelemesinde eksik araştırma nedeniyle bozma sebebi olabilir.

Gerçek Gelirin Tespitinde Hangi Belgeler Kullanılır?

Hızlı Cevap: Mahkeme, tek bir belgeye değil; birden fazla kaynağın birlikte değerlendirilmesine dayanır.

  • SGK hizmet dökümü ve prim ödeme kayıtları
  • Ücret bordroları, iş sözleşmesi
  • Vergi levhası veya gelir/kurumlar vergisi beyannamesi (serbest meslek sahipleri için)
  • İlgili meslek odası veya kuruluşundan alınan emsal ücret araştırması cevabı
  • Banka hesap dökümü (maaşın yatırıldığı hesap)
  • Tanık beyanları ve varsa eski işverenden alınan yazı

SGK Kayıtları ve Meslek Odası Verileri Nasıl Birlikte Değerlendirilir?

Hızlı Cevap: Mahkeme her iki veri kaynağını ayrı ayrı değil, birbirini tamamlayacak şekilde birlikte değerlendirmelidir.

Uygulamada mahkemeler, davacının mesleğine ilişkin ilgili meslek odasına (örneğin mühendisler odası, ticaret odası, esnaf odası) yazı yazarak o iş kolunda ve o kıdemde ne kadar ücret alınabileceğini sorar. Bu cevap, SGK kayıtları ve varsa diğer belgelerle birlikte bilirkişiye sunularak tazminat hesabı buna göre yapılır. Sadece bir kaynağa dayanılıp diğerinin göz ardı edilmesi, araştırmanın eksik kalmasına neden olur.

Serbest Meslek Sahipleri ve Belgesiz Çalışanlar İçin Gelir Nasıl İspatlanır?

Hızlı Cevap: Belge durumu farklı olsa da, her senaryoda gelirin gerçeğe en yakın şekilde tespiti mümkündür.

Resmî Belgesi Olanlar Bordro, vergi levhası veya beyanname mevcutsa gelir tespiti doğrudan bu belgeler üzerinden yapılır.
Nitelikli Ama Belgesi Yetersiz Olanlar Bordro asgari ücret gösterse dahi, ilgili meslek odasından emsal ücret araştırması istenerek gerçek gelir belirlenir.
Hiç Belgesi Olmayanlar Gerçek gelir hiçbir şekilde ispatlanamıyorsa, hesaplamada yürürlükteki asgari ücret esas alınır.

Eksik Gelir Araştırması Yargıtay'da Neden Bozma Nedenidir?

Hızlı Cevap: Yüksek mahkeme, gelir araştırmasının eksik yapılmasını, tazminat hesabının temelini sarsan bir usul hatası olarak görür.

1
Dava açılır: Davacı, mesleği ve gerçek gelirine ilişkin iddialarını dilekçesinde somut şekilde ortaya koyar.
2
Bilirkişi süreci başlar: Mahkeme, gelire ilişkin belgeleri ve varsa meslek odası cevabını bilirkişiye iletir.
3
Tek yönteme dayanılması riski: Mahkeme yalnızca asgari ücreti esas alıp diğer verileri değerlendirmezse eksik inceleme oluşur.
4
İtiraz/temyiz aşaması: Bu eksiklik istinaf veya temyiz incelemesinde bozma nedeni olarak değerlendirilebilir.
5
Yeniden inceleme: Bozma sonrası SGK kaydı ve meslek odası verisi birlikte değerlendirilerek yeni bir hesap raporu alınır.

✅ İçtihattan Çıkan İlke

Yüksek mahkeme içtihatlarında, sırf bordroda asgari ücret görünmesi nedeniyle, meslek ve kıdem araştırılmadan hüküm kurulmasının eksik inceleme sayıldığı yönünde çok sayıda bozma kararı bulunmaktadır.

Gelir Tespitinin Tazminat Miktarına Etkisi Nedir?

Hızlı Cevap: Aynı maluliyet oranında, esas alınan gelir yükseldikçe hesaplanan tazminat miktarı da artar.

Özellikle asgari ücretin üzerinde çalıştığını iddia eden kişiler için gerçek gelirin doğru tespiti, tazminat hesabının en belirleyici unsurlarından biridir. Bu nedenle dava dilekçesinde meslek ve gelir iddiasının somut ve belgeye dayalı şekilde ortaya konması önem taşır.

Bu Süreçte Neden Avukat Desteği Almalısınız?

Hızlı Cevap: Gelir tespiti süreci, doğru belgenin doğru zamanda dosyaya sunulmasına ve bilirkişi raporuna zamanında itiraz edilmesine dayanır.

Hangi belgenin talep edileceği, meslek odasına hangi soruların yöneltileceği ve bilirkişi raporundaki eksik gelir tespitine nasıl itiraz edileceği, dosyanın sonucunu doğrudan etkileyen teknik konulardır. Bu aşamaların gözden kaçırılması, telafisi güç hak kayıplarına yol açabilir.

✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?

Tazminat davanızda gerçek gelirinizin doğru tespit edilmesi, dosyanızın en kritik aşamalarından biridir. Elinizdeki belgeleri ve mesleki durumunuzu birlikte değerlendirmek için Maya Avukatlık Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Bordrom asgari ücret gösteriyorsa gerçek gelirim de asgari ücret sayılır mı?

Hayır. Yerleşik uygulamaya göre esas olan, kişinin kıdemi ve mesleğine uygun gerçek ücrettir; bordro tek başına belirleyici değildir. Meslek odası araştırması ve diğer belgelerle gerçek gelir ortaya konabilir.

Gelir tespiti için hangi kuruma başvurulur?

Mahkeme, davacının mesleğine göre ilgili meslek odasına veya kuruluşuna (mühendisler odası, ticaret odası, esnaf odası vb.) yazı yazarak emsal ücret araştırması yapar. Bu cevap, SGK kayıtları ile birlikte değerlendirilir.

Kayıt dışı çalışanlar tazminat davasında gelirini nasıl ispatlar?

Tanık beyanı, banka hesap hareketleri, iş ilişkisini gösteren yazışmalar gibi dolaylı delillerle gerçek gelir ortaya konmaya çalışılır. Hiçbir delil elde edilemezse hesaplamada asgari ücret esas alınır.

Bu tür tazminat davalarında zamanaşımı süresi nedir?

TBK m.72 uyarınca, zararın ve sorumlunun öğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yıl içinde dava açılmalıdır. Fiil, ceza kanunlarına göre daha uzun bir zamanaşımı öngörülen bir suç oluşturuyorsa (örneğin taksirle yaralama), bu daha uzun süre uygulanabilir.

"Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa veya avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz. Her somut olay kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Lütfen hukuki adımlar atmadan önce uzman bir avukata danışınız."

Emsal Yargıtay Kararı

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 18.02.2026 T. 2025/5208 E. 2026/1751 K.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların trafik sigortacısı, zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortacısı, zorunlu taşımacılık koltuk ferdi kaza sigortacısı olduğu, davacının ise yolcu olarak bulunduğu aracın, dava dışı sürücünün idaresindeki araçla çarpışması sonucu oluşan trafik kazasında davacının yaralandığını, tedavilere rağmen iyileşemediğini, halen çalışamadığını kazadan önce kalıpçı ustası olarak asgari ücretin üzerinde çalıştığını beyanla geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebi olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'nin zorunlu taşımacılık sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'den, limiti aşan kısım için trafik sigortacısı ... A.Ş'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı için ferdi kaza koltuk poliçesi tazminatından şimdilik 100,00 TL'nin davalı .. Sigorta A.Ş'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, bedel arttırım dilekçesi ile talebini ... yönünden 124.388,31 TL'ye, ... Sigorta A.Ş yönünden 37.500,00 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu aracın müvekkili nezdinde zorunlu koltuk ferdi kaza sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacıda meydana gelen uzuv kayıplarının tespiti gerektiğini, davacının başvuruda bulunmadığını talebinin 2 yılda zamanaşımına uğradığını faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini ileri sürerek davanın redddini savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunarak, davacının davadan önce yaptığı başvuru neticesinde %14 oranında özürlülük durumu tespit edildiğini ancak maluliyetinin kaza ile illiyet bağı olmadığını, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyeti var ise bunun asgari ücret üzerinden aktüer bilirkişi tarafından tespiti gerektiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu aracın müvekkili nezdinde trafik sigortasının olduğunu, öncelikle zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası ve zorunlu taşımacılık kapsamında zararın karşılanması gerektiğini, meydana gelen zararın bu sigorta teminatları üzerinde bulunması halinde teminat üzerinde kalan kısım için zorunlu mali sorumluluk sigortasına başvurulması gerektiğini, müvekkili şirkete daha önce başvuruda bulunulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 21.06.2016 tarihli 2014/447 E., 2016/380 K. sayılı ilamı ile ... yönünden davanın kısmen kabulü ile Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında 72.694,66 TL maddi tazminatın davalının temerrüt tarihi olan 26.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, ... Sigorta A.Ş ... Sigorta A.Ş.) yönünden davanın kısmen kabulü ile Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigorta poliçesi kapsamında 31.250,00 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 28.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, ... A.Ş yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2016/19393 Esas, 2019/9442 Karar sayılı ilamıyla; " ... 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki 2 nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının, davacı vekilinin aşağıdaki 3 nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı davalıların sigortacıları olduğu otobüste yolcudur. Davalı ... Sigorta A.Ş. otobüsün Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Poliçesi ile sigortacısı olup bu davalı bakımından bu poliçeden kaynaklanan sigorta bedeline yönelik alacağın tahsili istemine ilişkindir. Bu sigorta, can sigortası türlerinden olup bir meblağ sigortası olması itibariyle de ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu; yaralanma halinde ise, yapılan tedavinin giderleri bakımından buna ilişkin limiti geçmemek üzere ve yapılan harcama kadar nispi; sürekli sakatlık halinde ise, sakat kalma oranı ve sakatlığın derecesine göre limitin belli oranı olmak üzere sigorta bedelinin ödenmesi gerekeceğinden bu yönlerin ispatlanması yeterli olup gerçek zararın hesaplatılmasına girişilmeksizin tespit edilecek bu miktarların aynen ödenmesi gerekmektedir.

Karayolu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'nda bu poliçe ile temin edilen bir kaza, sigortalının derhal veya kaza tarihinden itibaren iki sene zarfında daimi surette malûliyetine sebebiyet verdiği takdirde, tıbbi tedavinin sona ermesi ve daimi sakatlığın kesin olarak tespiti sonucunda, daimi sakatlık sigorta bedelinin, maddede belirtilen oranları dâhilinde ödenmesi gerektiği öngörülmüştür. Bu durumda, mahkemece, bu açıklamalar çerçevesinde Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınacak rapor ile davacının riziko nedeniyle uğradığı kısıtlılıkların, sigorta poliçesi genel şartlarındaki maluliyet cetveline göre karşılığı varsa tespit ettirilmek ve buna göre hak edebileceği sigorta bedeli belirlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.

3-Maddi tazminatın (zararın) hesaplanmasında gelirin doğru olarak belirlenmesi önemli bir yer tutmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının inşaat kalıpçı ustası olduğunu iddia etmiştir. Dosya içerisindeki davacının pasaport örneğinde inşaat ustası olduğu yazılıdır. Mahkemece, inşaat mühendisleri odasından kalıp ustasının alacağı ücrete ilişkin gelir araştırması yapılmıştır. Hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda ise davacının geliri hem asgari ücret üzerinden hem de inşaat mühendisleri odasından gelen cevabi yazı doğrultusunda geliri seçenekli olarak belirlenerek geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmıştır. Mahkemece, davacının asgari ücret üzerinden hesaplanan tazminat tutarı kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Tazminata esas alınan davacının gelirinin belirlenmesine ilişkin araştırma yetersizdir. Bu durumda mahkemece; davacının gelirine ilişkin SGK kayıtlarının araştırılarak, davacının sunduğu belgeler ve inşaat mühendisleri odasından gelen cevabi yazı da birlikte değerlendirmek suretiyle gerçek gelirin net biçimde saptanmasından sonra tazminat hesabı konusunda rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumundan alınan 14.12.2022 tarihli 18213 sayılı, ... Üniversitesi ATK Başkanlığından alınan 08.06.2023 tarihli ve adli tıp uzmanından alınan 20.12.2023 tarihli raporlar doğrultusunda davacıda Karayolu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları kapsamında maluliyet bulunmadığı, aynı psikiyatrik gerekçe ile ... Üniversitesi ATK Başkanlığından alınan 28.03.2014 tarihli 592 sayılı raporda ki vücut genel çalışma gücünden %15,2 oranında kaybettiği belirtilen çalışma gücü kaybı da bulunmadığı, bu kapsamda davacının Karayolu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortasına dayalı olarak davalı ... sigortaya karşı açtığı tazminat davasında maddi kaybının bulunmadığı, Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yönünden mahkemenin 2014/4 47... /380 karar sayılı ilamı ile davalı ... aleyhine verilen 72.694,66 TL maddi tazminatın sadece davacı tarafça temyiz edilmesi, davalı ... şirketince temyiz edilmemesi gözetildiğinde davacı yönünden usuli kazanılmış hak teşkil ettiği, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, ... yönünden poliçe kapsamında davacının bir zararı bulunmadığı gerekçeleriyle davacının davalılar ... ve ... Sigorta'ya yönelik davalarının ayrı ayrı reddine, davacının ... Sigorta Şirketine yönelik davasının kısmen kabulüne, 72.694,66 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi 26.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunu kabul etmediklerini, bozma kararıyla birlikte %15.2 maluliyet oranının usulen kesinleştiğini, bozma sonrası güncel verilere göre hesaplama yapan rapor dikkate alınarak ıslah dilekçesi ile yükseltilen tazminat miktarına hükmedilmesi gerektiğini, taşımacılık sigortası ve son alınan rapor doğrultusunda ZMSS yönünden yükseltilen miktarlar doğrultusunda kabul kararı verilmesi gerektiğini, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaması, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,18.02.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.

Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.

 

Maksimum dosya boyutu (Mb): 2