Araçta Şaft-Diferansiyel Vuruntu Sesi: Gizli Üretim Ayıbı ve Misliyle Değişim Hakkı

Aracınızı teslim aldıktan kısa süre sonra şaft ya da diferansiyel bölgesinden gelen bir vuruntu sesiyle karşılaştıysanız, bunu "küçük bir teknik sorun" olarak geçiştirmeyin. Bu ses, hukuken gizli üretim ayıbı niteliği taşıyabilir ve 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında size misliyle değişim hakkı doğurabilir.

Vuruntu Sesi "Küçük Arıza" mıdır?

Şaft ve diferansiyel, motor gücünü tekerleklere ileten güç aktarım sisteminin kritik bileşenleridir. Vites geçişleri sırasında bu bölgeden gelen ani ya da kronik bir vuruntu sesi, yüzeysel bir rahatsızlığın çok ötesinde yapısal bir üretim sorununa işaret edebilir.

Uygulamada yetkili servisler çoğunlukla şu açıklamalara başvurur:

  • "Şaft orta askısı biraz uzun kalmış, ayarlama yapılır."
  • "Debriyaja röle takılırsa sorun çözülür."
  • "Kullanım kaynaklı, garanti kapsamı dışında."

Bu açıklamaların hiçbiri aracı hukuken ayıpsız kılmaz. Mahkemeler şu soruya odaklanır: Bu sorun, tüketici tarafından satın alım öncesinde tespit edilebilir miydi? Yanıt "hayır" ise, gizli ayıp kapısı açılır.

Şaft-Diferansiyel Kaynaklı Sorunlar Gizli Üretim Ayıbı Sayılır mı?

6502 sayılı TKHK'nin 8. maddesi kapsamında; teknik açıdan karmaşık, ancak dikkatli muayeneyle bile fark edilemeyen arızalar gizli ayıp olarak nitelendirilir. Bir arıza, şu kriterleri karşılıyorsa gizli üretim ayıbı sayılabilir:

  • Teslim anında tüketici tarafından fark edilememesi
  • Uzman kişilerce dikkatli inceleme yapılmadan anlaşılamaması
  • Arızanın kaynağının üretim süreciyle ilişkili olması

ℹ️ Kritik Nokta

Araç sıfır kilometre teslim edilmişse ve vuruntu sesi kullanıma başlandıktan sonra ortaya çıkmışsa, bu durum üretim kaynaklı gizli ayıp kabulü için güçlü bir başlangıç noktası oluşturur. Ayrıca, Yargıtay yerleşik içtihadında ispat yükünü satıcı tarafa yüklemiştir: araçta ayıp bulunmadığını ispat etmek davalının yükümlülüğündedir.

"Basit Onarımla Giderilir" Savunmasına Dikkat

⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus

Satıcılar ve üreticiler, misliyle değişim taleplerini bertaraf etmek için sıklıkla "ayıp basit onarımla giderilebilir" savunmasına başvurur. Mahkemeler bu savunmayı kabul ederken şunlara bakar: Onarım gerçekten sonuç verdi mi? Arıza kronik bir hal mi aldı? Bilirkişi raporu ayıbın niteliği hakkında ne söylüyor? Soyut bir onarım vaadi, tüketicinin seçimlik hakkını ortadan kaldırmaz.

Kendinizi korumak için şu kurallara uymak kritik önem taşır:

  • Her servis ziyaretinde yazılı servis giriş formu alın; sözel beyanlar hukuken sınırlı delil değeri taşır.
  • Araç üzerinde işlem yapılmadan geri gönderiliyorsa, bu durumu yazılı olarak kayıt altına aldırın.
  • Servis yetkilileriyle yapılan görüşmeleri not edin; kronolojik servis kaydı ilerleyen süreçte davanızın omurgasını oluşturur.

Gizli Ayıptan Doğan Seçimlik Haklar ve Misliyle Değişim

TKHK Madde 11 uyarınca ayıplı malda tüketici dört seçimlik hak arasından serbestçe tercih yapabilir. Bu tercih tamamen tüketiciye aittir; satıcı talep edilen hakkı tek taraflı olarak değiştiremez.

♻️ Misliyle Değişim Aynı marka, model, sıfır km araçla değiştirme. Tüketicinin en güçlü seçimlik hakkı.
↩️ Sözleşmeden Dönme Aracı iade edip ödenen bedelin tamamını geri alma.
📉 Bedel İndirimi Ayıp oranında satış fiyatından indirim talep etme.
🔧 Ücretsiz Onarım Tüm onarım masrafları satıcıya ait olmak üzere aracın tamir edilmesi.

Misliyle değişim talebini; satıcıya, üreticiye veya ithalatçıya karşı ayrı ayrı ya da birlikte yöneltebilirsiniz. Kanun bunları müteselsil sorumlu saymıştır.

Süreci Adım Adım Nasıl Yönetmelisiniz?

1
Yetkili Servise Başvurun: Arızayı fark ettiğiniz anda vakit kaybetmeden yetkili servise gidin. Her ziyarette yazılı servis giriş formu alın, sözlü beyanla yetinmeyin.
2
Delil Dosyanızı Oluşturun: Fatura, teslim tutanağı, servis kayıtları ve yazışmaların tamamını eksiksiz muhafaza edin.
3
İhtarname Gönderin: Satıcıya ve/veya üreticiye noter kanalıyla ihtarname göndererek misliyle değişim talebinizi resmileştirin.
4
Hukuki Destek Alın: Avukatınız aracılığıyla bilirkişi incelemesi talep edin. Teknik rapor, davanın seyrini doğrudan belirler.
5
Dava Açın: Tüketici mahkemesinde dava açın. Satıcı, üretici ve ithalatçı müteselsilen sorumludur; bunları aynı davada birlikte muhatap alabilirsiniz.

✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?

Araçta şaft-diferansiyel kaynaklı vuruntu ya da başka bir kronik arıza yaşıyorsanız, delil zincirini en başından doğru kurmak belirleyici olur. İhtarname aşamasından dava sürecine kadar hukuki destek almak için Maya Avukatlık Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz →

Sık Sorulan Sorular

Araçta vuruntu sesi nedeniyle misliyle değişim davası açılabilir mi?

Evet. Bilirkişi incelemesiyle arıza üretim kaynaklı gizli ayıp olarak tespit edilirse, TKHK Madde 11 kapsamında misliyle değişim talep edilebilir. Aracın uzun süre kullanılmış olması tek başına bu hakkı ortadan kaldırmaz.

Gizli ayıbı ne zaman ihbar etmem gerekir?

Gizli ayıplarda, ayıbın fark edilmesinden itibaren makul bir süre içinde satıcıya bildirim yapılması gerekir. Fark ettiğiniz anda harekete geçmek, hak kayıplarının önüne geçer. Bildirimi geciktirmeyin.

Satıcı misliyle değişimi reddederse ne yapmalıyım?

Talep değerine göre tüketici hakem heyetine ya da tüketici mahkemesine başvurabilirsiniz. Üretici ve ithalatçı da müteselsilen sorumlu olduğundan, talebi bunlara da yöneltmek mümkündür. Hangi yolun izleneceğini avukatınızla birlikte belirlemeniz önerilir.

Misliyle değişim davası ne kadar sürer?

Tüketici mahkemelerindeki misliyle değişim davaları, bilirkişi sürecine bağlı olarak ortalama 1–2 yıl sürebilir. Talep değeri hakem heyeti sınırının altındaysa bu yol süreci önemli ölçüde kısaltır; ancak sınır aşılıyorsa mahkeme zorunludur.

Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa veya avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz. Her somut olay kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Lütfen hukuki adımlar atmadan önce uzman bir avukata danışınız.

Emsal Yargıtay Kararı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi — 21.10.2025 T. — 2025/861 E. — 2025/5000 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, müvekkili idarenin davalı Genel Müdürlük aracılığı ile davalı şirketten 17.06.2019 tarihinde çift kabin (6x4) 14 m³ köşeli tip damperli kamyonu satın aldığını, kamyonun 26.07.2019 tarihinde teslim edildiğini, noter kanalıyla gönderilen ihtarname ile aracın misli ile değiştirilmesinin talep edildiğini ileri sürmüştür. İhtarnamede bahsi geçen teknik rapora göre aracın kullanılmaya başlamasını müteakip vites geçişleri esnasında şaft diferansiyel kısmından vuruntu sesi geldiği tespit edilmiştir. Aracın 07.08.2019 tarihinde yetkili servise gönderildiği, idare personeli ile servis yetkilileri arasında yapılan görüşmelerde şaft orta askısının uzun olduğu, sorununun debriyaja takılacak bir röle ile çözülebileceğinden bahsedildiği, ancak bu çözümün idare tarafından reddedildiği, herhangi bir işlem yapılmadan ve servis formu verilmeden aracın geri gönderildiği belirtilmiştir. Geçen süre içerisinde şaft-diferansiyel kısmından gelen vuruntu sesinin yanı sıra araçta başka arızaların da ortaya çıktığı ileri sürülmüş; aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması hâlinde sözleşmenin iptali ile araç bedelinin ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.

II. CEVAP

Davalı Genel Müdürlük vekili; davacı tarafın araç üzerinde işlem yapılmaması kararı sonucu oluşan zararın müvekkiline izafe edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, idarenin gerekli tüm işlemleri yaptığını, davacının aracı kullanmaya devam etmesi nedeniyle başka arızaların çıkmasına zemin hazırladığını, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı Otomotiv A.Ş. vekili; dava konusu araçla ilgili yetkili servise yapılmış bir şikayet girişi bulunmadığını, çıkan sesin şanzıman, baskı, balata ve şanzıman içi dişlilerden gelme ihtimalinin olmadığını, aracın şaft-arka aks veya şanzıman sisteminde hata olması hâlinde taşıdığı yük altında 30.000 km boyunca hasar almadan çalışmasının mümkün olmayacağını, araçta onarımla giderilmesi güç teknik bir sorun bulunmadığını savunarak kararın bozulmasını istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davaya konu kamyonun 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 8. maddesine göre ayıplı mal niteliğinde olduğu, mevcut kusurların üretim kaynaklı bir ayıp olduğu ve kullanıcı tarafından satın alımdan önce tespitinin mümkün olmadığı, uzman kişilerce dikkatli bir biçimde muayene edilmeden fark edilemeyeceği, dolayısıyla gizli ayıplı sayılacağı tespit edilmiştir. Davacının 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesinde sayılı seçimlik haklarından aracın misliyle değiştirilmesi hakkına sahip bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesince; bilirkişi raporu nazara alınarak davaya konu aracın ayıplı olduğunun tespiti ile davanın kabulüne ilişkin karara yönelik davalıların sair istinaf nedenleri yerinde görülmemiş, yalnızca harç ve vekâlet ücretine ilişkin yönlerden davalılar ile davacı istinafı yerinde bulunarak İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı Otomotiv A.Ş. vekili; aracın servis teknisyeni ve bölge müdürü tarafından incelendiğini, kullanıcının sesi çıkartmak için vites geçirirken ayağını ani olarak debriyajdan çektiğini, aracın şaft-arka aks veya şanzıman sisteminde hata olması durumunda 30.000 km boyunca hasar almadan çalışmasının mümkün olmayacağını, araçta onarımla giderilemeyen teknik bir sorun bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, satın alınan kamyonun ayıplı olması nedeniyle aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesi istemine ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle denetime açık, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak araçtaki ayıbın üretimden kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğu, ispat yükünün —yani araçta ayıp bulunmadığının— davalı tarafa ait olduğu, araçtaki arızaların hâlen devam ettiği anlaşılmakla davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2. Davacı vekili kamu hizmetinde kullanılan damperli kamyonun ayıplı olması nedeniyle eldeki davayı açmış olup, somut olayda uygulanması gereken hükümler 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesidir. Ancak Mahkemece davacı tüketici olmadığı hâlde 6502 sayılı TKHK'ye göre karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibariyle doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı HMK'nın 370/4. maddesi hükmü gereğidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.10.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.

Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.

 

Maksimum dosya boyutu (Mb): 2