İvazsız Mirastan Feragat Sözleşmesi Alt Soyu Bağlar mı? TMK 528 ve Yargıtay

Bir yakınınız miras payından sizin lehinize feragat etti; ancak feragat eden kişinin çocukları o payı talep ediyor. Ya da siz noterde feragat sözleşmesi imzaladınız ve alt soy meselesini hiç düşünmediniz. Her iki durumda da TMK Madde 528'in doğru uygulanması davayı tamamen değiştirebilir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 04.12.2025 tarihli kararı bu konuda kritik bir ilke belirledi: İvazsız feragat sözleşmesine "alt soyu da bağlar" kaydı konulduğunda, feragat edilen pay feragat edenin çocuklarına değil, lehine feragat edilen kişiye geçer.

Mirastan Feragat Sözleşmesi Nedir?

Mirastan feragat sözleşmesi (inheritance waiver agreement), miras bırakan ile bir mirasçısı arasında, mirasçının ileride hak kazanacağı miras payından önceden vazgeçmesini sağlayan bir ölüme bağlı tasarruf aracıdır. Bu sözleşme miras bırakan henüz hayattayken yapılır; bu yönüyle miras bırakanın ölümünden sonraki mirası reddetmekten (TMK m. 605) tamamen farklıdır.

Geçerli olabilmesi için sözleşmenin resmi senet biçiminde, yani noter huzurunda düzenleme şeklinde yapılması zorunludur. Adi yazılı belge ya da sözlü anlaşma hukuken sonuç doğurmaz.

Feragat iki biçimde karşımıza çıkar:

  • İvazlı feragat: Mirasçı, belirli bir bedel (para, taşınmaz, başka bir hak) karşılığında payından vazgeçer.
  • İvazsız feragat: Mirasçı herhangi bir karşılık almaksızın, belirli bir kişiyi korumak amacıyla payından vazgeçer.

Bu iki tür arasındaki fark yalnızca sembolik değildir; kanunun alt soya yönelik hükmü bakımından köklü sonuçlar doğurmaktadır.

İvazlı ve İvazsız Feragat: TMK Madde 528 Ne Diyor?

Türk Medeni Kanunu'nun 528. maddesi mirastan feragatin hukuki çerçevesini üç fıkrayla belirler:

📘 TMK Madde 528 — Kanun Metni

"Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur."

Üçüncü fıkra yalnızca ivazlı feragati düzenler: Bedel alınarak yapılan feragat, sözleşmede aksine bir hüküm yoksa feragat edenin alt soyunu da bağlar; o mirasçının çocuklarının payı da ortadan kalkar.

Peki ivazsız feragatta ne olur? Kanun bu konuda sessiz kalmaktadır. TMK 528, bedelsiz feragatin alt soy için sonuç doğurup doğurmayacağına ilişkin açık bir hüküm içermez. Bu boşluk, pratikte en çok tartışılan ve dava konusu olan noktadır.

✅ İvazlı Feragat Bedel alınarak yapılır. Aksi kararlaştırılmadıkça feragat edenin alt soyunu da bağlar. Kanundaki varsayılan kural budur.
⚠️ İvazsız Feragat Bedelsiz yapılır. Kanun alt soy meselesinde sessizdir. Sözleşmeye özel kayıt eklenmemişse feragat edenin çocukları kendi paylarını koruyabilir.

İvazsız Feragatta Alt Soyun Hukuki Durumu

TMK'nın bu konudaki suskunluğu, aile içi miras anlaşmazlıklarında ciddi çatışmalara zemin hazırlamaktadır. Feragat eden kişinin çocukları, "biz feragat etmedik, dolayısıyla payımız bize ait" iddiasıyla mirasçılık belgesine itiraz edebilmektedir.

Öğretideki (doktrindeki) hâkim görüş şu yöndedir:

  • İvazsız feragat, kural olarak yalnızca feragat eden kişiyi bağlar; alt soyu doğrudan etkilemez.
  • Feragat eden öldüğünde, alt soyu onun yerine geçerek mirasçı sıfatı kazanır.
  • Ancak bu kural emredici nitelikte değildir; sözleşme serbestisi çerçevesinde taraflar farklı bir düzenleme yapabilir.

⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus

Feragat sözleşmesinde "alt soyu da bağlar" kaydı yoksa, feragat eden kişinin çocukları tereke bölüşümünde hak iddia edebilir. Bu durum özellikle aile içi anlaşmalarda ciddi sürprizlere neden olmakta; yıllarca süren miras davalarına kapı aralamaktadır.

"Alt Soyu da Bağlar" Kaydı Sözleşmeye Konulabilir mi?

Evet, konulabilir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 04.12.2025 tarihli kararı bu soruyu kesin biçimde yanıtladı. Türk Borçlar Kanunu'nun 26. maddesiyle güvence altına alınan sözleşme serbestisi ilkesi, tarafların ivazsız feragat sözleşmesine "feragatim alt soym için de geçerlidir" türünden bir hüküm eklemesine olanak tanır.

Bu kaydın hukuki sonucu nettir:

✅ Yargıtay'ın Belirlediği İlke (04.12.2025)

Feragat sözleşmesinde "alt soyu da bağlar" kaydı yer alıyorsa, feragat edilen miras payı feragat edenin çocuklarına değil, lehine feragat edilen kişiye geçer. Mirasçılık belgesi de buna göre düzenlenmek zorundadır.

Bu Kayıt Yoksa Ne Olur?

Sözleşmede bu kayıt yoksa Yargıtay içtihadına göre ivazsız feragat alt soyu bağlamaz. Feragat eden mirasçının çocukları, ebeveynlerinin feragat ettiği paya orantılı şekilde hak kazanır.

Noterde imzalanan her feragat sözleşmesi, hazırlanmadan önce bir miras avukatıyla birlikte değerlendirilmelidir. Tek bir ifade eksikliği, yıllar sonra aile içi bir davaya dönüşebilir.

Feragat Sonrası Mirasçılık Belgesi Nasıl Düzenlenmeli?

Mirastan feragat, kişinin mirasçılık sıfatını tamamen silmez. TMK Madde 598 çerçevesinde mirasçılık belgesi, feragat eden kişiyi de kapsayacak biçimde düzenlenmeli; feragat ve bunun hukuki sonuçları belgede açıkça belirtilmelidir.

Yargıtay'ın belirlediği doğru yöntem şu adımları izler:

1
Tüm yasal mirasçılar belirlenir: Feragat eden dahil, miras bırakanın tüm mirasçıları ve payları tespit edilir.
2
Feragat olgusu kaydedilir: Sözleşmenin tarihi, noter yevmiye numarası ve kapsamı belgede açıkça belirtilir.
3
Payın kime geçtiği gösterilir: Sözleşmedeki "alt soyu bağlar" kaydının varlığına göre pay; lehdar mı yoksa alt soy mu alacak, belgede işaret edilir.
4
Tereke paylaşımına yansıtılır: Belgede bu sonuçların terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetileceği açıkça ifade edilir.

⚠️ Hatalı Düzenlemenin Sonuçları

Feragat olgusunu göz ardı eden ya da payı yanlış kişiye gösteren mirasçılık belgesi, her zaman iptal davası ile geçersiz kılınabilir (TMK m. 598/3). Hak düşürücü süre yoktur. Hatalı bir belgeye dayanarak yapılan tapu devri, banka hesabı paylaşımı veya tereke işlemi ciddi hukuki riskler doğurur.

Uluslararası Boyut: Hollanda ve AB'de Miras Feragati

Hollanda'da yaşayan Türk vatandaşları ya da Türk-Hollanda çifte vatandaşlar için mirastan feragat sözleşmesi çok daha katmanlı bir hukuki tablo ortaya çıkarmaktadır. Hangi ülke hukukunun uygulanacağı sorusu, feragat sözleşmesinin geçerliliği ve alt soyu bağlayıp bağlamayacağı üzerinde doğrudan belirleyicidir.

AB Miras Tüzüğü: EU Succession Regulation No 650/2012

Avrupa Birliği'nde 17 Ağustos 2015'ten itibaren yürürlükte olan 650/2012 sayılı AB Miras Tüzüğü (Brussels IV), sınır ötesi miras uyuşmazlıklarında hangi ülke hukukunun uygulanacağını belirler. Tüzüğün temel kuralı şudur: Miras, ölenin ölüm anındaki mutad meskeni (habitual residence) hukukuna tabi olur.

Buna göre Amsterdam'da ikamet eden ve Hollanda'da hayatını kaybeden bir Türk vatandaşının mirası, kural olarak Hollanda hukukuna tabi olur. Hollanda hukuku ise Türk hukukundan farklı bir miras feragati rejimine sahiptir: Hollanda'da feragat ölümden sonra, mirasın açılmasının ardından mümkündür (Burgerlijk Wetboek, Boek 4).

Professio Iuris: Türk Hukukunu Seçme Hakkı

AB Miras Tüzüğü, kişilere kendi vatandaşlık hukuklarını seçme hakkı (professio iuris) tanır. Türk vatandaşlığını koruyan bir kişi, ölüme bağlı tasarrufunda veya ayrı bir beyanla "mirasıma Türk hukuku uygulanacaktır" diyebilir. Bu seçim Hollanda mahkemelerince tanınır ve Türk miras hukukunun — TMK 528 dahil — devreye girmesini sağlar.

MÖHUK ve Türk Mahkemelerinin Yaklaşımı

Türk tarafında 5718 sayılı MÖHUK'un 20. maddesi, miras ilişkilerinde Türk vatandaşları için Türk iç hukukunun uygulanacağını öngörür. Türkiye'de açılan bir mirasçılık belgesi iptal davasında mahkeme, uluslararası unsur olsa bile Türk hukukunu uygulayacaktır.

💡 Pratik Senaryo: Hollanda'daki Türk Aile

Rotterdam'da yaşayan bir Türk vatandaşı, Türkiye'deki taşınmazlar üzerindeki miras payından kardeşi lehine ivazsız feragat etmek istiyor. Sözleşme Türk noterince düzenlenecek; ancak feragat edenin mutad meskeni Hollanda. Bu tabloda hangi hukukun uygulanacağı, professio iuris beyanının yapılıp yapılmadığı ve sözleşmenin "alt soyu bağlar" kaydı taşıyıp taşımadığı belirleyici hâle gelir. Türkiye'deki mirasçılık belgesi ile Hollanda'daki verklaring van erfrecht'in (Hollanda mirasçılık sertifikası) çelişmemesi için her iki ülkedeki süreçlerin eş güdümlü yürütülmesi büyük önem taşır.

Avrupa'da yaşayan Türk vatandaşları için miras feragati yalnızca bir aile meselesi değil; aynı zamanda hangi ülkenin mahkemelerinin yetkili olacağını, hangi hukukun uygulanacağını ve feragat belgelerinin karşılıklı olarak tanınıp tanınmayacağını doğrudan etkileyen teknik bir uluslararası hukuk sorunudur.

İstanbul'da Miras Davalarında Hukuki Destek

Mirastan feragat sözleşmeleri; feragat edenin niyetiyle, kanunun lafzıyla ve mahkeme içtihadıyla zaman zaman çatışır. Bu çatışmayı önceden engellemek ya da bir davada haklarınızı etkin biçimde korumak için uzman bir miras avukatından destek almanız kritik önem taşır.

Özellikle şu durumlarda vakit kaybetmeden hukuki danışmanlık alınmalıdır:

  • Noterde mirastan feragat sözleşmesi imzalamadan önce
  • Mirasçılık belgesindeki payların eksik ya da yanlış göründüğünü fark ettiğinizde
  • Feragat eden mirasçının çocuklarıyla pay anlaşmazlığı yaşandığında
  • Hollanda, Almanya veya Belçika'da yaşayan mirasçıların dahil olduğu bir tereke söz konusu olduğunda
  • Mirasçılık belgesi iptali davası açmak veya bu davaya muhatap olmak durumunda kaldığınızda

✅ Haklarınızı Korumak İçin Ne Yapmalısınız?

Feragat sözleşmesindeki tek bir ifade eksikliği yıllar sonra aile içi bir davaya dönüşebilir. Sözleşmeyi imzalamadan veya mirasçılık belgesi iptali davası açmadan önce hukuki destek alın. Maya Avukatlık Bürosu, İstanbul Anadolu Yakası'nda Kartal, Maltepe, Kadıköy, Ataşehir ve Üsküdar bölgelerindeki müvekkillere miras hukuku alanında hizmet vermektedir. → İletişime geçin

Sıkça Sorulan Sorular

İvazsız mirastan feragat sözleşmesi alt soyu otomatik olarak bağlar mı?

Hayır, otomatik olarak bağlamaz. TMK Madde 528, ivazsız feragatte alt soy konusunda sessiz kalmaktadır. Feragat edenin çocuklarının da etkilenmesi için sözleşmeye açıkça bu yönde bir hüküm eklenmesi gerekir. Bu kayıt olmaksızın feragat edenin çocukları kendi paylarını koruyabilir.

Hatalı düzenlenen mirasçılık belgesini iptal ettirebilir miyim?

Evet. TMK Madde 598/3 uyarınca mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir; bu dava için herhangi bir hak düşürücü süre işlemez. Belgenin hatalı olduğunu ispat eden taraf, sulh hukuk mahkemesinde iptal ve yeni belge düzenlenmesi davası açabilir.

Hollanda'daki Türk vatandaşı Türkiye'deki mirasından feragat edebilir mi?

Evet, ancak hangi hukukun uygulanacağı belirleyicidir. MÖHUK'un 20. maddesi uyarınca Türk vatandaşlarının mirası Türkiye'de Türk hukukuna tabidir. AB Miras Tüzüğü (650/2012) çerçevesinde ise kişi, Türk hukukunun uygulanması için professio iuris beyanında bulunabilir. Bu seçim yapılmadan imzalanan bir feragat sözleşmesi, Hollanda'da farklı bir hukuki değerlendirmeye tabi olabilir.

Mirastan feragat ile mirası reddetmek arasındaki temel fark nedir?

Mirastan feragat (TMK m. 528), miras bırakan henüz hayattayken noter önünde yapılan bir sözleşmedir. Mirası reddetmek (TMK m. 605) ise miras bırakanın ölümünden sonra 3 aylık süre içinde sulh hukuk mahkemesine veya notere yapılan tek taraflı bir beyandır. Red kural olarak alt soyu etkilemezken feragat sözleşmesine eklenen özel kayıt alt soy üzerinde bağlayıcı sonuç doğurabilir.

Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa veya avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz. Her somut olay kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Lütfen hukuki adımlar atmadan önce uzman bir avukata danışınız.

Emsal Yargıtay Kararı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi — 04.12.2025 T. — 2025/1973 E. — 2025/5175 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların murisi ...'ın 19.09.2020 tarihinde öldüğünü, davalılardan ...'in dava konusu Osmaniye 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli 2020/735 Esas, 2020/780 Karar sayılı mirasçılık belgesini aldığını, anılan mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu, davalılardan ...'in 26.07.2016 tarihli düzenleme şeklindeki mirastan feragat sözleşmesi ile murisi ...'den kendisine intikal edecek miras payının tamamından bedelsiz olarak davacı lehine feragat ettiğini, murisin de bunu kabul ettiğini, dava konusu mirasçılık belgesinde davalı ...'in miras payının davacının miras payına ilave edilmesi gerekirken bunun yapılmadığını iddia ederek Osmaniye 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.09.2020 tarihli 2020/735 Esas, 2020/780 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...mirastan feragat sözleşmesinin ivazsız olarak yapıldığı, bu durumda feragatin feragat edenin alt soyunu bağlamayacağı, zira TMK'nın 528. maddesindeki yasal düzenlemeden feragatin ivazsız olması halinde bu feragatin alt soyu bağlamayacağı hatta ivazlı olsa dahi aksi öngörüldüğü takdirde feragatin alt soyu bağlamayacağı yönünde yasal düzenleme bulunduğu, mirastan feragat eden ...'ın ise alt soyu bulunmakta olup, feragat nedeniyle bu kişiye isabet edecek miras payının feragat edenin alt soyuna ait olacağı kanaatine varıldığı, bu nedenle davacının Osmaniye 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/735 Esas, 2020/780 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali istemi yönündeki davasının kabulüne, mirastan feragat eden ...'ın miras payının davacıya ait olduğunun tespiti istemi yönündeki talebinin reddinin uygun olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; dava konusu mirasçılık belgesinin iptali ile muris ...'ın mirası 8 pay kabul edilerek; 2 payın eşi ...'ye, 1'er payın çocukları ..., ..., ..., ..., ...'e aidiyetine, murisin yasal mirasçısı ... Noterliğinin 26.07.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde mirastan feragat sözleşmesi ile murisin mirasından feragat ettiğinden ...'a isabet eden miras payının; ... ait olduğunun tespiti ile iş bu hususun hukuki sonuçlarının terekenin paylaşımı sırasında gözetilmesine; fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;

1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 528. maddesi ile madde gerekçesinin dikkate alınması gerektiğini,
2. Sözleşmenin alt soyu bağlayacak nitelikte olduğunu,
3. Mirastan feragat sözleşmesinin ivazlı veya ivazsız olmasına bakılmaksızın güven teorisinin uygulanması gerektiğini,
4. Davalı ...'ın halen sağ olduğunu, sözleşmenin iptali veya tenkisi için dava açmadığını,
5. Murisin sözleşmedeki iradesine üstünlük tanınması gerektiğini,
6. Dava kısmen kabul edildiğinden davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini
ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Dava, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.

2. Türk Medeni Kanunu'nun mirastan feragat sözleşmelerinin kapsamını düzenleyen 528. maddesi şöyledir;

"Mirasbırakan, bir mirasçısı ile karşılıksız veya bir karşılık sağlanarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilir. Feragat eden, mirasçılık sıfatını kaybeder. Bir karşılık sağlanarak mirastan feragat, sözleşmede aksi öngörülmedikçe feragat edenin altsoyu için de sonuç doğurur."

3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 598 inci maddesi şöyledir;

"Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir.

Mirasçı atamaya veya vasiyete ilişkin ölüme bağlı tasarrufa mirasçılar veya başka vasiyet alacaklıları tarafından kendilerine bildirilmesinden başlayarak bir ay içinde itiraz edilmedikçe, lehine tasarrufta bulunulan kimseye, sulh mahkemesince atanmış mirasçı veya vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren bir belge verilir.

Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir.

Ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır."

4. Mirasçılık belgesi istemek, maddi bir olayın varlığını ikrar ile kişiler arasındaki soybağı ilişkisini tespit ettirmekten ibarettir. Hakkında mirastan çıkarma ve yoksunluk sebepleri gerçekleşen veya mirası reddeden ya da mirastan feragat eden mirasçının tereke ile ilişkisi tümden kesilmiş sayılmaz. Mirastan çıkarma ve yoksunluk sebeplerinin gerçekleşmesi ya da mirasın reddi veya mirastan feragat edilmiş olması, ilgili kişinin mirasçılık belgesi istemesine engel bir neden olmadığı gibi, ilgili kişinin mirasçılık sıfatını da ortadan kaldırmaz. Bu nedenle mirasçılardan biri veya birkaçı yönünden mirastan çıkarma ve yoksunluk sebeplerinin gerçekleşmesi ya da mirasın reddi veya mirastan feragat edilmiş olması durumunda bu olgular yok sayılarak miras bırakanın tüm mirasçılarını ve miras paylarını gösterir şekilde mirasçılık belgesinin düzenlenmesi, hüküm yerinde ilgili mirasçı veya mirasçılar yönünden mirastan çıkarma ve yoksunluk sebeplerinin gerçekleştiği ya da mirası ret veya mirastan feragat ettikleri açıklanarak ret, feragat, mirasçılıktan çıkarma, mirastan yoksunluk hukuki sonuçlarının terekenin bölüştürülmesi sırasında gözetileceğine işaret edilmek suretiyle mirasçılık sıfatını yitiren kişinin payının kime veya kimlere kaldığını gösterir mirasçılık belgesi verilmelidir.

5. Davacı vekili, davalı ...'in 26.07.2016 tarihli düzenleme şeklindeki mirastan feragat sözleşmesinde ivazsız feragatinin alt soyu için de geçerli olacağını beyan ve kabul ettiğini ileri sürmüştür. Bu bağlamda uyuşmazlık; davalı ...'in miras payının, alt soyu olan ...'a mı verilmesi gerektiği, yoksa davacının miras payına mı ilave edilmesi gerektiği noktasında toplanmaktadır.

6. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 528/2. fıkrasında mirastan feragat edenin mirasçılık sıfatını kaybedeceği belirtilmiş, aynı maddenin 3. fıkrasında ivazlı mirastan feragat sözleşmesinin aksi öngörülmedikçe feragat edenin alt soyu için de sonuç doğuracağı belirtilmiştir. Madde hükmünde ve devamındaki düzenlemelerde ivazsız mirastan feragat sözleşmelerinde feragat edenin alt soyunun hukuki durumuna ilişkin bir açıklamaya yer verilmemiş ise de sözleşme serbestisi çerçevesinde alt soy yönünden bağlayıcı bir hüküm getirilebileceğine dair bir tereddüt bulunmamaktadır.

7. Somut uyuşmazlıkta; davalı ... 26.07.2016 tarihli düzenleme şeklindeki mirastan feragat sözleşmesinde ivazsız feragatinin alt soyu için de geçerli olacağını beyan ve kabul etmiştir. Bu durumda Mahkemece muris ...'ın tüm yasal mirasçıları belirlendikten sonra dava konusu mirasçılık belgesi iptal edilerek mirastan feragat eden davalı ...'ın miras payının lehine feragat edilen davacı ...'a pay olarak verilmesi suretiyle mirasçılık belgesi düzenlenmesi gerekirken yazılı şekilde davalı ...'in alt soyu olan ...'e miras payı verilmesi suretiyle mirasçılık belgesi düzenlenmesi doğru görülmemiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.

Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.

 

Maksimum dosya boyutu (Mb): 2