
Yapım işi ihalesini kazanan birçok yüklenici, sahada beklenmedik zorluklarla karşılaştığında sözleşmenin feshini gündeme getirir. En sık başvurulan gerekçelerden biri ise "idare bana projeyi teslim etmedi" iddiasıdır. Ancak bu iddianın hukuken kabul görmesi, sanıldığı kadar kolay değildir.
Bu yazıda; ihale dökümanının teknik proje yerine geçip geçmediğini, yüklenicinin hangi hâllerde sözleşmeyi haklı feshedebileceğini, şifai vaatlerin ispat sorununu ve hakedişlerin ihtirazi kayıt konmadan imzalanmasının yarattığı hak kaybını teknik bir çerçevede ele alıyoruz.
İçindekiler
Yapım işi ihalelerinde yüklenicinin temel beklentisi, işe başlamadan önce ne yapacağını eksiksiz bilmektir. Bu nedenle "projenin teslimi" çoğu zaman feshin dayanağı hâline getirilir. İddianın özü şudur: İdare uygulama projesini vermediği için yüklenici hangi zeminde, hangi ölçüde ve hangi kotta çalışacağını bilememiştir.
Bu, eser sözleşmesinde (TBK m. 470 vd.) iş sahibinin temel edim yükümlülüğü ile doğrudan ilgilidir. Ancak uygulamada "proje teslim edilmedi" iddiası ile "ihale dökümanı yetersizdi" iddiası birbirine karıştırılır. Hukuken bu ikisi çok farklı sonuçlar doğurur.
Kritik nokta budur. Yargısal uygulamada, ihale dökümanı yeterli teknik veriyi içeriyorsa, ayrı bir "proje teslimi" iddiası büyük ölçüde geçersiz kalır. Çünkü ihale dökümanının kendisi teknik projenin işlevini görmektedir.
Tipik bir yapım işi ihale dökümanında genellikle şu unsurlar yer alır:
ℹ️ Bilgi Notu
İhale dökümanı; kotları, koordinatları, metrajı ve boru çaplarını içeriyorsa, yüklenici "işin teknik içeriğini bilmiyordum" savunmasını ileri süremez. Bu unsurlar, işin nasıl yapılacağını belirleyen teknik projenin temel verileridir.
Yer teslim tutanağının parçalı (birden çok aşamada) düzenlenmiş olması da tek başına "projenin tek seferde verilmediği" anlamına gelmez. Aşamalı yer teslimi, büyük altyapı işlerinde olağan bir uygulamadır.
Yüklenicilerin en çok zorlandığı alan budur. Saha pratiğinde sıkça şu iddia dile getirilir: "Bana sözlü olarak yumuşak zeminli bölgelerde çalışacağım söylendi, fakat sert kaya zemine yönlendirildim."
Zemin farkı maliyeti gerçekten ciddidir; yumuşak zeminde günde 50-60 metre ilerlenebilirken sert kayada bu rakam 5 metreye düşebilir. Ne var ki hukuki sorun, bu farkın varlığı değil, vaadin ispatıdır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
Çalışma bölgesi sözleşmede yazılı sorumluluk sınırları içindeyse, "bana başka bölge söylenmişti" şeklindeki şifai (sözlü) iddialar yazılı delille desteklenmedikçe sonuç doğurmaz. İhale dökümanında tereddüt varsa, yüklenicinin bunu ihaleden önce idareden yazılı olarak sorması gerekir.
Yüklenici basiretli bir tacir olarak (TTK m. 18/2) yer görme ve inceleme yükümlülüğü altındadır. Sözleşme imzalanmadan önce yapılmayan inceleme, sonradan fesih gerekçesine dönüştürülemez.
Bu, yüklenicilerin en pahalı hatasıdır. Hakediş raporları imzalanırken üzerine "ihtirazi kayıt" (rezerv / reservation of rights) konulmadan atılan imza, o hakedişin içeriğini kabul anlamına gelir.
Aynı durum kesilen ceza şartı (penalty clause) için de geçerlidir. Hakedişten yapılan ceza kesintisine itiraz koyulmadan imza atılması, ceza şartının usulüne uygun işlediği yönünde güçlü bir karine oluşturur.
Yüklenicinin feshi haklı kılan asıl ölçüt, idarenin kendi yükümlülüğünü ihlal etmiş olmasıdır. Haklı feshe gidilebilmesi için tipik adımlar şunlardır:
Bu adımlar tamamlanmadan açılan fesih davalarında, mahkemeler çoğunlukla idarenin feshinin haklı, yüklenicinin iddiasının ise ispatsız olduğu sonucuna varmaktadır.
Fesih tek taraflı bir işlem olsa da usule bağlıdır. İdarenin "10 gün içinde işe başlanmazsa ayrıca protestoya gerek kalmaksızın fesih başlatılır" türündeki yazısının usulüne uygun tebliğ edilmesi gerekir.
Tebligat Kanunu'na aykırı yapılan bir bildirim, feshin tekemmül etmemesine (tamamlanmamasına) yol açabilir. Bu nedenle fesih sürecinde tarafların hem tebligatın geçerliliğini hem de feshin hukuken tamamlanıp tamamlanmadığını ayrı ayrı değerlendirmesi zorunludur.
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
İhale sözleşmesinde fesih ve hakediş uyuşmazlıkları, büyük ölçüde sözleşmenin imzalandığı anda değil; ihale dökümanının okunduğu, hakedişin imzalandığı ve itirazın yazıldığı anlarda kazanılır ya da kaybedilir. Çalışma bölgesi, zemin yapısı veya ödeme konusunda en küçük bir tereddüt yaşıyorsanız, imza atmadan önce delil stratejinizi kurmanız belirleyicidir. İhale ve hakediş uyuşmazlıklarında dosyanızın teknik detayını birlikte değerlendirmek için Maya Avukatlık Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
İhale dökümanı kotları, koordinatları, metrajı ve boru çaplarını içeriyorsa teknik proje işlevini görür. Bu durumda "proje ayrıca teslim edilmedi" iddiası genellikle kabul görmez.
Şerhsiz imza, hakediş içeriğinin ve kesilen cezanın kabulü sayılır. Sonradan itiraz çok güçleşir; yine de somut olayın koşullarına göre değerlendirme yapılması gerekir.
Çalışma bölgesi sözleşmede yazılıysa, sözlü vaat yazılı delille (yazışma, tutanak, resmî talep) desteklenmedikçe sonuç doğurmaz. Tereddütlerin ihaleden önce yazılı olarak sorulması esastır.
Tebligat Kanunu'na aykırı bildirim, feshin tekemmül etmemesine yol açabilir. Bu durumda feshin hukuken tamamlanıp tamamlanmadığı ayrıca incelenir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 12.01.2026 T. 2025/640 E. 2026/101 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... Yapı Tarım İnşaat San. ve Ticaret Limited Şirketi vekili ve davacı .... ... İnşaat Tarım Nakliye Sanayi ve Taahhüt Ticaret. Limited Şirketi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalının 2015/150077 ihale numaralı Şehitkâmil Bölgesi Yeni Kanalizasyon İnşaatı Yapım İşi İhalesine katıldığını ve ihalenin uhdelerinde kaldığını, sözleşmenin feshi için dava açma sürecinin bu kadar uzatılmasının sebebinin, teminat mektubunun irad kaydedilmesi korkusu olduğunu, müvekkillerinin şu ana kadar zararlarının 400.000,00 TL civarında olduğunu, mevcut ihalenin kanuna uygun olmadığını, projelerin teslim edilmeyerek işin zorlaştırıldığını ve ifanın imkânsızlaştırıldığını, müvekkillerinden ... Gaziantep'te okuduğundan dolayı bölgelere ilişkin zemin yapısı kapsamında geniş bilgiye sahip kişi olduğunu, ... tarafından projelerin yer teslimiyle birlikte kendisine verileceğinin söylendiğini, müvekkilinin de teminat mektubunun irad kaydedilmemesi için mecbur kalarak sözleşmeyi imzaladığını, sözleşme imzalandıktan sonra da müvekkiline projelerin verilmediğini ve 18.01.2016 tarihli yer teslimi tutanağı evrakında projeye dair hiçbir ek bulunmadığını, yaşanan sorunun projenin olmaması sebebiyle müvekkilinin hangi zeminde kazı yapacağını bilmemesinden kaynaklı olduğunu, müvekkilinin kendisine en başta gösterilen Beylerbeyi ve İbrahimli bölgelerinin zeminine göre fiyat belirttiğini, ancak kendisine verilen bölgelerin Karacaahmet, ... ....., ... gibi kayalık zemine sahip bölgeler olduğunu, örneğin yumuşak zeminde kazı yapılarak günde 50-60 metre ilerlenebilecekken sert kaya zeminde 5 metre ilerlenebildiğini, bu durumun da işin süresinin uzamasına sebebiyet verdiğini, iş geciktiğinden dolayı idarenin müvekkiline cezalar kesmeye başladığını, idare ile tüm görüşmelerin sonuçsuz kaldığını ve idarenin resmen müvekkillerine mobing uyguladığını belirterek sözleşmenin feshine karar verilmesini talep etmiş ıslah dilekçesi ile talebini 2.600.000,00 TL maddi 1.000.000,00 TL manevi zarar tahsili olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın talepleri ile beyanlarının çeliştiğini, davalı tarafın her beyanında davanın sürüncemede bırakıldığı ve süreli olarak verilen teminat mektubunu kurtarmaya çalıştığını, davacı tarafın proje ve mahal listelerinin kendilerine verilmediğini iddia ettiğini ancak dava konusu ihale sözleşmesinde hangi metrajlarda ve hangi ebatlarda ne kadar malzeme kullanılacağı, kanalizasyon hatlarının kotları, koordinatları, uzunlukları, parsel bacalarının bulunması gereken noktalar, kullanılacak boruların çapları, boruların eğimleri, ne kadarlık bir alanda alt yapı tesislerinin inşa edileceğinin belirtilmiş olduğunu, ihale kapsamında yapılacak işlerin inşa etmesi için davacı tarafa teslim edildiğini, davacının haksız olarak işbu davayı açtığını, açıklanan nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmede işin yapılacağı yer olarak ... soruımluluk bölgesinin belirlendiği, davacı tarafça çalışma yapılan bölgelerin ..., ... ve .. olarak belirlendiği ve bu bölgelerin .. sorumluluk sınırları içerisinde kaldığı, her ne kadar davacı davalı tarafından kendilerine şifai olarak çalışma yapılacak alanların .. ve ... bölgesi olduğu iddia edilmiş ise de buna ilişkin herhangi bir delilin bulunmadığı, ihale dökümanında yer alan bir hususta tereddüt varsa davacının bunu ilgili kurumdan yazılı olarak talep etmesi gerektiği, davalının sözleşmenin feshi hususunda haklı olduğu, 3 nolu hakediş alacağı yönünden davalı tarafından davacıya yapılan ödemelerin davacı tarafından sözleşmede yapılması belirlenen iş miktarına oranlama yapıldığında davalı tarafından fazla ödemenin olduğu dikkate alınarak davacının davalıdan herhangi bir hakediş alacağının bulunmadığı ve davalı tarafından davacıya taahuk ettirilen 34.679,72 TL'lik cezanın ise hakediş ödemeleri yapılırken hakediş ödemelerinden kesinti yapıldığı ve davacı tarafın hakediş ödemelerini alırken herhangi bir itirazı kayıt koymaksızın imzaladığı dikkate alınarak davalı tarafından taahuk ettirilen ceza şartın da usulüne uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... Yapı Tarım İnşaat San. ve Ticaret Limited Şirketi vekili ve davacı .........İnşaat Tarım Nakliye Sanayi ve Taahhüt Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... Tarım İnşaat San. ve Ticaret Limited Şirketi vekili ve davacı ... vekili temyiz dilekçelerinde;
a. Projenin usulüne uygun şekilde teslim tutanağı ile yükleniciye teslim edilmesi gerektiğini ancak idare tarafından böyle bir teslimin yapılmadığını, bilirkişi raporunda 2 hakedişin ödenmiş olmasının projenin teslim edildiğine işaret ettiğine dair değerlendirmenin zorlama bir değerlendirme olduğunu,
b. Birden çok parçalı halde yer teslim tutanağı hazırlanmış olmasının da projenin tek seferde kendilerine verilmediğine işaret ettiğini,
c. İdarenin yazdığı iddia edilen (10 gün içerisinde çalışmalara başlanılmadığı taktirde ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın fesih işleminin başlatılacağı) 11.08.2016 tarihli yazının müvekkiline ulaşmadığını, idarenin tebligat usulüne uymadan fesih işlemi yaptığını 18.10.2016 tarihli İçişleri Bakanlığının Gaziantep Valiliğine 'Tebligat Kanunun'a muhalefet edildiği için Fesih Tekemmül etmemiştir' şeklindeki yazısı ile fesihten kazaen haberdar olunduğunu, dava tarihi 07.09.2016 olup dava açma tarihinden önce haberdar olunsaydı idarenin bu keyfi ve kanun tanımazlığını da dilekçelerinde belirtebileceklerini, fesih işleminin tekemmül etmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı ... Tarım İnşaat San. ve Ticaret Limited Şirketi vekili ve davacı ... vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.
Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.
© 2017- 2025
Maya Avukatlık Bürosu.
Tüm hakları saklıdır.


