Ana Sayfa / Emsal Kararlar
Yayınlar
Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.
Home / Precedent Decisions
Publications
Articles on court decisions, for general information.

Sınavı kazandınız, kura çektiniz ya da atama listesinde adınızı gördünüz. Ancak son aşamada "güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz" gerekçesiyle ataması yapılmayanlar listesine girdiniz. Gerekçe ise geçmişte hakkınızda verilmiş bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı.
Bu durum yaygındır ve çoğu aday ne yapacağını bilemez. Oysa Danıştay, kesinleşmiş bir HAGB kararının kamu görevine engel bir mahkûmiyet olmadığını ve tek başına atama yapılmamasına gerekçe gösterilemeyeceğini kabul etmektedir. Bu yazıda, konunun hukuki çerçevesini ve izlenebilecek yolları sade bir dille anlatıyoruz.
📑 İçindekiler
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinde düzenlenmiştir. Mahkeme sanık hakkında bir ceza belirler, ancak bu hükmü açıklamaz. Sanık beş yıllık denetim süresine tabi tutulur.
Denetim süresi içinde kasıtlı yeni bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uyulursa, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılır ve kovuşturmama kararı verilir. En önemli nokta şudur:
Kanun, HAGB kararının sanık hakkında hukuki bir sonuç doğurmayacağını açıkça öngörmektedir. Bu nedenle HAGB, teknik anlamda bir "mahkûmiyet" değildir.
Bu iki kavram çoğu zaman birlikte anılır, ancak kapsamları farklıdır. Her ikisi de 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu ile düzenlenmiştir.
Toplanan veriler, ilgili kurum bünyesinde kurulan en az beş kişilik Değerlendirme Komisyonu tarafından değerlendirilir. Atamanın yapılıp yapılmayacağına ilişkin kanaat bu komisyon tarafından oluşturulur.
7315 sayılı Kanun, HAGB kararlarının arşiv araştırması kapsamında incelenmesine izin verir. İdareler de bu nedenle HAGB kararını çoğu zaman doğrudan olumsuzluk gerekçesi olarak kullanır.
Ancak bir bilginin incelenebilir olması ile o bilginin tek başına atamayı engelleyici olması farklı şeylerdir. Danıştay'ın yaklaşımı bu ayrıma dayanır.
📌 Danıştay'ın Yaklaşımı
Ceza mahkemesi CMK 231'deki şartların oluştuğunu tespit ederek HAGB kararı vermiş ve bu karar kesinleşmişse, ilgilinin kamu görevine engel bir mahkûmiyeti bulunmamaktadır. Bu durumda yalnızca HAGB kararına dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sayılması ve atama yapılmaması hukuka aykırıdır.
Uygulamada en tartışmalı durumlar, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yargılanıp etkin pişmanlıktan yararlanan ve hakkında HAGB kararı verilen kişilerdir. İdareler bu dosyalarda ceza kararındaki tespitleri (görüşmeler, kod isim kullanımı, örgüt içindeki konum) olumsuzluk gerekçesi yapmaktadır.
Danıştay, bu tür bir dosyada da ceza mahkemesinin CMK 231 şartlarını değerlendirip HAGB kararı vermesini ve kararın kesinleşmesini belirleyici kabul etmiştir. Etkin pişmanlık indirimiyle sonuçlanan ve açıklanması geri bırakılan bir hüküm, kamu görevine engel bir mahkûmiyet olarak değerlendirilmemiştir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
Her dosya kendi koşulları içinde değerlendirilir. İdarenin olumsuzluk kararında HAGB dışında başka somut olgulara da dayanıp dayanmadığı, görevin niteliği ve ceza dosyasının içeriği sonucu doğrudan etkiler. Dava açmadan önce işlemin gerekçesi ve ceza dosyası mutlaka birlikte incelenmelidir.
Süre uyarısı: İdari işlemlere karşı genel dava açma süresi, işlemin tebliğinden itibaren 60 gündür. Bu sürenin kaçırılması, haklı olsanız dahi davanın reddine yol açabilir.
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Kesinleşmiş bir HAGB kararı, tek başına kamu görevine atanmanıza engel değildir. Güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması bu gerekçeyle olumsuz sonuçlandıysa, işlemin hukuka uygunluğu idari yargıda denetlenebilir. Süreler kısa olduğundan vakit kaybetmeden hukuki destek almanız önemlidir. Dosyanızı değerlendirmemiz için Maya Avukatlık Bürosu ile iletişim sayfamız üzerinden bağlantıya geçebilir, belgelerinizi iletebilirsiniz.
Kural olarak evet. HAGB bir mahkûmiyet değildir ve memuriyete engel mahkûmiyet şartını karşılamaz. Danıştay, kesinleşmiş HAGB kararının tek başına atamaya engel olmadığını kabul etmektedir.
Hayır, adli sicil kaydında görünmez. Ancak ayrı bir sistemde tutulur ve arşiv araştırmasında idare tarafından görülebilir.
Arşiv araştırması mevcut resmi kayıtlarla sınırlıdır. Güvenlik soruşturması ise buna ek olarak kolluk, istihbarat kayıtlarını ve örgütlerle irtibatı da kapsar.
İşlemin tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılmalıdır.
Etkin pişmanlık sonucunda HAGB kararı verilmiş ve kesinleşmişse, Danıştay bu durumu kamu görevine engel mahkûmiyet olarak görmemiştir. Ancak dosyanın tüm koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.
İptal kararı, işlemi ortadan kaldırır ve idare bu karara uygun işlem tesis etmekle yükümlüdür. Uygulamada atama, iptal kararının ardından idarece yeniden değerlendirilerek yapılır.
Danıştay 12. Daire 12.01.2026 T. 2025/5960 E. 2026/40 K.
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen temyiz isteminin reddine ilişkin karar ile ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: ... Devlet Hizmet Yükümlülüğü kurası sonucunda, ... Devlet Hastanesine tabip olarak ataması planlanan davacının, hakkında yürütülen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olması nedeniyle atamasının yapılmamasına ilişkin Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı sayılı dosyasının incelenmesinden; anılan ceza mahkemesi kararında, sanığın fiili kullanımında bulunan ... numaralı gsm hattının Ankara ilinde kurulu bulunan sabit hattan 05/08/2014 tarihinde dört kez arandığı, yine Bursa ilinde kurulu bulunan sabit hattan 16/08/2014 tarihinde askeri öğrenci olan H.S.T. ile ardışık olarak arandığı, bu aramaların 3 grup ardışık olarak gruplandırıldığı, 14 adet tüm irtibat baz görüşme kaydının bulunduğu görülmüştür. / Tanık M. Ç. beyanında özetle kendisinin askeri öğrenciler ile ilgilendiğini, sanık ile de GATA'da okurken ilgilendiğini, sanığın kod isminin ... olduğunu ifade etmiştir. / Sanık etkin pişmanlık içeren savunmasında özetle örgütle 2008 yılında ortaokul dershane rehber öğretmeni olan ... isimli şahsın örgüt evlerine yönlendirmesiyle örgütle tanıştığını, 2009-2013 yılları arasında ... Anadolu Erkek Lisesi öğrencisi olduğu süreçte kendisiyle ... ve ... kod adlı mahrem abilerin ilgilendiğini, örgüt mensupları tarafından askeri okullara yönlendirildiğini, GATA'da askeri öğrencisi olduğu süreçte kendisiyle sırasıyla ..., ... ve ... kod adlı mahrem imamların ilgilendiğini, örgüt içerisinde ... ve ... kod isimlerini kullandığını, 2014 yılında örgütle ve örgüt mensuplarıyla temasını kestiğini beyan etmiştir. / Sanık hakkında açılan kamu davası ile yapılan yargılama sonucunda, sanığın 2008-2014 yılları arasında örgüt mahrem sorumlularıyla görüşmeler gerçekleştirdiği, örgüt tarafından askeri liselere yönlendirildiği, örgüt içerisinde çeşitli kod isimler kullandığı, örgüt içerisinde öğrenci konumunda yer aldığı, yukarıdaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimseyerek gönüllü olarak örgüt hiyerarşisine dahil olmayı tercih ettiği, bu şekilde örgütle organik bağ kurarak faaliyette bulunduğu dolayısıyla üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütü üyesi olmak suçunu işlediği sübut bulmuştur. tespit ve değerlendirmeler içeren gerekçeye yer verilerek ve 3/4 oranında etkin pişmanlık indirimi de uygulanarak davacıya Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan verilen hapis cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verildiği, bu kapsamda, davalı idarece, davacının icra edeceği kamu görevinin önem ve niteliği de dikkate alındığında, ceza yargılamasında tespit edilen, davacının örgütün mahrem sorumlularıyla görüşmeler gerçekleştirmesi, kod ismi kullanması, örgüt tarafından askeri liselere yönlendirilmesi, örgüt içerisinde yer alan kişileri teşhis etmesi ve etkin pişmanlıktan yararlanması şeklindeki bu olguların arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlanmasına sebebiyet verecek nitelikte olduğu, davacı hakkında yaptırılan arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle atamasının yapılmamasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Bahsi geçen karara karşı davacı tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde, kararı veren mercinin temyiz isteminin reddine karar vereceğine ilişkin düzenleme uyarınca, temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin belli bir meslekten, kamu görevinden çıkarılma sonucunu doğurduğu, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında dosyanın temyize tabi olduğu, öte yandan, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan temyize konu kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten sonra, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı temyiz yolu açık kararlardan olduğundan, temyiz isteminin reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı kararı kaldırılarak, dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
116. dönem Devlet hizmet yükümlüsü olarak ... Devlet Hastanesine tabip olarak ataması planlanan davacının, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca oluşturulan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması değerlendirme kurulunca yapılan inceleme sonucu alınan karar ile güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle işe başlatılmasının uygun görülmemesine ilişkin işlemin tesisi üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun Hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılacaklar başlıklı 3. maddesinde; (1) Arşiv araştırması, statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın ilk defa veya yeniden memuriyete yahut kamu görevine atanacaklar hakkında yapılır. (2) Kurum ve kuruluşlarda, yetkili olmayan kişilerin bilgi sahibi olmaları hâlinde devlet güvenliğinin, ulusal varlığın ve bütünlüğün, iç ve dış menfaatlerin zarar görebileceği veya tehlikeye düşebileceği bilgi ve belgelerin bulunduğu gizlilik dereceli birimler ile Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve istihbarat teşkilatlarında çalıştırılacak kamu personeli ile ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde çalışacak personel, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışacak öğretmenler, üst kademe kamu yöneticileri, özel kanunları uyarınca güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasına tabi tutulan kişiler ile milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis, hizmetlerde statüsü veya çalıştırma şekline bağlı olmaksızın istihdam edilenler hakkında güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması birlikte yapılır. kuralına, Arşiv araştırması başlıklı 4. maddesinde; (1) Arşiv araştırması; a) Kişinin adli sicil kaydının, b) Kişinin kolluk kuvvetleri tarafından hâlen aranıp aranmadığının, c) Kişi hakkında herhangi bir tahdit olup olmadığının, ç) Kişi hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları ve 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesinin beşinci ve 231 inci maddesinin onüçüncü fıkraları kapsamında alınan kararlar ile kişi hakkında devam eden veya sonuçlanmış olan soruşturma ya da kovuşturmalar kapsamındaki olguların, d) Hakkında kamu görevinden çıkarılma ya da kesinleşmiş memurluktan çıkarma cezası olup olmadığının, mevcut kayıtlardan tespit edilmesidir. kuralına; Güvenlik soruşturması başlıklı 5. maddesinde; (1) Güvenlik soruşturması, arşiv araştırmasındaki hususlara ilave olarak kişinin; a) Görevin gerektirdiği niteliklerle ilgili kolluk kuvvetleri ve istihbarat ünitelerindeki olgusal verilerinin, b) Yabancı devlet kurumları ve yabancılarla ilişiğinin, c) Terör örgütleri veya suç işlemek amacıyla kurulan örgütlerle eylem birliği, irtibat ve iltisak içinde olup olmadığının, mevcut kayıtlardan ve kişinin görevine yansıyacak hususların denetime elverişli olacak yöntemlerle yerinden araştırılmak suretiyle tespit edilmesidir. kuralına, Değerlendirme Komisyonu başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında; Yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen verilerin değerlendirilmesi amacıyla Değerlendirme Komisyonu kurulur. Değerlendirme Komisyonu; Cumhurbaşkanlığında İdari İşler Başkanının görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında genel sekreter yardımcısının, bakanlıklarda bakan yardımcısının, diğer kamu kurum ve kuruluşlarında en üst yöneticinin görevlendireceği bir üst kademe yöneticisinin, üniversitelerde rektör yardımcısının, valiliklerde vali yardımcısının başkanlığında, teftiş/denetim, personel ve hukuk birimleri ile uygun görülecek diğer birimlerden birer üyenin katılımıyla başkan dahil en az beş kişiden ve tek sayıda olacak şekilde oluşturulur. Milli güvenlik açısından stratejik önemi haiz birim, proje, tesis ve hizmetlerde istihdam edilecekler hakkındaki değerlendirme, ilgili bakanlık ya da kamu kurumları bünyesindeki Değerlendirme Komisyonunca yapılır. kuralına, Atıflar başlıklı 14. maddesinde ise; Mevzuatta 4045 sayılı Kanuna yapılan atıflar bu Kanuna yapılmış sayılır. kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlıkta; davacının, Fetö/Pdy Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:...,K:... sayılı kararında, davacının suçu sabit görülerek 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, etkin pişmanlıktan yararlanması nedeniyle ve diğer takdiri indirimlerde uygulanarak 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve neticede hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı veriliği şeklindeki bilgi gerekçe gösterilerek, davacının güvenlik soruşturması sonucunun olumsuz olarak değerlendirildiği görülmektedir.
Davacı hakkındaki ceza mahkemesi kararı nedeniyle dava konusu işlem tesis edilmişse de, ... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan inceleme ve değerlendirmede, davacının durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi kapsamında bulunduğu ve bu maddede aranılan koşulların gerçekleşmiş olduğu sonucuna ulaşılarak davacı hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi ve söz konusu kararın hukuki sonuç doğurmayacağının da anılan maddede açıkça belirtilmiş olması karşısında, davacının kamu görevine engel bir mahkumiyet hükmünün bulunmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının kesinleştiği dikkate alındığında, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle, davacının atamasının yapılmamasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 12/01/2026 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının usul ve hukuka uygun olduğu anlaşıldığından onanması gerektiği görüşüyle, anılan kararın kaldırılarak uyuşmazlığın esasına yönelik verilen Daire kararına katılmıyoruz.
Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.
Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.
© 2017- 2026
Maya Avukatlık Bürosu.
Tüm hakları saklıdır.


