Ana Sayfa / Emsal Kararlar
Yayınlar
Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.
Home / Precedent Decisions
Publications
Articles on court decisions, for general information.

Yayın Tarihi: Ekim 2026 | Maya Avukatlık Bürosu
Havalimanında, kara sınır kapısında ya da limanda yapılan gümrük kontrolünde bavuldan, ev aletinden veya araç aksamından uyuşturucu madde çıkması, kişiyi bir anda ağır ceza yargılamasının ortasına taşır. Gözaltı, tutuklama ihtimali ve 20 yıldan başlayan hapis cezası aralığı hem yolcuyu hem yakınlarını panik içinde bırakır.
En çok sorulan soru şudur: Madde gümrük kontrolünden geçemeden ele geçirildiyse uyuşturucu ithal etme suçu tamamlanmış sayılır mı, yoksa fiil teşebbüs aşamasında mı kalır? Cevap, cezanın miktarını doğrudan etkilediği için yargı uygulamasında ve öğretide hâlâ tartışılmaktadır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasında ithal suçu, neticesi harekete bitişik suç sayılmakta ve teşebbüse elverişli görülmemektedir. Buna karşılık öğretide ve bazı karşı oylarda, gümrükte yakalanma halinde fiilin teşebbüs aşamasında kaldığı savunulmaktadır. Bu nedenle teşebbüs savunması, yerleşik uygulamaya rağmen hukuki gerekçeleriyle ve zamanında ileri sürülmelidir.
📋 İçindekiler
Kısa cevap: Kontrol sırasında tutanak düzenlenir, kişi genellikle gözaltına alınır ve savcılıkta ifadesi alınır. Ardından sulh ceza hâkimliği tutuklama veya adli kontrol kararı verir; dosya ağır ceza mahkemesinde görülür.
Gümrük görevlileri şüphelendikleri eşyayı X-ray cihazıyla veya fiziki aramayla kontrol eder. Madde ele geçirilirse kolluk, olay tespit ve arama tutanağı düzenler. Bu tutanak dosyanın en önemli delillerinden biridir. Yakalanma anının, yerinin ve maddenin bulunduğu eşyanın tutanağa nasıl geçtiği, sonraki hukuki tartışmaların büyük bölümünü belirler.
Kısa cevap: TCK 188/1 uyarınca uyuşturucu maddenin ruhsatsız olarak ülkeye sokulması ithal suçudur. Gümrük kapısı bulunan yerlerde suçun hangi anda tamamlandığı ise tartışmalıdır.
İthal, uyuşturucu maddenin Türkiye'nin siyasi sınırları içine sokulması anlamına gelir. Kara sınırında, havalimanında veya limanda ise madde gümrük kontrol noktasından geçirilmeden gerçekten ülkeye girmiş sayılıp sayılmayacağı sorusu doğar. Bu soru, tamamlanmış suç ile teşebbüs arasındaki sınırı çizer.
Neticesi harekete bitişik suç, hareketin yapıldığı anda sonucun da gerçekleştiği suçtur. Bu tür suçlarda teşebbüsün mümkün olmadığı kabul edilir. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması, ithal suçunu bu kategoride değerlendirmektedir.
Kısa cevap: Yerleşik uygulama gümrükte yakalanmayı da tamamlanmış ithal suçu olarak değerlendirir. Karşı görüş ise TCK 35'teki teşebbüs hükmünün uygulanması gerektiğini savunur. Hangi yaklaşımın benimsendiği, hapis cezasının miktarını doğrudan değiştirir.
Alıcıya gönderilen paketin veya kargonun gümrükte ele geçirildiği dosyalarda teşebbüs tartışması farklı bir olgusal zemine oturur. Bu konu için uyuşturucu ithal suçunda teşebbüsün sınırı yazımıza bakabilirsiniz.
Kısa cevap: TCK 188/1'e göre ithal suçunun cezası 20 yıldan 30 yıla kadar hapis ve 2.000 günden 20.000 güne kadar adli para cezasıdır. Teşebbüs kabul edilirse TCK 35 uyarınca ceza dörtte birden dörtte üçe kadar indirilir.
Uyuşturucunun cinsi, suçun işlendiği yer ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi gibi nitelikli haller, TCK 188'in ilgili fıkraları uyarınca cezayı ayrıca artırabilir. Teşebbüs indirimi ise temel ceza belirlendikten sonra uygulanır.
ℹ️ Aritmetik Örnek
Mahkemenin temel cezayı 20 yıl olarak belirlediği varsayılırsa, teşebbüs indirimi uygulanması halinde ceza 5 yıl ile 15 yıl arasında kalabilir. Bu örnek yalnızca indirimin matematiksel etkisini gösterir; gerçek sonuç dosyanın özelliklerine ve mahkemenin takdirine bağlıdır.
Kısa cevap: Yabancı uyruklu şüpheli de müdafi yardımı, susma hakkı ve ücretsiz tercüman hakkına sahiptir. Ayrıca konsolosluğuna bildirim yapılmasını isteyebilir.
🌍 English Summary for Foreign Nationals
Foreign nationals detained at a Turkish customs gate on suspicion of drug importation (Article 188/1 of the Turkish Penal Code, 20 to 30 years' imprisonment) are entitled to a defence lawyer, a free interpreter and consular notification. Whether the offence is treated as completed or attempted when drugs are seized at customs affects the sentence. You can reach Maya Avukatlık Bürosu in Istanbul through the contact page.
Kısa cevap: Savunma; yakalanma anı ve yeri, aramanın usulü, kast, suç vasfı ve ceza indirimi mekanizmaları üzerinde yoğunlaşır. Hangi noktaların öne çıkacağı dosyaya göre değişir.
Soruşturma ve kovuşturma sürecinin genel çerçevesi için İstanbul uyuşturucu suçları avukatı sayfasına, etkin pişmanlık hükümleri için uyuşturucu ticaretinde etkin pişmanlık yazımıza bakabilirsiniz.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
Gözaltının ilk saatlerinde, avukat yardımı alınmadan verilen ifade sonraki yargılamada belirleyici olabilir. İfade vermeden önce müdafi talep etmek ve tutanakların bir örneğini istemek gerekir.
Kısa cevap: Uyuşturucu madde TCK 54/4 uyarınca, suçun işlenmesinde kullanılan eşya ise TCK 54/1 kapsamında müsadere edilir. Müsadere ile imha farklı sonuçlar doğurduğundan hükümde doğru kavram ve doğru madde gösterilmelidir.
Müsadere, eşyanın mülkiyetinin devlete geçmesi sonucunu doğurur; imha ise eşyanın yok edilmesi anlamına gelir. Uyuşturucu maddenin kendisi, bulundurulması ve taşınması başlı başına suç oluşturan eşya olduğundan TCK 54/4 kapsamında müsadere edilir. Maddenin gizlendiği ev aleti veya araç gibi eşya ise suçta kullanılan eşya olarak TCK 54/1 çerçevesinde değerlendirilir. İyi niyetli üçüncü kişilere ait eşya bakımından müsadere yapılamaz.
Hüküm fıkrasında müsadere kararının dayanağı olan kanun maddesinin gösterilmesi gerekir (CMK 232/6). Bu yöndeki eksiklikler yeniden yargılamayı gerektirmiyorsa Yargıtay tarafından düzeltilerek de karara bağlanabilir (CMK 303). Suçta kullanılan eşyanın müsaderesinin işlenen suça göre ağır sonuç doğuracağı durumlarda, özellikle değerli araçlar bakımından, TCK 54/3 kapsamında orantılılık değerlendirmesi gündeme gelebilir.
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Gümrük kapısında yakalanan bir yakınınız varsa veya kendiniz böyle bir durumdaysanız ilk adım, ifade vermeden önce bir ceza avukatıyla görüşmek ve tutanakları incelemektir. Teşebbüs tartışması, delillerin hukuka uygunluğu ve ceza indirimi seçenekleri ancak somut dosya üzerinde değerlendirilebilir. Dosya bilgilerinizi Maya Avukatlık Bürosu'na iletişim sayfası üzerinden iletebilirsiniz.
Maya Avukatlık Bürosu ile İletişime Geçin →Yargıtay'ın yerleşik uygulaması suçun tamamlandığı yönündedir. Öğretide ve bazı karşı oylarda ise fiilin teşebbüs aşamasında kaldığı ve TCK 35 indiriminin uygulanması gerektiği savunulmaktadır. Sonuç, somut dosyaya ve mahkemenin yaklaşımına bağlıdır.
TCK 35 uyarınca temel cezadan dörtte birden dörtte üçe kadar indirim yapılır. İndirimin oranını mahkeme belirler.
TCK 188/1'e göre 20 yıldan 30 yıla kadar hapis ve 2.000 günden 20.000 güne kadar adli para cezasıdır. Nitelikli haller cezayı artırabilir.
Suçun oluşması için kastın bulunması gerekir. İfade vermeden önce avukat talep etmeli, eşyanın kaynağına ilişkin belgeleri, mesajları ve seyahat kayıtlarını korumalısınız. Bu bilgiler kast değerlendirmesinde belirleyici olabilir.
Evet. Anlamadığınız dilde yürütülen işlemlerde ücretsiz tercüman talep edebilirsiniz. Konsolosluğunuza bildirim yapılmasını da isteyebilirsiniz.
Suçta kullanılan eşya TCK 54/1 kapsamında müsadere edilebilir. İyi niyetli üçüncü kişilere ait eşya müsadere edilemez. Müsaderenin işlenen suça göre ağır sonuç doğurması halinde TCK 54/3 kapsamında orantılılık değerlendirmesi yapılabilir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi
Tarih: 23.03.2026 | Esas: 2026/961 | Karar: 2026/3229
Sanık hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. ... 2. Ağır Ceza Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,
4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
A. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, temel cezaların alt sınır aşılarak belirlenmesine, 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a maddesinin uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
B. Adli emanette kayıtlı suça konu maddelerin müsaderesine karar verilirken uygulanan kanun maddesinin fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
C. Adli emanetin 2024/400 sırasında kayıtlı suçta kullanılan materyallerin TCK'nın 54/1. maddesine göre müsaderesine karar verilmesi gerekirken " İMHASINA" karar verilmesi,
Hukuka aykırı olarak değerlendirilmiş; bu iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün,
A. Hükmün 9. bölümünün b, c, ç ve d bölümlerinde yer alan "derhal müsaderesine" ibarelerinden önce "5237 sayılı TCK'nın 54 /4. maddesi uyarınca" ifadesinin eklenmesi,
B. Suçta kullanılan eşyanın imhasına ilişkin kararın 9. kısmındaki a bendinde yer alan "..imhasına" ibaresinin çıkartılarak yerine "... TCK'nın 54/1. maddesi uyarınca müsaderesine" ibaresinin eklenmesi
Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname'ye uygun olarak, üye ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2026 tarihinde karar verildi.
(K.O)
KARŞI OY GEREKÇESİ
02.02.2024 tarihli Olay Tespit ve Arama Tutanağına göre, İran'dan Türkiye'ye giriş yapmak üzere ... gümrük sahasına gelen sanığın beraberinde getirdiği mikrodalga fırında yapılan ... kontrolünde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği olayda; yapılan yargılama sonucunda sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçundan dolayı mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Olay tutanağı ve dosyada mevcut diğer belgeler incelendiğinde, ... Kapısında yapılan işlemler sırasında, İran'dan getirdiği fırında yapılan arama neticesinde uyuşturucu madde ele geçirilen sanığın uyuşturucu maddeyi gümrükten geçiremediği, dolayısıyla uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunun tamamlanmadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmaktadır.
Doktrinde ithal "uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin maddeten, Türkiye'nin siyasi sınırlarının herhangi bir yerinden sokulması" (...'ten aktaran: ..., Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları, ... 2020, s. 63) olarak tanımlanmakla birlikte, gümrük (sınır) kapılarının bulunduğu yerlerde uyuşturucu maddenin Türkiye'ye sokulabilmesi için gümrük kontrol noktasından herhangi bir şekilde geçirilmesi gereklidir. Gümrük kontrolünün amaçlarından biri kaçak veya yasak eşyanın ülkeye girişinin önlenmesi olup, gümrük işlemleri sırasında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin polis ya da gümrük görevlisi gibi yetkililer tarafından yakalanması halinde, maddenin ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, ithal suçunun tamamlandığından söz edilemez. Zira uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme, esas itibarıyla maddenin ülkeye sokulduktan sonra satılması, satışa arz edilmesi ya da başkalarına verilmesi gibi kullanmak amacı dışındaki eylemlerin icrasına yönelik olarak işlenen bir suç olup, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin gümrük işlemleri sırasında yakalanması halinde, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya ithal suçunun icrasına başlayan failin elinde olmayan nedenlerle, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulmasına engel olunarak ithal suçunun tamamlanması ve aynı zamanda maddenin ülke içinde satışı, satışa arz edilmesi ve başkalarına verilmesi gibi tasarruflarda bulunulması önlenmektedir.
Yukarıda açıklanan görüş doktrinde de bir kısım yazarlar tarafından benimsenmektedir. Örneğin ...., "Gümrük kapısı olan yerler bakımından suça konu olan ve saklanan/bildirilmeyen maddenin gümrük işlemleri sırasında yetkililer tarafından yakalanması halinde failin tamamlanmış ithal suçundan dolayı değil de ithal suçuna teşebbüsten dolayı cezalandırılması gerektiği" görüşündedir (..., Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde ... ve ..., ..., 2020, s. 192). ...'na göre de, "İthal suçu: maddenin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yabancı ülkeden yurda gümrükte saklanarak veya beyan edilmiyerek sokulması ile tamamlanır. Fail gümrükte işlemler sırasında yakalanmış ise suç tamamlanmamıştır. ... … teşebbüs derecesinde kalmıştır." (... - ..., Türk Ceza Kanununun Yorumu, 3. ...a 1999, s. 3609-3610).
Öte yandan, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinin yirmibirinci fıkrasında yer alan ve kaçak eşya ithal etme fiillerini de kapsayan, "Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiiller, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile, tamamlanmış gibi cezalandırılır." hükmü ile 5237 sayılı TCK'nın "Göçmen kaçakçılığı" başlıklı 79. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesindeki, yasal olmayan yollardan yabancıların ülkeye sokulması fiilini de içeren, "Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur." şeklindeki hüküm; kanun koyucu tarafından, kaçak eşya veya insanların ülkeye sokulurken ele geçirilmesi ya da yakalanması halinde eylemin "teşebbüs aşamasında" kaldığının kabul edildiğini göstermektedir. Dolayısıyla, Dairemizin yerleşik kararlarında, uyuşturucu madde ithal etme suçunun neticesi harekete bitişik suç olması nedeniyle bu suça teşebbüsün mümkün olmadığı görüşü benimsenmekte ise de; TCK'nın 188. maddesinin birinci fıkrasında, uyuşturucu madde ithal etme suçu bakımından, ... teşebbüs aşamasında kalsa dahi tamamlanmış gibi cezaya hükmolunacağına dair bir hükme yer verilmemiş olması, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulurken ele geçirilmesi durumunda teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğini ortaya koymaktadır.
Somut olayda, sanığın Türkiye'ye giriş yaparken ... kontrolünde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla, görevlilerce uyuşturucu maddenin gümrükten geçirilmesine ve ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, sanık elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başladığı uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunu, elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamış ve işlediği suç teşebbüs aşamasında kalmıştır.
Böyle bir durumda suçun tamamlanmış olduğunun kabul edilmesi; yurt dışından getirdiği uyuşturucu maddeyi gümrük kontrolünden herhangi bir şekilde geçiren kişilerle, görevlilerin kontrolünü aşamaması nedeniyle maddeyi gümrükten geçiremeyen kişilerin aynı hukuki statüye tabi tutulması anlamına geleceği gibi; gümrük görevlilerinin resmi vazifelerini icra ederken yaptıkları uyuşturucu maddeyi ele geçirme işlemine, gereken hukuki değerin verilmemesi sonucuna da yol açacaktır.
Bu itibarla, sanığın uyuşturucu madde ithal etme suçu teşebbüs aşamasında kaldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin edilen cezadan aynı Kanun'un 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, sanığın eylemi tamamlanmış suç olarak kabul edilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanık hakkında ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesince verilen hükmün bozulmasına karar verilmesi yerine, hukuka aykırılıkların düzeltilerek temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına ilişkin çoğunluk kararına iştirak etmiyorum. 23.03.2026
Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.
Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.
© 2017- 2026
Maya Avukatlık Bürosu.
Tüm hakları saklıdır.


