Ana Sayfa / Emsal Kararlar
Yayınlar
Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.
Home / Precedent Decisions
Publications
Articles on court decisions, for general information.

Depremde konutu yıkılan veya ağır hasar gören kişiler, 7269 sayılı Kanun kapsamında hak sahibi (beneficiary) olarak devlet desteğinden yararlanabilir. Ancak idare bir noktada "iki yıl içinde inşaata başlanmadı" gerekçesiyle kişiyi yatırım programından çıkarıp hak sahipliğini sona erdirebilir.
Asıl soru şudur: İdare hak sahipliğini usulüne uygun tebliğ etmemiş, yer teslimini yapmamış veya başvuruları cevapsız bırakmışsa, iki yıllık süre yine de hak sahibi aleyhine işletilebilir mi? Bu yazıda kural, istisnalar ve iptal davası yolu adım adım anlatılmaktadır.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
İdari iptal davası için süre, işlemin yazılı bildirimi tarihinden itibaren 60 gündür. Bu süre geçirildiğinde işlemin iptali artık istenemeyebilir. Hak sahipliğinin sona erdirildiğini öğrenen kişinin belgeleri vakit kaybetmeden bir arada değerlendirmesi önem taşır.
📑 İçindekiler
Kısa cevap: Hak sahipliği; depremde yıkılan, yanan veya ağır hasar gören binalarda oturan ailelerin, 7269 sayılı Kanun uyarınca konut veya kredi desteğinden yararlanabilmesini sağlayan hukuki statüdür.
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 29. maddesi, hak sahibi olma şartıyla bu ailelere konut yaptırılmasını veya kredi verilmesini öngörür. Yardım genellikle üç biçimde karşımıza çıkar:
Hak sahipliği; valilik nezdinde kurulan Mahalli Hak Sahipliği İnceleme Komisyonu tarafından, Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkında Yönetmelik esaslarına göre belirlenir. Depremde yıkılan yapıların yıkım süreçlerinde hangi idari kurumların sorumlu olduğu ise ayrıca incelenmesi gereken bir konudur: deprem nedeniyle yıkımdan sorumlu idari kurumlar.
Kısa cevap: Yatırım programında yılı ödeneği ayrılan hak sahibi, mücbir sebep dışında mazereti olmadan 2 yıl içinde inşaata başlamazsa, yatırım programından çıkarılır ve hak sahipliği kendiliğinden sona erer.
Bu kural, 7269 sayılı Kanun'un 40. maddesinde yer alır. Kanun metni yaptırımı özellikle yatırım programında yılı ödeneği ayrılan hak sahipleri bakımından öngörmüştür. Düzenlemeye göre şu kişiler yatırım programından çıkarılır:
ℹ️ Süre Ne Zaman İşlemeye Başlar?
Kanun "kendiliğinden sona erer" ifadesini kullansa da uygulamada idare, hak sahibini yatırım programından çıkaran yazılı bir işlem tesis eder. Bu işlem idari yargıda iptal davasına konu olabilir. Sürenin gerçekten işleyip işlemediği ise dosyadaki tebliğ, yer teslimi ve ödenek belgelerine göre belirlenir.
Kısa cevap: Borçlandırmanın 2 ay içinde yapılmaması, binanın 45 gün içinde teslim alınmaması ve inşaata 2 yıl içinde başlanmaması, hak sahipliğini sona erdiren temel hallerdir.
Kısa cevap: İdari yargı uygulamasında, idare kendi yükümlülüklerini yerine getirmeden 2 yıllık sürenin hak sahibi aleyhine işletilmesi hukuka uygun bulunmamaktadır.
İki yıllık süre, hak sahibinin inşaata başlayabilecek durumda olmasını varsayar. Bu nedenle uyuşmazlıklarda idarenin kendi işlemleri de denetlenir:
✅ Genel İlke
İdare, hak sahipliğinin gereğini yerine getirmeden ve başvuruları cevapsız bırakarak, hak sahibini "inşaata başlamamakla" suçlayamaz. Kusur, süreci yürütmesi gereken idarede ise hak sahipliğinin sona erdirilmesi iptal edilebilir.
İdarenin işlem ve eylemleri nedeniyle uğranılan maddi zararlar bakımından ayrı bir dava açma süresi sorunu da doğabilir. Bu konu için depremden kaynaklanan tazminat davasında dava açma süresi yazısı incelenebilir.
Kısa cevap: Kendiliğinden hayır. Paydaşlardan birinin kendi imkânlarıyla konut yapması, diğer hak sahibinin hakkını tek başına ortadan kaldırmaz; idarenin bu hak sahibine karşı yükümlülükleri sürer.
7269 sayılı Kanun'un 30. maddesine göre iştirak veya müşterek mülkiyet halindeki binada hissedarlara, hisseli olmak üzere yalnız bir bina yaptırılır. Ancak binada birden fazla aile ikamet ediyorsa her aile ayrı ayrı yararlanabilir.
Uygulamada sık görülen sorun şudur: Miras yoluyla intikal eden taşınmazda kardeşlerden biri önce hak sahibi kabul edilir; diğeri ise sonradan, çoğu kez yargı yoluyla müşterek hak sahibi olarak tespit edilir. Bu arada birinci hak sahibi kendi imkânlarıyla konutunu yapmış olabilir. Böyle bir durumda:
Somut sonuç; hak sahipliği kararının içeriğine, yer teslimi kayıtlarına ve başvuruların akıbetine göre değişir.
Kısa cevap: Aile içi anlaşmazlık, tek başına mücbir sebep (force majeure) olarak kabul edilmeyebilir. Ancak idarenin kendi yükümlülüklerini yerine getirmemesi, mücbir sebep tartışmasını ikinci plana iter.
Mücbir sebep; önceden öngörülemeyen, karşı konulamayan ve kişinin dışında gelişen olayları ifade eder. Paydaşlar arasındaki geçimsizlik veya husumet bu nitelikleri taşımadığından, ilk derece yargılamasında mücbir sebep olarak değerlendirilmeyebilmektedir.
Buna karşılık dava, yalnızca hak sahibinin mazeretine göre değil; idarenin süreci usulüne uygun yürütüp yürütmediğine göre de incelenir. İdare tebliğ, yer teslimi veya başvuruların cevaplanması gibi yükümlülüklerini yerine getirmemişse, mazeretin mücbir sebep sayılıp sayılmaması sonucu belirleyen tek unsur olmaktan çıkar.
Kısa cevap: 6 Şubat 2023 depremleri için 7269 sayılı Kanun kapsamında özel başvuru usulleri ve hibe/kredi düzenlemeleri getirilmiştir. Süre ve yaptırım rejimi, konutun hangi yöntemle yapıldığına göre farklılaşabilir.
Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından, 7269 sayılı Kanun'a eklenen geçici hükümle hak sahipliği başvurularına ilişkin özel bir usul öngörülmüştür. Ayrıca 7452 sayılı Kanun'un ek 1. maddesi kapsamında, orta hasarlı ve üzeri yapıların yerinde yeniden yapımı için hibe ve yapım kredisi sistemi kurulmuştur. Genel çerçeve şöyledir:
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
Afet bölgelerindeki hibe, kredi ve hak sahipliği uygulamaları Cumhurbaşkanı kararları ve idari duyurularla sık güncellenmektedir. Süre ve usul bakımından size yapılan yazılı bildirim ve yürürlükteki güncel düzenleme esas alınmalıdır.
Kısa cevap: İşlemin iptali için, yazılı bildirim tarihinden itibaren 60 gün içinde yetkili idare mahkemesinde iptal davası (annulment action) açılır. Talep halinde yürütmenin durdurulması (stay of execution) da istenebilir.
Taşınmaz malla ilgili işlemlerde genellikle taşınmazın bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir (2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m. 32). Hak sahibi başka bir ilde yaşıyor olsa da dava, vekil aracılığıyla yürütülebilir.
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
"İki yıl geçti" gerekçesiyle hak sahipliğinin sona erdirilmesi, her dosyada otomatik olarak hukuka uygun sayılmaz. Tebliğ, yer teslimi ve başvuruların akıbeti gibi unsurlar dosya bazında incelenmelidir. Dava açma süresinin kaçırılmaması için işlemin bildirildiği tarihten itibaren belgelerin vakit geçirmeden bir arada değerlendirilmesi önemlidir. Hukuki durumunuzun değerlendirilmesi için Maya Avukatlık Bürosu'nun iletişim sayfasından randevu talep edebilirsiniz.
İdare mahkemesinde iptal davası açma süresi, işlemin yazılı bildirimi tarihinden itibaren 60 gündür. İdareye yapılan başvuruya 30 gün içinde cevap verilmezse zımni ret oluşur ve süre bu tarihten itibaren hesaplanır.
İdare, hak sahipliğinin tanındığını ve 2 yıl içinde inşaata başlanması gerektiğini usulüne uygun bildirdiğini ispatlayamazsa, iki yıllık sürenin hak sahibi aleyhine işletilmesi yargı denetiminde hukuka uygun bulunmayabilir. Her dosya kendi belgeleriyle değerlendirilmelidir.
Kendiliğinden sona ermez. Müşterek hak sahibi olarak tespit edildiyseniz, idarenin yer teslimi ve hak sahipliğinin gereğini yerine getirme yükümlülüğü size karşı da devam eder. Başvurularınızı yazılı yapmanız ve tarihlerini belgelemeniz önemlidir.
Hak sahibi kabul edilmeyenler için genel süre bildirimden itibaren 15 gündür. Başvuru yeri ve usul, ilgili idari duyuruya ve size yapılan yazılı bildirime göre belirlenir; güncel düzenlemenin kontrol edilmesi gerekir.
Danıştay 4. Daire 12.03.2026 T. 2025/5531 E. 2026/1229 K.
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Van İli'nde 2011 yılında meydan gelen depremde Van İli, Tuşba İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan konutun yıkılması sonucu, 7269 sayılı Kanun uyarınca kardeşi ile birlikte hak sahibi olan davacının, iki yıl içinde konut yapımına başlamaması nedeniyle yatırım programından çıkarılarak hak sahipliğinin sona erdiğine ilişkin ... Başkanlığı'nın ....tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 7269 sayılı Kanun'un 40. maddesine göre konut veya iş yeri yapımı için yatırım programına alınan kişilerin, hak sahipliği kararından sonra iki yıl içerisinde inşa faaliyetlerine başlamalarının zorunlu olduğu, mücbir sebep hali bulunmadıkça ya da böyle bir sebep ortadan kalktıktan sonra makul süre içinde yapım sürecine başlanmaması durumunda, yatırım programından çıkarılacağı ve hak sahipliğinin kendiliğinden sona ereceği, uyuşmazlıkta ise; yer seçimi işleminin 2014 yılında yapıldığı ve aradan geçen uzun süreye rağmen herhangi bir inşaat faaliyetine başlanılmadığı, davacı tarafından ileri sürülen aile içi anlaşmazlığın ise somut bir mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği, dolayısıyla davacının yükümlülüklerini yerine getirmediği, bu nedenle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; davalı idare tarafından, davacıya hak sahipliği tanındığı hâlde iki yıl içinde konut yapımına başlanılmadığı gerekçesiyle hak sahipliği iptal edilip buna ilişkin iş ve işlemler yatırım programından çıkarılmış ise de, hak sahipliği tanındığı ve iki yıl içinde konut yapımına başlanılması gerektiğine ilişkin herhangi bir resmî yazının davacıya usûlüne uygun olarak tebliğ edildiği hususu davalı idarece ispatlanamadığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, davacının istinaf talebinin kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından; 2011 yılında Van İli'nde meydana gelen deprem sonrasında zarar gören taşınmazlar nedeniyle hasar tespit raporları düzenlenerek, hak sahipliklerinin tespit edildiği, babalarından kalan dava konusu taşınmaz nedeniyle davacının kardeşi ...'ın hak sahibi kabul edildiği, daha sonra davacının açtığı dava sonrasında davacı ile dava dışı ...'ın müşterek hak sahibi kabul edilerek yer teslimi yapıldığı, ancak mevzuat gereğince yer tesliminden sonra iki yıl içinde inşaata başlanılmaması nedeniyle afetzedenin hak sahibi kabul edilerek borçlandırılmasının mümkün olmadığı iddia edilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının Dairemiz kararında belirtilen gerekçe ile onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Van İli'nde 2011 yılında meydan gelen depremde Van İli, Tuşba İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan konutun yıkılması sonucu, 7269 sayılı Kanun uyarınca kardeşi ile birlikte hak sahibi olan davacının, iki yıl içinde konut yapımına başlamaması nedeniyle yatırım programından çıkarılarak hak sahipliğinin sona erdiğine ilişkin ... Başkanlığı'nın... tarih ve ... sayılı işleminin tesis edilmesi üzerine, bakılmakta olan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 29. maddesinin 1. fıkrasında; Yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan binalarla imar planları gereğince kamulaştırılmasında zorunluluk bulunan yerlerdeki binalarda oturan ailelere hak sahibi olmak şartıyla konut yaptırılır veya kredi verilir. hükmüne, 30. maddesinde; İştirak veya müşterek mülkiyet halinde bulunan bina için hissedarlarına bu kanun hükümlerinden faydalanılarak yine aynı şekilde hisseli olmak üzere yalnız bir bina yaptırılır. Ancak, yıkılan, yanan, ağır hasara uğrayan, yahut afetle ilgili kamulaştırma dolayısiyle yıktırılması gereken yerlerdeki binalarla, afete uğrayabilecek bölgelerdeki binalarda, birden fazla aile ikamet ettiği takdirde, her aile bu kanun hükümlerinden ayrı ayrı faydalanabilirler. hükmüne, 40. maddesinin 1. fıkrasında; Bu Kanuna göre arsa olarak dağıtılan veya üzerinde bina inşa edilen taşınmaz mallar, hak sahiplerine borçlandırma senetleri imza ettirilmek sureti ile verilir. Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca o yerde borçlandırmanın ilanı tarihinden itibaren Bakanlıkça kabul edilebilir mazereti dışında 2 ay içerisinde borçlanmalarını yapmayanlarla, borçlanmasını yapmış olmasına rağmen binayı Bakanlıkça mahallinde yaptırılacak duyurudan itibaren 45 gün içinde teslim almayanların hak sahipliği kendiliğinden sona erer. hükmüne, aynı maddenin 8. fıkrasında; Evini yapana yardım yöntemi ile konut veya işyerinin yapımı için yatırım programında yılı ödeneği ayrılan hak sahiplerinden, 29 uncu maddeye göre yürürlüğe konulan yönetmelikte belirtilen mücbir sebeplerin dışında mazereti olmadan iki yıl içinde konut veya işyerlerinin inşaatına başlamayanlar ile mücbir sebep kapsamında mazereti bulunanlardan mücbir sebebin ortadan kalktığı tarihten itibaren kırkbeş gün içinde inşaatına başlamayanların veya ayrılan ödeneğinin bir kısmını kullandıktan sonra inşaatına devam etmeyen hak sahiplerinin, konutlarının veya işyerlerinin yapımı yatırım programından çıkarılır ve hak sahipliği kendiliğinden sona erer. hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; genel hayata etkili afetlerde yıkılan, yanan veya ağır hasara uğrayan veya uğraması muhtemel olan taşınmaz mülk sahiplerine yeni bina yapılması, hazır konut verilmesi veya kredi desteği sağlanması şeklinde yardım yapılabileceği, bunun için öncelikle hak sahipliği tespitinin yapılarak, bu hak sahiplerine borçlandırma senetleri imzalatılması, borçlandırma senedi imzasının ise borçlandırma ilanından itibaren 2 ay içerisinde yapılması, söz konusu ilandan itibaren iki ay içerisinde borç senedi imzalanmaması ve evini yapana yardım (kredi desteği) yöntemi ile konut yapacak hak sahiplerinin ise iki yıl içinde inşaata başlamamaları halinde hak sahipliğinin sona ereceği anlaşılmaktadır.
Van İli, Tuşba İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazda bulunan konutun 2011 yılında Van İli'nde meydan gelen depremde hasar görmesi nedeniyle davacının kardeşi ... Van Valiliği Mahalli Hak Sahipliği İnceleme Komisyonu'nun 10/04/2012 tarihli kararı ile hak sahibi kabul edilerek, 02/11/2012 tarihinde yer teslimi yapılmıştır.
Davacının; kardeşi ...'ın hak sahibi olarak kabul edildiği söz konusu taşınmazın babasından kaldığı ve kendisinin de hak sahibi olarak kabul edilmesi gerektiği iddiası ile açtığı davada, .... İdare Mahkemesi tarafından verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararı üzerine, Van Valiliği Mahalli Hak Sahipliği Ek Komisyonu'nun 27/09/2014 tarihli kararı ile söz konusu taşınmaz üzerinde davacı ile kardeşi ...'ın müşterek hak sahibi olduğuna karar verilmiştir.
Bunun akabinde; yer teslimi yapılarak, gereğinin yapılması hususunda davalı idareye 24/10/2014, 21/06/2022 ve 08/03/2023 tarihli dilekçeler ile davacı tarafından başvurular yapılmışsa da, davalı idare tarafından; iki yıl içinde konut yapımına başlanılmadığı gerekçesiyle yatırım programından çıkarılarak hak sahipliğinin sona erdiğine ilişkin dava konusu işlem tesis edilmiştir.
Olayda; dava konusu taşınmaz nedeniyle öncelikle davacının kardeşi ...'ın hak sahibi olarak kabul edildiği ve bu kişiye 02/11/2012 tarihinde yer teslimi yapıldığı, bütün bu gelişmelerden sonra davacının açtığı dava sonucunda 27/09/2014 tarihinde davacının da aynı taşınmazda müşterek hak sahibi olduğuna dair komisyon kararı alındığı, hak sahibi olan davacının; kardeşi ile aralarında husumet olduğu ve kardeşinin kendi imkanları ile konut yaptığı, bu nedenle kendisine yer teslimi yapılarak, hak sahipliği kararının gereğinin yerine getirilmesi talebiyle yaptığı 24/10/2014, 21/06/2022 ve 08/03/2023 tarihli başvuruların sonuçsuz kaldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; yukarıda belirtildiği üzere 7269 sayılı Kanun gereğince hak sahibi kabul edilen davacı hakkında yapılması gereken süreçlerin idare tarafından yerine getirilmediği ve davacının başvurularının sonuçsuz bırakıldığı anlaşıldığından, temyize konu İdare Dava Dairesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/03/2026 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.
Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.
© 2017- 2026
Maya Avukatlık Bürosu.
Tüm hakları saklıdır.


