
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin güncel içtihadı ışığında yoksulluk nafakasının şartları, sosyal-ekonomik araştırmanın kapsamı ve kanun yolu aşamalarında —istinaf ile temyiz— nafakanın nasıl değerlendirildiği.
📋 İçindekiler
Yoksulluk nafakası (spousal support / alimony), Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 175. maddesi uyarınca boşanma sonucunda ekonomik güçlüğe düşen eş lehine hükmedilen periyodik bir destek ödentisidir. Türk aile hukukunun en çok tartışılan kurumlarından biri olan bu nafaka türü, boşanmanın yarattığı ekonomik dengesizliği gidermeye yönelik tasarlanmıştır.
Temel ilke şudur: Boşanma sonucunda yoksulluğa düşecek olan taraf, daha az ya da eşit derecede kusurlu olmak koşuluyla karşı taraftan yoksulluk nafakası talep edebilir. Bu nafaka hem kadın hem erkek tarafından istenebilmekle birlikte, uygulamada ağırlıklı olarak düşük gelirli ya da ev hanımı konumundaki kadın tarafından talep edilmektedir.
ℹ️ Yasal Dayanak: TMK m. 175
"Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz."
Kanun nafakayı süresiz olarak tanımlamış olsa da bu, sonsuza dek değişmeyeceği anlamına gelmez. TMK m. 176/4 uyarınca tarafların ekonomik koşullarının değişmesi halinde nafakanın kaldırılması veya miktarının yeniden belirlenmesi mahkemeden talep edilebilir.
Mahkemelerin yoksulluk nafakasına hükmedebilmesi için şu koşulların bir arada gerçekleşmesi gerekir:
⚠️ Kritik Uyarı: Nafaka Talep Edilmeden Bağlanmaz
Yoksulluk nafakası mahkemece kendiliğinden hükmedilemez; talep şarttır. Boşanma davası sürerken talep edilmeyen nafaka, karar kesinleştikten sonra ayrı bir dava ile istenebilir; ancak bu durumda ispat yükü ve zamanaşımı açısından ciddi güçlükler doğabilir.
Nafaka taleplerinde yargılama sürecinin temel aşamalarından biri sosyal ve ekonomik durum araştırmasıdır. Aile mahkemesi bu araştırmayı ilgili ilçe adliyesi, kolluk veya muhtarlık aracılığıyla yaptırır. Araştırma tutanakları, nafaka kararının kurulmasında birincil dayanak belgelerden birini oluşturur.
Bu araştırmanın eksik ya da yetersiz kalması, üst mahkemelerce bozma sebebi olarak kabul edilmektedir. Araştırma ile gerçek ekonomik durumun örtüşmediğinin sonradan anlaşılması halinde karşı taraf bu tutarsızlığı kanun yolu aşamasında delil olarak ileri sürebilir.
Uygulamada sıkça karşılaşılan kritik bir sorun şudur: Nafaka talep eden eş, yargılama sırasında ya da karar kesinleşme aşamasında sigortalı bir işe başlamıştır. SGK e-devlet kayıtları artık mahkemelerin her an sorgulayabildiği resmi verilerdir.
SGK kaydının varlığı tek başına yoksulluk nafakasını ortadan kaldırmaz. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre mahkeme şu üç soruyu yanıtlamak zorundadır:
Yargıtay, SGK kaydının dosyada mevcut olmasına karşın bu üç soruyu yanıtlamaksızın nafaka hakkında hüküm kuran kararları "eksik inceleme" gerekçesiyle bozmaktadır. Sırf "çalışıyor" tespiti nafaka talebini sonlandırmaz; tüm koşullar bir arada değerlendirilmek zorundadır.
⚠️ Dikkat: İstinaf veya Temyiz Aşamasında Gelen SGK Kaydı
İlk karar aşamasında bilinmeyen ya da dosyaya girmeyen SGK kaydı, istinaf ya da temyiz dilekçesiyle sunulduğunda yeni bir delil niteliği taşır. Üst mahkeme bu kaydı re'sen nazara almak zorundadır. Bu durum hem nafaka isteyen hem de nafakaya itiraz eden taraf açısından kritik bir hukuki fırsata dönüşebilir.
Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), nafaka uyuşmazlıklarında ilk derece mahkemesinin kararını hem usul hem de esas yönünden denetler. HMK m. 355 uyarınca istinaf incelemesi kural olarak ileri sürülen istinaf sebepleriyle sınırlıdır; ancak eksik inceleme ve kamu düzenine ilişkin hallerde mahkeme re'sen harekete geçmek zorundadır.
ℹ️ Önemli Usul Kuralı
BAM, dosyada mevcut tüm belgeleri —hangi tarafça sunulmuş olursa olsun— değerlendirmekle yükümlüdür. İstinaf aşamasında sunulan SGK kaydını nazara almaksızın ilk kararı onayan BAM hükmü, Yargıtay tarafından bozma kararıyla sonuçlanabilir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, nafaka uyuşmazlıklarında temyiz denetimini esas olarak "yoksulluğa düşme" koşulunun eksiksiz araştırılıp araştırılmadığı üzerinden yürütmektedir.
✅ Emsal Kararın Özü: Yargıtay 2. HD — 23.02.2026
İlk derece sosyal-ekonomik araştırmasında geliri bulunmadığı tespit edilen, ancak istinaf aşamasında dosyaya giren SGK kaydında sigortalı olarak çalıştığı görülen eş lehine, bu yeni bilgi irdelenmeksizin yoksulluk nafakasına hükmedilmesi "eksik inceleme" sayılmıştır. Yargıtay; çalışmanın ne zaman başlandığının, gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığının ve tarafların ekonomik durumlarının yeniden usulünce araştırılmasını zorunlu kılmıştır.
✅ Hukuki Destek Almadan Adım Atmayın
Yoksulluk nafakası uyuşmazlıkları; sosyal-ekonomik araştırma, SGK sorgusu, istinaf ve temyiz aşamaları itibarıyla usul yoğun ve teknik bir süreçtir. Her somut olayın kendine özgü koşulları belirleyicidir. Maya Avukatlık Bürosu ile iletişime geçerek hukuki durumunuzu değerlendirebilirsiniz.
Çalışmak tek başına nafakayı engellemez. Belirleyici olan gelirin düzenli, sürekli ve yoksulluğu giderecek düzeyde olup olmadığıdır. Asgari ücretle çalışan, çocuk bakımı nedeniyle ek giderleri bulunan ya da kısa süreli istihdama sahip olan eş yoksulluk nafakasına hâlâ hak kazanabilir. Yargıtay, bu değerlendirmenin somut araştırmaya dayandırılması gerektiğini vurgular.
Sigortasız (kayıt dışı) çalışma, tanık beyanı, işyeri kayıtları veya banka hesap hareketleriyle ispat edilebilir. Mahkeme bu durumu sosyal-ekonomik araştırma çerçevesinde değerlendirerek nafaka talebini reddedebilir ya da miktarı indirebilir.
Evet. TMK m. 176/4 uyarınca nafaka alacaklısının ekonomik durumunun değişmesi halinde nafakanın kaldırılması veya azaltılması davası açılabilir. SGK sigortalılık kaydı bu davada en güçlü delillerden biridir.
Evet. BAM kararına karşı Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunulabilir. Temyiz dilekçesi kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde verilmelidir (HMK m. 361). Bu süre hak düşürücü nitelikte olduğundan kaçırılması durumunda karar kesinleşir ve temyiz yolu kapanır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi | 23.02.2026 T. | 2025/7435 E. | 2026/1998 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın vekili tarafından kusur belirlemesi, vekâlet ücreti, ziynet alacağı davasının reddi, manevî tazminat miktarı ve karşı davanın kabulü yönünden; davalı-karşı davacı erkek vekili tarafından asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi, kadın lehine tazminata hükmedilmesi ve miktarı, nafakaya hükmedilmesi, manevî tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilmiş olup, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve delillerin takdirinde hata görülmemesine göre davacı-karşı davalı kadın vekilinin tüm, davalı-karşı davacı erkek vekilinin ise aşağıdaki paragrafın dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için nafaka talep edenin boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceğinin belirlenmesi gerekir. İlk Derece Mahkemesince yaptırılan sosyal ve ekonomik durum araştırması tutanaklarında kadının ev hanımı olduğu, ilkokul mezunu olduğu, evli ve 2 çocuğunun olduğu, gelirinin olmadığı, kira gelirinin olmadığı, adına kayıtlı menkul ya da gayrimenkul olmadığını, ikamet adresinde annesi babası ve kardeşleriyle kaldığını, bakmakla yükümlü olduğu çocuklarının bulunduğu, ikamet ettiği konut babasına ait olduğu tespit edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kadının boşanmakla yoksulluğa düşecek olması gerekçesiyle davacı-karşı davalı kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince yoksuluk nafakası yönünden erkeğin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Mahkemece tarafların dosya içerisindeki sosyal ekonomik durumları değerlendirilerek kadının yoksulluk nafakası isteminin kabulüne hükmedilmiş ise de; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dosya arasına alınan SGK kaydına göre kadının sigortalı olarak çalıştığı tespit edilmiştir.
Davalı-karşı davacı erkek vekilinin temyiz dilekçesi ile kadının çalıştığı iddiası ve dosyadaki SGK kaydında da kadının sigortalı olarak çalıştığının göründüğü dikkate alınmak suretiyle Bölge Adliye Mahkemesince tarafların yeniden usulünce sosyal ve ekonomik durumlarının etraflıca araştırılarak, kadının çalışıp çalışmadığı, çalıştığının tespit edilmesi halinde, ne zamandan itibaren çalıştığı, çalışması karşılığında elde ettiği gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığı, tarafların gelirlerinin birbirlerine denk olup olmadığı tespit edilerek sonuca göre kadının yoksulluk nafakası talebi hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası yönünden erkek yararına BOZULMASINA,
2. Davalı-karşı davacı erkek vekilinin sair, davacı-karşı davalı kadın vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının ...'ya yükletilmesine,
Temyiz peşin harcının istek halinde yatıran ...'ya geri verilmesine,
Dosyanının ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.
Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.
© 2017- 2025
Maya Avukatlık Bürosu.
Tüm hakları saklıdır.


