Ana Sayfa / Emsal Kararlar

Yayınlar

Emsal Kararlar

Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.

Boşanma Davasında Gizli Ses Kaydı Geçerli mi? Eve Dinleme Cihazı Koymanın Kusura Etkisi

Boşanma Davasında Gizli Ses Kaydı Geçerli mi? Eve Dinleme Cihazı Koymanın Kusura Etkisi

Evlilik birliğinde güven sarsıldığında, eşlerden biri sadakatsizlik şüphesini ispatlamak için ses kaydına başvurabilir. Eve gizlice yerleştirilen bir kayıt cihazı ya da eşin haberi olmadan alınan konuşma kayıtları ilk bakışta güçlü bir delil gibi görünür. Oysa delilin ne içerdiği kadar nasıl elde edildiği de belirleyicidir.

Yargıtay uygulamasında eşin haberi olmadan dinleme cihazıyla yapılan ses kayıtları hukuka aykırı delil sayılmakta ve boşanma davasında kusur belirlemesine esas alınmamaktadır. Aşağıda konu; kusur, tazminat ve nafaka boyutlarıyla birlikte ele alınmaktadır.

💡 Kısa Cevap

Eşin haberi olmadan, özellikle eve gizlice yerleştirilen dinleme cihazıyla alınan ses kayıtları hukuka aykırı delil sayılır. Mahkeme bu kayıtları kusur belirlemesinde dikkate almaz. Her somut olay kendi koşullarında değerlendirilir.

Boşanma Davasında Gizli Ses Kaydı Geçerli mi?

Kısa cevap: Eşin rızası ve bilgisi dışında, özellikle konutta gizlice yerleştirilen cihazla alınan ses kayıtları genellikle geçerli delil sayılmaz.

Genel kural açıktır: hukuka aykırı yoldan elde edilen delil, mahkemece hükme esas alınamaz. Gizli ses kaydı da eşin özel hayatına müdahale niteliği taşıdığı için bu kapsamda incelenir. Kaydın içeriği ne kadar çarpıcı olursa olsun, elde ediliş biçimi hukuka aykırıysa içerik değerlendirme dışı kalır.

Hukuka aykırılık değerlendirmesinde şu hususlar öne çıkar:

  • Kaydın hangi yöntemle ve kim tarafından alındığı
  • Kaydedilen kişinin kayıttan haberdar olup olmadığı
  • Cihazın konutta gizlice bulundurulup bulundurulmadığı
  • Kaydın özel hayat alanına giren konuşmaları içerip içermediği

⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus

Delil ikna edici görünse bile hukuka aykırı elde edilmişse mahkeme tarafından değerlendirme dışı bırakılır. Üstelik delili toplayan eş, ayrıca ceza soruşturmasıyla karşılaşabilir.

Hukuka Aykırı Delil Nedir, Mahkeme Ne Yapar?

Kısa cevap: Hukuka aykırı delil, kanuna veya temel haklara aykırı yöntemle elde edilen delildir ve mahkeme bu delile dayanarak hüküm kuramaz.

Anayasa'nın 38. maddesinin altıncı fıkrası, kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulguların delil olarak kabul edilemeyeceğini düzenler. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 189. maddesinin ikinci fıkrası da hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağını belirtir. Kavramın genel çerçevesi için hukuka aykırı delil yazısı incelenebilir.

Gizli Dinleme Cihazı Eve veya araca eşin haberi olmadan yerleştirilen cihazla alınan kayıtlar.
Telefona İzinsiz Erişim Eşin telefonuna rızası dışında girilerek elde edilen mesaj ve görüntüler.
Gizli Görüntü Kaydı Özel yaşam alanında rıza olmaksızın alınan kamera kayıtları.

Eşin telefonundan izinsiz elde edilen bilgi ve belgelerin delil değeri de benzer ilkelerle incelenir. Bu konuda telefondan elde edilen delillerin hükme esas alınamaması başlıklı değerlendirme ayrıca okunabilir. Hukuka uygun yöntemle elde edilen deliller ise mahkemece değerlendirilir; bunlara ilişkin örnekler için hukuka uygun delil yazısına bakılabilir.

Eve Dinleme Cihazı Koymak Suç mu?

Kısa cevap: Başkalarının konuşmalarını rızası olmadan kayda almak, Türk Ceza Kanunu kapsamında suç oluşturabilir.

Anayasa'nın 20. ve 22. maddeleri özel hayatın gizliliğini ve haberleşme hürriyetini güvence altına alır. Bu korumanın ceza hukukundaki karşılıkları şunlardır:

  • TCK m.132: Haberleşmenin gizliliğini ihlal
  • TCK m.133: Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması
  • TCK m.134: Özel hayatın gizliliğini ihlal

Bu nedenle gizli kayıt, yalnızca delil olarak değer kaybetmez; kaydı alan kişi bakımından cezai sorumluluk riski de doğurur. Delil toplama amacı, bu yöntemi tek başına hukuka uygun hale getirmez.

ℹ️ Ayrım Önemli

Kişinin kendisinin katıldığı bir konuşmayı kaydetmesi, kaydın amacı ve olayın koşullarına göre ayrıca değerlendirilen farklı bir meseledir. Her kayıt aynı sonucu doğurmaz.

Gizli Ses Kaydı Kusuru, Tazminatı ve Nafakayı Nasıl Etkiler?

Kısa cevap: Hukuka aykırı kayıt dikkate alınmadığında, iddia edilen kusur ispatsız kalabilir; bu durum tazminat ve nafaka sonuçlarını doğrudan etkiler.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle boşanma, Türk Medeni Kanunu'nun 166. maddesinin birinci fıkrasına dayanır. Mahkeme tarafların kusur durumunu belirlerken, iddia eden tarafın ispat yükünü (TMK m.6) dikkate alır. Kusuru gösterecek tek delil hukuka aykırı bir kayıtsa, o iddia ispatlanmamış sayılabilir.

Kusur Belirlemesi Hukuka aykırı kayıt dışarıda bırakılır; kusur, kalan hukuka uygun delillere göre belirlenir.
Maddi ve Manevi Tazminat Kusursuz veya daha az kusurlu eş, TMK m.174 uyarınca tazminat isteyebilir. Kusur dağılımı sonucu belirler.
Tedbir ve Yoksulluk Nafakası Tedbir nafakası dava süresince (TMK m.169), yoksulluk nafakası ise kusuru daha ağır olmayan eşe (TMK m.175) söz konusu olur.

Sonuç olarak gizli kayıt, kaydı sunan eşin lehine değil, aleyhine de sonuç doğurabilir. Karşı tarafın kusuru ispatlanamazsa, hükmedilecek tazminat ve nafaka talepleri de zayıflar. Karşı tarafın kendi kusurlu davranışları (örneğin hakaret) ise hukuka uygun delillerle ayrıca ortaya konulabilir.

Aldatma İddiası Hangi Delillerle İspatlanır?

Kısa cevap: Hukuka uygun yöntemle elde edilen tanık beyanları, yazışmalar ve resmî kayıtlarla ispat mümkündür.

Gizli kayıt dışarıda kaldığında bile ispat yolları kapanmaz. Sıkça başvurulan hukuka uygun deliller şunlardır:

  • Olayı doğrudan gören ya da bilen tanıkların beyanları
  • Hukuka uygun biçimde elde edilen yazışma ve belgeler
  • Mahkemece ilgili kurumlardan istenebilen resmî kayıtlar
  • Gerekli hallerde bilirkişi incelemesi

⏳ Önemli Süre

Zina sebebiyle boşanma davası, boşanma sebebinin öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde ve her halde zina fiilinin üzerinden 5 yıl geçmeden açılmalıdır (TMK m.161). Affeden eşin dava hakkı yoktur. Süreler hak düşürücü niteliktedir.

Delil Toplamadan Önce Nelere Dikkat Edilmeli?

Kısa cevap: Delil, toplanmadan önce hukuka uygunluk yönünden değerlendirilmeli; gizli kayıt ve izinsiz erişim yöntemlerinden kaçınılmalıdır.

1
Hukuka uygunluk kontrolü: Yöntemin özel hayatın gizliliğine müdahale edip etmediği önceden değerlendirilmelidir.
2
Gizli yöntemlerden kaçınma: Dinleme cihazı, gizli kamera ve telefona izinsiz erişim hem delilin değerini düşürür hem cezai risk doğurur.
3
Hukuka uygun delillere yönelme: Tanıklar, resmî kayıtlar ve rızaya dayalı belgeler dava dilekçesinde bildirilmelidir.
4
Süreleri takip etme: Zina sebebiyle açılacak davada 6 aylık ve 5 yıllık hak düşürücü süreler gözden kaçırılmamalıdır.
5
Uzman değerlendirmesi: Elde bulunan kayıt ve belgelerin kullanılabilirliği, dava açılmadan önce bir aile hukuku avukatıyla gözden geçirilmelidir.

Sıkça Sorulan Sorular

Eşimin haberi olmadan aldığım ses kaydı boşanma davasında delil olur mu?

Eve gizlice yerleştirilen cihazla veya eşin bilgisi dışında alınan kayıtlar hukuka aykırı delil sayılır. Mahkeme bu kayıtları kusur belirlemesinde dikkate almaz.

Eve ses kayıt cihazı koymak suç mu?

Haberleşmenin gizliliğini ihlal (TCK m.132), konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması (TCK m.133) ve özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m.134) suçları kapsamında değerlendirilebilir.

Ses kaydı hukuka aykırı sayılırsa dava sona erer mi?

Hayır. Dava devam eder; mahkeme yalnızca hukuka aykırı delili dışarıda bırakır ve kusuru diğer hukuka uygun delillere göre belirler.

Hukuka aykırı delil kusur, tazminat ve nafakayı nasıl etkiler?

Karşı tarafın kusuru ispatlanamazsa, bu kusura dayanan tazminat ve nafaka talepleri de zayıflar. Kusurun kimde ağır olduğu bu taleplerin sonucunu doğrudan belirler.

Aldatma iddiası ses kaydı olmadan nasıl ispatlanır?

Tanık beyanları, hukuka uygun elde edilmiş yazışma ve belgeler ile mahkemece istenen resmî kayıtlar kullanılabilir. Delillerin dava dilekçesinde zamanında bildirilmesi önemlidir.

Zina sebebiyle boşanma davası ne zaman açılmalıdır?

Boşanma sebebinin öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde ve her halde zina fiilinin üzerinden 5 yıl geçmeden açılmalıdır (TMK m.161).

✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?

Gizli ses kaydı veya izinsiz elde edilmiş delil, boşanma davasında kusur, tazminat ve nafaka sonuçlarını belirleyebilecek önemde bir sorundur. Elinizdeki delillerin kullanılabilir olup olmadığı dava açılmadan önce değerlendirilmelidir. Maya Avukatlık Bürosu'na iletişim sayfası üzerinden ulaşabilir, dosyanızı bu sayfadan iletebilirsiniz.

Emsal Yargıtay Kararı

2. Hukuk Dairesi 2023/5000 E. , 2024/3524 K.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2020/1242 E., 2023/360 K.

KARAR : Başvurunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 6. Aile Mahkemesi

SAYISI : 2018/486 E., 2020/137 K.

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin ilgili hükümlerinin kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA,

Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; davalının evlilik birliği içerisinde kendisine yüklemiş olduğu sorumluluğu ve ödevleri yerine getirmeyerek eşine karşı saygısızca davranmaya başladığını, hiç haber vermeden sık aralıklarla evden ayrılırak bir yerlere gittiğini, müvekkiline "sen bana karışamazsın" dediğini, davalının olumsuz ve gerçek dışı söylemlerle oğullarını kendisine karşı düşman ettiğini, müvekkiline karşı sık sık "seni istemiyorum, seninle ilişki yaşamam, benim kıymetimi bilen biliyor, sen erkek misin" şeklinde sözler söylediğini, eve yerleştirdiği ses kayıt cihazı ile ortak çocuklarının annesini gece geç saatlerde whatsapp üzerinden bir başka erkekle mesajlaşırken yakaladığını belirterek tarafların evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanmalarına, 50.000,00 TL maddî, 30.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir

II. CEVAP:

Davalı kadın vekili cevap dilekçesinde özetle; erkeğin dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların hiçbirisinin doğru olmadığını, davacının evliliklerinin ilk yılından itibaren büyük miktarda ve her yere borçlandığını, yaklaşık 13 ay önce haber vermeden ortak evde bulunan en temel ev eşyalarını da alarak evi terk ettiğini, başka bir kadınla yaşadığını, son olarak müvekkilinin ve ortak çocuğunun yaşadığı eve ait doğalgaz ve su aboneliklerini de hiçbir bildirimde bulunmadan kapattırdığını, tehdit, hakaret, şantaj eylemlerinin devam ettiğini, belirterek tarafların boşanmalarına, aylık 750,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 25.000,00 TL maddî, 25.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davacı, davalı kadının başka bir erkekle görüştüğünü, bunu eve dinleme cihazı yerleştirerek tespit ettiğini beyan ederek ceza dosyalarını ve bu dosyalara sunduğu ses kaydını delil olarak bildirmişse de, uyap sistemi üzerinden tespit edilen Küçükçekmece Cumhuriyet Savcılığının 2018/42172 soruşturma sayılı dosyası istenmiş, ilgili savcılık dosyasına da delil olarak bildirilen davalı ve çocuğunun telefon konuşmalarına ilişkin ses kayıtlarının kişilerin haberi olmaksızın dinleme cihazı ile yapılan ses kayıtları olup hukuka aykırı delil niteliğinde olduğu bu sebeple kusur belirlemesinde dikkate alınamayacağı değerlendirilerek, dinlenen davacı tanıklarının beyanlarından davalı kadının davacının işyerine gelerek üçüncü kişilerin de duyacağı şekilde davacıya "şerefsiz, namussuz" şeklinde bağırdığı, davacının da davalının kendisini aldattığı yönünde üçüncü kişilere söz söyleyerek davalı hakkında dedikodu oluşmasına sebebiyet verdiği, davacının eşini aldattığı hususunu tanık olarak dinlenen tarafların ortak çocuğuna itiraf edip "erkek adam her zaman yapar ama kadın yapamaz" dediği, davacının davalıyı darp ettiği, ceza dava dosyasında davacıya amcası aracılığıyla "bu işin sonu kötü bitecek iyi şeyler olmayacak" diyerek tehditte bulunduğu; boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, kadın yararına aylık 500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, koşulları oluştuğundan 15.000,00 TL maddî, 10.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı erkek istinaf dilekçesinde özetle; ses kayıt cihazının eve yerleştirmesinde özel hayatın gizliğini ihlal oluşmayacağını, bu sebeple kadının sadakatsiz olduğunun anlaşıldığını, kadının karşı dava açmadan fer'î taleplerde bulunmayacağını belirterek kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve nafakalar yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ses kaydının hukuka aykırı delil olduğuna dair gerekçenin yerinde olduğu, istinaf edilmeyerek kesinleşen kadının hakaret eylemi dışında başkaca kusurlu bir davranışının ispat edilemediği gerekçesiyle erkeğin kusura, kadın lehine hükmedilen tazminatlara ve nafakalara yönelik istinaf başvurusunun reddine, ancak erkeğin maddî ve manevî tazminat talepleri hakkında olumlu olumsuz karar verilmemesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bu yöne ilişkin istinaf talebinin kabulüne, bu konuda yeniden esas hakkında hüküm tesisine, erkeğin maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı erkek vekili temyiz dilekçesinde özetle; ses kayıtlarının hukuka aykırı delil kabul edilmesinin hatalı olduğunu, tazminat taleplerinin haksız bir şekilde reddinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kusur belirlemesi, tazminat ve nafakalar yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacı erkeğin sunduğu ses kayıtlarının hukuka aykırı delil kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği, bu noktadan hareketle kusur belirlemesinin ve kadın yararına hükmedilen nafaka ve tazminatların kabulü ile erkeğin tazminat taleplerinin reddinin doğru olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun), 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi, 6 ncı maddesi, 166 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı erkek vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa veya avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz. Her somut olay kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Lütfen hukuki adımlar atmadan önce uzman bir avukata danışınız.

Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.

Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.

 

Maksimum dosya boyutu (Mb): 2