Ana Sayfa / Emsal Kararlar

Yayınlar

Emsal Kararlar

Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Belirlenmeyen İştirak Nafakası Sonradan İstenebilir mi?

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Belirlenmeyen İştirak Nafakası Sonradan İstenebilir mi?

Anlaşmalı boşanma, eşlerin uzun bir yargılamaya girmeden yollarını ayırmasını sağlar. Protokol imzalanır ve çoğu zaman tek duruşmada boşanma kararı verilir. Ancak hızlı ilerleyen bu süreçte çocuğun nafakası ya hiç yazılmaz ya da “okul masraflarını baba karşılayacak” gibi sınırları çizilmemiş cümlelerle geçiştirilir. Aradan birkaç yıl geçtiğinde okul ücretleri artar, ihtiyaçlar büyür ve çocuğa bakan ebeveyn yükün büyük kısmını tek başına taşıdığını görür.

Bu noktada bilinmesi gereken temel kural şudur: iştirak nafakası çocuğa ait bir haktır ve anne babanın kendi aralarındaki anlaşmayla ortadan kaldırılamaz. Protokolde nafaka belirlenmemiş, belirsiz bırakılmış ya da “nafaka istenmeyecek” denmiş olsa bile çocuk için sonradan iştirak nafakası davası açılabilir. Aşağıda hangi durumlarda dava açılabileceğini, okul ve sigorta giderlerinin nasıl değerlendirildiğini ve sürecin nasıl işlediğini bulabilirsiniz.

Protokolde İştirak Nafakası Hiç Yazılmadıysa Ne Olur?

Çocuk için sonradan ayrı bir dava açılarak iştirak nafakası istenebilir. Türk Medeni Kanunu'nun 182/2. maddesi, velayet kendisine verilmeyen anne veya babayı çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmakla yükümlü tutar. Bu yükümlülüğün kaynağı protokol değil, anne babalık ilişkisinin kendisidir (TMK m.327). Boşanma kararında nafakaya yer verilmemiş olması, bu yükümlülüğü sona erdirmez.

Protokollerde Nafaka Neden Boş Kalıyor?

Uygulamada nafakanın protokole hiç girmemesi ya da eksik girmesi oldukça yaygındır. En sık görülen sebepler şunlardır:

  • Boşanmanın bir an önce bitmesi için nafaka konusunun ertelenmesi
  • Nafaka yerine ev, araç veya eşya gibi tek seferlik paylaşımların kararlaştırılması
  • Çocuk küçükken giderlerin düşük görülmesi ve konunun “ileride konuşuruz” diye bırakılması
  • Aylık bir tutar yerine yalnızca okul, servis veya sigorta ödemelerinin sayılması

Anlaşmalı boşanmada hâkim, protokolü onaylamadan önce çocuğun menfaatine uygun olup olmadığını denetler ve gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir (TMK m.166/3). Boşanmanın sonuçlarına ilişkin anlaşmalar da ancak hâkimin onayıyla geçerlilik kazanır (TMK m.184/5). Ne var ki bu denetim, boşanma anındaki tabloya göre yapılır. Çocuğun yıllar içinde büyüyen ihtiyaçları, onaylanmış bir protokolle kalıcı olarak dondurulamaz.

ℹ️ Dava Açmak İçin Süre Sınırı Var mı?

İştirak nafakası davası için kanunda öngörülmüş bir hak düşürücü süre yoktur; dava çocuk ergin oluncaya kadar açılabilir. Ancak nafaka kural olarak dava tarihinden itibaren hükmedilir. Davayı açmadan geçen aylar için sonradan nafaka istenemez.

“Nafaka İstemiyoruz” Maddesi Çocuğun Hakkını Ortadan Kaldırır mı?

Hayır. Protokollerde sıkça görülen “taraflar birbirlerinden iştirak nafakası talep etmeyecektir” ya da “nafakadan gayrikabili rücu feragat ederiz” gibi maddeler çocuğu bağlamaz. İştirak nafakası eşlerin değil, çocuğun hakkıdır. Velayeti kullanan anne veya baba, çocuğa ait bu haktan onun adına kalıcı olarak vazgeçemez. Yargıtay uygulaması da bu yöndedir; çocuğun üstün yararı, ebeveynler arasındaki pazarlığın önünde tutulur.

Bu kuralı eşin kendisi için istediği nafaka ve tazminatlarla karıştırmamak gerekir:

Yoksulluk Nafakası Eşin kendi hakkıdır. Protokolde açıkça vazgeçilmişse kural olarak sonradan istenemez.
Maddi ve Manevi Tazminat Eşin kendi hakkıdır. Anlaşmalı boşanmada vazgeçilen tazminat kural olarak sonradan talep edilemez.
İştirak Nafakası Çocuğun hakkıdır. Vazgeçme beyanı çocuğu bağlamaz; ihtiyaç doğduğunda çocuk adına dava açılabilir.

⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus

Vazgeçme beyanının çocuğu bağlamaması, geçmiş yıllar için toplu nafaka istenebileceği anlamına gelmez. Sonradan açılan davada iştirak nafakası kural olarak dava tarihinden başlar. Bu nedenle ihtiyacın ortaya çıktığı anda harekete geçmek önem taşır.

Okul, Servis ve Sigorta Giderleri Nafaka Yerine Geçer mi?

Bu giderler iştirak nafakasından ayrı bir borç değildir; nafakanın içinde yer alır. Yargıtay'a göre iştirak nafakası yalnızca beslenme ve barınma gibi temel ihtiyaçları değil; giyim, sağlık, eğitim, öğretim, harçlık, ulaşım, dinlenme, sosyal ve kültürel ihtiyaçları da kapsar. Çocuğun yaşı ve eğitim dönemiyle birlikte ortaya çıkan diğer zorunlu giderler de bu kapsama girer.

Bu nedenle protokolde “babanın özel okul, servis ve kıyafet giderlerini karşılaması nafaka yerine geçer, ayrıca nakdi nafaka ödenmez” şeklinde bir düzenleme bulunması, sonradan iştirak nafakası istenmesine engel olmaz. Böyle bir madde, çocuğun ihtiyaçlarının yalnızca bir bölümünü karşılar ve zamanla yetersiz kalabilir.

Mahkeme Bu Giderleri Nasıl Ele Alır?

Mahkeme, protokoldeki okul, kıyafet ve sigorta kalemlerini olduğu gibi bırakıp üzerine ayrıca bir nafaka eklemez. Bütün giderleri bir arada değerlendirerek velayeti almayan ebeveyn için “iştirak nafakası” adı altında tek bir aylık tutar belirler. Dava dilekçesinde talep nasıl adlandırılmış olursa olsun, hukuki nitelendirme hâkime aittir ve dilekçe bir bütün olarak değerlendirilir. Hâkim, davayı aydınlatma ödevi gereğince (HMK m.31) şu konuları araştırır:

  • Protokoldeki okul, kıyafet, sigorta ve eğitim giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı
  • Bu kalemler için istenen tutar ile aylık nafaka talebinin birlikte ne ettiği
  • Tarafların güncel gelirleri, ekonomik ve sosyal durumları
  • Çocuğun yaşı, devam ettiği okul ve bulunduğu eğitim dönemi
  • Okul ve sigorta şirketi gibi kurumlardan alınacak belge ve kayıtlar
Çocuğa Bakan Ebeveyn Açısından Protokolde yalnızca okul ve sigorta giderleri yazıyor olsa bile çocuğun tüm ihtiyaçlarını karşılayacak aylık bir iştirak nafakası istenebilir.
Nafaka Yükümlüsü Açısından Protokolle üstlenilen okul ve sigorta ödemeleri yeni tutarın içinde değerlendirilir. Aynı gider için ayrı ayrı borç kurulması Yargıtay tarafından isabetli görülmemektedir.

📌 Yargıtay'ın Güncel Yaklaşımı

Okul ücreti, kıyafet masrafı, sağlık sigortası poliçe bedeli ve eğitim giderleri iştirak nafakasının parçasıdır. Protokolde bu kalemler ayrı bir yükümlülük olarak düzenlenmişse mahkeme, hepsini kapsayacak ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde tek bir iştirak nafakası belirlemelidir. (Yargıtay 2. HD, 15.06.2026 T., 2025/8708 E., 2026/6569 K.)

Belirsiz Protokol Hükümleri Neden Sorun Çıkarır?

Tutarı ve sınırı belli olmayan bir yükümlülüğü uygulamak zordur. “Tüm okul masrafları”, “eğitim giderleri”, “gerekli harcamalar” gibi ifadeler bir rakam içermez. Okul değiştiğinde, ücretler arttığında ya da yeni bir gider kalemi ortaya çıktığında hangi ödemenin borç kapsamında kaldığı tartışma konusu olur. Sonuçta protokol, çözmesi beklenen uyuşmazlığın kaynağına dönüşür.

Belirsiz maddelerde en sık yaşanan sorunlar şunlardır:

  • Ödenmeyen tutarın icra takibinde hesaplanması güçleşir.
  • Okulun “ortak kararla” seçileceği yazıyorsa, anlaşmazlık hâlinde borç askıda kalır.
  • Kurs, etüt, yemek ve harçlık gibi kalemlerin kapsama girip girmediği tartışılır.
  • Düzenli bir aylık ödeme olmadığı için çocuğa bakan ebeveynin bütçe planlaması zorlaşır.

Belli bir tutara bağlanmış iştirak nafakasında tablo çok daha nettir. Ödenmeyen aylar ilamlı icra yoluyla takip edilebilir. Nafaka kararına uymayan borçlu hakkında İcra ve İflas Kanunu'nun 344. maddesi uyarınca şikâyet yoluna gidilebilir ve üç aya kadar tazyik hapsi gündeme gelir. Yargıtay da sınırları belirsiz, uygulamada tereddüt yaratacak ayrı ödeme yükümlülükleri yerine tüm giderleri kapsayan tek bir nafaka belirlenmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

💬 Protokolünüzdeki Madde Belirsiz mi?

Protokolünüzdeki nafaka veya gider maddesinin nasıl yorumlanacağından emin değilseniz, protokolü ve boşanma kararını iletişim sayfası üzerinden göndererek değerlendirme talep edebilirsiniz.

Sonradan Açılan Davada Nafaka Miktarı Nasıl Belirlenir?

Kanunda sabit bir oran veya tablo yoktur. TMK m.330'a göre nafaka; çocuğun ihtiyaçlarına, anne ve babanın hayat koşullarına ve ödeme güçlerine göre belirlenir. Çocuğun varsa kendi geliri de hesaba katılır. Unutulmamalıdır ki iştirak nafakası çocuğun bütün masrafları değil, velayeti almayan ebeveynin bu masraflara gücü oranında katılma payıdır. Çocuğa bakan ebeveyn de kendi imkânları ölçüsünde katkı sunar.

Çocuğun İhtiyaçları Yaş, okul türü, sağlık durumu ve düzenli giderler.
Ebeveynlerin Gücü Maaş, kira, şirket ve diğer gelirler ile mal varlığı.
Alışılmış Yaşam Düzeyi Evlilik döneminde sürdürülen yaşam standardı ve devam edilen okul değerlendirmede dikkate alınabilir.
Belgelenen Giderler Okul, sigorta, sağlık, kurs ve barınma giderlerine ilişkin belgeler.

Hazırlanması Gereken Belgeler

  • Kesinleşmiş boşanma kararı ve anlaşmalı boşanma protokolü
  • Okul kayıt ve ücret belgeleri, servis sözleşmesi
  • Sağlık sigortası poliçeleri ve sağlık harcamalarına ilişkin belgeler
  • Kurs, spor ve sanat etkinlikleri için yapılan ödemeler
  • Kira, aidat gibi barınma giderleri
  • Karşı tarafın gelirine dair bilinen bilgiler (çalıştığı yer, şirket ortaklığı, kira geliri)

Talep edilirse hâkim, nafakanın gelecek yıllarda ne miktar ödeneceğini de belirleyebilir (TMK m.330/3). Uygulamada bu artış çoğunlukla ÜFE gibi resmi bir endekse bağlanır. Böylece her yıl yeniden dava açma ihtiyacı azalır.

İştirak Nafakası Davası Adım Adım Nasıl İlerler?

Dava, velayeti kullanan ebeveyn tarafından çocuk adına, velayeti almayan ebeveyne karşı açılır. Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla davaya bakar. Süreç genel hatlarıyla şu aşamalardan oluşur:

1
Protokol ve kararın incelenmesi: Kesinleşmiş karardaki nafaka, gider ve vazgeçme maddeleri tek tek değerlendirilir.
2
Giderlerin belgelenmesi: Çocuğun aylık ihtiyaçları okul, sağlık ve diğer belgelerle ortaya konur.
3
Dava dilekçesi: İstenen aylık tutar, yıllık artış talebi ve protokoldeki gider kalemlerinin nasıl ele alınacağı açıkça yazılır.
4
Araştırma: Mahkeme tarafların ekonomik ve sosyal durumunu araştırır, ilgili kurumlardan kayıt toplar.
5
Karar: Mahkeme, tüm giderleri kapsayan aylık iştirak nafakasını dava tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde belirler.
6
Kanun yolu ve tahsil: Karara karşı kanun yollarına başvurulabilir. Ödenmeyen nafaka icra yoluyla tahsil edilebilir.
Önemli: Bu dava, velayeti kullanan ebeveynin kendi adına değil, çocuğa velayeten açtığı bir davadır. Avukata verilecek vekâletnamenin de buna uygun düzenlenmesi gerekir.

Belirlenen Nafaka İleride Artırılabilir mi?

Evet. TMK m.331'e göre durumun değişmesi hâlinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır. Çocuğun okul değiştirmesi, sağlık giderlerinin artması, enflasyon karşısında tutarın erimesi ya da ebeveynlerden birinin gelirinin belirgin şekilde değişmesi bu kapsamda değerlendirilebilir. Artırım talebi de kural olarak davanın açıldığı tarihten itibaren sonuç doğurur.

İştirak nafakası çocuğun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer. Ergin olduğu hâlde eğitimi devam eden çocuk ise anne ve babasından nafaka talebini kendi adına ileri sürebilir (TMK m.328/2). Bu nedenle 18 yaşına yaklaşan çocuklar bakımından eğitim planının önceden değerlendirilmesi yerinde olur.

✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?

Anlaşmalı boşanma protokolünüzde iştirak nafakası hiç yer almıyorsa, yalnızca okul ve sigorta gibi belirsiz kalemlerle düzenlenmişse ya da “nafaka istenmeyecek” ibaresi bulunuyorsa, çocuğunuz için iştirak nafakası isteme imkânı devam eder. Nafaka dava tarihinden itibaren başladığı için beklemek geri alınamayan bir kayıp doğurur. Nafaka yükümlüsü konumundaysanız, protokol kapsamında yaptığınız ödemeleri belgelemeniz yeni belirlenecek tutar açısından önem taşır. Protokolünüzü, boşanma kararınızı ve gider belgelerinizi Maya Avukatlık Bürosu iletişim sayfası üzerinden ileterek dosyanızın değerlendirilmesini talep edebilirsiniz.

İletişim Sayfasına Git →

Sıkça Sorulan Sorular

Anlaşmalı boşanmada iştirak nafakası belirlenmediyse sonradan dava açılabilir mi?

Evet. Velayeti kullanan ebeveyn, çocuk adına aile mahkemesinde iştirak nafakası davası açabilir. Boşanma kararında nafakaya yer verilmemiş olması bu hakkı ortadan kaldırmaz.

Protokolde iştirak nafakasından feragat ettim, yine de dava açabilir miyim?

Evet. İştirak nafakası çocuğun hakkı olduğundan anne veya babanın bu haktan vazgeçmesi çocuğu bağlamaz. Eşin kendi yoksulluk nafakasından vazgeçmesi ise kural olarak geçerlidir.

İştirak nafakası geçmişe dönük istenebilir mi?

Ayrı bir davayla istenen iştirak nafakası kural olarak dava tarihinden itibaren hükmedilir. Davadan önceki dönem için nafaka istenemez.

Boşandıktan kaç yıl sonra iştirak nafakası davası açılabilir?

Kanunda bu dava için hak düşürücü bir süre öngörülmemiştir. Çocuk ergin oluncaya kadar dava açılabilir.

Okul masraflarını ödeyen ebeveyn ayrıca nafaka da öder mi?

Yargıtay'a göre okul, kıyafet ve sigorta giderleri iştirak nafakasının parçasıdır. Mahkemenin bu kalemleri de kapsayan tek bir nafaka tutarı belirlemesi gerekir.

Protokoldeki “nafaka yerine geçer” maddesi yeni bir davaya engel olur mu?

Olmaz. Böyle bir madde çocuğun ihtiyaçlarını karşılamadığında çocuk adına iştirak nafakası istenebilir. Mahkeme protokoldeki giderleri de hesaba katarak nafakayı yeniden belirler.

İştirak nafakası davası hangi mahkemede açılır?

Aile mahkemesinde açılır. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.

İştirak nafakası miktarı neye göre belirlenir?

Çocuğun ihtiyaçları, anne ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri esas alınır (TMK m.330). Kanunda sabit bir oran yoktur.

Çocuk 18 yaşını doldurunca nafaka ne olur?

İştirak nafakası ergin olmayla kendiliğinden sona erer. Eğitimi devam eden ergin çocuk, nafaka talebini kendi adına ileri sürebilir.

Nafaka ödenmezse ne yapılabilir?

Ödenmeyen nafaka için ilamlı icra takibi başlatılabilir. Nafaka kararına uymayan borçlu hakkında İİK m.344 uyarınca şikâyet yoluna da gidilebilir.

"Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa veya avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz. Her somut olay kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Lütfen hukuki adımlar atmadan önce uzman bir avukata danışınız."

Emsal Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 15.06.2026 T. 2025/8708 E. 2026/6569 K.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından hükmün tamamı yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.06.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde temyiz eden davalı ... ile vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf davacı ... ve vekilleri gelmedi. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı kadın vekilince; "...Tarafların Beykoz 2. Aile Mahkemesi 2021/546 E. 2021/570 K. sayılı boşanma dosyasında müvekkilem ve müşterek çocuğa nafaka hükmedilmeyip, protokol gereği İŞTİRAK NAFAKASI HÜKÜM ALTINA ALINMADIĞINDAN , davalı tarafın sadece çocuğun OKUL ÜCRETİ İLE SAĞLIK SİGORTASI POLİÇESİ ÖDEMESİ kararının çocuğun geçiminin sağlanmaması ve TMK 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak değişen olağanüstü ekonomik şartlar, artan masraflar nedeni ve evlilik esnasında yaşanan yüksek yaşam standardı ve davalının fevkalade yüksek geliri göz önüne alınarak dava tarihinden itibaren Müşterek çocuk 20.06.2017 doğumlu ... için aylık 50.000 TL iştirak nafakasına hükmedilmesine İşbu nafakanın her yıl ÜFE artış oranına göre arttırılmasına..." iddia edilerek ortak çocuk yararına aylık 50.000,00 TL iştirak nafakasına karar karar verilmesi talep ve dava edilmiş, İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık ortak çocuk yararına iştirak nafakasına hükmedilmesi talepli olarak tespit edilmiş olup toplanan delillerden, tarafların 22.06.2021 tarihinde açılan davanın kabulü anlaşmalı olarak boşandıkları, boşanma hükmünün 16.07.2021 tarihinde kesinleştiği, işbu davanın ise 03.07.2023 tarihinde açıldığı, İlk Derece mahkemesince anlaşmalı boşanmaya dair yapılan yargılama neticesinde "...4.NAFAKA Baba ... ... , ...’ın özel okul, servis, kıyafet giderlerini karşılayacak (tüm okul masrafları), her sene sağlık sigortası yaptırarak poliçe bedelini ödeyecektir. Bu ödemeler nafaka ödemesi yerine geçtiği kabul edilmiş olduğundan nakti olarak nafaka ödemesi yapmayacaktır. ...’in eğitim göreceği okul taraflarca müştereken kararlaştırılacaktır. 8.Taraflar, birbirlerinden tedbir, İştirak ve yoksulluk nafakası; manevi ve maddi tazminat taleplerinden peşinen gayrikabili rücu feragat ettiklerinden, boşanma sonrası da bu yönlerden herhangi bir talep ile dava ikame etmeyeceklerini kabul ve ikrar ederler..." şeklinde karar verildiği ve hükmün bu hali ile kesinleştiği anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 182/2. maddesi uyarınca iştirak nafakası, velâyet kendisine verilmeyen anne veya babanın, çocuğun bakım, eğitim ve yetiştirilme giderlerine ekonomik gücü oranında katılmasını sağlayan bir yükümlülüktür. Velâyet kendisine bırakılmayan eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır. İştirak nafakasının kapsamına yalnızca çocuğun temel bakım giderleri değil; yiyecek, giyecek, barınma, sağlık, dinlenme, eğitim, öğretim, harçlık, ulaşım, sosyal ve kültürel ihtiyaçlar ile çocuğun yaşı, eğitim dönemi ve gelişim seviyesine göre ortaya çıkan diğer zorunlu giderler de dahildir. Bu nedenle okul ücreti, kıyafet masrafları, sağlık sigortası poliçe bedeli ve eğitim giderleri iştirak nafakasından ayrı ve bağımsız bir yükümlülük değil, iştirak nafakasının içinde değerlendirilmesi gereken giderlerdir. Velâyet kendisine verilmeyen ebeveyn bakımından “okul ücreti” veya “eğitim gideri” adı altında sınırları belirsiz, infazda tereddüt yaratabilecek ve taraflar arasında yeni uyuşmazlıklara yol açabilecek ayrıca bir ödeme yükümlülüğü kurulmasını isabetli değildir. Bunun yerine, çocuğun eğitim giderleri de dahil olmak üzere tüm ihtiyaçları, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, gelirleri, çocuğun yaşı, devam ettiği okul, eğitim dönemi ve belgelendirilebilen giderler birlikte değerlendirilerek iştirak nafakası belirlenmelidir. Tarafların ekonomik durumunda, çocuğun ihtiyaçlarında veya eğitim giderlerinde değişiklik meydana gelmesi hâlinde ise 4721 sayılı Kanun'un 331 gereğince iştirak nafakasının artırılması, azaltılması, kaldırılması veya eğitim giderlerini de kapsayacak şekilde yeniden belirlenmesi her zaman için mümkündür. Hukuki nitelendirme hâkime ait olup dava dilekçesi bir bütün olarak ele alındığında, iştirak nafakası kapsamının okul ücreti, kıyafet masrafları, sağlık sigortası poliçe bedeli ve eğitim giderlerini de içerecek şekilde yeniden belirlenmesinin zorunlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebeple, anlaşmalı boşanma protokolünde ayrı bir yükümlülük olarak belirlenen okul ücreti, kıyafet masrafları, sağlık sigortası poliçe bedeli ve eğitim giderlerinin de iştirak nafakası kapsamına alınarak davalı baba yönünden iştirak nafakası adı altında tek bir yükümlülük belirlemek gerekmektedir. Davacının talebinin, iştirak nafakasının çocuğun üstün yararı gözetilerek belirlenmesine yönelik olduğu anlaşılmakta olup uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınması gerekmektedir. Bu durumda Mahkemece; hâkimin davayı aydınlatma ödevi gereğince protokolde düzenlenen okul ücreti, kıyafet masrafları, sağlık sigortası poliçe bedeli ve eğitim giderlerinin kapsamının hangi gider kalemlerini içerdiğinin ve talep miktarının açıklattırılması, tarafların güncel ekonomik ve sosyal durumlarının araştırılması, ortak çocuğun yaşı, eğitim durumu ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak taraflarca sunulan veya ilgili kurumlardan temin edilecek eğitim giderlerine ilişkin belge ve kayıtların dosyaya alınması ve iştirak nafakası olarak talep edilen miktar ile okul ücreti, kıyafet masrafları, sağlık sigortası poliçe bedeli ve eğitim gideri olarak talep edilecek miktar bir bütün olarak değerlendirilerek iştirak nafakasının protokolde düzenlenen giderleri de kapsayacak ve infazda tereddüt yaratmayacak şekilde yeniden belirlenip uygun miktarda iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

40.000,00 TL vekâlet ücretinin davacı ...'den alınarak kendisini duruşmada vekil ile temsil ettiren davalı ...'a verilmesine,

Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.06.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.

Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.

 

Maksimum dosya boyutu (Mb): 2