Ana Sayfa / Emsal Kararlar

Yayınlar

Emsal Kararlar

Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.

Nüfus Kaydı Olmayan Atalardan Kalan Miras: Avrupa'daki Gurbetçiler İçin Mirasçılık Tespiti Davası

Yurt Dışında Yaşayan Gurbetçiler İçin Türkiye'deki Miras Sorunu

Avrupa'da, özellikle Almanya'da yıllardır yaşayan pek çok gurbetçi, ailesinden kalan bir taşınmazın hâlâ Türkiye'de kayıtlı olduğunu, ancak tapuda görünen hissedarın çok eskiden vefat ettiğini fark ediyor.

Sorun genellikle şudur: taşınmazın tapu kaydında bir isim vardır, fakat o kişinin ölüm tarihi, mirasçıları veya nüfus bağı bugünkü sistemde net biçimde görünmemektedir.

Bu durum, mirasçılık belgesi (veraset ilamı) talebinin noterlikçe reddedilmesine ve konunun mahkemeye taşınmasına yol açabilir. Yurt dışında ikamet etmek bu süreci engellemez; süreç vekaletname ile bir avukat aracılığıyla yürütülebilir.

Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) Nedir, Neden Gereklidir?

Mirasçılık belgesi (Certificate of Inheritance), bir kişinin ölümü hâlinde kimlerin yasal mirasçısı olduğunu ve miras paylarını gösteren resmî belgedir. Türk Medeni Kanunu'nun 495. maddesi ve devamında düzenlenen zümre sistemine göre hazırlanır.

Tapuda intikal işlemi, banka hesaplarına erişim veya taşınmazın satışı için bu belge zorunludur. Kayıtlar açık ve uyuşmazlık yoksa belge birkaç gün içinde noterden alınabilir.

ℹ️ Mirasçılık Belgesi ile Mirasçılık Tespiti Davası Farkı

Uyuşmazlık yoksa noterden hızlıca belge alınır. Ancak nüfus kaydında eksiklik, bilinmeyen mirasçı veya taşınmaza atanmış bir kayyım varsa, noter talebi reddeder ve konu mirasçılık tespiti davası olarak mahkemeye taşınmak zorundadır.

Eski Tarihli Ölümlerde Nüfus Kaydına Ulaşılamaması Sorunu

Türkiye'de nüfus kayıt sistemi bugünkü merkezi ve dijital hâline kademeli olarak ulaşmıştır. Özellikle kırsal bölgelerde çok eski tarihlerde vefat eden kişilerin ölüm ve mirasçılık bilgileri, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün güncel sisteminde eksik veya hiç bulunmayabilir.

Bu durum yurt dışındaki mirasçılar için sık görülen bir tıkanma noktasıdır: aile büyüklerinden duyulan bilgiler var, fakat resmî kayıt bu bilgileri doğrulayacak şekilde erişilebilir değildir.

⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus

Nüfus kaydının bulunamaması, mirasçılık talebinin otomatik olarak reddedilmesi anlamına gelmez. Miras davaları kamu düzenine ilişkin kabul edildiğinden, mahkeme re'sen araştırma ilkesi uyarınca kaydın eksikliği hâlinde alternatif ispat yollarına başvurmakla yükümlüdür.

Bu alternatif yollar arasında; nüfus müdürlüğüne resmî yazı yazılması, mirasbırakanla birlikte hissedar olan diğer akrabaların kayıtlarının sorulması, tapu kaydının geçmiş el değiştirme (tedavül) zincirinin çıkarılması ve gerektiğinde taşınmaz başında keşif yapılması sayılabilir.

Mirasçı Bulunamayan Taşınmazlarda Kayyım Meselesi ve Hazineye Husumet

Bir taşınmazın kayıtlı malikinin uzun süredir bulunamaması veya mirasçılarının tespit edilememesi hâlinde, malın korunması amacıyla 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun uyarınca, bulunduğu yerin en büyük mal memuru (genellikle Defterdar veya Malmüdürü) sulh hukuk mahkemesi tarafından kayyım olarak atanabilir.

Bu atama, gerçek mirasçılar ortaya çıkana kadar taşınmazın Hazine menfaati gözetilerek idare edilmesini sağlar. Ancak bu, taşınmazın Hazineye geçtiği anlamına gelmez; gerçek mirasçılar mirasçılık tespiti davası açarak haklarını her zaman talep edebilir.

⚠️ Doğru Hasım Seçimi Kritik Önemdedir

Taşınmaza kayyım atanmışsa, dava kayyım sıfatıyla Hazineye yöneltilmelidir. Bilinmeyen mirasçılara veya yalnızca ilan yoluyla davanın açılması, davanın usulden bozulmasına yol açabilir.

Mirasçılık Tespiti Davasında İspat Yöntemleri: Keşif ve Mahalli Bilirkişi

Nüfus kaydı eksik olan eski tarihli miraslarda mahkemeler, mirasçılık ilişkisini ortaya çıkarmak için aşağıdaki inceleme adımlarını sırasıyla uygular:

1
Nüfus kaydı sorgusu: Mirasbırakan ve aynı taşınmazda hissedar olan kardeşlerine ait kayıtların Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nden istenmesi.
2
Tapu tedavülü: Taşınmazın geçmişteki tüm el değiştirme kayıtlarının tapu müdürlüğünden temin edilmesi.
3
Keşif ve mahalli bilirkişi: Taşınmaz başında keşif yapılması ve bölgeyi eskiden bilen, yaşlı ve güvenilir kişilerin mahalli bilirkişi sıfatıyla dinlenmesi.
4
İlişkili dosyaların incelenmesi: Aynı aile veya taşınmazla bağlantılı, UYAP'ta kayıtlı başka dava dosyalarının (örneğin tapuda isim düzeltme davaları) getirtilmesi.
5
Komşu hissedar beyanları: Aynı taşınmazda pay sahibi diğer kişilerin veya komşu parsel maliklerinin bilgisine başvurulması.

Yurt Dışından Mirasçılık Tespiti Davası Nasıl Açılır?

Almanya veya başka bir Avrupa ülkesinde ikamet etmek, Türkiye'deki taşınmaza ilişkin mirasçılık tespiti davasının açılmasını engellemez. Taşınmazın bulunduğu yer hukuku esas olduğundan, ikamet edilen ülke Türk miras hukukunun uygulanmasını değiştirmez.

Vekaletname Türk konsolosluğunda düzenlenen vekaletname doğrudan kullanılabilir. Yabancı noterden alınan vekaletnamede apostil şerhi ve yeminli tercüme gerekir.
Duruşma Takibi Dava, avukat aracılığıyla yürütülür. Duruşmalara kural olarak bizzat katılma zorunluluğu bulunmaz.
Belge Hazırlığı Elde bulunan eski tapu senedi, nüfus kayıt örnekleri ve aileye ait yazışma/fotoğraf gibi destekleyici belgelerin önceden toplanması süreci hızlandırır.

Sık Yapılan Hatalar ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • Kayyım atanmış taşınmazda davanın Hazineye değil, bilinmeyen mirasçılara yöneltilmesi.
  • Sadece nüfus kaydı eksik olduğu için başvurudan tamamen vazgeçilmesi.
  • Yurt dışında düzenlenen vekaletnamede apostil veya yeminli tercüme eksikliği.
  • Tapu kaydının geçmiş tedavül zincirinin araştırılmadan dava açılması.
  • Aynı taşınmazla ilgili başka dava dosyalarının mahkemeye bildirilmemesi.

✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?

Nüfus kaydının bulunamaması, atalarınızdan kalan taşınmazdaki mirasçılık hakkınızın sona erdiği anlamına gelmez; ancak süreç, doğru hasım tespiti ve doğru ispat stratejisi gerektiren teknik bir dava sürecidir. Yurt dışında yaşıyor olmanız bu süreci başlatmanızın önünde engel değildir. Dosyanızı değerlendirmek için Maya Avukatlık Bürakatlık Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Yurt dışında yaşıyorum, Türkiye'ye gelmeden mirasçılık tespiti davası açabilir miyim?

Evet. Türk konsolosluğundan veya yabancı noterden (apostilli) düzenlenecek bir vekaletname ile dava, Türkiye'de bir avukat aracılığıyla açılıp takip edilebilir.

Nüfus kaydı bulunamıyorsa dava otomatik olarak kaybedilir mi?

Hayır. Mahkeme, kaydın eksik olduğu durumlarda keşif, mahalli bilirkişi dinlenmesi ve tapu kayıtlarının incelenmesi gibi alternatif ispat yollarına başvurmak zorundadır.

Taşınmaza kayyım atanmışsa dava kime karşı açılmalı?

Kayyım sıfatıyla Hazineye karşı açılmalıdır; ilgili Defterdarlık veya Malmüdürlüğü hasım olarak gösterilmelidir.

Mirasçılık tespiti davası ne kadar sürer?

Süre, gereken araştırmanın kapsamına (nüfus sorgusu, keşif, bilirkişi incelemesi) göre değişir; dosyadan dosyaya farklılık gösterebileceğinden kesin bir süre verilemez.

Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa veya avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz. Her somut olay kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Lütfen hukuki adımlar atmadan önce uzman bir avukata danışınız.

Emsal Yargıtay Kararı

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 18.05.2026 T. 2026/978 E. 2026/2758 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının annesi ...'ın 16.12.1985 tarihinde vefat ettiğini, mirasçıları olarak çocuklarını bıraktığını, müvekkilinin murisi ...'in; ... ve ... kızı olup, annesi ...'nin ilk eşi olan ...'den olduğunu, ...'nin ikinci eşinin ise ... olduğunu, bu evlilikten dul ve çocuksuz olarak vefat eden ... ve ... isimli iki oğlu bulunduğunu, ...'nin ikinci eşi ... oğlu ...'nin ... Köyü 2033 parsel iken imar sonucu oluşan 1 41... parselin 1/3 hisse maliki olduğunu, malik hissedar ...'nin 1923'lü yıllarda vefat ettiğini, fakat nüfus kaydına ulaşılamadığını, 1 41... parsel sayılı taşınmazın 1/3 hissesinin, maliki ... oğlu ... ölümü ile eşi ...'ye ve ...'nin ölümü ile çocukları ilk evlilikten olma ... (... ölümü ile çocukları ..., ... ve ...) ile ikinci evlilikten olma ölü olan çocukları ... ve ...'ya ait olduğuna dair mirasçılık kaydının karar altına alınmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kayyım vekili bozma kararından sonra sunduğu cevap dilekçesinde; Mersin 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.05.2009 tarih ve 2009\ 81... \621 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmaz malikleri olan ''...: ... kızı, ...: ... oğlu ve ...: ... kızı'' 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun'un 1 ve 2. maddeleri uyarınca Mersin Defterdarının kayyım olarak atandığını, sunulan 24.10.2008 tarihli tutanakta dava konusu taşınmazın maliklerinin tanınıp bilinmediği, mirasçılarının olmadığı hususlarının belirtildiğini, mirasbırakanın nüfus kaydı, tapu kaydının tüm tedavülleri getirtilerek taşınmaz başında yapılacak keşif sonucunda ... oğlu ...'nin mirasçılarının olmadığının tespit edileceğini, bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "…davanın kabulü ile murisin 1925 yılı genel nüfus yazımından önce ölümü ile miras meselesi arazide ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 495 ve müteakip maddeleri uyarınca (3) pay itibar olunarak ..., ... ve ...'e aidiyetine." karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince; "…mirasçılık belgesinin konusu miras bırakanın hisse sahibi olduğu Mersin ili, ... ilçesi, ... Köyünde bulunan 1 41... parsel ile ilgilidir. Bu gayrimenkulden dolayı Mersin 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/81 Esas sayılı dosyası üzerinden 3561 sayılı Kanun gereği Mersin Defterdarı Kayyım olarak atanmıştır. O halde kayyım sıfatı nedeni ile Hazineye husumet yöneltilmesi gerekmektedir. Hazineye husumet yöneltilerek varsa delilleri araştırılmak sureti ile bir karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmiş olması doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de, işbu davada re'sen araştırma prensibi geçerli olmasına karşın Mahkemece yaşlı kişilerden seçilecek mahalli bilirkişiler de tayin edilmek sureti ile Mersin ili, ... ilçesi, ... Köyünde bulunan 1 41... parsel sayılı taşınmaz başında keşif icra edilerek bu taşınmazdaki kayıt maliklerinin, mirasçılarının ve bilinen en eski tarihten itibaren taşınmazın kullanım durumunun tespit edilmesi, miras bırakanın nüfus kaydı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden sorulması, ayrıca Mersin ili, ... ilçesi, ... Köyünde bulunan 1 41... parsel sayılı taşınmazın tespitine dayanak olan Şubat 1306 tarih ve 117 sıra No.lu tapu kaydı tüm tedavülleri ile birlikte temin edilmelidir. Bu hususlar yerine getirilmeden karar verilmiş olması doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "...taşınmazın maliklerinden ... oğlu ...'nin ölüm tarihi, mirasçıları ve evliliklerine dair kayda ulaşılamaması, davacının murisi ...'ın annesi ...'nin ikinci eşinin tapu maliki ... oğlu ... olduğuna dair kadastro tutanağı ve nüfus kaydında ibare bulunmadığı, bilirkişi raporunda bildirildiği üzere taşınmazın ormanlık olduğu, muhdesat bulunmadığı, ekilme biçilme yapılmadığı, murisin yaşam tarihinin eski olması, dinlenilen mahalli bilirkişilerin murisi bilebilecek durumda olmasına imkan verilmediğinden beyanlarına itibar edilmeyerek davacının muris ... oğlu ... ile irs ilişkisini ispat edemediği anlaşılmıştır." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı mirasçıları vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Dairemizce; "…Mahkemece bozma ilâmına uyulduğu halde gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, murisin ölüm tarihi ve mirasçılarının kim olduğu hususlarında yeterince araştırma yapılmadığı anlaşılmıştır. Muris kayıt maliki ... oğlu ...'nin nüfus kaydının Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden sorulması istendiği halde sorulmadığı, ...'nin kayıt bilgilerinin sorulduğu görülmüştür. Murise ait nüfus kayıtları ile dava konusu taşınmazda murisle birlikte hissedar olduğu anlaşılan kardeşlerine ait nüfus kayıtlarının tüm dayanaklarıyla birlikte Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünden sorulması, ilgili evraka dosya içerisindeki eski nüfus aile kütük sayfasının eklenmesi gerekmektedir.

Ayrıca, dosya içerisine sunulan 17.02.2010 tarihli fen bilirkişi raporunu da içeren ve davacı tarafından açılan Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/73 Esas sayılı "Tapuda İsim Tashihi" talepli dava dosyasının da getirtilerek davacı taleplerinin dosya içerisindeki tüm diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

Öte yandan murisin hissedarı olduğu dava konusu 1 41... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında (2033 parsele ait kadastro tutanağı) murisle birlikte malik olduğu belirtilen hissedarlar (kardeşleri ve diğer malikler) ile gerektiği takdirde komşu parsel malikleri de araştırılarak muris hakkında bilgi sahibi olup olmadıkları konusunda beyanlarının alınması yoluna gidilmelidir. Mahkemece belirtilen eksiklikler giderilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "…Yargıtay bozma ilâmındaki eksiklikler doğrultusunda Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... oğlu ... ile dava konusu taşınmazda muris ile birlikte hissedar olduğu anlaşılan kardeşlerine ait ( ... kızı ..., ... kızı ...) nüfus kaydı, ölüm tarihi ve mirasçılarını gösterir nüfus kaydının gönderilmesinin istenildiği, Mezitli Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğünün yazı cevabında nüfus kayıt örneği istenilen kişilerin bilgilerine ulaşılamadığı için mahkememize gönderilemediğinin belirtildiği, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/73 Esas, 2010/133 Karar sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edildiği, söz konusu dava dosyasının konusunun Tapu isim tahsisi olduğu, davacının ... davalının, Mersin Tapu Bölge müdürlüğü olduğu ve davanın ispat edilememesi nedeniyle reddine karar verildiği görüldüğü anlaşılmakla; taşınmazın maliklerinden ... oğlu ...'nin ölüm tarihi, mirasçıları ve evliliklerine dair kayda ulaşılamaması, davacının murisi ...'ın annesi ...'nin ikinci eşinin tapu maliki ... oğlu ... olduğuna dair kadastro tutanağı ve nüfus kaydında ibare bulunmadığı, bilirkişi raporunda bildirildiği üzere taşınmazın ormanlık olduğu, muhdesat bulunmadığı, ekilme biçilme yapılmadığı, murisin yaşam tarihinin eski olması, dinlenilen mahalli bilirkişilerin murisi bilebilecek durumda olmasına imkan verilmediğinden beyanlarına itibar edilmediği, Mezitli Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğünün yazı cevabında nüfus kayıt örneği istenilen kişilerin bilgilerine ulaşılamadığı için mahkememize gönderilemediği, Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/73 Esas, 2010/133 Karar sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edildiği, söz konusu dava dosyasının konusunun Tapu isim tahsisi olduğu, davacının ..., davalının Mersin Tapu Bölge müdürlüğü olduğu ve davanın ispat edilememesi nedeniyle reddine karar verildiği hususlarının hepsi bir arada değerlendirildiğinde davacının muris ... oğlu ... ile irs ilişkisini ispat edemediği." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yeterli araştırma yapılmadığını, mahalli bilirkişi beyanlarının yetersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dava, mirasçılık belgesi verilmesi talebine ilişkindir.

1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununu'nun geçici 3/2 hükmü atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.05.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

You have reached the end of the article. We hope you liked our article.

Please do not hesitate to contact us regarding this article or any other legal questions. We are waiting for your message.

 

Name *
E-mail *
Phone *
Message *
Send your case

Max file size (Mb): 2

Max number of files: 1