Ana Sayfa / Emsal Kararlar

Yayınlar

Emsal Kararlar

Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.

Yurt Dışında Bulunan Ev Sahibinin İhtiyaca Binaen Açtığı Tahliye Davası Nasıl Değerlendirilmelidir?

Yurt Dışında Bulunan Ev Sahibinin İhtiyaca Binaen Açtığı Tahliye Davası Nasıl Değerlendirilmelidir?

Oturduğunuz konut el değiştirdi. Yeni ev sahibi yurt dışında yaşıyor, Türkiye'ye yılda birkaç gün geliyor. Buna rağmen size bir ihtarname gönderiyor ve "konut ihtiyacım var" diyerek tahliye davası açıyor. Bu durumda evden çıkmak zorunda mısınız?

Kısa cevap: Hayır, kendiliğinden değil. Kira hukukunda ihtiyaç iddiası, ev sahibinin yalnızca beyanıyla kabul edilmez. İhtiyacın gerçek, samimi, zorunlu ve sürekli olduğu somut delillerle ispatlanmalıdır. Malikin yurt dışında yaşaması, bu ispatı çoğu zaman zorlaştırır. Bu yazıda kiracı olarak haklarınızı, mahkemenin dikkate aldığı ölçütleri ve savunmanızı nasıl kurmanız gerektiğini adım adım anlatıyoruz.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası Nedir?

Türk Borçlar Kanunu, konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracıyı güçlü biçimde korur. Kira süresi dolsa bile kiracı, kanunda sayılan sebepler dışında evden çıkarılamaz. Bu sebeplerden biri ihtiyaç nedeniyle tahliyedir.

TBK m. 350'ye göre kiraya veren; kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu kişiler için konut ya da işyeri ihtiyacı varsa tahliye davası açabilir. Ancak kanun koyucu bu imkânı sınırsız bırakmamıştır. Yargı içtihatları, ihtiyacın varlığını sıkı ölçütlere bağlamıştır.

ℹ️ Görevli Mahkeme ve Arabuluculuk

İhtiyaç nedeniyle tahliye davaları Sulh Hukuk Mahkemesinde görülür. 1 Eylül 2023'ten itibaren kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru zorunludur. Arabuluculuk görüşmesi, kiracının itirazlarını ilk kez ortaya koyabileceği önemli bir aşamadır.

Yeni Malikin Dava Açma Yolları ve Süreler

Kiralanan taşınmaz satıldığında kira sözleşmesi sona ermez; yeni malik, sözleşmeyi devralmış olur. Yeni malikin ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açmak için iki ayrı yolu vardır ve bunları birbirinden bağımsız kullanabilir:

TBK m. 351 Yolu Edinme tarihinden itibaren bir ay içinde kiracıya yazılı bildirim (ihtarname) yapılır. Dava, edinmeden itibaren altı ay sonra açılabilir.
TBK m. 350 Yolu Kira sözleşmesinin bitiminden itibaren bir ay içinde tahliye davası açılabilir.

Kiracı açısından ilk kontrol edilmesi gereken husus sürelerdir. İhtarname süresinde tebliğ edilmemişse veya dava erken ya da geç açılmışsa, dava esasa girilmeden reddedilebilir. Ancak süreler doğru işletilmişse savunmanın ağırlığı ihtiyacın varlığına kayar.

İhtiyacın Taşıması Gereken Dört Şart

Mahkemeler ihtiyaç iddiasını şu ölçütlerle değerlendirir. Bunlardan biri eksikse tahliye kararı verilmemelidir:

  • Gerçek olmalı: İhtiyaç yalnızca kâğıt üzerinde değil, fiilen var olmalıdır.
  • Samimi olmalı: Kira bedelini artırmak veya taşınmazı daha yüksek bedelle kiralamak gibi gizli bir amaç bulunmamalıdır.
  • Zorunlu olmalı: Malik, ihtiyacını başka bir yoldan makul şekilde karşılayamıyor olmalıdır.
  • Sürekli olmalı: Devamlılık arz etmeyen, geçici ihtiyaç tahliye sebebi sayılmaz.
Henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç tahliye sebebi değildir. İhtiyaç, dava açıldığı tarihte mevcut olmalı ve yargılama boyunca devam etmelidir.

Ev Sahibi Yurt Dışında Yaşıyorsa İhtiyaç Nasıl Değerlendirilir?

Yurt dışında yaşayan ve Türkiye'ye kısa süreli gelen bir malikin "konut ihtiyacım var" demesi, kendi başına yeterli değildir. Malikin Türkiye'ye yerleşmeye yönelik somut bir hazırlığı olup olmadığı belirleyicidir.

İhtiyacın Samimiyetini Zayıflatan Durumlar

  • Malikin yurda giriş-çıkış kayıtlarına göre Türkiye'de çok kısa süreler geçirmesi
  • Gelişlerinde otelde konaklaması veya akrabasının yanında kalması
  • Yurt dışında işi, evi ve ailesinin bulunması
  • Türkiye'de iş, okul kaydı, ikamet gibi yerleşme hazırlığının olmaması
  • Taşınmazın yatırım amaçlı veya vatandaşlık başvurusu için satın alınmış olması
  • Malikin ihtiyacına daha uygun başka bir taşınmazının (örneğin inşaat halindeki villa) bulunması
  • Aile büyüklüğü ile dava konusu konutun yüzölçümü arasında belirgin uyumsuzluk

✔️ Yargısal Yaklaşım

Yurt dışında yaşayan, Türkiye'ye kısa süreli giriş-çıkışları bulunan, taşınmazı yatırım amacıyla edindiği anlaşılan ve Türkiye'de yaşamaya yönelik hazırlık hareketi olmayan malikin ihtiyacının gerçek, samimi, sürekli ve zorunlu olduğu ispat edilmiş sayılmaz. Bu durumda tahliye davasının reddi gerekir.

Tanık Beyanları Neden Tek Başına Yeterli Değildir?

Malik çoğu zaman yakınlarını tanık olarak dinletir. Ancak tanık beyanları; resmi kayıtlar, TAKBİS sorgusu ve yurda giriş-çıkış bilgileriyle çelişiyorsa ihtiyacı ispatlamaya yetmez. Hatta tanıkların ağzından çıkan "yatırım için aldı", "orada yaşıyor" gibi ifadeler, kiracının lehine delil hâline gelebilir.

Kiracı Olarak Savunmanızı Nasıl Kurmalısınız?

İspat yükü ev sahibindedir. Ancak kiracının pasif kalması büyük bir hatadır. Doğru delilleri doğru zamanda talep etmek, davanın seyrini belirler.

1
Süreleri Kontrol Edin: Satış tarihi, ihtarnamenin tebliğ tarihi ve dava tarihini tapu ve tebligat kayıtlarıyla karşılaştırın.
2
Yurda Giriş-Çıkış Kayıtlarını İsteyin: Malikin son yıllarda Türkiye'de kaç gün kaldığının mahkemece celbini talep edin.
3
TAKBİS Sorgusu Talep Edin: Malikin adına kayıtlı başka oturulabilir taşınmaz olup olmadığını ortaya koyun.
4
Gerçek Amacı Ortaya Koyun: Kira artış talepleri, satış ilanları, yatırım veya vatandaşlık amaçlı edinim gibi olguları delillendirin.
5
Tanıkları Etkili Sorgulayın: Malikin yaşadığı yer, işi ve Türkiye'ye dönüş planı hakkında somut sorular yöneltin.

⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus

İlk derece mahkemesi tahliye kararı verse bile her şey bitmiş değildir. Karar istinaf yoluyla incelenebilir ve Bölge Adliye Mahkemesi delilleri yeniden değerlendirerek davayı reddedebilir. İstinaf süresi kısadır; tebliğden sonra vakit kaybetmeyin.

Tahliye Kararı Verilirse Ne Olur?

İhtiyaç nedeniyle tahliye edilen konut, TBK m. 355 uyarınca haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe eski kiracıdan başkasına kiralanamaz. Bu kurala aykırı davranan kiraya veren, eski kiracıya son bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür.

Tahliyeden sonra evin boş bekletildiğini, satışa çıkarıldığını veya başkasına kiralandığını fark ederseniz bunu belgeleyin. Bu durum hem tazminat talebinin hem de ihtiyacın samimi olmadığının güçlü bir göstergesidir.

✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?

Yurt dışında yaşayan bir ev sahibinin ihtiyaç iddiası, ancak somut delillerle desteklenirse sonuç doğurur. İhtarname veya arabuluculuk davetiyesi aldığınız anda süreleri ve delilleri değerlendirmek, savunmanızın temelini oluşturur. Kira sözleşmenizi, ihtarnameyi ve tebligat evrakını Maya Avukatlık Bürosu iletişim sayfası üzerinden iletebilir, dosyanız hakkında hukuki değerlendirme talep edebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Yurt dışında yaşayan ev sahibi ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir mi?

Açabilir. Ancak Türkiye'de yaşamaya yönelik gerçek, samimi, zorunlu ve sürekli bir ihtiyacını ispatlaması gerekir. Kısa süreli ziyaretler bu ispat için genellikle yeterli görülmez.

Yeni ev sahibi beni hemen evden çıkarabilir mi?

Hayır. Yeni malik ya edinmeden itibaren bir ay içinde ihtar çekip altı ay sonra dava açmalı ya da sözleşme bitiminden itibaren bir ay içinde dava açmalıdır. Her iki durumda da ihtiyacını ispatlamak zorundadır.

Ev sahibinin yatırım amacıyla aldığı evden çıkarılabilir miyim?

Taşınmazın yatırım amacıyla edinildiğinin anlaşılması, ihtiyacın samimi olmadığına işaret eder. Bu durum tahliye davasının reddi için önemli bir gerekçedir.

İhtiyaç tahliye davasında arabuluculuk zorunlu mu?

Evet. Kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.

Tahliye kararı verildi, itiraz edebilir miyim?

Evet. Karara karşı süresi içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge Adliye Mahkemesi, ihtiyacın ispatlanamadığı kanaatine varırsa kararı kaldırıp davayı reddedebilir.

Tahliyeden sonra ev başkasına kiralanırsa ne olur?

İhtiyaç gerekçesiyle boşaltılan konut, haklı sebep olmadan üç yıl içinde başkasına kiralanamaz. Aksi hâlde eski kiracı, en az son bir yıllık kira bedeli tutarında tazminat isteyebilir.

"Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa veya avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz. Her somut olay kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Lütfen hukuki adımlar atmadan önce uzman bir avukata danışınız."

Emsal Karar

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
54. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR

KARAR KALDIRMA

DOSYA NO: 2024/4833
KARAR NO: 2026/608

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/09/2024
NUMARASI: 2023/257 - 2024/1445
DAVANIN KONUSU: Yeni Malikin Konut İhtiyacı İle Tahliye
İSTİNAF TARİHİ: 30/10/2024 - KARAR TARİHİ: 26/02/2026

Dairemizde bulunan istinaf başvurusunun yapılan açık incelemesi sonunda,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ DÜŞÜNÜLDÜ;

İstinaf isteminde usul işlemleri tamam olduğundan ilk derece mahkemesinin dosyadaki bütün belgeler ve dosya hakkındaki düzenlene rapor incelendi, istinaf başvuru dilekçesinde davanın esası istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda dosyada dairemizce karar verilmesi için eksiklik bulunmadığı anlaşıldı.

İstinaf sebepleri: Davalı karara karşı süresinde sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde; Davacının ... asıllı olup L...'da yaşadığını, davacının tanığının beyanı ile mecuru yatırım amaçlı satın aldığı, kira bedelini artırmak amaçlı dava açtığını, inşaat halinde villası olmasına, iki yılda sadece 2 kere ve toplam 8 gün Türkiye'ye gelmiş olmasına, ve Türkiye'de ihtiyaca yönelik hiçbir delil sunmamış olmasına rağmen, davacının tek taraflı beyanlarına göre davanın kabul edildiğini, 16 ayda, yani 483 günde sadece 8 gün Türkiye'de kalan davacının adeta yılın sadece %1,66'sında Türkiye'de konakladığını, 11 kişilik (kendisi, 2 eşi, 8 çocuğu) ailesiyle villa yaptıran varlıklı davacının davacının inşaat halinde villası varken Beylikdüzü'ndeki küçücük daireye ihtiyacının olmasının düşünülemeyeceğini, davacının Türkiye'de iş gücü olmadığını da beyan ettiğini, devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Yargılama konusu olayda: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kiracı olduğu taşınmazı 24/06/2022 tarihinde satın aldığını, taşınmazın ihtiyacı için kullanılacağını, ihtiyacın samimi olduğunu belirterek davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; 2023 te yapılan başvuruların % 99 'unun temelinde de ekonomik konjoktürden kaynaklı samimi ve zorunlu olmayan ihtiyaç iddiaları geldiğini, davacı yabancı uyruklu olduğunu, Evi ve yaşadığı memleket yurt dışında olduğunu, Türkiye'ye gelmediğini, Sadece Türk vatandaşlığını pasaportunu edinebilmek için ev satın aldığını, kendisinin Türkiyede son üç yılda kaç gün geçirdiği pasaport ikametgah kayıtları ile kolaylıkla anlaşılabilecek ve ihtiyacın samimi-zorunlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece; davacının tagbis sorgulaması yapmış, tanık dinlemiş, yurda giriş çıkış kayıtları celp edilmiş, davanın davacının konut ihtiyacı nedeniyle açtığı tahliye davası olduğu, davacının Türkiye'de ikamet etmek üzere dava konusu taşınmazı satın aldığı, yapılan TAKBİS sorgusunda dava konusu taşınmaz dışında davacı üzerine kayıtlı oturulabilir nitelikte taşınmaz bulunmadığı, davacının yurda giriş çıkış kayıtlarının incelenmesinde ülkeye giriş çıkışlarının olduğu, gelişlerinde otelde konakladıkları, dinlenen tanık beyanlarında davacının dava konusu taşınmazı ihtiyaç nedeniyle satın aldığını, mahkememizce dinlenen tanık beyanlarında ihtiyaç konusunun bu anlamda vurgulanmış olduğu da göz önünde bulunduralarak, ihtiyacın zorunlu, samimi ve sürekli olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının taşınmazdan tahliyesine karar vermiştir.

Dava Yeni Malikin Konut İhtiyacı Nedeni İle Tahliye Talebine İlişkindir.

Dava dışı eski malik ile davalı arasında 01/03/2020 Başlangıç tarihli 1 yıl süreli konut kira sözleşmesi bulunduğu anlaşılmıştır.

Konut ya da çatılı işyeri niteliğindeki bir taşınmaza ilişkin kira sözleşmesi yapıldıktan sonra mecurun mülkiyetinin el değiştirmesi halinde yeni malikin ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açmak için iki seçeneğinin bulunduğu: TBK 351. madde gereğince edinme tarihinden itibaren bir ay içinde ihtarname tebliğ etmek suretiyle altı ay sonra dava açabileceği veya TBK 350. madde gereğince kira sözleşmesinin bitiminden itibaren bir ay içinde tahliye davası açabileceği, yeni malikin her iki seçeneği ayrı ayrı kullanma imkanının bulunduğu, davacı tarafından davalıya 19/07/2022 tarihinde çekilen ihtarnamenin 21/07/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın 13/03/2023 tarihinde açıldığı ve süresinde olduğu anlaşılmıştır.

Konut niteliğindeki bir taşınmaza ilişkin ihtiyaç iddiasına dayalı tahliye kararı verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması gerekir, devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni sayılamaz, henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez, ihtiyacın davanın açıldığı tarihte var olması ve yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.

Davacının tanıkların beyanına göre Türkiye'de kızı olduğu, Türkiye'ye kısa süreli giriş çıkışları olduğu, davacının tapu kayıtlarının uyaptan incelendiği, tanıkların beyanına göre de yatırım amaçlı taşınmaz elde ettiğinin anlaşıldığı, halen L...'de yaşadığı ve Türkiye'de yaşamaya yönelik hazırlık hareketi olmadığı, davacının mecura ihtiyacı bulunduğu, ihtiyacının gerçek, samimi, sürekli ve zorunlu olduğunun ispat edilemediği, davanın reddi gerekirken kabul edilmesinin hatalı olduğu anlaşılmıştır.

Dairemiz ilk derece mahkemesi kararını hem maddi olay, hem de hukuka uygunluk bakımından incelemeye tabi tutarak tespit edilen yargılama hatalarını bizzat düzeltmek amacıyla yapılan inceleme sonunda; dairemizce duruşma yapılmasına gerek olmadığı, karardaki yanlışlık duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, H.M.K. 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Dairemizce yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle,

A) Davalının istinaf başvurusunun KABULÜNE,
İlk Derece Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Davanın REDDİNE,

İlk derece yargılaması nedeniyle alınması gerekli olan 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 922,19 TL'den mahsubu ile fazla alınan 190,19 TL harcın talep halinde yatırana iadesine,

İlk derece yargılaması sırasında davacının yapmış olduğu harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, ...

You have reached the end of the article. We hope you liked our article.

Please do not hesitate to contact us regarding this article or any other legal questions. We are waiting for your message.

 

Name *
E-mail *
Phone *
Message *
Send your case

Max file size (Mb): 2

Max number of files: 1