
📋 İçindekiler
Trafik kazası geçiren kişilerin karşısına çıkan en kritik hukuki kavramlardan biri kusurdur. Kazada kimin, ne ölçüde kusurlu olduğu; hem ödenecek hem de talep edilebilecek tazminatın tamamını şekillendirir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) kapsamında motorlu araç işletenlerin üçüncü kişilere verdikleri zararlardan sorumlulukları düzenlenmiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) kapsamında sigorta şirketinin ödeme yükümlülüğü de doğrudan kusur oranına bağlıdır. Dolayısıyla tutanakta ya da yargılama aşamasında belirlenen kusur oranı;
Bu nedenle kusur tespitinin hukuki süreci, bir trafik kazasının ardından atılacak en önemli adımlardan birini oluşturur. Başlangıçta aleyhte görünen bir tablo, doğru hukuki adımlarla köklü biçimde değişebilir.
⚠️ Kritik Hatırlatma: Kusur Oranı = Tazminat Oranı
Kazada %100 kusurlu sayılırsanız karşı tarafın tüm zararını tek başınıza karşılamak durumunda kalabilirsiniz. Aynı zamanda kendi zararınız için herhangi bir tazminat talep edemezsiniz. Kusur itirazı, bu tablonun değiştirilmesini sağlayan temel hukuki araçtır.
Kaza tespit tutanağı, polis veya jandarma tarafından olay yerinde düzenlenir. Bu belge; o anki gözlemler, sürücü beyanları ve kaza noktasının görünür durumu esas alınarak hazırlanır. Hızlı şekilde ve genellikle teknik analiz yapılmadan tanzim edilir.
Tutanakta yer alan kusur tespiti ise kolluk görevlilerinin KTK'nın ilgili hükümlerini (hız ihlali, geçiş önceliği, şerit ihlali vb.) o anki verilere dayanarak uygulamasından ibarettir. Bu değerlendirme;
Hukuki niteliği bakımından kaza tespit tutanağı bir başlangıç delilidir; mahkemeler ve hakem heyetleri tarafından bağlayıcı ve tartışmasız kabul edilmez. Tutanaktaki tespitlerin aksini ispatlamak mümkündür. Tutanağa imza atmış olmanız da bu hakkınızı ortadan kaldırmaz.
ℹ️ Bilgi: Tutanağa İmza Atmak İtiraz Hakkınızı Kaybettirmez
Kaza yerinde baskı altında veya şok hâlinde imza atmış olmanız, ilerleyen süreçte kusur oranına itiraz etmenizin önünde hukuki bir engel oluşturmaz. Yargılama sırasında teknik bilirkişi incelemesi talep ederek tutanaktaki kusur tespitine karşı çıkmak her zaman mümkündür.
Evet, değişebilir. Kaza tutanağında "tam kusurlu" olarak gösterilmek, hukuki sürecin sonu değil; aksine başlangıcıdır.
Özellikle çift taraflı trafik kazalarında tek bir tarafın %100 kusurlu sayılması, olayın fiziksel gerçekliğiyle çoğu zaman örtüşmez. Her iki tarafın olay anındaki manevraları, trafik kurallarını uygulayış biçimleri ve yol koşulları birlikte değerlendirildiğinde, başlangıçtaki %100 oranı önemli ölçüde aşağıya çekilebilir.
Türk yargı sistemi, taraflardan birinin kusur oranına itiraz etmesi hâlinde bu itirazın mutlaka incelenmesini ve gerektiğinde teknik bilirkişi raporu alınmasını zorunlu kılmaktadır. İtiraz edildiği hâlde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan verilen kararlar, Yargıtay içtihadına göre "eksik inceleme" sayılmakta ve bozulmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 266. maddesi gereğince, çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde bilirkişi görüşü alınması zorunludur. Trafik kazalarında kusur tespiti de bu kapsamda değerlendirilen teknik bir meseledir; dolayısıyla taraflardan biri itiraz ettiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılması hem hukuki bir zorunluluk hem de Yargıtay'ın yerleşik içtihadıyla pekiştirilmiş bir ilkedir.
Trafik kazası kusur bilirkişileri iki kaynaktan seçilebilir:
Alınacak bilirkişi raporunun yargılamada hükme esas alınabilmesi için denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli olması şarttır. Salt kaza tutanağını aktaran ya da nedensiz yargılara dayanan raporlar kabul görmez. Bu kritere uymayan raporlar, ileri aşamalarda itiraz konusu yapılabilir; gerekirse ek ya da yeniden bilirkişi incelemesi talep edilebilir.
ℹ️ Bilirkişi Raporuna da İtiraz Edebilirsiniz
Mahkemece atanan bilirkişi tarafından hazırlanan rapora, gerekçeli ve somut teknik itirazlarla karşı çıkma hakkınız bulunmaktadır. Rapordaki çelişkiler veya eksiklikler gerekçe gösterilerek yeniden bilirkişi incelemesi ya da ek rapor talep edilebilir.
Kusur oranına itirazın sonuç doğurabilmesi için güçlü ve çeşitli bir delil dosyası oluşturmak gerekir. Aşağıda en sık başvurulan ve yargılamada en etkili sonuçlar doğuran delil türleri yer almaktadır:
⚠️ Delilleri Gecikmeden Toplayın
Kamera görüntüleri belirli süreler içinde silinebilir, kaza yeri temizlenerek deliller kaybolabilir, tanıkların ifadeleri zamanla değişebilir. Kazanın ardından mümkün olan en kısa sürede delil toplama sürecini başlatmak, itirazınızın gücünü doğrudan etkiler.
Kusur oranındaki her değişim, tazminat yükümlülüğü ve alacağı üzerinde doğrudan ve orantılı bir etki yaratır. Müterafik kusur ilkesi (ortak kusur) çerçevesinde her tarafın tazminattan payına düşen sorumluluğu kusur oranıyla belirlenir.
Şu örnek üzerinden düşünelim: Başlangıçta %100 kusurlu sayılan bir sürücünün bilirkişi incelemesi sonucunda %50 oranında kusurlu olduğu tespit edilirse;
✅ Yargıtay'ın Yerleşik İlkesi
Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, taraflardan birinin kusur oranına itiraz etmesi hâlinde yargılama mercileri bu itirazı dikkate almak ve gerekirse teknik bilirkişi incelemesi yaptırmak zorundadır. İtiraz incelenmeksizin karar verilmesi "eksik inceleme" sayılmakta ve bu gerekçeyle bozma kararı verilmektedir.
Kaza tutanağındaki kusur oranına itiraz etmek isteyen bir sürücü için izlenmesi gereken hukuki yol şu adımlardan oluşur:
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Kaza tutanağında kusurlu çıkmak, hukuki sürecin sonu değildir. Kusur oranı, yargılama sürecinde teknik bilirkişi incelemesiyle yeniden belirlenebilir; bu sonuç hem ödeyeceğiniz hem de talep edebileceğiniz tazminatı kökten değiştirebilir. Haklarınızı eksiksiz kullanabilmek için sürecin başından itibaren doğru hukuki destek almanız büyük önem taşır. Maya Avukatlık Bürosu ile iletişime geçerek durumunuzu değerlendirebilirsiniz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi — 06.11.2025 T. | 2025/2747 E. | 2025/15212 K.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.01.2023 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında sürücü müvekkilinin malul kaldığını belirterek sürekli ve geçici iş göremezlik ile geçici bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 1.500,00 TL talep etmiş, yargılama sırasında talebini 1.328.802,76 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapılmış olduğundan davanın usulden reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri taleplerinin belirsiz alacak davası şeklinde ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, kusur oranının tespiti gerektiğini, yönetmeliğe aykırı maluliyet raporunu kabul etmediklerini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri taleplerinden sorumlu olmadıklarını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz oranının dikkate alınması gerektiğini, poliçe limiti ile sınırlı şekilde sorumlu olunabileceğini, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması ve yasal faiz işletilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olabileceğini belirtmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 1.328.802,76 TL'nin 18.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile itirazın vekalet ücreti ile sınırlı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yargılamada itirazlarının incelenmediğini, Sigortacılık Kanunu'nun 30/12 nci maddesi gereğince iddiaları hakkında karar verilmediğinden ve eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğundan temyiz kanun yoluna başvurulabileceğini, eksik evrakla başvuru sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, aktüer bilirkişi hesabında %1,65 teknik faiz uygulanması gerekirken progresif rant yöntemiyle alınmış bulunan bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, maluliyet raporuna ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını ve dosyada mübrez üniversite hastanesi mütalaa raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dallarının "Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu" hazırlamalarının hukuki dayanağı olmamakla birlikte Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca sakatlanma teminatı kapsamında tazminat ödenebilmesi için Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş hastanelerden alınan Raporların hükme esas alınması gerektiğini belirtmiştir.
Ayrıca kusur yönünden itirazlarının İtiraz Hakem Heyetince dikkate alınmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı gideri tazminatının poliçe teminatı dahilinde olmadığını, geçici iş görmezlik tazminatı ve geçici bakıcı talepleri bakımından zararın ispat edilmediğini, geçici iş göremezlik kapsamında SGK'dan herhangi bir ödeme alınıp alınmadığı hususunun sorgulanması gerektiğini, sürekli engel oranına kıyasla raporda bahsedilen geçici iş görmezlik süresinin çelişkili olduğunu, rapor ücretine ilişkin talebin reddi gerektiğini belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Dosyanın incelenmesinde; davaya konu kazaya ilişkin olarak kolluk görevlileri tarafından kaza tespit tutanağı tanzim edildiği, kaza tutanağında davalıya sigortalı aracın 2918 sayılı KTK'nın 47/1-c maddesi gereğince tam kusurlu olduğunun belirtildiği, hakem heyetince kusur yönünden bilirkişi raporu alınmadan, davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre karar verildiği, davalı tarafın yargılama aşamalarında kusur itirazı olduğu anlaşılmaktadır. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin varsa ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tarafların olaydaki kusur oranlarının tespiti için üniversite öğretim üyelerinden veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek uzman bilirkişilerden, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davalıya iadesine, dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
You have reached the end of the article. We hope you liked our article.
Please do not hesitate to contact us regarding this article or any other legal questions. We are waiting for your message.
© 2017- 2024
Maya Law Firm
All rights reserved.


