Ana Sayfa / Emsal Kararlar
Yayınlar
Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.
Home / Precedent Decisions
Publications
Articles on court decisions, for general information.

Polis telefonunuza el koydu. Mesajlarınız okundu ve size bir "rıza formu" imzalatıldı. Şimdi bu içeriklerin dosyada delil olarak kullanılmasından endişe ediyorsunuz.
Bu endişe yerindedir. Telefon incelemesi katı şartlara bağlıdır ve rıza bu şartların yerine geçmez. Bu rehber, CMK 134 çerçevesinde telefon incelemesinin ne zaman hukuka uygun olduğunu, hukuka aykırı delilin sonuçlarını ve atmanız gereken adımları anlatır.
📋 İçindekiler
Kısa cevap: Telefon incelemesi, ancak CMK 134 kapsamında, başka yolla delil elde etme imkânı bulunmadığında ve yetkili merciin kararı ya da emri varsa yapılabilir.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesi, bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve el koyma tedbirini (Search, Copying and Seizure of Computers) düzenler. Yargıtay, cep telefonu incelemesini bu madde kapsamında değerlendirir. Tedbir yalnızca cihaza bakmayı değil, mesaj ve benzeri bilgilerin kayıt altına alınmasını da kapsar.
Hukuka uygun bir telefon incelemesinde şunlar aranır:
ℹ️ Bilmeniz Gereken
Telefon incelemesi istisnai bir koruma tedbiridir. Uyuşturucu, dolandırıcılık, yasa dışı bahis, müstehcenlik, tehdit ve şantaj gibi hangi suç türü olursa olsun aynı şartlar geçerlidir.
Kısa cevap: Telefon; özel hayat, haberleşme ve kişisel verilerin yoğun biçimde bulunduğu bir alandır. Bu nedenle kolluğun kendi inisiyatifiyle içeriğe girmesi yeterli değildir.
Anayasa'nın 20. ve 22. maddeleri özel hayatın gizliliğini ve haberleşme hürriyetini korur. Bu hakların kısıtlanması, kanunda öngörülen güvencelere bağlıdır. Yargıtay uygulamasında aranan güvence, hâkim kararı ya da hâkim onayına sunulmak üzere verilmiş Cumhuriyet savcısı yazılı emridir.
Kısa cevap: Hayır. Rıza bulunsa dahi hâkim kararı veya savcı yazılı emri olmadan telefondaki mesaj ve benzeri bilgiler kayıt altına alınamaz.
Uygulamada gözaltı sırasında "telefonumun incelenmesine razıyım" yazan formlar imzalatılabilir. Yargıtay'a göre bu form, telefon incelemesini hukuka uygun hale getirmez. Rızaya dayanılarak elde edilen ve karar ya da emre dayanmayan içerik, hukuka aykırı delil niteliğindedir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
Rıza formu imzalamış olmanız, delilin hukuka aykırılığını ortadan kaldırmaz. Ancak formu imzalamadan önce avukatınızla görüşmek, ileride savunmanızı güçlendirir.

Kısa cevap: Karar veya emir olmadan düzenlenen ön inceleme tutanağı ve bu tutanağa yansıyan WhatsApp mesajları hükme esas alınamaz.
Kolluk, telefonu ele geçirdiğinde sıklıkla "telefon ön inceleme ve muhafaza altına alma tutanağı" düzenler. Bu tutanakta mesaj yazışmaları, fotoğraflar ve rehber kayıtları özetlenir. Tutanak, CMK 134 güvencelerine uyulmadan hazırlanmışsa hukuka uygun delil niteliği taşımaz.
Telefon içeriğinin hukuka aykırı elde edilmesi ayrıca özel hayatın gizliliğini ihlal boyutu da taşıyabilir. Bu konudaki emsal yaklaşım için özel hayatın gizliliğini ihlal suçu yazımıza bakabilirsiniz.
Kısa cevap: Hayır. Hukuka aykırı elde edilen delil mahkûmiyete dayanak yapılamaz.
✅ Özet
Telefon içeriği hukuka aykırı elde edilmişse delil dışı kalır. Geriye kalan deliller, şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı değilse beraat gerekir. Dosyadaki diğer delillerin hukuka uygunluğu ise ayrıca değerlendirilir.
Kısa cevap: Tanık sıfatıyla dinlenmeden, yalnızca tutanaktaki imzaya dayanan anlatımları hükme esas almak usul bakımından sorunludur.
Tutanağı imzalayan kişiler dinlenseler bile, olayı bizzat görmemişlerse beyanları ispata katkı sağlamaz. Soruşturma aşamasındaki soyut bir beyan da tek başına kesin ve inandırıcı delil sayılmaz. Asıl belirleyici olan, telefon içeriğinin hukuka uygun elde edilip edilmediğidir.
Kısa cevap: Delilin hukuka aykırılığı yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Mahkûmiyet halinde istinaf ve temyiz yolları açıktır.
Süre uyarısı: İstinaf başvuru süresi genel olarak hükmün tefhimi veya tebliğinden itibaren 7 gün, temyiz süresi 15 gündür. Somut dosyanızdaki süreyi mutlaka avukatınızla teyit edin.
Kısa cevap: Panik yapmayın. Belgeleri toplayın, hiçbir belgeyi okumadan imzalamayın ve en kısa sürede bir ceza avukatından destek alın.
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Telefonunuz incelendiyse veya hakkınızda dijital delillere dayanan bir soruşturma varsa, süreleri kaçırmadan hukuki destek alın. İncelemenin hukuka uygun olup olmadığı dosyanın seyrini doğrudan etkileyebilir. Maya Avukatlık Bürosu ile iletişim sayfası üzerinden görüşme planlayabilirsiniz.
Rıza tek başına yeterli değildir. Yargıtay'a göre rıza olsa dahi hâkim kararı veya hâkim onayına sunulmak üzere savcı yazılı emri bulunmadan telefon içeriği kayıt altına alınamaz.
Hâkim kararı veya hâkim onayına sunulmak üzere Cumhuriyet savcısının yazılı emri aranır. Kolluğun karar ya da emir olmadan yaptığı inceleme hukuka aykırıdır.
Hayır. Hukuka aykırı delil hükme esas alınamaz. Geriye kalan deliller şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı değilse beraat kararı verilmesi gerekir.
Evet. İmzalanan rıza formu, hukuka aykırılık itirazını ortadan kaldırmaz. Delilin hukuka aykırı olduğunu soruşturma ve kovuşturma aşamasında, süresinde ileri sürmek gerekir.
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 15.05.2024 T. 2023/15758 E. 2024/18787 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusuna ilişkin olarak, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca Dairemizce verilen bozma ilamına uyulmak suretiyle duruşmalı yapılan inceleme neticesinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesi kapsamında şüphelinin cep telefonu incelenip, telefondan ele geçirilen bilgilerin kayıt altına alınabilmesi için hâkim kararı veya hâkim onayına sunulmak üzere Cumhuriyet savcısının yazılı emrinin bulunması gerektiği, rızası bulunsa dahi şüphelinin telefonunun incelenip, telefon içeriğindeki mesaj ve benzeri bilgilerin kayıt altına alınamayacağı ve bu kurallara uyulmadan elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağı anlaşılmakla;
5271 sayılı Kanun'un 134 üncü maddesi uyarınca hukuka uygun olarak karar veya yazılı emir alınmaksızın, sanığa ait telefonda bulunan whatsapp mesajlarına ilişkin olarak tanzim edilen 02.03.2020 tarihli "telefon ön inceleme ve muhafaza altına alma tutanağı"nın, sanığın telefonunda inceleme yapılmasına rızası bulunsa dahi hukuka uygun delil niteliğinde olmadığı ve hükme esas alınamayacağı; tanık sıfatıyla dinlenmemiş olmalarına rağmen anlatımlarının hükme esas alındığı belirtilen tutanak mümzileri, tanık sıfatıyla dinlenmiş olsalar dahi tutanak içeriğine göre uyuşturucu madde alışverişinin görülmemiş olduğunun anlaşılmasına göre anlatımlarının sonuca etkili olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede;
Haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlem yapılan ... ve ... ile aralarında uyuşturucu madde alışverişinin gerçekleştiğine dair görgüye dayalı tespit bulunmayan ve kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine, ...'ın üzerinde yakalanan uyuşturucu maddeyi fiziki takipten ve yakalamanın gerçekleşmesinden daha önceki bir zaman diliminde sanıktan aldığına ilişkin soruşturma aşamasındaki soyut beyanı dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.
You have reached the end of the article. We hope you liked our article.
Please do not hesitate to contact us regarding this article or any other legal questions. We are waiting for your message.
© 2017- 2024
Maya Law Firm
All rights reserved.


