
Bir mirasçının en temel haklarından biri, miras bırakanından kalan malvarlığını eksiksiz devralmaktır. Ancak bazen, özellikle gayrimenkul söz konusu olduğunda, bu hak sahte vekaletnamelerle yapılan işlemler sonucunda gasp edilebilir. Peki, mirasınızdaki bir taşınmaz, sahte bir vekaletname kullanılarak elinizden alındıysa ne yapmalısınız? Kanun ve Yargıtay bu duruma nasıl bakıyor? Tapu iptali ve tescil davaları, tam da bu tür mağduriyetleri gidermek için açılan kritik hukuki süreçlerdir. Eğer bir taşınmazın, aslında var olmayan veya hukuka uygun olmayan bir vekaletnameyle satıldığı veya devredildiği şüphesi varsa, mirasçılar veya asıl malik, tapunun iptali ve kendi adlarına tescili için dava açabilir. Bu davalarda en önemli delillerden biri, vekaletnamenin gerçekten malike ait olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu raporları ve parmak izi incelemeleridir. Yargıtay, bu tür iddiaların titizlikle araştırılması gerektiğini vurgular. Özellikle vekaletname üzerindeki imza veya parmak izinin gerçek kişiye ait olup olmadığı, mahkemenin nihai kararını doğrudan etkileyen bir faktördür. Ancak süreç burada bitmez. Taşınmazı sahte vekaletname ile edinen kişinin "iyiniyetli üçüncü kişi" savunması da dikkate alınır. Yargıtay kararlarında, bu iyi niyetin gerçekten var olup olmadığı detaylıca incelenir. Unutmayın, tapu siciline güven ilkesi önemli olsa da, sahtecilik gibi hallerde bu ilkenin sınırları vardır. Bu karmaşık hukuki süreçlerde hak kaybı yaşamamak ve mülkünüzü geri almak için alanında uzman bir avukatla çalışmak, atılacak en doğru adımdır. Hukuk büromuz, bu alandaki derin tecrübesiyle yanınızdadır.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 22.09.2025 T. 2025/3765 E. 2025/3866 K.
Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; tereke temsilcisi ve bir kısım davacı mirasçıları vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; duruşma isteği değerden reddedilerek, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davada davacı; mirasbırakanları ... ile ... ....’in maliki olduğu ve kendisine intikali gereken asıl davada dava konusu 216 parsel (imar uygulaması ile 60 24... ve 60 32... parsel) ile birleştirilen davada dava konusu 205 parsel (imar uygulaması ile 60 34... ve 3, 60 24... parsel) sayılı taşınmazların sahte vekaletname ile satış gösterilmek suretiyle davalılara devredildiğini, yapılan temliklerin yok hükmünde olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiş, yargılama sırasında davacının ölümü üzerine terekesine temsilci olarak .... atanmıştır.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalılar; taşınmazları iyiniyetle satın aldıklarını, iddiaların yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 30.03.2016 tarihli ve 2015/113 Esas, 2016/204 Karar sayılı kararı ile; asıl dava yönünden kayıt maliki olan davalıların iyiniyetli 3. kişi konumunda oldukları gerekçesiyle davanın reddine, birleştirilen dava yönünden ise sahte vekaletname kullanılmak suretiyle bir kısım davalıların mirasbırakanı ... ...’ya yapılan satış işleminin geçersiz olduğu gerekçesi ile ... ...'nın mirasçıları yönünden davanın kabulüne, ikinci el konumundaki davalı ... bakımından ise iyiniyetli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalı ... ... vd. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece; \"...Hemen belirtilmelidir ki; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olduğunu söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; birleştirilen davaya konu kök 205 parselin devrine dayanak 29.11.1990 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul hisse satış vaadi sözleşmesi ve vekaletname başlıklı evraka ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesince düzenlenen 23.06.2015 tarihli raporda, 29.11.1990 tarihli belgedeki parmak izinin davacıya ait olup olmadığı hususunda bir tespite gidilemediği belirtilmiş ise de insanların parmak izleri değişmez. Hal böyle olunca; öncelikle davacının temlik tarihi veya temlik tarihine yakın tarihlerdeki resmi kurumlarda bulunan imzalarının araştırılması, davacının mukayeseye elverişli parmak izinin alınması, gerektiğinde davacının da Adli Tıp Kurumuna gönderilerek temlikte kullanılan sahte olarak tanzim edildiği ileri sürülen Kahramanmaraş 3. Noterliğinin 29.11.1990 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamedeki parmak izinin davacıya ait olup olmadığının Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan rapor alınarak saptanması, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir...\" gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı sonrası aldırılan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 09.07.2024 tarihli raporuyla dava konusu kök 205 parsel sayılı taşınmazın devrine esas Kahramanmaraş 3. Noterliğinin 29.11.1990 tarihli vekaletnamesindeki parmak izinin davacı ...'a ait olduğunun tespit edildiği, iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Tereke temsilcisi ve bir kısım davacı mirasçısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemece sadece birleştirilen dava konusu kök 205 parselin devrine esas 29.11.1990 tarihli vekaletname altındaki imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, oysa eldeki davanın asıl davadaki kök 216 ve birleştirilen davadaki kök 205 parsel olmak üzere iki taşınmaza ilişkin tapu iptal-tescil isteğine ilişkin olduğunu, kök 216 parselin devrine esas 06.06.1986 tarihli vekaletname altındaki parmak izinin davacı ...’ye ait olmadığının ATK raporuyla tespit edildiğini, Mahkemece 216 parsel yönünden gerekçe yazılmadığını, kök 205 parselin devrinde kullanılan 29.11.1990 tarihli vekaletnameye esas alınan nüfus cüzdanının sahte olduğunu, vekaletname tarihi itibarıyla davacının soyadı Can olduğu halde ... yazıldığını, vekaletname üzerindeki fotoğrafın da davacının kızlık fotoğrafı olduğunu, eski kimlikle düzenlenen vekaletnamenin sahte olduğunu, tanıkların da davacının noterde olmadığını beyan ettiğini, bozma sonrası alınan ATK raporunda satışa dayanak 06.06.1986 tarihli vekaletname ile dava dışı 16.02.1996 tarihli vekaletname kıyaslanarak iki vekaletnamedeki davacıya ait parmak izinin aynı olduğunun tespit edildiğini, oysa davacının Mahkemece bizzat alınan parmak izi bulunduğunu, ATK raporunda Mahkemece alınan parmak izlerinin değil de davacının ne için verdiğini dahi bilmediği 16.02.1996 tarihli vekaletnamenin kıyaslanarak rapor hazırlanmasının bilimsellikten uzak olduğunu, kök 216 parselin devrinde kullanılan 06.06.1986 tarihli vekaletnamenin ise sahteliği ATK raporuyla sabit olduğu halde Mahkemece kök 216 parsel bakımından davanın reddedilmesinin de anlaşılabilir olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleştirilen dava, sahtecilik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu 216 parsel (imarla uygulaması sonucu 60 24... ve 60 32... parsel) sayılı taşınmazın 5/80 payı davacı adına kayıtlı iken Kahramanmaraş ... Noterliğinin 06.06.1986 tarihli ... yevmiyeli vekaletnamesine dayalı olarak dava dışı vekil ... tarafından dava dışı ... ...’e, ... tarafından davalıların mirasbırakanı ... ...’ya satış suretiyle temlik edildiği, yine davacının paydaşı olduğu 205 parsel (imar uygulaması sonucu 60 34... ve 3, 60 24... parsel) sayılı taşınmazdaki 15/480 payın Kahramanmaraş 3. Noterliğinin 29.11.1990 tarihli ... yevmiyeli düzenleme şeklinde gayrimenkul hisse satış vaadi sözleşmesi ve vekaletnameye dayalı olarak dava dışı vekil ... tarafından davalıların mirasbırakanı ... ...’ya satış suretiyle devredildiği, bilahare taşınmazların imar uygulamalarına tabi tutulduğu anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı; özellikle asıl dava konusu kök 216 parsel sayılı taşınmazın kayıt malikleri davalılar ..., ... Şirketi ve davalı ... ... mirasçılarının kötüniyetli olduklarının ispatlanamadığı, birleştirilen dava konusu 205 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 09.07.2024 tarihli raporu ile satışa dayanak 06.06.1986 tarihli vekaletname altındaki parmak izinin davacıya ait olduğunun tespit edildiği gözetilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olduğuna göre; tereke temsilcisi ve bir kısım davacı mirasçıları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tereke temsilcisi ve bir kısım davacı mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Kahramanmaraş 5. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
22.09.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
You have reached the end of the article. We hope you liked our article.
Please do not hesitate to contact us regarding this article or any other legal questions. We are waiting for your message.
© 2017- 2024
Maya Law Firm
All rights reserved.


