Ana Sayfa / Emsal Kararlar

Yayınlar

Emsal Kararlar

Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.

Rusya'da Çalışan Türk İşçinin Alacakları: Rus İş Kanunu m.392 Süreleri Hak Düşürücü Değil, Zamanaşımıdır

Rusya'da Çalışan Türk İşçinin Alacakları: Rus İş Kanunu m.392 Süreleri Hak Düşürücü Değil, Zamanaşımıdır

Rusya'daki şantiyelerde yıllarca çalışmış bir Türk işçi, Türkiye'ye döndükten sonra kıdem, ihbar ve yıllık izin alacakları için dava açtığında çoğu zaman tek bir soruyla karşılaşır: Bu uyuşmazlığa Türk hukuku mu, Rus hukuku mu uygulanacak?

Cevap, alacağınızın tamamen kaybedilip kaybedilmeyeceğini belirler. Çünkü Rus hukukundaki dava açma süreleri Türk hukukuna göre son derece kısadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu sürelerin hukuki niteliği konusunda önemli bir görüş değişikliğine gitmiştir: Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun 392. maddesindeki süreler artık hak düşürücü süre değil, zamanaşımı süresi olarak kabul edilmektedir.

Yurt Dışında Çalışan İşçiye Hangi Hukuk Uygulanır?

İşin yurt dışında yapılması, iş sözleşmesine yabancılık unsuru katar. Bu durumda hangi ülke hukukunun uygulanacağı, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) ile belirlenir. 2007 öncesi çalışma dönemleri için ise mülga 2675 sayılı Kanun dikkate alınır.

MÖHUK m.27 bu konuda iki ayrı durum öngörür:

Hukuk Seçimi Varsa (m.27/1) Taraflar sözleşmede uygulanacak hukuku seçebilir. Ancak bu seçim, işçinin mutad işyeri hukukundaki emredici koruma hükümlerinden yararlanmasını engelleyemez.
Hukuk Seçimi Yoksa (m.27/2) İşçinin işini mutaden ifa ettiği yer, yani fiilen çalıştığı ülkenin hukuku uygulanır. Rusya'daki şantiyede çalışan işçi için bu, kural olarak Rus hukukudur.
Daha Sıkı İlişkili Hukuk Halin bütün şartları sözleşmenin başka bir hukukla daha sıkı ilişkili olduğunu gösteriyorsa, mutad işyeri hukuku yerine o hukuk uygulanabilir.

Hâkim, Türk kanunler ihtilafı kurallarını ve yetkili yabancı hukuku re'sen uygular (MÖHUK m.2). Yani "Türk hukuku uygulansın" demek tek başına yeterli değildir. Rus hukukunun işçilik alacaklarına etkisini genel hatlarıyla Rus hukukunda işçilik alacakları yazımızda inceledik.

İşçi ve İşverenin Türk Olması Yeterli mi?

Uygulamada en sık yapılan hata, işçinin Türk vatandaşı ve işverenin Türk Ticaret Siciline kayıtlı bir şirket olmasından hareketle Türk hukukunun uygulanacağını varsaymaktır.

⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus

Yargıtay'a göre daha sıkı ilişkili hukukun tespitinde sadece işçi ve işverenin Türk olması tek başına belirleyici değildir. İşin fiilen Rusya'da yapılması, ücretin yabancı para (ör. USD) ile ödenmesi ve çalışmanın proje bazlı yurt dışı şantiyelerle sınırlı olması, mutad işyeri hukukunu öne çıkarır.

Değerlendirme her çalışma dönemi için ayrı yapılır. Hukuk seçimi yapılan son dönem için m.27/1, sözleşmesiz önceki dönemler için m.27/2 uygulanır. Kesintili ve uzun yıllara yayılan çalışmalarda bu ayrım hesaplamanın kaderini değiştirir.

Zamanaşımı Hangi Hukuka Tabidir?

MÖHUK m.8 açıktır: Zamanaşımı, hukuki işlem veya ilişkinin esasına uygulanan hukuka tabidir. Zamanaşımı usul değil, maddi hukuk müessesesidir.

Dolayısıyla esasa Rus hukuku uygulanıyorsa, zamanaşımı da Türk hukukundaki 5 yıllık süreye göre değil, Rus İş Kanunu'na göre belirlenir. Dava Türkiye'de, Türk iş mahkemesinde görülse bile sonuç değişmez.

Rus İş Kanunu m.392'deki süreler (kural olarak): bireysel iş uyuşmazlıklarında hakkın ihlalinin öğrenildiği veya öğrenilmesi gerektiği tarihten itibaren 3 ay; işten çıkarma uyuşmazlıklarında 1 ay; ücret ve diğer ödemelerin ödenmemesinde ödeme gününden itibaren 1 yıl. Süreler çalışma dönemine ve yürürlükteki metne göre ayrıca kontrol edilmelidir.

Kısa sürelerin Türk kamu düzenine (MÖHUK m.5) aykırı olduğu ileri sürülse de Yargıtay bu itirazı karşılamamaktadır. Davanın yargılama sırasında içtihat değişikliğine uğramış olması da tek başına sonucu değiştirmemektedir.

Rus İş Kanunu m.392: Hak Düşürücü Süreden Zamanaşımına

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi önceki bazı kararlarında m.392 sürelerini hak düşürücü süre olarak nitelendirmişti. Bu konudaki önceki değerlendirmeyi Rusya hukuku işçilik alacakları davasında zamanaşımı ve hak düşürücü süre yazımızda ele almıştık.

Daire, 2025 yılında yaptığı yeni değerlendirmede bu sürelerin zamanaşımı niteliğinde olduğu sonucuna varmıştır. Fark teknik görünse de sonuçları büyüktür:

Hak Düşürücü Süre Hakkın kendisini ortadan kaldırır. Hâkim, taraf ileri sürmese bile re'sen dikkate alır.
Zamanaşımı Hak devam eder, yalnızca dava yoluyla istenebilirliği zayıflar. Hâkim ancak davalı usulüne uygun def'i ileri sürerse dikkate alır.

Bu Ayrımın İşçi İçin Pratik Sonuçları

1. Zamanaşımı Def'i Yapılmadıysa Alacak Kaybolmaz

İşveren cevap dilekçesinde zamanaşımı def'inde bulunmamışsa, Rus hukuku uygulansa bile mahkeme süre dolduğu gerekçesiyle davayı reddedemez. Def'inin savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında süresinde ve usulüne uygun ileri sürülüp sürülmediği mutlaka denetlenmelidir.

2. Def'i Usulüne Uygunsa Sonuç Değişmez

Davalı süresinde zamanaşımı itirazını yapmışsa, mahkemenin süreyi yanlışlıkla "hak düşürücü" olarak nitelendirmesi tek başına bozma sebebi olmaz. Sonuç yine ret olur.

3. Hukuk Seçimi Kaydı Dar Yorumlanmaz

"Sözleşmede hüküm bulunan hallerde yabancı hukuk uygulanır" gibi kayıtlar, zamanaşımının Türk hukukuna tabi olacağı anlamına gelmez. Esasa uygulanan hukuk neyse zamanaşımı da odur.

Rusya'da Çalışmış İşçi Ne Yapmalı?

1
Belgeleri Toplayın: Yurt dışı iş sözleşmeleri, hukuk seçimi maddeleri, bordrolar, giriş-çıkış ve SGK kayıtları.
2
Dönemleri Ayırın: Her çalışma dönemi için hukuk seçimi olup olmadığını ve mutad işyerini tespit edin.
3
Süreyi Hesaplayın: İşten çıkış tarihinden itibaren Rus hukukundaki kısa süreler işlemeye başlar. Gecikmek telafisi güç sonuçlar doğurabilir.
4
Def'iyi Denetletin: Dava açılmışsa, işverenin zamanaşımı def'ini süresinde ve usulüne uygun yapıp yapmadığını inceletin.

Rus hukukunun uygulandığı uyuşmazlıklarda yabancı hukuk içeriğinin doğru tespiti belirleyicidir. Bu alandaki hizmet kapsamımızı Rusya iş hukuku avukatı sayfamızda, Rus ve Türk hukuku kaynaklarını ise yararlı linkler bölümümüzde bulabilirsiniz.

✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?

Rusya'da çalışmış bir işçiyseniz "Türk şirketiyim, Türk hukuku uygulanır" varsayımına güvenmeyin. Rus İş Kanunu m.392'deki süreler zamanaşımıdır ve davalının def'isi hâlinde alacağınızı tümüyle etkileyebilir. Sözleşmelerinizi ve çalışma dönemlerinizi vakit kaybetmeden değerlendirtmek için Maya Avukatlık Bürosu ile iletişim sayfamız üzerinden irtibata geçebilir, belgelerinizi iletebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Türk şirketinde Rusya'da çalıştım, Türk hukuku uygulanır mı?

Kendiliğinden uygulanmaz. Hukuk seçimi yoksa kural olarak işi fiilen yaptığınız ülkenin, yani Rusya'nın hukuku uygulanır. Tarafların Türk olması tek başına yeterli değildir.

Rus İş Kanunu m.392'deki süreler hak düşürücü mü, zamanaşımı mı?

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin güncel görüşüne göre zamanaşımı süresidir. Bu nedenle ancak davalı ileri sürerse dikkate alınır.

İşveren zamanaşımı itirazı yapmazsa ne olur?

Mahkeme süreyi re'sen gözetemez. Rus hukuku uygulansa dahi alacak esastan incelenir.

Dava Türkiye'de açılınca Türk zamanaşımı süresi mi geçerli olur?

Hayır. MÖHUK m.8 gereği zamanaşımı, ilişkinin esasına uygulanan hukuka tabidir. Davanın Türk mahkemesinde görülmesi bunu değiştirmez.

Kısa Rus süreleri Türk kamu düzenine aykırı sayılır mı?

Yargıtay uygulamasında bu süreler kamu düzenine aykırı kabul edilmemekte ve uyuşmazlığa uygulanmaktadır.

Kesintili çalışmalarda her dönem aynı hukuka mı tabidir?

Hayır. Her dönem için hukuk seçimi olup olmadığı ve mutad işyeri ayrı ayrı değerlendirilir. 2007 öncesi dönemlerde mülga 2675 sayılı Kanun dikkate alınır.

"Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki mütalaa veya avukat-müvekkil ilişkisi doğurmaz. Her somut olay kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir. Lütfen hukuki adımlar atmadan önce uzman bir avukata danışınız."

Emsal Yargıtay Kararı

9. Hukuk Dairesi 2025/376 E., 2025/1154 K.

MAHKEMESİ: İş Mahkemesi
DAVA TARİHİ: 09.03.2018

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1993-2016 tarihleri arasında davalı Şirketin yurt dışında bulunan şantiyelerinde elektrik kaynakçı ekip başı olarak çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedilerek Türkiye'ye gönderildiğini, ücretinin saat başı net 5,68 USD olduğunu ayrıca üç öğün yemek, barınma ve ısınma giderlerinin davalı işveren tarafından karşılandığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddianın aksine davacının yalnızca 13.05.2008-14.07.2009 ve 13.12.2014-... tarihleri arasında davalı Şirket nezdinde Rusya'da bulunan şantiyelerinde proje süresi ile sınırlı olarak çalışmış olduğunu, davacının sadece yurt dışı şantiyelerinde çalıştırılmak üzere istihdam edildiğini, taraflar arasındaki ilişkide yabancılık unsurunun mevcut olduğunu, bu nedenle 5718 sayılı Milletlerarası ... Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (5718 sayılı Kanun) uyarınca uyuşmazlığa mutad işyeri hukuku yani Rusya Federasyonu hukukunun uygulanması gerektiğini ve bu hukuka göre davacının talep konusu yaptığı alacaklarının zamanaşımına uğradığını, zira Rusya İş Kanunu'na göre işçinin haklarının ihlal edildiğini öğrendiği veya öğrenmesi gerektiği tarihten itibaren 3 aylık süre içinde ileri sürebildiğini, davacının davalı Şirket nezdinde hak kazandığı kıdem ve ihbar tazminatı alacağı bulunmadığını ayrıca yıllık ücretli izin alacaklarının tümünün ödenmiş olduğunu, yabancı hukuk ve zamanaşımı savunmaları ile çelişmemek kaydı ile uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasına karar verilmesi hâlinde ise; davacının proje bazında belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığını, davacıya yıllık ücretli izinlerinin kullandırıldığını, kullandırılmayan izinlerin ise ücretinin ödendiğini, ayrıca 2012 yılı öncesi çalışmalara dair yıllık ücretli izin alacağı talebinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 01.10.2019 tarihli ve 2023/18439 Esas, 2024/7533 Karar sayılı kararı ile; davacının 18.05.1994 tarihinden ... tarihine kadar saatlik 5,68 USD ve aylık 1.363,20 USD ücret karşılığı çalıştığı, davacının Türk uyruklu olması, davalı Şirketin de Türk Ticaret Siciline kayıtlı işveren olması göz önüne alınarak Türk hukukunun uygulandığı, işveren tarafından iş bitimi nedeniyle davacının iş sözleşmesinin sonlandırıldığı, haklı fesih iddiasının davalı tarafça ispatlanamadığı, kıdem tazminatına esas ücretin tavan ücret dikkate alınarak hesaplandığı, davacıya ihbar önelinin yasal süreden az verilmesi nedeniyle ihbar önelinin bölünmezliği ilkesi göz önüne alınarak hesaplama yapıldığı, yıllık ücretli iznin kullandırıldığının izin defteri veya eşdeğer bir belge ile ispatlanamadığı, davacının talebi ile bağlı kalınarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle bilirkişi ek raporu ve ıslah dilekçesi göz önüne alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 01.10.2019 kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesinin 18.04.2023 tarihli ve 2019/3555 Esas, 2023/729 Karar sayılı kararı ile; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 18.04.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; dosya kapsamına göre davacı işçinin 18.05.1994-30.05.1996, 01.09.1996-02.05.1997, 01.10.1997-16.10.1998, 22.06.1999-03.02.2000, 01.08.2001-13.11.2003, 13.10.2004-..., 27.02.2007-06.12.2007, 12.05.2008-14.07.2009 ve 13.12.2014-... tarihleri arasında davalı Şirketin yurt dışında bulunan projelerinde çalışmış olduğu, yurt dışı iş sözleşmesi ile hukuk seçimi yapılan son dönem dışında da mutad işyerinin işçinin işini fiilen yerine getirdiği Rusya olduğu, davacıya belirtilen dönemlerde ücretinin USD para biriminde ödendiği, daha sıkı ilişkili hukukun tespitinde sadece işçi ve işverenin Türk olmasının tek başına belirleyici kriter kabul edilemeyeceği, buna göre hukuk seçimi anlaşması bulunmayan ve daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olmadığı anlaşılan çalışma dönemleri bakımından uyuşmazlığa mutad işyeri hukukunun uygulanması gerektiğinin düşünülmemesinin hatalı bulunduğu, hukuk seçimi anlaşması bulunan davacının 13.12.2014-... tarihleri arasındaki çalışma döneminde 5718 sayılı Kanun'un 27/1 hükmü gereğince ve hukuk seçimi anlaşması bulunmayan çalışma dönemlerinde de mülga 2675 sayılı Milletlerarası ... Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un ve 5718 sayılı Kanun'un 27/2 hükmü kapsamında uyuşmazlığa mutad işyeri hukuku olan Rusya hukukunun uygulanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyulmak suretiyle yürütülen yargılama sonucunda Rusya İş Kanunu'nun 392. maddesinde yer alan düzenleme doğrultusunda, davacı işçinin işten çıkış tarihinin ... ve dava tarihinin ise 09.03.2018 olduğu dikkate alındığında davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Dava konusu uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, davalı tarafından uygulanacak hukuk bakımından seçimlik hakkın kullanılmış olduğunu ve Türk hukukunun seçildiğini,

2. Yabancı hukuktaki zamanaşımı düzenlemesinin uygulanmasının hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, Rusya İş Hukukunda zamanaşımı sürelerinin yeniden başlatılmasına ilişkin hâkime takdir yetkisi verilmiş olduğunu, bu nedenle sürelerin yeniden başlatılması gerektiğini,

3. Taraflar arasında imzalanan sözleşmede yalnızca sözleşmede hüküm bulunan hallerde yabancı hukukun uygulanacağının kararlaştırılmış olduğunu, zamanaşımına ilişkin hükmün uygulanmasının mümkün olmadığını,

4. Davacı işçinin davasını ikame ettiği 2018 yılında yabancı hukukun uygulanmasına ilişkin bir içtihat bulunmadığını, 2024 yılına uzayan yargılamasında Yargıtayın görüş değişikliğinden dolayı işçilik alacaklarının hak düşürücü süreden dolayı reddedilmesinin kamu düzenine ve hukuk kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, bu hususun kabulü hâlinde adil yargılanma hakkı ve eşitlik ilkesinin ihlal edileceğini,

5. Hakkaniyet gereğince davalı lehine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini, davacının yargılama giderlerinin de davalı Şirkete yükletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk ve dava konusu alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığı noktasında toplanmaktadır.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir (..., Milletlerarası ... Hukuk, ..., 2022, s.315; ..., Türk Milletlerarası ... Hukuku, ..., 2021, s.127). Buna göre Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı Kanun'un 2. ve 8. maddelerinin bir gereğidir.

Rusya Federasyonu İş Kanunu'nun mahkemeye başvurma sürelerinin düzenlendiği 392. maddesinde belirtilen sürelerin Dairemizce daha önce bazı kararlarda hak düşürücü süre olduğu belirtilmişse de yeniden yapılan değerlendirmede, bu sürelerin zamanaşımı süresi niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır.

Dava tarihi itibarıyla söz konusu zamanaşımı süresinin dolduğu ve davalı tarafça usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde söz konusu sürelerin hak düşürücü süre olarak nitelendirilmesi hatalı ise de bu hata sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda ve yukarıda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

You have reached the end of the article. We hope you liked our article.

Please do not hesitate to contact us regarding this article or any other legal questions. We are waiting for your message.

 

Name *
E-mail *
Phone *
Message *
Send your case

Max file size (Mb): 2

Max number of files: 1