
Tıbbi müdahaleler esnasında meydana gelen teşhis ve tedavi hataları (tıbbi malpraktis / medical malpractice), hastalar ve aileleri üzerinde telafisi imkansız bedensel ve ruhsal zararlar bırakabilmektedir. Özellikle yenidoğan yoğun bakım süreçlerinde yaşanan ihmaller, bebeklerin yaşam boyu sürecek engellerle karşılaşmasına yol açabilir.
Tazminat süreci devam ederken veya dava açılacağı sırada özel hastanelerin el değiştirmesi, şirket unvanlarının güncellenmesi ya da hastane açılış ruhsatının başka bir sağlık kuruluşuna devredilmesi sıklıkla karşılaşılan durumlar arasındadır. Bu aşamada hastaneyi devralan yeni şirketin ve tedaviyi üstlenen hekimlerin hukuki sorumluluğunun sınırlarını bilmek son derece kritiktir.
Hasta ile özel sağlık kuruluşu veya hekim arasındaki hukuki ilişki, Türk Borçlar Kanunu kapsamında temelde bir vekalet sözleşmesi (Duty of Care / Agency Relationship) niteliğindedir. Hekim ve hastane yönetimi, tıp biliminin genel kabul görmüş kurallarına strictly uymak, teşhis ve tedavi aşamalarında en yüksek özeni göstermekle yükümlüdür.
Hekimlerin ve sağlık tesislerinin sorumluluğu sadece ameliyat veya doğum anıyla sınırlı değildir. Doğum sonrası bakım, takip, gerekli uzman hekim sevklerinin zamanında yapılması ve ailenin aydınlatılması da özen borcunun ayrılmaz bir parçasıdır.
Erken doğan (prematüre) bebeklerin yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde kuvöze alınarak oksijen tedavisine tabi tutulması son derece hassas bir süreçtir. Kontrolsüz veya gereğinden fazla verilen oksijen, göz damarlarında anormal gelişmelere ve Prematüre Retinopatisi (ROP - Retinopathy of Prematurity) adı verilen hastalığa yol açabilir.
Tıp biliminin genel kabul görmüş standartlarına göre, prematüre doğan ve kuvöz takibi yapılan bebeklerin doğumdan sonraki süreçte (genellikle 28. günde) uzman bir göz hekimi tarafından ROP muayenesinden geçirilmesi tıbbi bir zorunluluktur.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus: Sözlü Uyarı Yetersizdir
Bebeğin taburcu edilmesi esnasında aileye yalnızca sözlü olarak "bir göz hekimine başvurun" denilmesi veya matbu formlar imzalatılması hekimi ve hastaneyi sorumluluktan kurtarmaz. Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı ile hastane yönetimi, ROP muayenesinin zamanında yapılmasını sağlamak veya hastayı yetkin bir göz/retina uzmanına yazılı ve resmi olarak sevk etmekle yükümlüdür.
Tıbbi hatadan kaynaklanan tazminat davalarında sıkça karşılaşılan bir savunma da hastanenin el değiştirdiği, yeni işletici şirketin olay tarihinde hastaneyi işletmediği ve "sadece ruhsat devri yapıldığı" iddiasıdır. Ancak Türk Ticaret Hukuku ve Sağlık Mevzuatı açısından durum oldukça nettir.
Özel Hastaneler Yönetmeliği’nin 69. maddesi uyarınca, bir özel hastanenin açılış ruhsatının ve hekim kadrolarının devredilebilmesi için taraflar arasında işletmenin devredilmesine ilişkin bir sözleşme bulunması şarttır. Mevzuat gereği, işletme devri olmadan tek başına ruhsat devri yapılması mümkün değildir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 202. maddesi (TBK m. 202) uyarınca bir ticari işletmeyi devralan tüzel kişi, işletmenin geçmişten gelen tüm borçlarından ve tazminat yükümlülüklerinden devreden şirket ile birlikte müteselsilen (jointly and severally liable) sorumlu olur. Dolayısıyla hastane yönetimi unvan değiştirse dahi yeni şirket davaya eklenerek (dahili davalı) tazminat tahsilatı gerçekleştirilebilir.
Tıbbi hata sonucu sakat kalan, organ veya görme kaybına uğrayan çocuk ve ailesi için talep edilebilecek tazminat kalemleri kapsamlı bir aktüeryal hesaplama gerektirir:
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Tıbbi hata sonucu uğranılan zararlarda zamanaşımı hak kayıplarına yol açabilir. Hastane yönetimi unvan değiştirse, devrolsa veya el değiştirse dahi hukuki haklarınız saklıdır. Sürecin doğru tespiti, hastane ruhsat devirlerinin incelenmesi ve eksiksiz tazminat tahsilatı için Maya Avukatlık Bürosu ile iletişime geçerek profesyonel hukuki danışmanlık alabilirsiniz.
Sağlık mevzuatına göre özel hastane ruhsat devri, bir ticari işletme devri niteliğindedir. Bu nedenle Türk Borçlar Kanunu m. 202 uyarınca ruhsatı devralan yeni şirket, hastanenin geçmişteki tıbbi hatalarından doğan tazminat borçlarından devreden eski şirket ile birlikte müteselsilen sorumludur.
Evet. Prematüre doğan bebeklerin ROP muayenesinin zamanında (doğumdan sonraki 28. günde) yapılması veya ailenin bu konuda yetkin bir göz uzmanına resmi olarak sevki tıbbi bir zorunluluktur. Bu takibi yapmayan çocuk doktoru ve gerekli organizasyonu sağlamayan hastane tıbbi malpraktis nedeniyle sorumludur.
Hayır. Taburcu esnasında imzalatılan genel geçer matbu onam formları veya aileye yapılan şifahi (sözlü) uyarılara dayanarak doktor veya hastane özen yükümlülüğünden kurtulamaz. Ailenin tıbbi riskler hakkında açıkça aydınlatıldığı ve sevk adımlarının eksiksiz atıldığı ispatlanmalıdır.
Vekalet sözleşmesine dayanan tıbbi malpraktis davalarında genel zamanaşımı süresi 10 yıldır. Ancak zararın ve doktor kusurunun sonradan öğrenildiği hallerde veya uzamış ceza zamanaşımının uygulandığı durumlarda bu süreler farklılık gösterebilir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 21.05.2026 T. 2026/1703 E. 2026/3296 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... Hastanesi San. ve Tic. A.Ş. vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı ... Hastanesi San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 25.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekilleri Avukat ..., Avukat ..., Avukat ... ve diğer davalı vekili Avukat ... sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra eksiklikliğin giderilmesi bakımından Bölge Adliye Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilen dava dosyasının temyiz incelemesi için yeniden gönderildiği anlaşılmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinden ...'ın hamileliği sırasında kontrollerinin davalı kadın doğum uzmanı ... tarafından yapıldığını, 08.03.2009 tarihinde davalı ... Ltd. Şti.'nde davalı ...'ın kontrolünde erken doğum yaptığını, doğumun ardından diğer müvekkili ...'ın kuvöze alındığını, kuvöze alınan ...'a davalılardan ...'ün kontrolünde oksijen tedavisine başlandığını, ancak özensizce ve çok fazla miktarda verilen oksijen nedeniyle müvekkili ...'ın her iki gözünde prematüre retinopatisi rahatsızlığı meydana geldiğini, göz doktorunun yardımına müracaat edilmediğini, ...'ın yaşanan bu olay nedeniyle her iki gözünde de görme kaybı oluştuğunu, özürlü hale geldiğini, görme engeli neticesinde gelişme geriliği başladığını, ...'ın ömrünün sonuna kadar görme engelli, sürekli birinin bakımına muhtaç, sürekli işgöremez hale geldiğini, kalıcı güç kaybına uğradığını, eksik teşhis ve tedavi sonucunda müvekkillerinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararın tazmin edilmesi gerektiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri; davada zamanaşımının dolduğunu, kusurlarının bulunmadığını, gerekli uyarı ve bilgilendirmelerin yapıldığını, dahili davalı şirket ise müstakil olarak yalnızca ruhsat devri yapıldığını, işletme devri söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; olayın meydana gelmesinde davalıların kusuru olduğunun bilirkişi raporlarıyla tespit edildiği, zamanaşımının gerçekleşmemiş olduğu gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesince; Özel Hastaneler Yönetmeliği'nin 69. maddesi gereği, ruhsat devri için işletmelerin aralarında işletme devir sözleşmesi aranmakta olup, dolayısıyla ruhsat devrinin işletme devri olmadan kabulü de mevzuat gereği mümkün olmadığından, ruhsat devrinin işletme devrini kapsadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ VEYA GEREKÇE
1. ROP muayenesinin doğum sonrası 28. günde alınması/yaptırılması gerektiğinin tıbben bilindiği, ROP muayenesinin yaptırılmasını sağlamayan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı davalı doktorun uygulamalarının tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı tespit edilmiştir.
2. Özel Hastaneler Yönetmeliğinin "Özel hastanenin devri" başlıklı 69. maddesi ile taraf devir sözleşmeleri dikkate alındığında, ruhsat devrinin işletme devri olmadan mevzuat gereği mümkün olmadığı anlaşılmıştır.
3. Alınan bilirkişi raporlarında davalı doktorun kusurlu olduğu, davalı hastanenin de adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında oluşan zarardan sorumlu olduğu, davalı ... Hastanesi A.Ş.'nin yapılan devir nedeniyle sorumlu olduğu anlaşılmakla hükmün ONANMASINA karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
You have reached the end of the article. We hope you liked our article.
Please do not hesitate to contact us regarding this article or any other legal questions. We are waiting for your message.
© 2017- 2024
Maya Law Firm
All rights reserved.


