
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 24.11.2025 T. 2025/494 E. 2025/4938 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan ....'ın 15.09.2020 tarihinde öldüğünü, mirasbırakanın düzenlediği.... Noterliğinin 08.07.1992 tarihli ve ... yevmiye numaralı vasiyetnamesinde terekesinde bulunan .... Ticaret Yatırım A.Ş. hisselerinin tamamını davalı ...'a vasiyet ettiğini, terekede bulunan diğer malvarlığı yönünden ise mirasının yasal esaslara göre yasal mirasçılar arasında paylaştırılmasını vasiyet ettiğini, bahsi geçen vasiyetnamenin İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/797 Esas, 2020/887 Karar sayılı dosyasında açıldığını ve \"...'ın atanmış mirasçı olduğunun tespitine, hak sahibi başka mirasçı olmadığına\" karar verildiğini, dava konusu vasiyetnamenin mirasçı atama değil, belirli mal vasiyetinden ibaret olduğundan Mahkemece atanmış mirasçılık belgesi verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesi 2020/797 Esas, 2020/887 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; mirasbırakanın sağlığında üç adet vasiyetname düzenlediğini, en son düzenlediği 08.07.1992 tarihli vasiyetname ile de önceki vasiyetnamelerden rücu ettiğini, bahsi geçen vasiyetnamenin İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/797 Esas sayılı dosyasında açıldığını ve müvekkilince atanmış mirasçı olduğuna ilişkin mirasçılık belgesi talep edildiğini, Mahkemece müvekkilinin atanmış mirasçı olduğuna dair atanmış mirasçılık belgesi verildiğini, tavzih talebi üzerine açılan celsede ise davacı tarafından müvekkili ...'ın atanmış mirasçı olduğunun ikrar edildiğini ve yeniden müvekkilinin atanmış mirasçı olduğuna dair atanmış mirasçılık belgesi verildiğini, kararın tarafların kanun yollarından feragat etmesi ile kesinleştiğini, hâlihazırda geçen sürede terekenin paylaşıldığını, davacının tenkis davası açmak için hak düşürücü süreyi geçirdiğini, terekenin paylaşılmış olması nedeniyle de yerine getirilmiş ölüme bağlı tasarruf için davacının tenkis davası açamayacağını, mirasbırakana ait .... Ticaret ve Yatırım A.Ş.'nin mülkiyetinin tamamının müvekkiline geçtiğini, gerek genel kurullarda gerek hazır bulunanlar listesinde müvekkilinin tek yasal mirasçı olduğunda dair itirazın olmadığını, davacı tarafın genel kurul iptali yönünde bir dava da açmadığını, terekede bulunan diğer malvarlığının da yasal mirasçılarca paylaşıldığını, davacının davasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacının müvekkilinin atanmış mirasçı olduğunu ikrar ettiğini ve kararın bu şekilde kesinleştiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamada mirasbırakan ....'ın düzenlediği ..... Noterliği 08.07.1992 tarih ve ... yevmiye numaralı vasiyetname içeriğine göre vasiyetnamenin mirasçı atama değil belirli mal bırakma niteliğinde olması nedeniyle davalının atanmış mirasçı olmadığının anlaşıldığı, İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/797 Esas sayılı dosyasının 01.12.2020 tarihli celsesinde, davacı ... vekilinin atanmış mirasçılık belgesinde bu durum zapta geçirilsin dediği, ... vekilinin bu beyan ile mahkeme önünde ikrarda bulunduğu, ...'ın atanmış mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin talebini kabul ettiğini açıkça beyan ettiği, Mahkeme önündeki bu şekildeki ikrar ve kabul beyanı ...'ı hukuken bağlayacağı, atanmış mirasçılık kanunun emredici hükümlerinden olmadığı, geçersiz bir atanmış mirasçılık belgesi, tüm mirasçılarca kabul edildikten sonra geçerli hâle geleceği, dolayısıyla ...'ın kabul etmiş olduğu atanmış mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin beyanına rağmen, mirasçılık belgesinin iptaline yönelik talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/797 Esas sayılı dosyasının 01.12.2020 tarihli celsesinde, ... vekilinin, \"Mahkemenizce zapta geçirildiği üzere ve mirasçı .... vekilinin beyanları dikkate alınarak bizce de tek geçerli vasiyet .... Noterliğinde 1992 yılında yaptığı vasiyettir. 19 86... vasiyetleri 1992 tarihli vasiyet ile hükümsüz kılınmıştır. Gerekçeli kararda ve atanmış mirasçı belgesinde bu durum zapta geçirilsin\" yönünde beyanda bulunduğu, bu beyanın ikrar olarak yorumlanamayacağı, esas olanın mirasbırakanın iradesi olduğu, mirasbırakanın iradesinin de mirasçı atama değil, muayyen mal vasiyeti olduğu, bu hâliyle İlk Derece Mahkemesince vasiyeti alacaklısı olan davalıya İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.10.2020 tarihli ve 2020/797 Esas, 2020/887 Karar sayılı dosyasında verilen atanmış mirasçılık belgesi verilmesinin hatalı olduğu düşünülerek mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulü ile İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.10.2020 tarih ve 2020/797 Esas, 2020/887 Karar sayılı atanmış mirasçılık belgesinin iptaline, kendisine belirli mal vasiyet edilen ...'ın sulh hukuk mahkemesinde vasiyet alacaklısı olduğunu gösteren belge istemekte muhtariyetine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mirasçılık belgeleri ile ilâmın birbirinden farklı olduğunu, iptali talep edilen dosyanın kesinleşmiş bir mahkeme kararı olduğunu, davacının vasiyete itraz etmediğini ve \"atanmış mirasçılık belgesinde bu hususa yer verilsin\" beyanı ile kanun yollarından feragat etmesi sonucu kararın kesinleşmiş bir ilâm niteliğine kavuştuğunu, ölüme bağlı tasarrufun mirasbırakanın arzusuna göre miras atamaya ilişkin olduğunun açık olduğunu, davacının atanmış mirasçılık belgesinin iptalini talep edemeyeceğini, diğer yandan terekenin paylaşılmış olması nedeniyle davacının eldeki davada hukuki yararının bulunmadığını, vasiyetnamenin mirasçı atamaya ilişkin olması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozularak İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi, bu talepleri yerinde görülmez ise vasiyetin \"belirli mal bırakma\" yerine \"paylaştırma kuralı\" olduğuna ilişkin olarak düzeltilerek onanmasına karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, atanmış mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
You have reached the end of the article. We hope you liked our article.
Please do not hesitate to contact us regarding this article or any other legal questions. We are waiting for your message.
© 2017- 2024
Maya Law Firm
All rights reserved.


