
Aracınız trafik kazasında pert oldu ve sigorta şirketi size bir ödeme teklifi sundu. Sunulan tutarı düşük buluyor olabilirsiniz; ancak elinizdeki formu imzalayıp imzalamama konusunda ciddi bir baskı hissediyorsunuzdur. İşte tam bu noktada, kasko sigortası ile zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) arasındaki kritik hukuki fark devreye girer. Bu iki sigorta türünde ibraname imzalamanın hukuki sonuçları birbirinden keskin biçimde ayrılmaktadır.
📋 İçindekiler
Sigorta hukukunda pert ya da teknik adıyla tam ziya (total loss), bir aracın kaza sonucu uğradığı hasarın onarım maliyetinin aracın piyasa değerini aşması durumunu ifade eder. Bu durumda sigorta şirketi aracı onarmak yerine sigortalıya aracın rayiç bedelini (market value) ödeyerek poliçe kapsamındaki yükümlülüğünü yerine getirmiş sayılır.
Rayiç bedel hesabında aracın yaşı, kilometresi, markası ve kaza tarihindeki ikinci el piyasa değeri esas alınır. Sigorta şirketleri bu hesaplamayı kendi eksperleri aracılığıyla yapar; ancak sigortalı bu sonuçla her zaman hemfikir olmak zorunda değildir. İşte tam bu noktada, ZMSS mi yoksa kasko poliçesi mi kapsamında hareket edildiği belirleyici bir önem kazanır.
ℹ️ Bilgi: Sovtaj Bedeli
Pert araçlarda sigorta şirketi, aracın hasar görmüş enkazını (sovtaj) devralabilir. Bu durumda rayiç bedelden sovtaj değeri düşülerek net ödeme miktarı belirlenir. Sovtaj bedelinin kimin tarafından ve hangi yöntemle tespit edileceği, uyuşmazlıkların sık çıktığı bir alan olmaya devam etmektedir.
Pek çok araç sahibi, ZMSS ile kasko sigortasını birbirine yakın ya da benzer koruma mekanizmaları olarak düşünür. Oysa bu iki poliçe arasındaki hukuki fark, özellikle pert durumunda son derece belirgin hale gelir. Tazminat hesaplaması ve en kritik nokta olan ibraname hükümleri açısından bu iki sigorta türü tamamen farklı hukuki rejimlere tabidir.
Bu tablonun pratik önemi şudur: ZMSS'de sigortalıyı koruyan emredici hükümler devreye girebilirken, kasko sigortasında taraflar arasında özgür irade ile imzalanan belgeler Türk Borçlar Hukuku'nun genel hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Kasko sigortasında sigorta şirketiyle imzaladığınız her belge, hukuki bağlayıcılığı olan bir sözleşme niteliği taşır ve bu bağlayıcılıktan kurtulmanın koşulları oldukça sınırlıdır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesi, trafik kazalarından doğan zararlar söz konusu olduğunda işletenlerin ve onların zorunlu mali sorumluluk sigortacılarının aleyhine olan sözleşme hükümlerinin geçersiz sayılacağını düzenler. Bu madde, zayıf tarafı korumaya yönelik emredici bir hükümdür ve tarafların aksini kararlaştırmasına izin vermez.
⚠️ Kritik Hukuki Fark
KTK m. 111, yalnızca işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçelerini kapsar. Kasko poliçesi, tarafların serbestçe akdettiği bir özel sigorta sözleşmesidir ve bu emredici hükmün kapsamı dışında kalır. Bu nedenle kasko sürecinde imzalanan ibraname, ZMSS ibranamelerine kıyasla çok daha geniş ve geri dönüşü güç bir hukuki sonuç doğurur.
ZMSS'de sigortacı, zarar görene karşı doğrudan sorumludur ve KTK'nın emredici hükümleri bu ilişkiyi düzenler. Kasko sigortasında ise ilişki, sigortalı ile sigortacı arasında kurulan özel bir sözleşmeye dayanır. Bu sözleşmede Türk Ticaret Kanunu'nun sigortaya ilişkin hükümleri ve poliçe koşulları geçerlidir; KTK'nın koruyucu zırhı ise devreye girmez.
Bu ayrım; özellikle sigortalının sunulan ödeme miktarını yetersiz bulması ancak poliçeyi işletebilmek için belge imzalamak durumunda kalması halinde kritik önem kazanır. ZMSS'de belirli itirazlar daha geniş bir yasal zemine oturabilirken, kasko sigortasında aynı esneklikten yararlanmak için ihtirazi kaydı doğru ve zamanında koymak zorunludur.
Pert işlemleri sırasında sigorta şirketleri genellikle "Tam Ziya Hasar Mutabakatnamesi", "Temlikname" veya "İbraname" gibi başlıklar taşıyan belgeler imzalatır. Bu belgeler birbirinden hukuki açıdan farklı sonuçlar doğurur; ancak çoğu zaman tek bir form içinde bir arada sunulur.
Tarafların belirli bir konuda —örneğin aracın rayiç bedeli— hemfikir olduklarını ortaya koyan belgedir. Kasko pert sürecinde rayiç bedel mutabakatnamesi imzalarsanız, o tutarın doğru ve eksiksiz olduğunu kabul etmiş sayılırsınız. İmzalanan tutar artık tartışma konusu olmaktan çıkar; bu nedenle belgeyi imzalamadan önce rakamın gerçek piyasa değerini yansıtıp yansıtmadığını sorgulamak büyük önem taşır.
Bir konudaki tüm alacak ve haklardan vazgeçildiğini gösteren en güçlü belgedir. Sigorta şirketi, ödemeyi yaptıktan sonra ibraname imzalatarak gelecekteki tüm taleplerden kurtulmayı hedefler. Kasko sigortasında ihtirazi kayıt konulmadan imzalanan bir ibraname, kural olarak ödenen miktarın tam ve eksiksiz kabul edildiği anlamına gelir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
Kasko sigortasında ihtirazi kayıt konulmadan imzalanan ibraname ya da mutabakatname, sonradan "gerçek zararım karşılanmadı" iddiasıyla açılacak davalarda ciddi bir engel oluşturur. Mahkemeler, bu belgelerin tarafların serbest iradesiyle imzalandığını ve uzlaşma iradesinin geçerli olduğunu kabul edebilir. İrade bozukluğu —hata, hile veya ikrah— ispat edilemediği sürece ibraname hukuki bağlayıcılığını korur.
Araç üzerindeki hak ve alacakların sigorta şirketine devredildiğini gösterir. Pert araçlarda sigorta şirketi, aracın enkazını (sovtajı) devralmak için temlikname düzenler. Temlikname imzalandıktan sonra araç üzerindeki mülkiyetinizi kaybedersiniz; bu nedenle imzalama öncesinde ödeme miktarının yeterliliğinden emin olmak ya da hakkınızı açıkça saklı tutmak kritik önem taşır.
İhtirazi kayıt (reservation of rights / protestation), bir belgeyi imzalarken ya da ödemeyi kabul ederken "bu işlemi yaparken belirli haklarımı saklı tutuyorum" anlamına gelen, açık ve yazılı bir beyan eklenmesidir. Hukuki geçerliliği olan bir ihtirazi kayıt, ilerleyen süreçte pert farkı talebinde bulunmanın kapısını açık tutar.
✅ Doğru İhtirazi Kayıt: Örnek Metin
"Bu ödemeyi ve işbu belgeyi; araç rayiç bedeli ile gerçek zararım arasındaki farka ilişkin tüm talep haklarım açıkça saklı kalmak ve kısmi ödeme olarak kabul etmek kaydıyla imzalıyorum. Bakiye alacak haklarımı talep etme hakkımı saklı tuttuğumu beyan ederim."
İhtirazi kaydın yalnızca sözlü olarak yapılması yeterli değildir ve sonradan ispatı son derece güçtür. Bu beyanın hem imzalayacağınız belge üzerine elle yazılması hem de ayrı bir yazılı ihtarname ile belgelenmesi önerilir. Sigorta şirketinin buna itiraz etmesi durumunda noter kanalıyla ihtarname gönderilmesi en güvenli yoldur.
Pert sürecinde en sık yapılan hata, sigorta şirketinin sunduğu ödeme teklifini ve belgeyi acelece kabul etmektir. Sigorta şirketleri zaman zaman ödemenin yapılabilmesi için ibraname imzalanmasının zorunlu olduğu izlenimini yaratabilir; ancak bu durum her koşulda hukuken doğru değildir ve ihtirazi kayıt seçeneği her zaman gündemdedir.
ℹ️ Zamanaşımı Hatırlatması
Kasko sigortasından doğan uyuşmazlıklarda zamanaşımı süresi kural olarak 2 yıldır ve bu süre hasarın gerçekleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Hak kaybını önlemek için sigorta şirketiyle yazışmalar sürerken dahi zamanaşımı takibini ihmal etmeyin.
Sigorta şirketi ile anlaşmazlığa düşmeniz halinde birden fazla başvuru yolu mevcuttur. Bu yolları doğru sırayla ve doğru zamanda kullanmak, hem süreyi kısaltır hem de hak kaybının önüne geçer.
İlk adım olarak uyuşmazlığı yazılı şekilde sigorta şirketine bildirin. Taleplerinizi, hukuki dayanaklarınızı ve beklediğiniz sonucu açıkça içeren bir dilekçeyle başvurun. Bu başvuru, bir sonraki aşamada zorunlu ön koşul niteliği taşıyabilir.
Sigorta sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar için Türkiye'de özel bir çözüm mekanizması işletilmektedir: Sigorta Tahkim Komisyonu (STK). Sigorta şirketinin başvuruya olumsuz yanıt verdiği veya 15 gün içinde yanıt vermediği tarihten itibaren hakem heyetine başvurulabilir. Belirli bir tutarın altındaki kararlar kesin nitelik taşırken bu tutarın üzerindeki kararlara itiraz hakem heyeti ve ardından Yargıtay nezdinde itiraz yolu açıktır.
Hakem heyeti aşamasından sonuç alınamadığı ya da bu yolun tercih edilmediği durumlarda Asliye Ticaret Mahkemesi önünde dava açılabilir. Kasko sigortasında, özellikle ihtirazi kayıt konulmadan imzalanmış bir ibraname bulunduğu koşullarda, dava stratejisinin bir avukat tarafından önceden değerlendirilmesi büyük önem taşır.
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Kasko sigortanız kapsamında aracınız pert olduysa ve size sunulan ödeme teklifini yetersiz buluyorsanız, herhangi bir belgeyi imzalamadan önce hukuki destek almak en kritik adımdır. İhtirazi kayıtsız imzalanan belgeler kasko sigortasında geri dönüşü son derece güç bir hak kaybına yol açabilir. Sürecinizi doğru değerlendirmek ve haklarınızı korumak için Maya Avukatlık Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2025/1555 | Karar No: 2025/4827 | Karar Tarihi: 24.03.2025
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı davacının maliki ve işleteni olduğu aracın 20.05.2021 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu hasarlandığını, pert kaydı neticesinde aracın rayiç değerinin 210.000,00 TL olarak belirlendiğini, müvekkiline ibraname/mutabakatname imzalatıldığını, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar sebebiyle ödenen bedel ile aracın gerçek rayiç değeri arasındaki 85.000,00 TL bedelin poliçe limiti dahilinde ödenmesi için sigorta şirketine ihtarname gönderildiğini ancak davalı şirketin ödeme yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL pert işlemi fark bedelinin poliçe limitleri dahilinde muhatap şirketin temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini, eksper ücreti, baro pulu bedeli, vekalet harcı ile vekaletname düzenlenmesine ilişkin gider ve her türlü başvuru, yargılama gideri, bilirkişi ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesiyle talebini 39.500,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından davacıya tam ziya nedeniyle 43.000,00 TL ödeme yapıldığını ve poliçe limitlerinin tamamen tükendiğini, kusur raporu alınması gerektiğini, davacı tarafça ekspertiz raporunda belirtilen araç hasarına ilişkin tutarların fahiş olduğunu, müvekkili şirketin Katma Değer Vergisi'nden (KDV) sorumlu olmadığını, eşdeğer parça fiyatları üzerinden hesaplama yapılmasını ve iskonto uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin Komisyona başvuru tarihinden itibaren ve ancak yasal faizle sınırlı olarak sorumlu tutulabileceğini, vekalet ücretinin asgari ücret tarifesine göre hesaplanacak miktarın beşte biri tutarında olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararı ile; tarafların üzerinde mutabık kaldıkları şekliyle ödemelerin gerçekleştirildiği ve karşılıklı edimlerin ifa edildiği, tarafların uzlaşma iradesini sakatlayan mutabakat ve ibra beyanını geçersiz kılacak mahiyette bir irade yanılması durumunun da ileri sürülmediği, taraflar arasındaki uzlaşma metninin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin kararı ile; ödeme ile gerçek zararın giderilmediğinin bilirkişi görüşü ile tespit edildiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, maktunun altında kalmamak üzere 1/5 vekalet ücreti takdiri gerektiği gerekçesiyle "davacının itirazlarının kabulü ile, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak davanın kabulü ile 39.500,00 TL tazminatının 13.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kesin olduğunu, müvekkili şirket tarafından davacıya ödeme yapıldığını, KTK 111/2 maddesinin kasko poliçelerine uygulanmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, araçta meydana gelen tam ziya ücretinden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, akdedilen poliçe gereği kiralama sebebiyle %80 muafiyet uygulanması gerektiğini, söz konusu araçta tam hasar meydana gelip gelmediği, aracın pert olup olmadığı hususlarının incelenmesi, aracın rayiç bedelinden sovtaj bedelinin düşülmesi gerektiğini, vekalet ücretinin asgari ücret tarifesine göre hesaplanacak miktarın beşte biri olması gerektiğini belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın karıştığı trafik kazası sonucu araçta meydana gelen hasar nedeniyle bakiye rayiç bedelin tahsili istemine ilişkindir.
1. Davacıya ait davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın 20.05.2021 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında hasar gördüğü, taraflar arasında düzenlenen 30.06.2021 tarihli "Tam Ziya Hasar Mutabakatname, Temlikname ve İbraname Formu" başlıklı belgede aracın rayiç bedelinde 210.000,00 TL olarak mutabık kalındığı, davacının eksik ödeme iddiası ile eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111. maddesinin; işletenler ve onların hukuki sorumluluğunu üzerine alan zorunlu mali sorumluluk sigortalarını bağlayıcı nitelikte olduğu, eldeki davanın kasko poliçesine dayalı olarak açıldığı, belirtilen maddenin kasko sigortalarında uygulanamayacağı, taraflar arasında düzenlenen ve davacı tarafından ihtirazi kayıt konulmayan 30.06.2021 tarihli ibranamenin geçerli olduğu anlaşılmaktadır.
İtiraz Hakem Heyetince temyize konu kararın gerekçesinde; sigorta şirketinin gerçek zarardan sorumlu olduğu, ödeme ile gerçek zararın giderilmediği belirtilmiş ise de herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadan ibranamenin imzalandığı gözetildiğinde, davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
You have reached the end of the article. We hope you liked our article.
Please do not hesitate to contact us regarding this article or any other legal questions. We are waiting for your message.
© 2017- 2024
Maya Law Firm
All rights reserved.


