İFTİRA SUÇU MU ANAYASAL BİR HAK OLAN ŞİKAYET HAKKI MI?: EMSAL KARAR İNCELEMESİ

 

İftira suçu kapsamında yapılan soruşturmalarda, yargılamalarda ve cezalandırmada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, şüphelinin/sanığın anayasal hakkı olan şikayet hakkını mı kullandığı, yoksa iftira suçu mu işlediği sorusudur.

İftira Suçu Nedir?

Hukuk sistemimizde kişilerin masumiyetinin korunması temel ilkelerden biridir. Bu nedenle, bir kişiye işlemediği bir suçu isnat etmek, yalnızca haksızlık değil, aynı zamanda ceza hukuku kapsamında suç sayılmaktadır. Bu eylem, Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen iftira suçunu oluşturur.

Yasal Düzenleme

Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesine göre:

  • Bir kimseye işlemediğini bildiği halde bir suç isnat eden,

  • Yetkili merciler nezdinde o kişi hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmasını sağlayan,

kişiler iftira suçundan sorumlu tutulur.

İftira Suçunun Unsurları

İftira suçunun oluşabilmesi için:

  1. Hukuka aykırı bir fiil isnadı yapılmış olmalıdır.

  2. Bu isnadın yetkili mercilere bildirilmesi gerekir.

  3. Fail, isnadın gerçeğe aykırı olduğunu bilerek hareket etmelidir.

  4. Sonuç olarak, mağdur hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmalıdır.

Bu unsurların birlikte gerçekleşmesi halinde iftira suçu oluşur.

Şikayet Hakkı ile İftira Suçunun Farkı

İftira suçu ile anayasal dilekçe-şikayet hakkı birbirine karıştırılmamalıdır.

  • Kişi, yaşadığı olayı yetkililere bildirerek şikayette bulunabilir.

  • Eğer bu şikayet samimi ve iyi niyetli ise, sonradan delil yetersizliği nedeniyle takipsizlik verilse bile iftira suçu oluşmaz.

  • Ancak kişi, karşı tarafın suçsuz olduğunu bilmesine rağmen kasıtlı olarak suç isnadında bulunursa, bu durumda iftira suçu söz konusu olur.

İftira suçu, hem bireylerin şeref ve itibarını hem de adalet mekanizmasının güvenilirliğini korumak için düzenlenmiş ağır bir suçtur. Bu nedenle, herkesin şikayet hakkını bilinçli kullanması, iftira ile şikayet arasındaki farkı gözetmesi son derece önemlidir.

Hukuk büromuza ait emsal bir karar metnini aşağıda incelemenize sunuyoruz.

Müvekkil aleyhine ceza verilmesi sonrasında, müvekkilimiz ile istinaf süreci için anlaşılmış ve tarafımızca istinaf başvurusu yapılmıştır. Yaptığımız başvuru neticesinde istinaf mahkemesi başvurumuzu haklı bularak müvekkilimizin anayasal başvuru/şikayet hakkını kullandığı yönünde tespit yapmış ve beraat kararı verilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu doğrultuda ilk derece mahkemesince müvekkilimiz hakkında beraat kararı verilmiştir. 

T.C.

İSTANBUL ANADOLU

39. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ

 

DOSYA NO      : 2023/...Esas

KARAR NO      : 2024/...

[C.SAVCILIĞI ESAS NO] : 2023/....

 HÜKMÜN AÇIKLANMASININ

                                                                                      GERİ BIRAKILMASI

                                                                                                                                                                                                                     GEREKÇELİ KARAR

T Ü R K   M İ L L E T İ   A D I N A

HAKİM    : ....

C. SAVCISI      : .......

KATİP      : ..........

DAVACI   : K.H.

KATILAN : ........

VEKİLİ    : .........

SANIK     : .................

SUÇ : İftira

SUÇ TARİHİ    : 21/07/2023

SUÇ YERİ        : İSTANBUL/SANCAKTEPE

KARAR TARİHİ       : 24/10/2024

                                        Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında mahkememizde yapılan duruşma sonunda:

İ D D İ A   V E   T A L E P : 

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın  2023/......Esas sayılı iddianamesiyle;

Müşteki ile şüphelinin aynı iş yerinde çalıştıkları, 21/07/2023 günü saat: 07:12 de müştekinin terastan açık alana girmek için kapıyı açtığı sırada şüphelinin içeri girdiği, şüphelinin bu karşılaşma sırasında kendisini darp ettiğini iddia ederek müştekiden şikayetçi olduğu, müştekinin darp suçlamasını kabul etmediği ve şüphelinin kendisine iftira attığını iddia ettiği şüpheliden şikayetçi olduğu, adli raporda şüphelide tıbben yaralanma tespit edilmediği, kamera görüntüsü izleme tutanağına göre, müştekinin karşılaşma anında şüpheliye karşı bir eylem gerçekleştirmediği, bu şekilde kendisine karşı kasten yaralama eylemi gerçekleşmemiş olmasına rağmen müşteki hakkında atılı suçtan şikayetçi olduğu   böylece şüphelinin üzerine atılı suçu işlediği iddia edilerek şüphelinin eylemine uyan  5237 Sayılı T.C.K.'nın  267/1, 53  maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmıştır.

S A V U N M A : 

Sanık Mahkememizde Vermiş Olduğu Savunmasında: "ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben kesinlikle şikayetçiye iftira atmış değilim. Şikayetçi benim eski arkadaşım olur. Olay günü servisten inmiştik. Benden alacağı olduğunu söyledi. Aramızda tartışma oldu. Beni araçların arasında sıkıştırıp saçımdan çekti. Beni arabaya doğru çarptı. Ayrıca bana eli ile vurdu. Tekme de attı. Olay bu şekilde olmuştur. Ben de bunun üzerine şikayetçi oldum. Kesinlikle şikayetçiye iftira atmış değilim. Olaya ilişkin çevrede insanlar vardı. Bunları da gerekirse mahkemeye tanık olarak bildirebilirim " şeklinde beyanda bulunmuştur.

Ş İ K A Y E T : 

Katılan  Mahkememizde Vermiş Olduğu Beyanında: " benim olay nedeniyle şikayetim devam etmektedir. Kamu davasına katılmak isterim. Olay iddianamede anlatıldığı şekilde olmuştur. Sanık eski arkadaşım olur. Kendisi ile olay günü servisten indik. Kendisine ben kıyafetlerimi vermiştim. Aynı zamanda borç para da vermiştim. Bunları geri istedim. Aramızda bu sebeple tartışma oldu. Kendisi bana saldırdı. kolumu çizdi. Ben kesinlikle kendisine karşılık vermedim. Daha sonra benim hakkımda darp edildim diye şikayette bulunmuş, ben kesinlikle böyle birşey yapmadım. Bana iftira atmıştır. cezalandırılsın" şeklinde beyanda bulunmuştur.

D E L İ L L E R : 

-Sanık Savunması,

-Katılan  Beyanı,

-Olaya İlişkin görüntü kayıtlarının izlenmesinde ; yapılan görüntü izlemesinde sanık ile katılanın kapıda girer çıkarken karşılaştıkları, katılanın içeri girdiği sanığın dışarı çıktığı, aralarında herhangi bir olumsuzluğun olmadığı, (itekleme, veyahut omuz atma, dokunma gibi bir olayın gerçekleşmediği) bizati gözlemlenmiştir.

-İstanbul Anadolu Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 26/09/2023 tarih, 2023/..... sayılı raporunda özetle : Kişi hakkında düzenlenmiş olay tarihli raporda, sol omuz ön yüzünde subjektif hassasiyet dışında, kişinin vücudunda "Tıbben Yaralanma" olarak değerlendirilebilecek objektif harici travmatik lezyon tanımlanmadığı kanaatini bildirilmiştir.

-C.Savcısı esas hakkındaki mütalaasında :

Sanığın kendisine karşı kasten yaralama eylemi gerçekleşmemiş olmasına rağmen katılan hakkında şikayetçi olarak iftira eyleminde bulunduğu anlaşılmakla TCK 267/1, 53 maddelerince cezalandırılmasına karar verilmesi hususları kamu adına talep ve mütalaa olunmuştur.

Tüm dosya kapsamı,

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ SONUCU MAHKEMEMİZDE OLUŞAN VİCDANİ KANAAT: 

Katılan ile sanığın aynı iş yerinde çalıştıkları, olay günü  katılanın terastan açık alana girmek için kapıyı açtığı sırada sanığın içeri girdiği, sanığın bu karşılaşma sırasında kendisini darp ettiğini iddia ederek katılandan şikayetçi olduğu. Katılanın darp suçlamasını kabul etmediği ve sanığın kendisine iftira attığını iddia ettiği sanıktan şikayetçi olduğu. Alınan adli raporda sanıkta tıbben yaralanma tespit edilmediği, kamera görüntüsü izleme tutanağına göre, katılanın karşılaşma anında sanığa karşı bir eylem gerçekleştirmediği. Tüm dosya kapsamından anlaşılmakla; sanığın üzerine atılı iftira suçundan cezalandırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

 

H Ü K Ü M :  Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere;

Sanığın iftira  suçunu işlediği sabit olduğundan suçun işleniş biçimi, meydana gelen netice ve sair hususlar göz önüne alınarak eylemine uyan   TCK  267/1 maddesi uyarınca takdiren  1 YIL HAPİS  CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

Sanığa verilen cezadan, failin geleceği üzerindeki olası etkileri göz önüne alınarak TCK 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 10 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

Koşulları oluşmadığından sanığa verilen cezadan başkaca yasal artırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına,

Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini kabul etmesi,   daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, sanığın kişilik özellikleri ile yeniden suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaat meydana gelmiş olması, suçun işlenmesi nedeniyle zarar tazmin talebinin bulunmaması nedenleriyle CMK 231/5. maddesi uyarınca sanığa verilen cezaya ilişkin HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,

Sanığın şahsi ve sosyal durumu göz önünde bulundurularak takdiren herhangi bir denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmaksızın CMK 231/8. maddesi uyarınca  5 YIL SÜRE İLE DENETİM SÜRESİNE TABİ TUTULMASINA,

Denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmediği takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak, davanın düşmesine karar verileceğinin, aksi takdirde hükmün açıklanacağının sanığa ihtarına ,(ihtar edildi)

Sanığa verilen hapis cezasının CMK 231/7. maddesindeki "açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez" hükmü gereğince cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesine veya ertelenmesine yer olmadığına,

       Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine,

Sanığın sarfına sebebiyet verdiği 2 adet tebligat gideri 174,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

Dair Sanık ................ ,  Katılan .................'ün yüzüne karşı  C.Savcısının mütalaasına uygun olarak verilen karara karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ya da zabıt katibince tutanağa geçirilecek beyanla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere açık yargılama sonucu verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. CEZA DAİRESİ

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Esas No    : 2024/....

Karar No   : 2025/...

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ          : İstanbul Anadolu 39. Asliye Ceza Mahkemesi

TARİHİ                        : 24/10/2024

NUMARASI              : 2023/....Esas -  2024/....Karar

KATILAN          : ...........

SANIK              : ...............

SUÇ          : İftira

SUÇ TARİHİ          : 21/07/2023

HÜKÜM            : Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Denetimli Serbestlik

İSTİNAF BAŞVURUSUNDA

BULUNAN                : Sanık Müdafii

Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriği ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;

Sanık şikayet müracaatında bulunduğunda darp edildiğini iddia etmemiş  olduğu hususu da gözetilerek, iftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, sanığın aşamalardaki özde değişmeyen savunmaları ve dosya kapsamına göre, sanığın iddialarının bir kısım vakalara dayandığı ve eyleminin suç işlemediğini bildiği kimselere suç atmak biçiminde olmayıp Anayasanın 74. maddesi ile garanti altına alınan "anayasal dilekçe-şikayet hakkı"nı kullanma niteliğinde bulunması karşısında, sanığın unsurları itibariyle oluşmayan iftira suçundan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,                 

Kanuna aykırı olup istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf nedenleri bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, CMK'nın 280/1-e ve 289/1 maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA,

Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

CMK'nın 284 ve 286/1. maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere;

20/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

You have reached the end of the article. We hope you liked our article.

Please do not hesitate to contact us regarding this article or any other legal questions. We are waiting for your message.

 

Name *
E-mail *
Phone *
Message *
Send your case

Max file size (Mb): 2

Max number of files: 1