Mirasçılık belgesi, vefat eden bir kişinin yasal mirasçılarını ve miras paylarını gösteren resmi bir belgedir. Mirasçıların tereke üzerindeki haklarını kullanabilmeleri için hayati önem taşır. Ancak ne yazık ki, nüfus kayıtlarındaki hatalar, karmaşık aile ilişkileri veya farklı zümrelerden mirasçıların varlığı gibi çeşitli sebeplerle bu belgeler yanlış düzenlenebilir. Peki, elinizdeki mirasçılık belgesi hatalıysa veya miras payınızın eksik olduğunu düşünüyorsanız ne yapmalısınız?
Hatalı bir mirasçılık belgesi, mirasın yanlış dağıtılmasına, mirasçıların hak kaybına uğramasına ve gelecekte ciddi hukuki uyuşmazlıklara yol açabilir. Kanunlarımız, bu tür yanlışlıkların düzeltilmesi için "mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi" davası açma imkanı sunar. Bu dava, mevcut hatalı belgenin geçersiz kılınarak doğru mirasçıları ve paylarını gösteren yeni bir belgenin düzenlenmesini amaçlar.Yargıtay kararları da bu konuda net bir yol göstericidir. Hatalı mirasçılık belgesinin iptali davası açarken, yalnızca miras payı eksik olan ya da gösterilmeyen kişinin dava açması yeterli değildir. İptali istenen belgede mirasçı olarak gösterilen ve karar sonucunda hukuki durumları etkilenecek olan tüm mirasçıların (vefat etmişlerse onların mirasçılarının) davaya dahil edilmesi "zorunlu dava arkadaşlığı" ilkesi gereğidir. Bu, kamu düzenine ilişkin bir şart olup, mahkeme tarafından re'sen (kendiliğinden) incelenir ve eksik olması halinde davanın esasına girilmeden önce bu eksikliğin giderilmesi istenir. Dolayısıyla, mirasçılık belgesinin iptali davalarında, doğru taraf teşkilini sağlamak, hak kaybına uğramamak adına büyük önem taşır. Bu karmaşık süreçte hukuki destek almak, mirasçıların haklarını eksiksiz şekilde korumak için elzemdir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 13.10.2025 T. 2025/488 E. 2025/4256 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin mirasbırakanı ...'na ait iki adet mirasçılık belgesinin bulunduğunu, hatalı olan İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/354 Esas, 2015/455 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iptali istenen mirasçılık belgesinde mirasbırakanın eşi ...'nın miras payının mirasçısı olmaması nedeniyle Hazineye aidiyetine dair karar verilmesinin doğru olduğunu, davada taraf olmayan mirasçıların davaya dâhil edilmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre mirasbırakanın kendisinden sonra ölen eşi İlya'nın 3. zümrede mirasçılarının bulunduğu, iptali istenen mirasçılık belgesinde ise İlya'nın mirasçı bırakmadan öldüğü gerekçesiyle Hazineye miras payı verilmesinin hatalı olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/354 Esas sayılı mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi düzenlenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesine usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın açılmasına davalının sebebiyet vermemesi ve yasal hasım olması nedeniyle aleyhe vekâlet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ve yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 598. maddesinde başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, Sulh Mahkemesince mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verileceği açıklanmıştır. Mirasçılık belgesi, aksi ispat edilinceye kadar, adına düzenlenmiş bulunan kişi ve kişilerin mirasçılığı lehine bir karine oluşturur. Bu belge; miras bırakan ile mirasçıları arasındaki irs (soy) ilişkisini göstermesi yanında mirasın (terekenin) mirasçılara intikalini de sağlayıcı bir işleve sahiptir. 4721 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca, miras hükümleri, mirasçılık ve mirasın geçişi miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte bulunan hükümlere göre belirlenir.
2.Bu tür davaların kural olarak hasımsız açılması ve çekişmesiz yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması gerekir. Bu olgunun sonucu olarak bu tür davalar sonucunda verilen hükümler kesin hüküm oluşturmadığı gibi, hatalı oldukları öne sürülerek her zaman için iptalleri de istenebilir. resen araştırma prensibi egemen olan bu tür davalarda davacı taraf sadece miras bırakanın öldüğünü, kendisinin soybağı, evlilik veya evlat edinme nedeniyle miras bırakanın mirasçısı olduğunu ve dava dilekçesindeki diğer iddialarını kanıtlamak zorundadır. Nüfus aile kayıtlarını getirterek miras bırakanın diğer mirasçılarını tespit etmek ve tüm mirasçıların miras paylarını belirlemek ise hakimin görevidir. Mirasçıların ve paylarının belirlenebilmesi için gider yapılması gerektiğinde bu giderlerin davacı tarafça karşılanması gerektiği kuşkusuzdur.
3.Mirasçılık belgesinin iptali davalarında ise, mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Dava sonucunda verilecek hükümle hukuksal durumları etkilenebileceğinden bu tür davalarda iptali istenilen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilen kişiler ile ölmüşlerse bunların mirasçılarının davada taraf olmaları zorunludur. Taraf koşulu kamu düzenine ilişkin olup taraflarca öne sürülmese dahi mahkemelerce kendiliğinden incelenmesi gerekir. Mirasçılık belgesinin iptali davalarında da davacı taraf miras bırakanın mirasçısı olduğunu, iptali istenilen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilmediğini ve pay verilmediğini veya mirasçı gösterilmesine rağmen mirastan kendisine olması gerekenden daha az pay verildiğini, bu nedenle önceki günlü mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu kanıtlamak zorundadır. Bu tür davalarda da miras bırakanın diğer mirasçılarını tespit etmek ve mirasçıların miras paylarını belirlemek hakimin görevidir ve re'sen araştırma ilkesi uyarınca, davanın ispatı için gerekli bütün delillere başvurabilir.
4. Somut olayda; davacılar vekili, İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/354 Esas, 2015/455 Karar sayılı mirasçılık belgesinin hatalı olduğunu ileri sürerek davalı Hazine aleyhine mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmişler ise de iptali istenen mirasçılık belgesince mirasçı olarak gösterilen ve kendilerine pay verilen mirasçılar ... Sadık ile ... 'ın dosyada taraf olmadığı anlaşılmıştır. İptali istenen mirasçılık belgesinin hatalı olması kendi miras paylarını da etkileyeceğinden adı geçen kişiler (öldüyse mirasçıları) davaya dâhil edilmeli, bu şekilde taraf koşulu gerçekleştirildikten sonra davanın esasına girilmeli, taraflardan varsa başkaca da delilleri de sorulup saptanmalı, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik taraf teşkili ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.
You have reached the end of the article. We hope you liked our article.
Please do not hesitate to contact us regarding this article or any other legal questions. We are waiting for your message.
© 2017- 2024
Maya Law Firm
All rights reserved.


