
Sıfır kilometre bir araç satın almak, pek çok kişi için ömrünün en büyük harcamalarından biridir. Ancak araç henüz servisten çıkmamışken kapı kolları çalışmıyor, elektronik sistemler yanıt vermiyor, motor uyarı lambası yanıyorsa ne yapmalısınız? Dahası, yetkili servis "onaralım" dedi ve siz de kabul ettiniz — peki şimdi araç değişimi talep etmek hâlâ mümkün mü?
Türk tüketici hukuku bu soruya net ama ağır bir yanıt veriyor: Seçimlik hakkınızı bir kez kullandığınızda, o hak tükenir. Aşağıda bu kuralın ne anlama geldiğini, hangi durumlarda hâlâ haklarınızı koruyabileceğinizi ve en kritik hukuki adımların neler olduğunu açıklıyoruz.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 11. maddesi, ayıplı mal satın alan tüketiciye dört temel seçimlik hak tanır:
Ücretsiz onarım hakkı
Ayıpsız misliyle değişim hakkı
Bedel iadesi (sözleşmeden dönme) hakkı
Ayıp oranında bedel indirimi hakkı
Bu hakların kritik özelliği şudur: Bunlar seçimlik haklardır. Yani birini seçip kullandığınızda, diğerlerine geçme hakkınız prensip olarak sona erer.
Önemli Not: Seçimlik haklar, karşı tarafın rızasına veya onayına bağlı değildir. Satıcı "biz onarırız" diyorsa bile siz değişim ya da iade talep etme hakkına sahipsiniz — ta ki kendi iradenizle onarımı seçene kadar.
Uygulamada pek çok tüketici, yetkili servisin "parçayı değiştiririz, düzelir" açıklamasına güvenerek aracını bırakır ve onarım sonrasında hiçbir çekince belirtmeden teslim alır. İşte bu nokta hukuki açıdan son derece kritiktir.
İhtirazi kayıt (çekince) koymadan teslim almak, onarım hakkını kullandığınızı ve bu haktan memnun kaldığınızı kabul ettiğiniz şeklinde yorumlanabilir. Mahkemeler bu durumu, seçimlik hakkın kullanılıp tükendiğinin somut göstergesi olarak değerlendirmektedir.
Kısaca: Aracı çekincesiz teslim aldıysanız, "aslında ben onarımı istemiyordum, değişim istiyordum" savunması büyük olasılıkla kabul görmeyecektir.
Birçok tüketici şunu merak eder: "Araç onarıldı, teslim aldım ama aynı arıza yeniden çıktı. Şimdi ne yapabilirim?"
Bu sorunun yanıtı büyük ölçüde arızanın niteliğine ve kaç kez tekrarlandığına bağlıdır. Türk tüketici mevzuatı açısından şu ilkeler geçerlidir:
Aynı arızanın art arda tekrar etmesi, aracın imalat kaynaklı ayıplı olduğuna dair güçlü bir karine oluşturur.
Ancak her yeni arıza tespiti için zamanında ve doğru biçimde ayıp ihbarında bulunmak zorunludur.
Onarım sonrası arıza tekrarlarsa, bu sefer yeniden değişim veya iade talebini gündeme getirebilirsiniz — ama bunu yargı sürecinde doğru biçimde ileri sürmeniz şarttır.
Kritik Kural: Dava açtıktan sonra yeni bir hukuki argüman (örneğin azami tamir süresinin aşılması) ileri sürmek isteyen tüketiciler dikkat etmelidir: Savunmayı genişletme yasağı kapsamında, dava sürecinde öne sürülmeyen olgular temyiz aşamasında artık ileri sürülemez.
Taşıt yedek parçaları ve servis hizmetleri bakımından mevzuat, azami tamir süresini 20 iş günü olarak belirlemiştir. Bu süre aşılırsa tüketici, onarım hakkını kullanmış olsa bile diğer seçimlik haklara geçiş konusunda daha güçlü bir hukuki zemine sahip olabilir.
Peki bu kuralı nasıl kullanmalısınız?
Aracınızı servise bıraktığınız tarihi belgelendirin (teslim tutanağı alın).
Servis süreci 20 iş gününü aşıyorsa bunu noter ihtarnamesiyle kayıt altına alın.
Bu argümanı dava dilekçenizde açıkça belirtin — sonradan eklenemez.
Değişim Talebinizi Güçlendirmek İçin Hangi Adımları Atmalısınız?
Seçimlik hakkınızı henüz kullanmadıysanız ya da onarım sonrası arıza tekrarladıysa şu adımları takip edin:
Arızayı belgeleyin: Servis kayıtlarını, fotoğrafları, tüm yazışmaları saklayın.
İhtarname gönderin: Değişim talebinizi noter kanalıyla yazılı olarak bildirin.
Aracı çekincesiz teslim almayın: Onarım sonrası araç tesliminde "ihtirazi kayıtla teslim alınmıştır" ibaresini tutanağa ekletin.
Tüketici hakem heyetine başvurun: Belirli bir eşiğin altındaki uyuşmazlıklarda zorunlu ön koşuldur.
Tüketici mahkemesinde dava açın: Hakem heyeti kararı tatmin edici değilse ya da dava değeri eşiği aşıyorsa Tüketici Mahkemesi'ne başvurun.
Ayıplı araç davaları, teoride tüketici lehine görünse de pratikte oldukça teknik ve yorucu bir süreç içerir:
Bilirkişi raporları çoğunlukla davalı şirketler lehine sonuçlanabilir.
Usul hataları (örneğin argümanın zamanında ileri sürülmemesi) davayı kaybettirici bir etken olabilir.
Seçimlik hakkın hangi anda ve nasıl kullanıldığı, sonucu doğrudan belirler.
Bu süreçte deneyimli bir tüketici avukatıyla çalışmak, hem zaman hem de hak kaybını önlemek açısından belirleyici olmaktadır.
Maya Avukatlık Bürosu olarak; sıfır araç ayıp davaları, tüketici mahkemesi süreçleri ve seçimlik hak uyuşmazlıklarında müvekkillerimize hukuki destek sağlıyoruz. Onarımı kabul edip etmemeniz gerektiğinden, dava açmanın doğru zamanına kadar her aşamada stratejik bir yol haritası çiziyoruz.
Sıfır araçta onarımı kabul ettim, artık araç değişimi talep edemez miyim? Onarımı ihtirazi kayıt koymadan kabul ederek aracı teslim aldıysanız, seçimlik hakkınızı kullanmış sayılırsınız. Ancak aynı arıza tekrarlarsa, yeni bir ayıp ihbarı yaparak yeniden hak doğabilir. Somut durumunuz için hukuki danışmanlık almanız önerilir.
Yetkili servis aracımı 20 iş gününden uzun süre elinde tuttu. Bu bana ne kazandırır? Azami tamir süresinin aşılması, diğer seçimlik haklara (değişim veya iade) geçiş için güçlü bir hukuki dayanak oluşturabilir. Ancak bu argümanı mutlaka dava dilekçenizde açıkça belirtmeniz gerekir; sonradan ileri sürmek mümkün olmayabilir.
Ayıplı araç davasında bilirkişi raporu aleyhime çıkarsa ne yapabilirim? Bilirkişi raporuna itiraz ederek yeni bir bilirkişi heyeti atanmasını talep edebilirsiniz. Özellikle araç keşfen incelenmeden sadece dosya üzerinden rapor düzenlenmişse bu itiraz güçlü bir zemine oturur.
Tüketici mahkemesine gitmeden önce hakem heyetine başvurmam şart mı? Uyuşmazlık değeriniz ilgili yıl için belirlenen parasal sınırın altındaysa Tüketici Hakem Heyeti'ne başvuru zorunlu ön koşuldur. Üzerindeyse doğrudan Tüketici Mahkemesi'ne başvurabilirsiniz.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi — 15.01.2026 T. 2025/2986 E. 2026/125 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 18.07.2023 tarihinde ... marka C3 ... model sıfır aracı 1.150,000 TL bedelle davalı yetkili bayi ... Grup A.Ş.den satın aldığını, müvekkilinin aracı kullandıktan bir süre sonra araçta düzenli olarak arıza çıktığını ve onarım için aracını sürekli olarak davalı bayiye bırakmak zorunda kaldığını, 07.08.2023 tarihinde dava konusu araç henüz 1.750 km iken aracın kapı kol düğmeleri, yan aynaları, arka kapılardaki otomatik cam düğmelerinin çalışmadığını ve sol ön kapıda yer alan çocuk kilidi, araç kilidi, otomatik cam düğmeleri, ayna ayarlama düğmeleri gibi fonksiyonel tuşlarının arızalandığını, aracın her surette yakıt ikmali uyarısı verdiğini, bunun üzerine müvekkilinin aracının yetkili servise teslim ettiğini, yetkili servis tarafından aracın BSI beyninin arızalandığı ve parça teminin uzun süreceğinin bildirildiğini, müvekkilinin aracın ayıpsız misli ile değişim talebinin onarım yapılacağından bahisle reddedildiğini, ayrıca arızanın ilgili parçanın değişmesinden sonra tekrarlanmayacağı konusunda garanti verildiğini, aracın onarımının tamamlandığı ve söz konusu arızanın giderildiğinin 14.09.2023 tarihinde müvekkiline bildirildiğini, 16.09.2023 tarihinde aracın müvekkiline teslim edildiğini, 09.10.2023 tarihinde araç sadece 5.030 km iken aynı arızaların tekrarlandığını, yetkili servis tarafından 11.10.2023 tarihinde tesisat sigortası değişimi, multimedia güncellemesi, BSI ve anahtar kodlaması yapılarak aracın müvekkiline teslim edildiğini, yetkili servisin aracın orjinal parçalarını değiştirdiğini ancak arızayı gideremediğini, son olarak 22.10.2023 tarihinde araçta aynı hatalar ve arızaların meydana geldiğini, ertesi gün aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi talebiyle müvekkilinin aracını davalı şirkete bıraktığını, bu sefer değişen sigortada hata olduğu ve 15 Amper sigorta takılması gerektiği ayrıca daha önce işlem yapılan sol ön kapı düğmelerinde temassızlık olduğunun belirtildiği ve aracın 09.11.2023 tarihinde müvekkiline teslim edildiğini, arızalı olduğu iddia edilen parçaların değişmesine rağmen aracın üç kez aynı arızayı vermesinin aracın ayıplı olarak teslim edildiğine dair açık karine olduğunu, ..... Noterliğinin 25.10.2023 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile aracın misli ile değişim talebinin şifaen reddedildiğini ileri sürerek; dava konusu aracın tüm masrafları davalılara ait olmak üzere ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Grup Şirket vekili; dava konusu araçtaki problemin, garanti kapsamında ücretsiz olarak orjinal mekanik parça değişimiyle giderildiğini ve aracın halen sorunsuz olarak kullanıma devam edildiğini, davacıya onarım sürecinde müşteri memnuniyetinin sağlanması için ikame araç sağlandığını, davacının seçimlik hakkını onarım yönünde kullandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Otomotiv şirket vekili; müvekkili şirkete ayıp yönünden herhangi bir bildirim yapılmadığını, diğer davalı şirkete ait yetkili serviste basit bir onarım işlemi yapıldığını ve dava konusu aracın halen sorunsuz olarak kullanılmaya devam edildiğini, davacının yapılan işlemlere rıza gösterdiğini, davacının taleplerinin orantısız güçlükleri meydana getireceğini, hak ve menfaat dengesini bozacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tüketicinin onarım talebi üzerine otomobilin BSI beyninin değiştirildiği, sigorta değişimi yapılarak onarımın sağlandığı, Mahkemece iki farklı heyetten bilirkişi raporu alındığı, her iki heyet raporunda da araçta halihazırda bir ayıp olmadığı, ayıbın giderildiğinin belirtildiği, raporların denetime elverişli olduğu, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi kurul raporlarında, araçtaki arızanın onarımla giderildiği ve aracın hali hazırda ayıplı olmadığı yönünde görüş bildirildiği, bilirkişi kurul raporlarının denetimine elverişli ve uyuşmazlığı çözer mahiyette olduğu, davacının seçimlik hakkını ücretsiz onarım yönünde kullandığının anlaşıldığı, davalıların istinaf talepleri yönünden yapılan inceleme neticesinde ise; davacının dava dilekçesiyle aracın ayıpsız misliyle değişimini talep ettiği, bu talep yönünden davanın reddine karar verildiği, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13. maddesine göre davalılar lehine nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği halde maktu vekalet ücreti verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle; davacının istinaf talebinin esastan reddine, davalıların istinaf taleplerinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararı ve 13.03.2025 tarihli tashih kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava konusu aracın ayıplı olarak müvekkiline teslim edildiğini, davalılar lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını, Mahkemece yerinde inceleme yapılmasına karar verilmesine rağmen bilirkişilerin aracı görmeden dosya üzerinden rapor düzenlemelerinin usule aykırı olduğunu, aracın satın alınmasından kısa bir süre sonra aracın birçok aksamında arızalar meydana gelmesinin aracın gizli ayıplı olduğunu gösterdiğini, müvekkilinin aracı aldığı ilk günden bu yana pişmanlık yaşadığını, araçtan elde edebileceği verim ve faydayı hiçbir şekilde sağlayamadığını, araçta parça değişimi yapılarak aracın orijinalliğinin bozulduğunu, müvekkili tüketicinin onarımdan başka bir çaresi olmadığından mecburiyetle onarımı kabul ettiğini, mevzuatta taşıt yedek parçalarında azami tamir süresinin 20 iş günü olarak belirlendiğini, servis kayıtlarından da görüleceği üzere BSI beyni değişiminin 27 iş gününde gerçekleştirildiğini, bu süreçte müvekkili talep etmiş olmasına rağmen ne ikame araç verildiğini ne de iyi niyetli bir yaklaşım sergilendiğini, BSI beyninin arızalı olmasının araçtaki ayna, cam vb. gibi elektronik aksamların kullanımını engellediğini, müvekkilinin onarıma ilişkin seçimlik hakkını kullanması sebep gösterilerek davanın reddedilmesinin doğru olmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı tüketicinin sıfır kilometre olarak satın aldığı aracın imalattan kaynaklı ayıplı olduğu iddiasıyla ayıpsız misliyle değiştirilmesi istemine ilişkindir.
Davacının satın almış olduğu araçta, üretimden kaynaklı ayıp olduğu, bu ayıbın ortaya çıkması üzerine araçtaki arızanın ücretsiz onarım ile giderildiği hususu ihtilaf konusu değildir. İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında, keşfen yapılan inceleme neticesinde; araçtaki arızanın BSI beyni değiştirilerek giderildiği, BSI beyninin değişmesiyle aracın orijinalliğinin bozulmayacağı, arızanın ikinci defa tekrar etmesinin yanlış takılan sigorta amperi ile ilgili olmadığı, dava konusu araçta yanlış amperlik sigorta takılmasıyla ilgili herhangi bir zarar oluşmadığı, BSI beyninin tekrar kodlanması ile arızanın giderildiğinin görüldüğü, aracın tekrar arıza yapmadığı, 10 amperlik orjinal sigortanın araç üzerinde takılı olduğunun anlaşıldığı, keşif tarihi itibarıyla araçta herhangi bir arızanın mevcut olmadığı belirtilmiştir. Onarım sonucu araç davacı tarafından dava tarihinden önce hasarsız olarak teslim alınmıştır.
Tüm dosya kapsamından; davacının ücretsiz onarım hakkını kullanarak aracı herhangi bir ihtirazi kayıt olmadan teslim aldığı, sorunun dava açılmadan önce giderilmiş olduğu, 6502 sayılı Kanunun 11. maddesinde sayılan hakların seçimlik hak niteliğinde olup karşı tarafın rızasına veya onayına bağlı olmadığı, bu seçimlik hakların kullanılmakla tükenen haklardan olduğu, davacının seçimlik hakkını onarım yönünde kullandığı ve seçimlik hakkın kullanılması sonucu araçta davacının ileri sürdüğü sorunun masrafsız onarım yapılarak giderildiği ve dava tarihi itibarıyla araçta devam eden herhangi bir arızanın da bulunmadığı, davacı her ne kadar temyiz aşamasında azami tamir süresinin aşıldığını ileri sürmüşse de dava sürecinde bu hususun ileri sürülmediği, savunmanın genişletilmesi yasağı kapsamında artık temyiz aşamasında da ileri sürülemeyeceği anlaşılmakla, davacının temyiz taleplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, kararı temyiz eden davacı taraf harçtan muaf olduğundan peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
You have reached the end of the article. We hope you liked our article.
Please do not hesitate to contact us regarding this article or any other legal questions. We are waiting for your message.
© 2017- 2024
Maya Law Firm
All rights reserved.


