Ana Sayfa / Emsal Kararlar
Yayınlar
Mahkeme kararlarına ilişkin genel bilgilendirme yazıları.
Home / Precedent Decisions
Publications
Articles on court decisions, for general information.

Almanya başta olmak üzere Avrupa Birliği üyesi ülkelerden yapılan ithalat işlemlerinde ortaya çıkan çifte fatura (Doppelrechnung), gümrük kaçakçılığı ve resmi belgede sahtecilik suçlamalarının hukuki çerçevesi.
İçindekiler
Türkiye ile Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasındaki yoğun ticari ilişkiler, özellikle otomotiv, elektronik eşya, tekstil ve makine ithalatında önemli bir hacme sahiptir. Bu ticaret hattında en sık karşılaşılan adli uyuşmazlıklardan biri, uygulamada "çifte fatura" (Almanca kökenli adıyla Doppelrechnung) olarak bilinen fatura muvazaasıdır.
Çifte fatura; ihracatçı ve ithalatçı firmaların anlaşması suretiyle, eşyanın veya aracın gerçek satın alma bedelini gösteren yüksek meblağlı bir faturanın yanı sıra, Türk gümrük idaresine sunulmak üzere yapay olarak düşürülmüş bedelli ikinci bir faturanın eş zamanlı kullanılmasıdır. Bu yöntemin amacı, ithalat sırasında ödenmesi gereken Gümrük Vergisi, Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) ve Katma Değer Vergisi (KDV - Value Added Tax) yükünü azaltmaktır.
Yargıtay içtihatlarında, AB üyesi ülkelerden yapılan araç ve eşya ithalatındaki çifte fatura vakaları 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesi (Resmi Belgede Sahtecilik - Forgery of Official Documents) kapsamında sıkı bir denetime tabi tutulmaktadır. Almanya, bu tür uyuşmazlıkların en sık görüldüğü ülkelerin başında gelmekle birlikte, aynı hukuki mekanizma Fransa, İtalya, Hollanda gibi diğer AB üyesi ülkelerden yapılan ithalatlarda da uygulama alanı bulmaktadır.
ℹ️ Bilgi Notu
Bu yazıda anlatılan hukuki çerçeve, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile gümrük birliği ilişkisi bulunan tüm üye ülkelerden yapılan ithalat işlemleri için geçerlidir. Somut olaydaki ülke, sektör ve belge durumuna göre değerlendirme değişebilir.
Kısa cevap: Çifte fatura, aynı eşya veya araç için iki farklı bedel içeren fatura düzenlenmesi ve düşük bedelli olanın gümrük idaresine sunulmasıdır. Uygulamada üç ana şekilde ortaya çıkar.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
İlgili AB ülkesindeki resmi kayıtlar (ihraç beyannamesi, banka dekontları, muhasebe defterleri) ile Türk gümrüğüne ibraz edilen fatura arasındaki tutar farkı tespit edildiğinde, hem vergi hem de ceza sorumluluğu birlikte doğabilir.
⚖️ Emsal Karar: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2012/19252, K. 2012/33540, T. 27.12.2012
"Almanya Ulm Vergi İnceleme Dairesi soruşturması ve Almanya Gümrük Kriminal Dairesi bildirimi üzerine başlatılan incelemede; Almanya'dan sahte ve çifte fatura düzenlemek suretiyle lüks araç ihraç edildiği, gümrük idaresi yanıltılarak eksik vergi ödendiği iddiasıyla açılan davada, sanıklar hakkında benzer olaylardan açılmış davaların birleştirilmesi ve eylemlerin sübutu halinde teşekkül halinde kaçakçılık suçunu oluşturacağının gözetilmesi gerekir."
Gümrük kaçakçılığı ve çifte fatura iddiasıyla açılan davaların temel dayanağını, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki gümrük birliği ilişkisinden doğan idari iş birliği mekanizması oluşturur. 22.12.1995 tarihli ve 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı ekindeki "İdari Konularda Gümrük Makamları Arasındaki Yardım Protokolü" çerçevesinde, AB üyesi ülkelerin gümrük ve vergi idareleri şüpheli gördükleri ithalat işlemlerini T.C. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza Genel Müdürlüğü'ne bildirmektedir.
Uygulamada en sık görülen örnek, Almanya makamlarıdır: Alman Gümrük Kriminal Dairesi (Zollkriminalamt - ZKA) ve yerel vergi inceleme daireleri (Finanzamt), şüpheli ihracat işlemlerini tespit ettiğinde bu bilgiyi Türk makamlarına iletmektedir. AB üyesi ülkelerin gönderdiği orijinal ihraç beyannameleri, onaylı muhasebe kayıtları ve ödeme dekontları, Türk adli makamları nezdinde açılan ceza davalarının temel dayanağını oluşturur.
Eşyanın gümrük vergileri kısmen veya tamamen ödenmeksizin sahte ya da düşük bedelli belgelerle yurda sokulması, 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinde düzenlenen gümrük kaçakçılığı suçunu oluşturur.
Bu eylem, birden fazla araç veya eşya ithalatı kapsamında uzun bir süreye yayılarak, birden fazla kişinin iş birliği veya şirket organizasyonu çerçevesinde devamlılık arz edecek şekilde işlendiğinde, Yargıtay içtihatlarında "teşekkül halinde kaçakçılık" olarak nitelendirilmektedir. Bu nitelendirme, hem cezanın ağırlaşmasına hem de zamanaşımı sürelerinin farklı şekilde hesaplanmasına yol açabilmektedir.
Gümrük idaresine sunulan sahte veya içeriği gerçeğe aykırı faturalar, resmi bir belge olan gümrük beyannamesinin gerçeğe aykırı tanzim edilmesine yol açtığından, failler hakkında ayrıca TCK m. 204 (Resmi Belgede Sahtecilik) maddesi uyarınca kamu davası açılabilmektedir.
4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun geçici 6. maddesi uyarınca gümrük müşavirleri ve yardımcıları, görevleri sırasında işledikleri suçlardan dolayı devlet memuru gibi cezalandırılmaktadır. Bu nedenle, beyannamedeki düşük kıymeti veya sahte faturayı bilerek işleme koyan gümrük müşavirleri, TCK m. 204/2 kapsamında daha ağır cezayla yargılanabilmektedir.
ℹ️ Bilgi Notu
Gümrük müşavirinin sorumluluğu, illiyet bağının somut olay bazında ispatlanmasına bağlıdır. Beyannameyi düzenleyen müşavirin, düşük bedelden veya sahtecilikten haberdar olmadığını ispat etmesi savunmanın temel unsurlarından biridir.
Kısa cevap: Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre, gümrüğe beyan edilen fatura değerinin gerçek dışı olup olmadığının tek bir gümrük müfettiş raporuyla tespiti hukuka aykırıdır; dosyanın üç uzmandan oluşan bilirkişi heyetine tevdii zorunludur.
⚖️ Emsal Karar: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2013/4733, K. 2013/13254
"Araçların ithal sırasında ibraz edilen faturalarının araçların gerçek kıymetini yansıtıp yansıtmadığının saptanması için dosyanın gümrük uzmanı, muhasebeci bilirkişi ve benzer ithalat yapan firma temsilcisinden oluşacak üçlü bilirkişi heyetine verilerek rapor alınması zorunludur."
Yargıtay, gümrüğe beyan edilen değerin gerçek dışı olup olmadığının araştırılmasında şu üç kaynağın birlikte değerlendirilmesini aramaktadır:
⚖️ Emsal Karar: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/7-1122, K. 2019/488, T. 18.06.2019
"Almanya'dan lüks araç ithal eden sanık hakkında çifte fatura ile sahtecilik ve kaçakçılık suçundan açılan davada; ilgili ülke adli makamlarından elde edilen belgelerin asılları/tercümeleri getirtilerek, üretici ve distribütör firmalardan emsal fiyatlar araştırılmalı ve uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmalıdır."
Eylemin teşekkül halinde kaçakçılık olarak nitelendirilmesi, dava zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasını doğrudan etkilemektedir. Birden fazla kişinin organize biçimde işlediği kaçakçılık fiillerinde, kesintili zamanaşımı müesseseleri devreye girebilmekte ve yerel mahkemelerce verilen beraat kararları, bu husus gözetilmediği gerekçesiyle Yargıtayca bozulabilmektedir. Somut bir dosyada uygulanacak kesin zamanaşımı süresi, suçun işleniş tarihi ve nitelendirilmesine göre ayrıca hesaplanmalıdır.
Çifte fatura nedeniyle el konulan veya müsadere riski taşıyan araçların iyi niyetli malikleri için, 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 10 ve Geçici 11. maddeler önemli bir imkân sunmaktadır. 7186 sayılı Kanun'un 21. maddesi ile eklenen Geçici 11. madde uyarınca, hakkında henüz müsadere kararı verilmemiş kara taşıtlarının malikleri:
halinde, araç üzerindeki el koyma/müsadere kararının kaldırılarak aracın sahibine iade edilmesini talep edebilmektedir.
Önemli: Başvuru süreleri ve ödenmesi gereken oranlar zaman içinde değişikliğe uğrayabilmektedir (ilgili düzenlemede öngörülen süre, Cumhurbaşkanı kararıyla uzatılabilmektedir). Somut dosyadaki güncel süre ve tutarların ilgili gümrük idaresinden teyit edilmesi gerekir.
⚖️ Emsal Karar: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2020/926, K. 2020/11584, T. 09.07.2020
"5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 10 ve 11. maddeler uyarınca müracaatta bulunulup bulunulmadığı ve ilgili ÖTV/vergi tutarlarının ödenip ödenmediği Gümrük İdaresinden sorularak sonucuna göre aracın iadesine veya müsaderesine karar verilmelidir."
AB ülkelerinden ithalat nedeniyle çifte fatura veya gümrük kaçakçılığı suçlamasıyla karşılaşan ithalatçı ve şirket yetkilileri için savunmanın temel taşları şu şekilde sıralanabilir:
Çifte fatura kullanımı, genellikle hem 5607 sayılı Kanun kapsamında gümrük kaçakçılığı suçunu, hem de sahte faturanın gümrük beyannamesine yansıtılması nedeniyle TCK m. 204 kapsamında resmi belgede sahtecilik suçunu birlikte oluşturabilmektedir. İki suç ayrı ayrı değerlendirilir ve gerektiğinde birleştirilerek yargılanır.
Süre; dosyanın yurt dışı yazışma gerektirip gerektirmediğine, bilirkişi heyeti incelemesine ve sanık/dosya sayısına göre değişir. Yurt dışından belge celbi gereken dosyalarda süreç, iç kaynaklı dosyalara göre daha uzun sürebilmektedir.
Banka transferlerinin faturayla birebir örtüştüğünün belgelenmesi, satıcının kendi ülkesinde sahtecilik yaptığına dair kayıtların ortaya konması ve ödenen bedelin piyasa rayicine uygun olduğunun gösterilmesi, kast unsurunun bulunmadığının ispatında kullanılan temel araçlardandır.
5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 10 ve 11. maddeler uyarınca, hakkında henüz müsadere kararı verilmemiş araçlarda, belirlenen vergi farkının süresinde ödenmesi şartıyla araç iadesi talep edilebilmektedir. Talep, ilgili gümrük idaresine yapılan başvuru üzerine değerlendirilir.
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
AB ülkelerinden ithalat nedeniyle çifte fatura, gümrük kaçakçılığı veya resmi belgede sahtecilik suçlamasıyla karşılaşan ithalatçılar ve gümrük müşavirleri için erken aşamada hukuki destek almak, hem ceza sorumluluğunun hem de araca ilişkin müsadere riskinin doğru yönetilmesi açısından önem taşır. Dosyanızın özel koşullarının değerlendirilmesi için Maya Avukatlık Bürosu ile iletişime geçebilirsiniz.
You have reached the end of the article. We hope you liked our article.
Please do not hesitate to contact us regarding this article or any other legal questions. We are waiting for your message.
© 2017- 2024
Maya Law Firm
All rights reserved.


