
Bazı işler, işçinin sağlığı üzerinde ciddi riskler barındırır. Kurşun, kimyasal madde veya ağır metallerle temas gerektiren işlerde çalışan işçiler için kanun koyucu, günlük çalışma süresini yedi buçuk saat ile sınırlamıştır. Peki bu sınırın aşılması durumunda işçinin hangi hakları doğar? Bu yazıda, konuyu tüm yönleriyle ele alıyoruz.
📋 İçindekiler
Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedi Buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik, belirli iş kollarında çalışan işçilerin sağlığını korumak amacıyla düzenlenmiştir. Bu Yönetmelik kapsamına giren işlerde, işçinin günlük çalışma süresi 7,5 saati (Kısıtlı Çalışma Süresi) geçemez.
Amaç; kurşun, cıva, kimyasal buhar, radyasyon gibi zararlı etkenlere sürekli maruz kalan işçinin, standart 8 saatlik mesaiye göre daha kısa sürede çalıştırılarak sağlığının korunmasıdır.
Yönetmelik ekinde yer alan liste örnekleyici niteliktedir; uygulamada mahkemeler somut olayın koşullarına göre değerlendirme yapmaktadır. Aşağıdaki iş türleri sıklıkla bu kapsamda görülür:
ℹ️ Bilgi Notu
Bir işin fiilen zararlı olup olmadığı, işyerinde yapılan ortam ölçümleri ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kurulu kararlarıyla da desteklenebilir. İşveren yönetmelikte açıkça sayılmayan ama fiilen zararlı olan bir işi de kendi kararıyla 7,5 saat kapsamına alabilir; bu durum işçi lehine bir uygulama olarak kabul edilir.
Yönetmelik kapsamındaki bir işte, işçinin günlük 7,5 saati aşan her çalışması fazla çalışma (Overtime) sayılır — işçi standart 8 saatlik mesaisini doldurmamış olsa dahi. Örneğin, işçi günde 8,5 saat çalıştırılıyorsa ve yasal sınır 7,5 saat ise, aradaki 1 saatlik fark fazla çalışma ücretine tabidir.
⚠️ Dikkat Edilmesi Gereken Husus
Fazla çalışma ücreti hesaplanırken, işçiye tanınan mola sürelerinin (çay molası vb.) doğru şekilde düşülmesi gerekir. Aksi hâlde hem işçi hem işveren açısından hatalı bir alacak/borç hesabı ortaya çıkabilir.
Bazı toplu iş sözleşmelerinde, zararlı işte çalışan işçiye ayrıca bir kısa çalışma primi ödenmesi öngörülür. Uygulamada karşılaşılan önemli bir teknik sorun, işçinin fiilen 7,5 saati aşan sürede çalıştırılmış olması hâlinde, bu iki alacağın birbiriyle nasıl ilişkilendirileceğidir.
Yargı uygulamasında benimsenen ilke şudur: Kısa çalışma primi, işçinin fiilen çalıştığı (örneğin 8,5 saat) süre üzerinden hesaplanır. Ancak işçinin 7,5 saati aşan kısmı zaten ayrıca fazla çalışma ücretine konu edildiğinden, bu örtüşen kısmın kısa çalışma priminden fazla çalışma alacağına mahsup edilmesi gerekir. Aksi hâlde işçi aynı süre için iki kez alacak talep etmiş olur ki bu, hukuken mükerrer (çifte) tazmin sonucu doğurur.
Bu tür davalarda ispat yükü genellikle işçi üzerindedir, ancak süreç teknik bilgi gerektirdiğinden mahkemeler bilirkişi incelemesine başvurur.
İşçilik alacaklarında (fazla mesai ve kısa çalışma primi dahil) yasal zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu süre, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. İş sözleşmesi devam ederken de dava açılabilir; işten ayrılmayı beklemek zorunlu değildir.
✅ Önemli Hatırlatma
İş davası açmadan önce, 7036 sayılı Kanun gereği arabuluculuk süreci dava şartıdır. Bu süreç doğru yönetilmezse dava usulden reddedilebilir.
Yaptığınız işin niteliği (kurşun, kimyasal madde, radyasyon gibi zararlı etkenlere maruziyet içerip içermediği) ve işyerindeki ortam ölçüm sonuçları bu değerlendirmede belirleyicidir. İşyeri hekiminizden veya bir avukattan görüş almanız önerilir.
Öncelikle çalışma koşullarınızı belgeleyin (puantaj, bordro, tanık). Ardından fazla çalışma ücretinizin ödenip ödenmediğini kontrol edin ve hukuki süreç için bir avukata danışın.
Kısmen. Bu iki alacak, aynı süreye denk gelen kısımda mükerrer ödemeyi önlemek amacıyla mahsup edilir. Örtüşmeyen kısımlar için her iki alacak da ayrı ayrı talep edilebilir.
İşçilik alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıldır. Bu sürenin kaçırılmaması için hak kaybına uğramadan önce hukuki danışmanlık almanız önemlidir.
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Zararlı bir işte 7,5 saati aşan sürelerle çalıştırılıyorsanız, fazla çalışma ve kısa çalışma primi alacaklarınızın doğru hesaplanması teknik bilgi gerektirir. Maya Avukatlık Bürosu olarak iş hukuku alanındaki süreçlerinizde yanınızdayız. Haklarınızın değerlendirilmesi için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 17.02.2026 T., 2026/1105 E., 2026/1385 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait ... Bakım Müdürlüğünde elektronikçi olarak çalıştığını, davacının ... üyesi olduğunu ve yetkili Sendika ile işveren arasında imzalanmış olan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandığını, işe girdiği tarihten 01.02.2022 tarihine kadar helikopter üzerinde kablo, soket ve benzeri işleri lehim kullanmak suretiyle yaptığını, davalı işverenin de bu işin sağlığa zararlı olduğunu fark ederek 01.02.2022 tarihi itibarıyla bu kısımda çalışan tüm işçilere lehim işinin yasaklandığını, lehim yapma işinin tek bir işçiye devredildiğini, bu işçinin de günde 7,5 saat çalıştırılmaya başlandığını, lehim telinin kurşun ve kalay içermesi nedeniyle bu maddelere maruz kaldığını, davacının boyacı olarak Sağlık Kuralları Bakımından Günde Azami Yedi Buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmelik (Yönetmelik) kapsamındaki bir işte çalışmasına rağmen, söz konusu Yönetmelik'in 4/a hükmüne aykırı olarak günde 8,5 saat çalıştırıldığını, davacının 7,5 saat kapsamında çalışmasının zorunlu olduğunu, emsal kararlara göre davacının işe girdiği tarihten bu yana tehlikeye maruz kaldığı ve 8,5 saat çalıştırıldığı süre boyunca 7,5 saat çalışması gerektiğini, hem toplu iş sözleşmesi hükümleri hem de Yargıtay kararları gereğince, günde yarım saat fazla çalışma ücretinin %80 zamlı olarak ödenmesi gerektiğini, hiç ödenmeyen %14 kısa çalışma priminin de ödenmesi gerektiğini iddia ederek fazla çalışma ücreti ve kısa çalışma primi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, bahse konu atölyelerde sadece cihazların içerisindeki elektronik kartların onarımı (kart üzerindeki elektronik elemanın sökülmesi ve takılması şeklinde) maksatlı havya kullanılarak kurşun alaşımlı (%40 kurşun ve %60 kalay karışımı) lehim teli ile damla şeklinde lehimleme yapılmakta olup üretim maksatlı lehim yapılmadığını; ayrıca 5- 10... tarihli ...ve ... Kurulu kararı ile dava konusu işyerindeki atölyelerde lehim işlerini yapacak olan personel sayısının sınırlandırıldığını, tüm lehim aletlerinin toplandığını, havalandırma sistemi olan bir ortamda lehim kısmı oluşturularak ufak çaplı lehim işlerinin yapılmasının sağlandığını, işveren tarafından sağlığa zararlı maddelere maruz kalındığı fark edilerek 01.02.2022 tarihi itibarıyla bu kısımda çalışan tüm işçilerin lehim işinin yasaklandığı ve bu işin sadece bir işçiye verildiği, o işçinin de 7,5 saat kapsamında çalıştırıldığı iddiasının doğruluktan uzak olduğunu; zira ...ve ... Kurul toplantısında işyeri sendika temsilcisinin talep etmesi üzerine yalnız bir işçinin elektrik sistem montaj atölyesinde lehim işini tek başına yaptığını, bu ortamda ölçüm yaptırılana kadar herhangi bir yönetmelikte yer almasa da Kurulca söz konusu işçinin 7,5 saat çalıştırılmasına karar verildiğini ve bu işçinin çalıştığı ortama lehim dumanı emme cihazı konularak sağlık kuruluşlarında kurşun maruziyetinin takip edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2024 tarihli kararı ile; bilirkişi tarafından düzenlenen rapora göre davacının çalışma ortamının zararlı etkilerine maruz kalabileceği ve günde 7,5 saati aşmayacak şekilde çalıştırılması gerektiği, yine toplu iş sözleşmesine göre kısa çalışma primine de hak kazanması gerektiği şeklinde rapor düzenlendiği, yine davacının ... üyesi olduğunun dosya kapsamı ile tespit edildiği, bilirkişi raporunun gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun gözetildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 16.05.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 03.07.2024 tarihli kararı ile; dava konusu edilen işin günde azami 7,5 saat çalışılması gereken işler kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve İlk Derece Mahkemesi kabulünün yerinde olduğu, davacının kısa çalışma prim alacağı ile fazla çalışma ücreti alacağına hak kazandığı, zamanaşımı def'inin dikkate alındığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu, ilgili toplu iş sözleşmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde hüküm altına alınan faiz türü ve başlangıç tarihinin doğru olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.07.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, kısa çalışma primi alacağının, davacı temyizi olmadığından, şimdiki gibi günlük 8,5 saat çalışılan saatler için hesaplanması ancak 7,5 saati aşan fazla çalışma süresine isabet eden kısmın fazla çalışma ücreti alacağından mahsup edilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma sonrası aldırılan ek bilirkişi raporu doğrultusunda usuli kazanılmış haklarda korunarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Yapılan itiraz ve savunmaların dikkate alınmadığını, 2. Bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin ve hesaplamaların hatalı olduğunu, 3. Davacının çalıştığı atölyede üretim amaçlı lehim yapılmadığını, yapılan kurşun ölçümlerinde de sonuçların referans sınır değerinin çok altında çıktığını, 4. Alacakların zamanaşımına uğradığını, 5. Faiz başlangıç ve türünün hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının fazla çalışma ile kısa çalışma primi alacaklarının hesaplanmasına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı ... Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
You have reached the end of the article. We hope you liked our article.
Please do not hesitate to contact us regarding this article or any other legal questions. We are waiting for your message.
© 2017- 2024
Maya Law Firm
All rights reserved.


