Uyuşturucu madde ticareti suçlaması (TCK 188), Türk Ceza Kanunu’ndaki en ağır yaptırımlara sahip suç tiplerinden biridir. Soruşturmanın başladığı ilk andan, kararın kesinleştiği ana kadar yürütülen hukuki süreç, sanığın özgürlüğü açısından hayati önem taşır. Bu süreçte şüphelilerin en sık karşılaştığı ikilem şudur: "İlk ifademi korkudan yanlış verdim, şimdi değiştirirsem daha mı çok ceza alırım, yoksa etkin pişmanlıktan faydalanabilir miyim?"
Bir ceza avukatı olarak tecrübem şudur ki; ifade değişikliği çift tarafı keskin bir bıçaktır. Yanlış yönetilirse "çelişkili beyan" olarak aleyhinize dönebilir; ancak doğru zamanda, somut delillere dayalı ve soruşturmaya katkı sunacak şekilde yapılırsa, aşağıda örneğini paylaştığımı istinaf mahkemesi kararında görüldüğü üzere ciddi ceza indirimleri (etkin pişmanlık) sağlayabilir.
Bu yazımızda, İstanbul’da bulunan ofisimizde uyuşturucu madde suçlarına bakan bir avukatlık ofisi olarak, TCK 192/3 Etkin Pişmanlık maddesinin inceliklerini ve Yargıtay/İstinaf uygulamalarındaki "ifade değişikliği" kriterlerini inceleyeceğiz.
Uyuşturucu Suçlarında Etkin Pişmanlık (TCK 192/3) Nedir?
Türk Ceza Kanunu'nun 192. maddesinin 3. fıkrasına göre; uyuşturucu madde ticareti yapan kişi, hizmet ve yardımıyla suçun ortaya çıkmasına veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına katkı sağlarsa cezasında indirim yapılır.
Ancak bu indirimi almak, sadece "pişmanım" demekle mümkün değildir. Kanun koyucu ve Yüksek Yargı, "bilgi verme" şartı arar. Yani suç ortağının ismini, uyuşturucunun saklandığı yeri veya suçun işleniş şeklini resmi makamlarla paylaşmanız gerekir.
Kritik Soru: İlk İfadeyi Değiştirmek Tehlikeli midir?
Genellikle şüpheliler gözaltına alındıkları ilk anın şoku, korkusu veya yanındaki arkadaşlarını koruma içgüdüsüyle gerçeğe aykırı beyanda bulunabilirler. "Uyuşturucu bana ait değil, yolda buldum" veya "Arkadaşımın haberi yoktu" gibi hayatın olağan akışına aykırı savunmalar yapabilirler.
Ancak daha sonra gerçeği anlatmak istediklerinde şu riskle karşılaşırlar: Mahkeme, "Sanık suçtan kurtulmak için sürekli ifade değiştiriyor, beyanlarına itibar edilemez" diyebilir.
Peki, Ne Zaman İfade Değiştirmek Lehe Olur?
Yakın zamanda tarafımızca takip edilen ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) tarafından karara bağlanan bir dosyada bu durumun en net örneğini yaşadık.
Yerel mahkeme, müvekkilin ilk ifadesini değiştirmesini ve sonradan "etkin pişmanlık" kapsamında verdiği detaylı bilgileri, zaten diğer sanık hakkında yeterli delil bulunduğu gerekçesiyle samimi bulmamış ve indirimi reddetmişti. Ancak İstinaf Mahkemesi'ne sunduğumuz başvuruda şu hususların altını çizdik:
Zamanlama: Müvekkil, henüz kriminal raporlar (parmak izi, telefon incelemesi) dosyaya girmeden, yani deliller tam olarak resmiyete dökülmeden önce gerçeği anlatmıştır.
Soruşturmaya Katkı: Müvekkilin verdiği ikinci ifade sayesinde, o ana kadar serbest olan diğer şüpheliler hakkında işlem yapılmış ve tutuklanmaları sağlanmıştır.
Maddi Gerçekle Uyumluluk: Müvekkilin sonradan verdiği ifade, HTS (baz istasyonu) kayıtları ve GPRS verileriyle birebir örtüşmüştür.
İstinaf Mahkemesi, bu savunmamızı haklı bularak; henüz deliller tam olarak ortaya çıkmadan, sanığın kendi beyanıyla suçun aydınlatılmasına hizmet etmesini etkin pişmanlık kapsamında değerlendirmiş ve müvekkil hakkında verilen cezada 1/3 oranında indirim yapmıştır.
İstanbul Uyuşturucu Avukatı Olarak Tavsiyemiz
Uyuşturucu madde ticareti suçlamasıyla karşı karşıya kaldığınızda, "Susma Hakkı"nı kullanmak veya ifade vermek stratejik bir karardır. Eğer ortada bir suç varsa ve etkin pişmanlıktan yararlanılmak isteniyorsa:
Samimiyet: Verdiğiniz bilgiler (isimler, yerler, olay örgüsü) doğru ve tutarlı olmalıdır.
Zamanlama: "Her şey ortaya çıktıktan sonra" yapılan itirafın değeri düşüktür. Kolluk kuvvetleri delilleri kendi imkanlarıyla bulmadan önce yapılan yardım çok daha değerlidir.
Teknik Destek: İfadenizin HTS kayıtları, kamera görüntüleri ve diğer dijital delillerle desteklenmesi gerekir.
Sonuç olarak; ilk aşamada hatalı bir ifade vermiş olsanız dahi, dosyanın mevcut durumu, delil durumu ve yargılamanın aşaması doğru analiz edildiğinde, profesyonel bir hukuki destekle etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak ve hatadan dönmek mümkündür.
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. CEZA DAİRESİ
TUTUKLU İŞ
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
Esas No : 2025/… Esas
Karar No : 2025/….
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : ../../2025
NUMARASI : 2025/.. (E) ve 2025/… (K)
SUÇA SÜRÜKLENEN
ÇOCUKLAR : 1-… , … ve … oğlu, ../../2007 Pendik doğumlu, ….. mah/köy nüfusunda kayıtlı, halen atılı suçtan Maltepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu T.C. Kimlik No:…
MÜDAFİİ : Av. …
GÖZALTI TARİHİ : …/…/2023
1.TUTUKLAMA TARİHİ : ..//2023
TAHLİYE TARİHİ : ../../2025
2.TUTUKLAMA TARİHİ : ../../2025 (hükmen)
2-…., … ve .. oğlu, …./…/2007 … doğumlu, …h/köy nüfusunda kayıtlı, halen atılı suçtan Maltepe 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutukluT.C. Kimlik No:…
MÜDAFİİ : Av. Abdullah Gürsu
GÖZALTI TARİHİ : ../../2023
TUTUKLAMA TARİHİ : ../../2023
SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama
SUÇ TARİHİ : ../../2023
İSTİNAF BAŞVURUSUNDA
BULUNAN VE TARİHİ : Suça sürüklenen çocuk .. müdafii- 02/10/2025
Suça sürüklenen çocuk … müdafii- 03/10/2025
HÜKÜM : Her iki suça sürüklenen çocuk hakkında; mahkumiyet
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurularının reddi nedenleri bulunmadığından ön inceleme sonrasında işin esasının incelenmesine geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, iddia, savunma, olay tutanağı, kriminal rapor, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A)Suça sürüklenen çocuk … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Mahkemenin bozma ilamı sonrasında verdiği kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından,
İstinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuk müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine,
Suça sürüklenen çocuğa sonuçta verilen ceza miktarı ve tutuklu kaldığı süre dikkate alındığında suça sürüklenen çocuğun tutukluluk halinin devamına;
B)Suça sürüklenen çocuk …. hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde;
Mahkemenin bozma ilamı sonrasında verdiği kararında aşağıdaki düzeltme dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, sübut gerekçesinin yerinde olduğu, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği, kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuk müdafiinin ileri sürdüğü diğer nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
-Suça sürüklenen çocuk … hakkında henüz iz ve telefon incelemesi yapılmadığı aşamada, suça konu maddelerle ilgisini ortaya koyduğu, beyanı ile suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiğinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı ise de, ihlalin ve hukuka aykırılığın duruşma açılmaksızın düzeltilmesi mümkün olduğundan;
-Hükmün 2 nolu bendinin 5. paragrafının hükümden çıkartılarak, yerine;
"Suça sürüklenen çocuk … hakkında yasal koşulları oluşmadığından TCK'nın 192/3 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Suça sürüklenen çocuk ….’ ın beyanı ile etkin pişmanlık gösterdiği sabit görülmekle, TCK'nın 192/3. maddesi gereğince, yaptığı yardımın boyutu da dikkate alınarak cezasından taktiren 1/3 oranında indirim yapılarak 7 yıl 4 ay hapis ve 733 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına," ibaresinin eklenilmesi,
-Hükmün 2 nolu bendinin 6. paragrafında yer alan "... 9'ar yıl 2'şer ay hapis ve 916'şar tam gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmalarına,..." ibaresinin hükümden çıkartılarak, yerine;
"...suça sürüklenen çocuk …'nun 9 yıl 2 ay hapis ve 916 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuk …'ın 6 yıl 1 ay 10 gün hapis ve 610 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına," ibaresinin eklenilmesi,
-Hükmün 2 nolu bendinin 7. paragrafının hükümden çıkartılarak, yerine;
"Suça sürüklenen çocuk …’ya verilen 916 gün adli para cezasının TCK'nın 52/2 maddesi uyarınca, suça sürüklenen çocuğun ekonomik durumu nazara alınarak, suç tarihi itibari ile 1 günü takdiren 20TL'den paraya çevrilerek 18.320TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Suça sürüklenen çocuk …’a verilen 610 gün adli para cezasının TCK'nın 52/2 maddesi uyarınca, suça sürüklenen çocuğun ekonomik durumu nazara alınarak suç tarihi itibari ile 1 günü takdiren 20TL'den paraya çevrilerek 12.200TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," ibaresinin eklenilmesi suretiyle,
CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
Suça sürüklenen çocuğa sonuçta verilen ceza miktarı ve tutuklu kaldığı süre dikkate alındığında suça sürüklenen çocuk müdafinin tahliye talebinin reddine,
Suça sürüklenen çocuğun tutukluluk halinin devamına;
Tutukluluğun devamına dair karar yönünden;
Tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde, Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle ya da tutuklu/başka suçtan hükümlü suça sürüklenen çocuk tarafından Ceza İnfaz Kurumu Müdürüne beyanda bulunulmak suretiyle ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere itiraz kanun yolunun açık bulunduğuna;
İstinaf başvurusunun esastan reddi ve düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararları yönünden ise;
Tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde; Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak yoluyla veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle ya da tutuklu/başka suçtan hükümlü suça sürüklenen çocuk tarafından Ceza İnfaz Kurumu Müdürüne beyanda bulunulmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere temyiz yasa yolu açık olacak biçimde ../../2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yasal Uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Her dosyanın kendine özgü delil durumu vardır. Uyuşturucu suçlarıyla ilgili hukuki sorunlarınızda İstanbul Kartal'da bulunan ofisimizle iletişime geçerek detaylı danışmanlık alabilirsiniz.
You have reached the end of the article. We hope you liked our article.
Please do not hesitate to contact us regarding this article or any other legal questions. We are waiting for your message.
© 2017- 2024
Maya Law Firm
All rights reserved.


