Boşanma Davasında Mahkemeye Sunamayacağınız Deliller: Yargıtay'ın Hukuka Aykırı Saydığı Deliller ve Durumlar

Boşanma davalarında eşin aldatıp aldatmadığını, haksız davranışlarını ya da kusurunu kanıtlamak için delil toplamak son derece doğal bir reflekstir. Ne var ki bu arayış zaman zaman yanlış yöntemlere başvurulmasına yol açmakta; hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller mahkemede reddedilmektedir. Dahası, bu tür delilleri dosyaya sunan taraf ciddi hukuki ve cezai risklerle karşı karşıya kalabilmektedir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 189. maddesinin 2. fıkrası şu hükmü içermektedir: "Hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkemece kabul edilmez." Yargıtay bu ilkeyi boşanma davalarında son derece titizlikle uygulamakta; mahkemeler söz konusu delillerle karşılaştıklarında tarafın itirazını beklemeksizin re'sen (kendiliğinden) hukuka aykırılık denetimi yapmaktadır.

📋 İÇİNDEKİLER

  1. Hukuka Aykırı Delil Yasağının Hukuki Temeli (HMK m. 189/2)
  2. Gizli Ses ve Görüntü Kayıtları ile CD Ortamında Sunulan Dökümler
  3. Casus Yazılım ve Telefona Gizlice Yüklenen Kayıt Programları
  4. Özel Dedektif Aracılığıyla Çekilen Fotoğraf ve Görüntüler
  5. Zor Kullanarak veya Baskıyla Ele Geçirilen Telefon İçerikleri
  6. Üçüncü Kişinin Gizlice Yapıp Diğer Eşe Aktardığı Kayıtlar
  7. Planlı Kurgu ve Tuzak Yoluyla Üretilen Deliller
  8. GPS ve Konum Takip Cihazlarıyla Elde Edilen Veriler
  9. WhatsApp Web ve Ortak Cihaz Üzerinden Rızasız Erişim
  10. Süresinden Sonra Sunulan ve Kaynağı Belli Olmayan CD ile Kayıtlar
  11. Hukuka Uygun Elde Edildiği İspatlanamayan Deliller: Ters İspat Yükü
  12. Hukuka Aykırı Delilin "Af" Olgusunu İspatlamak İçin de Kullanılamaması

1. Hukuka Aykırı Delil Yasağının Hukuki Temeli (HMK m. 189/2)

Türk hukukunda hukuka aykırı delil yasağının anayasal ve yasal dayanağı son derece güçlüdür. Anayasa'nın 20. maddesi özel hayatın gizliliğini, 22. maddesi haberleşme özgürlüğünü, 17. maddesi kişi dokunulmazlığını ve maddi-manevi bütünlüğü güvence altına almaktadır. Bu anayasal güvenceler, HMK m. 189/2'deki delil yasağıyla doğrudan bağlantılıdır.

⚠️ Kritik Hukuki İlke

Yargıtay HGK'nın yerleşik içtihadına göre mahkemeler, hukuka aykırı olarak elde edildiği tespit edilen delilleri karşı tarafın itirazını beklemeksizin re'sen değerlendirme dışı bırakmak zorundadır. Bu kural yalnızca mahkemenin takdirine bırakılmış bir imkân değil; yasal ve anayasal bir zorunluluktur.

Hukuka aykırı delil iki farklı biçimde ortaya çıkabilir: Birincisi, daha önceden planlanmış bir kurgu çerçevesinde sistematik biçimde üretilen delil; ikincisi, anlık bir gelişme sırasında elde edilen ancak bunu elde edebilmek için yetkili makamlara başvurulması gerekirken kişi tarafından yapılan kayıt. Bu iki durum arasındaki fark, Yargıtay kararlarında kritik önem taşımaktadır.

2. Gizli Ses ve Görüntü Kayıtları ile CD Ortamında Sunulan Dökümler

Eşin rızası ve haberi olmaksızın yapılan ses veya görüntü kaydı, boşanma davalarında en sık karşılaşılan hukuka aykırı delil türüdür. Bu kayıtların ortak konuta yerleştirilen bir cihazla, araçta bırakılan bir ses kaydediciyle ya da gizli kamerayla yapılmış olması fark etmemektedir; elde ediş yöntemi hukuka aykırı ise kayıt geçersizdir.

Geçmişe dönük ses dökümlerinin, fotoğrafların veya konuşma kayıtlarının bir araya getirilerek CD ortamında mahkemeye sunulması da aynı sonucu doğurur. Bu tür belgelerin rızaya aykırı elde edildiği anlaşıldığında, içeriklerinin doğruluğu tartışılmaksızın dosya dışı bırakılırlar.

Karşılaşılan Tipik Senaryolar:

  • Yatak odası veya salona gizlice yerleştirilen ses kaydedici
  • Eşin haberi olmadan çalıştırılan telefon kayıt uygulaması
  • Araç içine bırakılan küçük mikrofon cihazı
  • Geçmiş dönemlere ait sesli konuşmaların toplanıp CD'ye aktarılması

📌 Emsal Yargıtay Kararı

"Davacı erkek tarafından sunulan ses kayıtlarına ilişkin CD'nin kadının 'özel hayatının gizliliği' ihlal edilmek suretiyle hukuka aykırı yolla elde edildiği anlaşılmaktadır. Hukuka aykırı delil, hükme esas alınamaz."
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/12257, K. 2016/4800

📌 Emsal Yargıtay Kararı

"Davacı kadın tarafından sunulan ses kayıtlarına ilişkin CD'nin erkeğin 'özel hayatının gizliliği' ihlal edilmek suretiyle hukuka aykırı yolla elde edildiği anlaşılmaktadır. Hukuka aykırı delil, hükme esas alınamaz. Davalı erkeğin boşanmayı gerektirecek başkaca kusurlu bir davranışı ise kanıtlanamamıştır."
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/24760, K. 2018/10726

3. Casus Yazılım ve Telefona Gizlice Yüklenen Kayıt Programları

Eşin akıllı telefonuna ya da bilgisayarına gizlice yüklenen spyware (casus yazılım), ACR kayıt uygulaması veya benzeri bir program aracılığıyla elde edilen tüm görüşme ve mesaj kayıtları, Yargıtay tarafından kesinlikle hukuka aykırı delil olarak nitelendirilmektedir.

Bu uygulamalar sayesinde elde edilen materyaller son derece "somut" ve "inandırıcı" görünse de mahkemeler bu tür delilleri içeriklerine bakmaksızın değerlendirme dışı tutmaktadır. Dahası, ilgili eşe karşı TCK kapsamında kişisel verilerin hukuka aykırı olarak elde edilmesi veya özel hayatın gizliliğini ihlal suçlamaları gündeme gelebilmektedir.

  • Otomatik çağrı kayıt (ACR) uygulamaları
  • Mesajları gizlice ileten spyware programları
  • Konum verisi toplayan gizli takip uygulamaları
  • Ekran görüntüsü alan uzaktan izleme yazılımları

📌 Emsal Yargıtay Kararı

"Davacı kadının eşinin telefonuna yüklediği program ile elde edilen görüşme kayıtları hukuka aykırı delil olup, kusur belirlemesinde dikkate alınamayacağının; ancak dosyada mevcut diğer delillere göre de davalı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu anlaşılmakla yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle... hükmün onanmasına..."
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2016/11915, K. 2018/2369

📌 Emsal Yargıtay Kararı

"Erkeğin eşinin telefonuna program yükleyerek görüşmelerini kayıt altına aldığı bu durumun tüm dosya kapsamı ile ispatlandığı tespit edilmiş; söz konusu kayıtlar hukuka aykırı delil kapsamında değerlendirilmiştir."
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/5077, K. 2023/666

4. Özel Dedektif Aracılığıyla Çekilen Fotoğraf ve Görüntüler

Eşin hareketlerini takip etmek amacıyla profesyonel bir özel dedektif tutulması ve bu dedektifin çektiği fotoğraf ya da görüntülerin delil olarak sunulması, Yargıtay tarafından hukuka aykırı delil kapsamında değerlendirilmektedir.

Bu tespiti daha da önemli kılan husus şudur: Dedektifin eşin sadakatsizliğini ya da başka bir kusurunu fiilen belgelemiş olması dahi sonucu değiştirmemektedir. Ayrıca Yargıtay, dedektif tutan eşi de bu davranışı nedeniyle kusurlu saymaktadır.

📌 Emsal Yargıtay Kararı

"Davalı kadına yüklenen sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış fiilinin ispatında kullanılan ve dedektif tarafından çekilen fotoğrafların hukuka aykırı delil niteliğinde olması sebebiyle kusur belirlemesinde esas alınamayacağı; ancak yapılan yargılama ve toplanan diğer delillerden davalı kadının güven sarsıcı davranışlarda bulunduğunun, ayrıca davacı erkeğin de dedektif tutmak suretiyle kusurlu olduğunun... anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına..."
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2018/1268, K. 2019/3978

Bu karardan çıkan önemli sonuç: Dedektif fotoğrafı hem hukuka aykırı bulunmuş hem de dedektif tutan eş kusurlu sayılmıştır. Sadakatsizliği ispatlamaya çalışırken kendi kusur puanınızı artırmanız da mümkündür.

5. Zor Kullanarak, Baskıyla veya Fiziksel Şiddetle Ele Geçirilen İçerikler

Eşin telefonunu fiziksel güç kullanarak elinden almak, şifresini zorla açtırmak ya da herhangi bir baskı yöntemiyle sosyal medya hesaplarına erişim sağlamak ve bu yolla elde edilen materyalleri delil olarak mahkemeye sunmak, hem hukuka aykırı delil yasağını hem de Türk Ceza Kanunu'ndaki bir dizi suçu ihlal etmektedir.

Bu yollarla elde edilen her türlü içerik — mesajlar, fotoğraflar, çağrı kayıtları — hiçbir koşulda delil değeri taşımaz. Üstelik bu eylemlerin kendisi, karar sürecinde eşin aleyhine bir kusur olarak değerlendirilebilmektedir.

⚠️ Cezai Risk Uyarısı

Zorla şifre açtırma, fiziksel baskı uygulayarak telefona el koyma veya kişisel verilere izinsiz erişim eylemleri; TCK kapsamında kişisel verilerin ele geçirilmesi (TCK m. 136) ve özel hayatın gizliliğini ihlal (TCK m. 134) suçlarını oluşturabilmektedir. Boşanma davası devam ederken bu suçlardan yargılanmak son derece ağır sonuçlar doğurabilir.

6. Üçüncü Kişinin Gizlice Yapıp Diğer Eşe Aktardığı Kayıtlar

Bir üçüncü kişinin — örneğin yakın bir arkadaşın veya akrabanın — eşlerden birini arayıp konuşmayı gizlice kaydetmesi ve bu kaydı delil oluşturmak amacıyla diğer eşe iletmesi durumunda, elde edilen kayıt yine hukuka aykırı delil niteliğindedir.

Buradaki belirleyici unsur, kaydın kimin talebi, yönlendirmesi veya organizasyonuyla yapıldığıdır. Eşin bir üçüncü kişiyi bu amaca yönlendirmesi, doğrudan kendisinin kayıt yapmasından farklı bir hukuki sonuç doğurmamaktadır.

Bu kuralın istisnası, üçüncü kişinin tamamen kendi inisiyatifiyle, herhangi bir yönlendirme olmaksızın sahne olan bir olayı belgelemesidir. Bu durum ikinci makale kapsamında ele alınmıştır.

7. Planlı Kurgu ve Tuzak Yoluyla Üretilen Deliller

Hukuka aykırı delil türleri içinde en ağır hukuki yaptırıma yol açan kategori, delil üretme olarak da adlandırılan tuzak yöntemiyle elde edilen kayıtlardır. Bu yöntemde amaç, eşin kendiliğinden yapmayacağı bir davranışı (hakaret, itiraf, tehdit vb.) yapmaya sevk etmek ve bu davranışı önceden kurgulanmış bir sistem aracılığıyla kayıt altına almaktır.

Yargıtay, bu tür delilleri mutlak biçimde hukuka aykırı saymakta; ne ani ne de anlık bir gelişmenin ürünü olmayan, öngörülebilir bir sahneye dayanan her türlü kaydı delil olarak kabul etmemektedir.

📌 Emsal Yargıtay HGK Kararı

"Hukuka aykırı delil, ani gelişen bir olay neticesi elde edilebileceği gibi, planlı bir çabanın sonucu olarak da elde edilebilir. Planlı bir çabanın sonucu olarak hukuka aykırı delilin elde edilmesi hâlinde hukuka aykırı delil yaratılması yani üretilmesi söz konusudur. Delil üretilmesinde kişinin ne şekilde davranacağı tahmin edildiğinden bunu kayıt altına almak için kişiyi teşvik etme, tahrik etme, buna uygun ortam hazırlama vardır. Ani ve gelişen durum kayıt altına alınmış ise bu hukuka aykırı delil üretme değil, hukuka aykırı delil elde etmedir. Hukuka aykırı üretilen deliller hiçbir şekilde delil olarak kabul edilemez."
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/26, K. 2022/1434

8. GPS ve Konum Takip Cihazlarıyla Elde Edilen Veriler

Eşin aracına ya da kişisel eşyalarına gizlice yerleştirilen GPS cihazı veya konum takip uygulaması aracılığıyla elde edilen konum verileri ve buna dayalı olarak tespit edilen gidilen yerler, mahkemede delil olarak kullanılamaz.

Bu konuda önemli bir pratik yanılgı sıkça yaşanmaktadır: Söz konusu verilerin güvenlik birimleri aracılığıyla yeniden temin edilerek "resmi yoldan" delil haline getirilmesinin mümkün olduğu düşünülmektedir. Yargıtay bu yolu da kapatmıştır.

📌 Emsal Yargıtay Kararı

Davalı erkek vekili; davacı kadının müvekkilinin konum bilgilerini hukuka aykırı biçimde ele geçirdiğini, bu konum bilgilerinin emniyetten sordurularak hukuka uygun hale getirilemeyeceğini ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesinin bu konum bilgilerini hükme esas almaması isabetli bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/1940, K. 2023/5619 (Bakırköy 1. Aile Mahkemesi)

Eşin nerede olduğunun ya da kiminle birlikte olduğunun tespit edilmesi gerekiyorsa, mahkeme kanalıyla HTS (Arama-Aranma-Konum Kaydı) celbi hukuka uygun ve geçerli bir yoldur.

9. WhatsApp Web ve Ortak Cihaz Üzerinden Rızasız Erişim

Eşin mesajlarını okumak amacıyla, eşin bilgisi olmaksızın bilgisayardaki WhatsApp Web oturumuna girilmesi ve bu konuşmaların ekran görüntüsü ya da dökümü alınması, Yargıtay'ın güncel içtihadında hukuka aykırı delil olarak nitelendirilmektedir.

Aynı evde bulunan bir bilgisayarın "ortak kullanım alanı" sayılması delili otomatik olarak hukuka uygun kılmamaktadır. Belirleyici olan, hesabın sahibinin açık ya da örtülü rızasının bulunup bulunmadığıdır. Eşin WhatsApp Web oturumunu kapatmamış olması, rıza verdiği anlamına gelmez.

📌 Emsal Yargıtay Kararı

"Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı erkeğin eşinin WhatsApp web oturumu ile elde edilen görüşme kayıtlarının hukuka aykırı delil olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Kanun'un 189. maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği yargılama sırasında taraflarca sunulan delillerin elde ediliş biçiminin mahkeme tarafından re'sen göz önüne alınacağı ve delilin her ne surette olursa olsun hukuka aykırı olarak elde edildiğinin tespit edilmesi hâlinde diğer tarafça bir itiraz ileri sürülmese dahi mahkemece caiz olmadığına karar verileceği düzenlenmiş olup gerçekleşen bu durum karşısında bu delil hukuka aykırı nitelikte olduğundan kusur belirlemesinde dikkate alınamaz..."
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/5012, K. 2024/1780

10. Süresinden Sonra Sunulan ve Kaynağı Belli Olmayan CD ile Görüntü Kayıtları

Delil sunma süreleri hukuk yargılamasında son derece önemlidir. HMK çerçevesinde delil listesinde yer almayan, yasal süresi dolduktan sonra dosyaya ibraz edilen ya da nasıl elde edildiği açıklanamayan görüntü veya ses kaydı içeren CD'ler, bağımsız bir "hukuka aykırılık" gerekçesiyle de reddedilebilmektedir.

Yargıtay bu konuda açıktır: Delili sunan taraf yalnızca delili teslim etmekle yükümlü değil, aynı zamanda o delilin hukuka uygun yollarla elde edildiğini de kanıtlamak durumundadır.

📌 Emsal Yargıtay Kararı

"Davacı erkek tarafından delil listesinde olmayan, yasal olarak elde edilip edilmediği belli olmayan ve süresinden sonra sunulan görüntü kayıtlarına ilişkin CD'nin hukuka aykırı delil niteliğinde olduğunun, dosya kapsamından davalı kadının eylemlerinin sadakatsizlik boyutunda olmayan güven sarsıcı davranış niteliğinde olduğunun... anlaşılmasına göre onanmasına..."
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2015/19512, K. 2016/11915

11. Hukuka Uygun Elde Edildiği İspatlanamayan Deliller: Ters İspat Yükü

Boşanma davalarında delil hukuku açısından dikkat çeken önemli bir Yargıtay prensibi: Mahkemeler, delili sunan tarafın bu kaydı hukuka uygun yollardan elde ettiğini ispatlamasını aramaktadır. Delilin dosyaya sunulmuş olması tek başına yeterli değildir.

Karşı taraf soyut biçimde "bu delil hukuka aykırı elde edilmiştir" demekle yetinirse ve bunu somut olgularla kanıtlayamazsa, delil geçerli sayılabilir. Ancak delilin nasıl elde edildiğinin açıklanamaması ya da makul ölçüde şüpheye yol açması halinde mahkeme hukuka uygunluğu sorgulamaya devam edecektir.

ℹ️ Emsal Yargıtay Kararı: Soyut İtiraz

"Davalı-davacı kadın erkeğin dosyaya sunduğu kayıtların hukuka aykırı olarak elde edildiğini ispatlayamamıştır. Mesaj kayıtlarının elde edilişi hukuka uygun olduğu gibi, zinanın varlığı dosya kapsamındaki tanık beyanları ve diğer delillerle de sübut bulmuştur. Öyleyse, erkeğin zinaya dayalı boşanma davasının kabulü gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulmasını gerektirmiştir."
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/794, K. 2021/2440

12. Hukuka Aykırı Delilin "Af" Olgusunu İspatlamak İçin de Kullanılamaması

Yargıtay'ın ileri sürdüğü önemli bir genişleme ilkesi, hukuka aykırı delilin yalnızca "kusur" tespitinde değil; dava dosyasındaki başka herhangi bir vakıanın ispatında da kullanılamayacağıdır.

Bunun en çarpıcı örneği "af" olgusudur. Boşanma davalarında bir taraf, diğer eşin geçmişteki kusurlu davranışları affettiğini ileri sürebilir. Karşı taraf ise bu iddiayı çürütmek için — yani affın olmadığını kanıtlamak amacıyla — hukuka aykırı yollarla elde ettiği bir görüntü kaydına dayandığında, bu delil yine kabul edilmemektedir.

📌 Emsal Yargıtay HGK Kararı

"Davalı erkek tarafından sunulan görüntü kayıtlarına ilişkin CD'nin kadının rızasına aykırı olarak hukuka aykırı yolla elde edildiği anlaşıldığından, hukuka aykırı bu delilin af olgusunun ispatında dikkate alınması mümkün olmadığı gibi, davacı kadının eşinin süreklilik gösteren kusurlu davranışlarını affettiğine dair başkaca bir delil ve olgu da ispatlanamamıştır."
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/26, K. 2022/1434

Bu ilke, hukuka aykırı delilin etkisini son derece kapsamlı biçimde kısıtlamaktadır: Söz konusu delil ne doğrudan kusur tespitinde ne tazminat hesabında ne de ikincil vakıaların (af, barışma, hoşgörü) ispatlanmasında kullanılabilmektedir.

Hukuka Aykırı Delil ile Karşılaşıldığında Mahkemenin Tutumu

1
Delil Sunulur: Taraf, ses kaydı, CD, fotoğraf veya mesaj dökümü şeklinde delilini dosyaya ibraz eder.
2
Re'sen Denetim: Mahkeme, karşı tarafın itirazını beklemeksizin delilin elde ediliş biçimini kendiliğinden inceler (HMK m. 189/2).
3
Hukuka Aykırılık Tespiti: Delilin rızaya aykırı, gizli kayıt veya casus yöntemle elde edildiği anlaşılırsa "hukuka aykırı delil" olarak nitelendirilir.
4
Ret Kararı: Delil dosyadan çıkarılır; kusur belirleme, tazminat ve af gibi hiçbir vakıanın ispatında kullanılamaz.
5
Sonuç: Davanın seyri değişir; o delile dayanan kusur veya tazminat talebinin akıbeti, dosyadaki kalan yasal delillere göre yeniden şekillenir.

✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?

Boşanma davanızda eşinize ait delil toplamaya çalışırken yukarıda sayılan yöntemlerden uzak durun. Hukuka aykırı delil hem sonuç vermeyecek hem de sizi hukuki ve cezai risklerle karşı karşıya bırakacaktır. Sahip olduğunuz ya da toplamayı düşündüğünüz delillerin hukuki değerini avukatınızla birlikte değerlendirin. Maya Avukatlık Bürosu olarak, boşanma davalarında delil hukuku ve dava stratejisi konusunda hukuki danışmanlık sunmaktayız; bilgi almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Eşimin telefonuna yüklediği casus programla elde ettiği mesajları mahkemede kullanabilir mi?

Hayır. Eşin telefonuna bilgisi dışında yüklenen programlar aracılığıyla elde edilen mesajlar, görüşmeler ve konumlar Yargıtay tarafından kesinlikle hukuka aykırı delil olarak nitelendirilmektedir. Mahkeme bu delilleri re'sen (kendiliğinden) dosya dışında bırakmaktadır.

Özel dedektif tutarak eşimin sadakatsizliğini ispatlayabilir miyim?

Yargıtay, dedektif aracılığıyla çekilen fotoğrafları hukuka aykırı delil saymaktadır. Üstelik dedektif tutan eş, bu davranışı nedeniyle kusurlu taraf olarak değerlendirilebilmektedir. Sadakatsizliği ispatlayan yasal yollar (otel kayıtları, HTS, tanık) daha güvenli ve geçerlidir.

Eşimin mesajlarını WhatsApp Web'den okudum; bu geçerli delil sayılır mı?

Güncel Yargıtay içtihadına göre hayır. WhatsApp Web üzerinden, eşin açık rızası olmaksızın elde edilen konuşma kayıtları hukuka aykırı delil kabul edilmektedir. Bilgisayarın ortak kullanım alanında bulunması bu sonucu değiştirmemektedir.

Hukuka aykırı delil başka bir vakıanın ispatı için de kullanılamaz mı?

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun kesinleşmiş içtihadına göre hayır. Hukuka aykırı delil, yalnızca kusur tespitinde değil; af, barışma veya hoşgörü gibi ikincil vakıaların ispatında da hiçbir biçimde kullanılamamaktadır.

You have reached the end of the article. We hope you liked our article.

 

Please do not hesitate to contact us regarding this article or any other legal questions. We are waiting for your message.

 

Max file size (Mb): 2