mirastan feragat sözleşmesinin iptali 

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 29.04.2025 T. 2024/3648 E. 2025/2309 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'in 15.02.2020 tarihinde öldüğünü, geriye tek mirasçı olarak davacının kaldığını, ............ Noterliğinde 06.03.2015 tarihli ve 1619 yevmiye numaralı mirastan feragat sözleşmesi imzalandığını, ivaz karşılığında davalı lehine miras hakkından feragat ettiği sözleşmede belirtilmiş ise de, sözleşmede belirtilen ivazların hiçbirinin yerine getirilmediğini, müvekkilinin feragat sözleşmesinin konusu taşınmazlara ve banka hesaplarına ilişkin miras hakkından feragat etmesine karşılık muris tarafından öngörülen (2015 model toyota araç, nakit para ve tescile konu taşınmazların bedeli olarak) toplam 320.000,00 TL ile feragat konusu banka hesapları ve taşınmazları arasında müvekkilini zarara uğratma kastıyla açık bir orantısızlık olduğunu, mirastan feragat sözleşmesinin resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesinin geçerlilik şartı olduğunu, 06.03.2015 tarihli tanıklar huzurunda imzalanan sözleşmeyi tanık sıfatıyla davalının eşi yani ....... imzalayarak davalı lehine kazandırmada bulunduğundan sözleşmenin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 536/2 hükmü gereğince geçersiz olduğunu ileri sürerek; ............. Noterliğinin 06.03.2015 tarihli ve 1619 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde mirastan feragat sözleşmesinin iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının murisin evlatlığı olduğunu, davacının murisle ilgilenmediğini, davalının murisin bakım ve yardımı ile murisin ölümüne kadar ilgilendiğini, mirastan feragat sözleşmesindeki ivazların muris tarafından yerine getirildiğini, mirastan feragat sözleşmesinde öngörülen 100.000,00 TL bedelin muris tarafından davacıya ödendiğinin noterde düzenlenen sözleşmede belirtildiğinden belgenin aksinin aynı güçte bir belge ile kanıtlanması gerektiğini, davacının düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde hakkını kullanmak zorunda olduğunu, sözleşme ivazlı olup edimlerin ifasından sonra şekil eksikliğinin ileri sürülmesinin 4721 sayılı Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hak düşürücü sürenin geçtiği, şekil koşullarına herhangi bir aykırılık bulunmadığı, mirastan feragatin karşılıksız da yapılabilmesi karşısında edimler arasındaki dengesizliğin sözleşmenin geçerliliğine bir etkisinin bulunamayacağı, sözleşmenin konusunun tereke değil mirasçılık sıfatı olması nedeniyle, feragat beyanında tüm terekenin dökümünün yapılması gereğinin bulunmadığı, ayrıca davacıya ivaz olarak verilenlerin ifa edilerek yerine getirildiği ve davacıya tesliminin sözleşme tarihinde yapıldığı gerekçesiyle, davacının davasının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

1. Mahkemenin 4721 sayılı Kanun'un 559. maddesi uyarınca hak düşürücü süre sonunda davanın ikame edildiği tespitinin hatalı olduğunu, müvekkilin bu hususları murisin ölümünden önce öğrense de 1 yıllık sürenin murisin ölümü ile başlayacağını,

2. Tanık ifadelerinin Mahkemeden kaynaklı eksiklikler içerdiğini, mirastan feragat sözleşmesinde iddia edilen ivazların yerine getirilip getirilmediğinin sorulmadığını,

3. Sözleşmede geçen taşınmazların müvekkili tarafından satın alındığını,

4. Davalının müvekkilinin deneyimsizliğinden yararlanarak sözleşmede bilgileri eksik verilmiş aracın 41 JA 169 plakalı Barış Kırbaç tarafından alınan araç olduğuna ilişkin asılsız iddialarla ivaz olarak göstermeye çalıştıklarını,

5. Sözleşmedeki tanıklardan ...'in davalının eşi olduğundan sözleşmenin 4721 sayılı Kanun'un 536/2 hükmü gereğince şekil yönünden de geçersiz olduğunu,

6. Sözleşmeyi kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkilinin saklı payının ihlal edildiği hâlde Mahkemece bu hususun hiçbir şekilde değerlendirilmediğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

4721 sayılı Kanun'un 559/1. maddesi;

''III. Hak düşürücü süreler

Madde 559- İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden, iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer.''

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 28. maddesi;

''III. Aşırı yararlanma

MADDE 28- Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir.

Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir.''

Açıklanan maddeler dikkate alındığında, temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

 

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi

"Mirastan feragat ettim ama paramı vermediler, ne yapabilirim?"

"Noterde 'paramı aldım' diye imza attım, dava açabilir miyim?"

"Miras sözleşmesi iptali için kaç yıl sürem var?"

Mirastan feragat sözleşmesinde şahit kimler olamaz?

Az para karşılığı çok büyük mirastan vazgeçtim, sözleşme iptal olur mu?

Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.

Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.

 

Maksimum dosya boyutu (Mb): 2