
📌 Bu Makalede Ne Öğreneceksiniz?
Trafik kontrolü sırasında araç içinde açıkta görülen uyuşturucu maddelerin yakalanması için arama kararı gerekip gerekmediği, kolluğun arama yetkisinin sınırları, "gözle görünür" ifadesinin hukuki anlamı ve araç içi yakalama işlemlerinde sanık haklarının neler olduğu konularını Yargıtay kararı ışığında açıklıyoruz.
Türk ceza hukuku sisteminde arama ve elkoyma işlemleri, temel hak ve özgürlüklere doğrudan müdahale niteliği taşıdığından, son derece sıkı kurallara bağlanmıştır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), arama işlemlerinin kural olarak hakim kararıyla yapılmasını öngörmektedir. Ancak uygulamada sıkça karşılaşılan bir durum, trafik kontrolü sırasında araç içinde gözle görünür vaziyette bulunan uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesidir.
Bu durumda ortaya çıkan temel soru şudur: Araç içinde açıkta, gözle görülebilir konumda bulunan bir uyuşturucu maddeyi almak için kolluk görevlilerinin arama kararı alması gerekir mi? Yoksa bu durum, arama kararı gerektirmeyen bir yakalama işlemi olarak mı değerlendirilir?
Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 13.05.2025 tarihli kararı, bu soruya açık bir yanıt sunmakta ve uygulamadaki belirsizlikleri gidermektedir. Karar, araç içinde gözle görünür vaziyette bulunan uyuşturucu maddelerin yakalanmasının arama kararı gerektirmediğini, bunun doğrudan bir yakalama işlemi olduğunu teyit etmektedir.
CMK'nın 116. ve 117. maddelerinde düzenlenen arama işlemi, kural olarak hakim kararı ile yapılır. Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde ise Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile arama yapılabilir. Ancak bu durumda da kararın 24 saat içinde hakime onaylatılması zorunludur.
Aşağıdaki hallerde mutlaka arama kararı alınması gerekir:
CMK'da belirtilen bazı istisnai durumlar arama kararı olmaksızın işlem yapılmasına olanak tanır:
Anglo-Amerikan hukuk sisteminde "Plain View Doctrine" (Açık Görüş Doktrini) olarak bilinen bu ilke, Türk hukukunda da uygulanmaktadır. Buna göre, kolluk görevlisinin hukuka uygun olarak bulunduğu bir yerde, gözle görülebilir vaziyette bulunan suç eşyası veya deliller için arama kararı gerekmez.
Yargıtay kararlarında "gözle görünür vaziyette" ifadesi şu şekilde yorumlanmaktadır:
✅ Gözle Görünür Sayılan Durumlar
⚠️ Gözle Görünür Sayılmayan Durumlar
Yargıtay kararında vurgulanan önemli bir detay, ele geçen maddenin "ağzı açık alışveriş poşeti içinde" bulunmasıdır. Bu durum, mahkemenin ve Yargıtay'ın değerlendirmesinde belirleyici olmuştur. Poşetin ağzı açık olduğu için içindeki madde gözle görünür kabul edilmiş ve arama kararı olmaksızın yakalama işlemi hukuka uygun bulunmuştur.
Eğer aynı poşet kapalı olsaydı, içeriğinin görülebilmesi için poşetin açılması gerekecek ve bu işlem bir arama niteliği taşıyacaktı. Dolayısıyla poşetin açık veya kapalı olması hukuki sonucu doğrudan etkileyen bir kriter olarak karşımıza çıkmaktadır.
Trafik kontrolü sırasında araç içinde gözle görünür vaziyette uyuşturucu madde tespit edilmesi durumunda, kolluk görevlilerinin yapması gereken işlem arama değil, yakalama ve elkoyma işlemidir.
Araç içinde gözle görünür uyuşturucu madde tespit edildiğinde kolluğun izlemesi gereken adımlar şunlardır:
💡 Önemli Not
Yakalama işlemi sırasında araç içinde başka bölümlerde de arama yapmak isteniyorsa (örneğin bagaj veya torpido gözü), bu durumda mutlaka arama kararı alınması gerekmektedir. Gözle görünür maddenin yakalanması, aracın tamamının didik edilmesine otomatik olarak yetki vermez.
Kolluk kuvvetlerinin arama yetkisi, Anayasa ve CMK ile sıkı şekilde sınırlandırılmıştır. Bu sınırlamaların temel amacı, kişilerin temel hak ve özgürlüklerinin korunmasıdır.
Trafik denetimi sırasında kolluk görevlileri şu yetkilere sahiptir:
Ancak kolluk, trafik kontrolü bahanesiyle arama yapamaz. Kapalı alanları açma, bagajı karıştırma, torpido gözünü açma gibi işlemler için mutlaka hakim kararı veya suçüstü hali gibi meşru bir gerekçe bulunmalıdır.
Yargıtay kararında dikkat çeken bir diğer husus, işlemi yapan görevlilerin yetkisi meselesidir. Kararda, sanık müdafiinin "işlemleri yapan bekçilerin soruşturma görevlisi olmadığı" yönündeki itirazı reddedilmiştir. Ancak genel kural olarak:
⚠️ Dikkat: Yetkili Kolluk Tanımı
Arama ve elkoyma işlemlerini yapabilecek yetkili kolluk görevlileri CMK'da belirtilmiştir. Genel olarak polis ve jandarma yetkilidir. Bekçi ve özel güvenlik görevlilerinin arama yetkisi yoktur; ancak gözle görünür suç eşyasını yakalama ve muhafaza altına alma yetkileri tartışmalıdır. Her somut olayın kendi koşullarında değerlendirilmesi gerekir.
Kolluk görevlilerinin "şüphe" gerekçesiyle arama yapması, Anayasa'nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği ilkesine aykırılık teşkil edebilir. Yargıtay kararında belirtildiği üzere, "şüphe üzerine durdurulan araç" ifadesi kullanılmış olsa da, asıl yakalama gerekçesi gözle görünür vaziyetteki maddedir.
Salt şüphe, arama kararı olmaksızın araç içinin didiklenmesini haklı göstermez. Ancak gözle görünür delil tespit edildiği anda, artık şüpheden öteye somut bir suç unsuru ortaya çıkmış olur ve yakalama işlemi meşrulaşır.
Araç içi yakalama işlemi sırasında sanığın temel hakları korunmalı ve usul kurallarına uygun davranılmalıdır. Aksi takdirde elde edilen deliller hukuka aykırı kabul edilebilir.
CMK'nın 217. maddesi, hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağını açıkça hükme bağlamıştır. Buna göre:
📜 CMK Madde 217 - Delillerin Değerlendirilmesi
"Kanuna aykırı olarak elde edilmiş deliller, rıza ile elde edilmiş olsa bile hükme esas alınamaz."
Bu bağlamda, aşağıdaki durumlarda elde edilen deliller hukuka aykırı kabul edilebilir:
Yargıtay kararında, sanık müdafiinin birçok usul ihlali iddiası değerlendirilmiş ve reddedilmiştir:
Araç içinde uyuşturucu madde bulundurma suçlamasıyla karşı karşıya kalan kişilerin izleyebileceği savunma stratejileri bulunmaktadır. Her somut olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğinden, profesyonel hukuki destek almak kritik önem taşımaktadır.
TCK'nın 191. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri, uyuşturucu madde suçlarında önemli bir ceza indirimi imkanı sunmaktadır. Yargıtay kararında da Bölge Adliye Mahkemesi tarafından etkin pişmanlık indirim hükümleri uygulanmak suretiyle hüküm düzeltilmiştir.
💡 Etkin Pişmanlık Koşulları
İlk derece mahkemesi kararına karşı sırasıyla istinaf (Bölge Adliye Mahkemesi) ve temyiz (Yargıtay) yolları açıktır.
⚖️ Profesyonel Destek Alın
Uyuşturucu madde suçlaması çok ağır yaptırımlar içeren bir suçtur. Savunma stratejinizi doğru belirlemek, usul hatalarını tespit etmek ve etkin pişmanlık gibi indirim imkanlarından yararlanmak için mutlaka deneyimli bir ceza avukatından destek almalısınız. Maya Avukatlık Bürosu, ceza hukuku alanında uzman kadrosuyla sizlere hukuki danışmanlık sunmaktadır. Detaylı bilgi için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Yargıtay 8. Ceza Dairesi
Tarih: 13.05.2025
Esas No: 2024/16563
Karar No: 2025/3855
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14.11.2023 tarihli, 2023/265 Esas ve 2023/347 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a, 62, 52 ve 53 maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.01.2024 tarihli ve 2023/2895 Esas 2024/84 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca etkin pişmanlık indirim hükümleri uygulanmak suretiyle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi
Olay yeri tespit, yakalama, muhafaza altına alma tutanağı duruşmada okunup, mümzi tanıklar duruşmada dinlenmeyerek, sanığın delillere karşı savunma yapma ve suçlamalara karşı çıkma hakkı tanınmayarak adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, müvekkili sanığa duruşma günü tebliğ edilmeyerek adli yargılanma ve silahların eşitliği ilkelerine aykırı davranıldığına, arama işleminin kanuna aykırı şekilde yapılması nedeniyle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, gerekçe yeterli olmadığı, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, soruşturma aşamasında dinlenen ve beyanları hükme esas alınan tanıkların duruşmada tekrar dinlenmeden, önceki beyanları da okunmadan hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, işlemleri yapan bekçilerin soruşturma görevlisi olmadıklarından, tanzim ettikleri tutanaklar ve yaptıkları işlemlerin delil niteliğinin bulunmadığına, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, suçun unsurlarının oluşmadığı, sanık lehine olan delillerin toplanmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya kapsamına göre, olay günü şüphe üzerine durdurulan aracın arka koltuğunda bulunan sanık ...'in yanında gözle görünür vaziyette bulunan ağzı açık alışveriş poşeti içinde sentetik kannabinoid maddesi ele geçtiği, sanık maddenin kendisine ait olduğunu beyan ettiği, böylece ele geçen uyuşturucu maddeyi kullanıcı şahsılara temin etmek üzere bulundurmak suretiyle atılı uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında; 05.05.2023 tarihli eylemden dolayı 16.10.2023 tarihli iddianame ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle kamu davası açıldığı, Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/517 Esas sayılı dosya üzerinden yargılamaya halen devam edildiği, temyize konu olan dosyada ise suç tarihi 14.02.2021 ve iddianame tarihi 17.07.2023 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle yargılamanın yapıldığı, her iki dosyada suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti oluşmadığı ancak her iki suç tarihleri arasında geçen zaman ve temyize konu 14.02.2021 tarihli eylem sonrası hem sanığın yakalanarak ifadesinin alınması hemde iki yılı aşkın bir sürenin geçmiş olduğu gözetildiğinde iki eylem arasında fiili kesintinin gerçekleşmiş olduğu, böylece her iki eyleminin iki ayrı suç oluşturduğu ve iki davanın birlikte değerlendirilmesinde bir zorunluluk bulunmadığı anlaşılmakla;
Kolluk tarafından tanzim edilen tutanaklar, tanık beyanları, savunmalar, kriminal rapor, toksikoloji raporu ve tüm dosya kapsamından olay günü kişisel kullanım miktarı üzerinde sentetik kannabinoid uyuşturucu madde ile yakalanan sanığa ait toksikoloji raporunda kanında farklı uyuşturucu madde bulunduğunun tespiti karşısında olay günü alıcı şahıslara temin etmek üzere uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle atılı uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçunu işlediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın duruşmada hazır edilerek iddianame ve ekleri okunarak iddianamedeki eylemin ve suçlamanın hukuki niteliği anlatıldığı, mümzi tanık beyanlarına karşı savunmasının alındığı, suça konu maddenin araç içinde gözle görünür vaziyette bulunduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.01.2024 tarihli ve 2023/2895 Esas 2024/84 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Adana 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2025 tarihinde karar verildi.
Hayır, araç içinde gözle görünür vaziyette bulunan uyuşturucu madde için arama kararı gerekmez. Bu durum bir arama değil, doğrudan yakalama ve elkoyma işlemi olarak değerlendirilir. Yargıtay kararlarında bu durum açıkça belirtilmiştir.
Trafik kontrolü sırasında polis, sadece gözle görünür alanları dışarıdan gözlemleyebilir. Kapalı alanları (bagaj, torpido gözü, kapalı çanta) açmak ve araç içini didiklemek için hakim kararı veya suçüstü hali gibi meşru bir gerekçe olmalıdır. Salt trafik kontrolü, arama yetkisi vermez.
Hayır, ağzı kapalı poşet veya çanta içindeki madde "gözle görünür" sayılmaz. Yargıtay kararında özellikle "ağzı açık alışveriş poşeti" ifadesi kullanılmıştır. Kapalı bir poşetin açılması bir arama işlemi olup, bunun için hakim kararı gerekir.
Hayır, CMK'nın 217. maddesi gereği hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller hükme esas alınamaz. Arama kararı olmadan yapılan hukuka aykırı aramalar sonucu elde edilen deliller mahkemede reddedilmelidir.
Evet, TCK'nın 191. maddesi gereği uyuşturucu madde ticareti suçunda etkin pişmanlık hükümleri uygulanabilir. Sanığın suçu kabul etmesi, pişmanlık duyduğunu beyan etmesi ve işbirliği yapması durumunda ceza indiriminden yararlanabilir.
Bekçilerin arama yetkisi tartışmalıdır. Genel kural olarak arama ve elkoyma işlemlerini polis ve jandarma yapabilir. Ancak gözle görünür vaziyetteki suç eşyasını yakalama ve muhafaza altına alma konusunda bekçilerin yetkisi her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
Araç içinde gözle görünür vaziyette bulunan uyuşturucu maddeler için arama kararı gerekmediği, bunun doğrudan bir yakalama ve elkoyma işlemi olduğu Yargıtay kararlarıyla kesinlik kazanmıştır. Ancak "gözle görünür" ifadesinin sınırları net bir şekilde çizilmelidir. Açıkta duran, herhangi bir didikleme gerektirmeden görülebilen maddeler bu kapsamda değerlendirilirken, kapalı poşet, çanta veya gizlenmiş alanlar için mutlaka arama kararı alınması gerekmektedir.
Bu tür davalarla karşılaşan kişilerin dikkate alması gereken temel noktalar şunlardır:
✅ Sonuç: Ne Yapmalısınız?
Uyuşturucu madde bulundurma veya ticareti suçlaması son derece ciddi yaptırımlar içeren bir suçtur. Kararın kesinleşmesi durumunda uzun süreli hapis cezası ve ağır hak yoksunlukları ile karşılaşabilirsiniz. Bu nedenle ilk andan itibaren profesyonel hukuki destek almak hayati önem taşır. Maya Avukatlık Bürosu, ceza hukuku alanında uzman kadrosuyla savunma stratejinizi oluşturmanıza, usul hatalarını tespit etmenize ve haklarınızı en etkili şekilde kullanmanıza yardımcı olur. Detaylı bilgi ve randevu için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Yazının sonuna geldiniz. Yazımızı beğendiğinizi umuyoruz.
Bu yazıyla ilgili veya başka herhangi bir hukuki sorunuzda tarafımızla iletişime geçmekten çekinmeyiniz. Mesajınızı bekliyoruz.
© 2017- 2025
Maya Avukatlık Bürosu.
Tüm hakları saklıdır.


